Destekten yoksun kalma tazminatında faiz başlangıcı, zararın hesaplandığı dönemin niteliğine göre ikili bir ayrıma dayanır. 7589 sayılı Kanun ile öngörülen çerçevede, desteğin kazancının bilindiği geçmiş dönem zararları için zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten itibaren faiz işletilirken; kazancın bilinemediği varsayımsal gelecekteki döneme ilişkin tazminat tutarına mahkemenin karar tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanır. Bu iki parçalı faiz düzenlemesi, 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra gerçekleşen zarar doğuran olaylar bakımından uygulama alanı bulur.
Destekten Yoksun Kalma Zararlarının Hukuki Niteliği ve Kapsamı
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesine göre ölüm hâlinde uğranılan zararlar; cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplardır. Kanun koyucu, ölüm sonucunda meydana gelen maddi eksilmeleri bu başlıklar altında somutlaştırmıştır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 53Kaynağı aç
Destekten yoksun kalma tazminatının temel amacı, ölen kişinin yaşamaya devam etmesi durumunda ekonomik olarak destekleyeceği kişilerin ölüm nedeniyle uğradıkları maddi kaybın telafi edilmesidir. Bu tazminat türü, ölüm nedeniyle duyulan elem ve üzüntüyü karşılamaya yönelik manevi tazminattan bütünüyle farklı olup ekonomik nitelikte bir maddi tazminattır.
Tazminata hak kazanılabilmesi için mirasçılık sıfatının bulunması şart değildir. Hukuken aranan temel ölçüt, ölen kişi ile tazminat talep eden kişi arasında fiilî, gerçek ve düzenli bir ekonomik destek ilişkisinin bulunması veya gelecekte bu desteğin makul olarak gerçekleşeceğinin beklenmesidir.
Tazminatın Hesaplanması ve Hakkaniyet İndirimi Yasağı
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesinin ilk fıkrasına göre bedensel zararlar ile destek kaybı, kanun kuralları ve sorumluluk prensipleri dairesinde belirlenir. Sosyal güvenlik kurumlarınca karşılanan ancak rücu imkânı bulunmayan yardımlar veya ifa gayesi gütmeyen edimler tazminat hesabına dahil edilemeyeceği gibi hesaplanan tutardan mahsup da edilemez. Benzer şekilde, tespit edilen tazminat tutarı hâkim tarafından hakkaniyet mülahazasıyla eksiltilemez ya da çoğaltılamaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 55Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca anılan tazminat ilkeleri, kamu idaresinin eylem ve işlemlerinden ya da idarenin sorumluluğuna giren diğer etkenlerden kaynaklanan vefat veya bedensel bütünlük kayıplarına yönelik tüm dava ve taleplerde de bağlayıcıdır.
Yeni Faiz Sisteminde Bilinen ve Bilinemeyen Dönem Ayrımı
7589 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi kapsamına dahil edilen düzenlemede faiz hesabı dönemsel bir ayrıma tabi tutulmuştur. Bu doğrultuda desteğin gelirinin somut olarak bilindiği geçmiş devreye ait destekten yoksun kalma tazminatına, zarar verici eylemin veya haksız fiilin gerçekleştiği günden itibaren kanuni faiz işletilmesi öngörülmektedir.
Buna karşılık desteğin kazancının bilinemediği varsayımsal gelecekteki dönem için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatına olay tarihinden itibaren faiz yürütülemez; bu bölüme mahkemenin karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.
Dönem esasına dayalı bu faiz rejimi yalnızca çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile destekten yoksun kalma zararlarını kapsamaktadır. Manevi tazminat talepleri bu yeni faiz kuralının kapsamı dışındadır.
Tahkikat Öncesi İfa Amaçlı Ödemelerin Oransal Mahsubu
Çalışma gücü kaybı veya destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemeler özel bir mahsup kuralına bağlanmıştır. Kanuni düzenleme gereğince, tahkikat başlayıncaya kadar yapılan bu ödemeler, ödeme tarihindeki tazminat miktarı esas alınarak oransal yöntemle mahsup edilir.
Dava Dilekçesinde Talep Sonucu ve Bilirkişi Raporlarının Denetimi
Destekten yoksun kalma tazminatı davasında dava dilekçesi hazırlanırken veya talep sonucu oluşturulurken faiz talebinin dönemsel ayrıma uygun kurgulanması mümkündür. Davacılar, kazancın bilindiği dönem için hesaplanacak tazminata olay tarihinden, kazancın bilinemediği varsayımsal gelecek dönem için hesaplanacak tazminata ise mahkemenin karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmesini talep edebilirler.
Mahkemenin yasal düzenlemeye uygun bir faiz hükmü kurabilmesi için aktüerya bilirkişi raporlarında bilinen dönem zararı ile gelecekteki varsayımsal bilinemeyen dönem zararının ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Dönem ayrımı yapılmaksızın tazminat tutarını tek bir toplam kalem olarak belirleyen bilirkişi raporları faiz ayrımının denetimine elverişli bulunmayacağından, bu yönden rapora itiraz hakkı mevcuttur.
Uygulanacak Kanuni Faiz Oranı ve Karar Sonrası Değişimler
31 Temmuz 2026’dan itibaren 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi, faiz oranı sözleşmeyle belirlenmemiş hallerde TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’ini esas alır. Reeskont oranı 30 Haziran’da önceki 31 Aralık oranından en az 5 puan farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde 80’i geçerlidir. Önceki dönemlerin faizi o dönemde yürürlükteki düzenleme ve oranlarla ayrı hesaplanır; yüzde 80, yıllık faiz oranı değil reeskont oranına uygulanan katsayıdır.
3095 sayılı KANUNİ FAİZ VE TEMERRÜT FAİZİNE İLİŞKİN KANUN m. 1Kaynağı aç
7589 sayılı Kanun, Madde 10Kaynağı aç
Gelecekteki bilinemeyen dönem tazminatına karar tarihinden itibaren faiz işletilmesi durumunda, karar sonrasındaki yıllarda kanuni faiz oranı değişirse faiz hesabı her dönemin yürürlükteki kanuni faiz oranına göre gerçekleştirilir. Karar tarihindeki oranın borcun tamamen ödendiği tarihe kadar sabit kalacağı yönündeki bir yaklaşım geçerli sayılmaz.
Trafik Kazalarında Sigortacının Temerrüdü ve Paylaşım Usulü
Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat taleplerinde güvence veren sigorta şirketinin temerrüdü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesindeki özel koşullara tabidir. Anılan maddenin ilk fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, mevzuatta aranan başvuru evrakının şirket merkezine veya yetkili birimlerine eksiksiz teslim edilmesinden başlayarak sekiz iş günü zarfında teminat limiti dahilindeki bedeli hak sahibine tediyeyle mükelleftir. Dolayısıyla sigortacı yönünden temerrüt ve faiz sorumluluğu kaza anında doğrudan başlamaz; gerekli belgelerin sunulmasını izleyen sekiz iş günlük yasal sürenin dolmasıyla vücut bulur.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 99Kaynağı aç
2918 sayılı Kanun'un 99. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, hak sahibine ödeme yapan sigortacı ödenen tutarın sorumluluk oranlarında paylaşılmasını diğer sigortacılardan yazılı olarak talep eder ve diğer sigortacılar talep tarihinden itibaren sekiz iş günü içinde kendilerine düşen tutarı ödemekle yükümlüdür.
Geçiş Hükümleri ve Yürürlük Sınırı
7589 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesindeki bu dönemsel faiz ayrımı kuralı yalnızca 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra vuku bulan haksız fiiller ve zarar verici olaylara tatbik edilir. Bu tarihin öncesinde cereyan etmiş olaylar yönünden ise yargılama veya karar tarihi ne olursa olsun önceki yasal kuralların tatbiki sürdürülür.
Bu yasal geçiş kuralı nedeniyle, yeni sistemin somut uyuşmazlığa uygulanıp uygulanmayacağı belirlenirken davanın açıldığı tarih, bilirkişi inceleme tarihi, mahkemenin karar tarihi veya istinaf aşaması dikkate alınmaz; esas alınan temel ölçüt zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihtir.
Destekten yoksun kalma tazminatında yeni faiz sistemi hangi tarihten itibaren geçerlidir?
Yeni faiz düzenlemesi yalnızca 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra gerçekleşen haksız fiiller ve zarar doğuran olaylar bakımından uygulanır; bu tarihten önce meydana gelen olaylarda eski hükümler geçerliliğini korur.
Desteğin kazancının bilindiği ve bilinemediği dönemler için faiz nasıl başlar?
Desteğin kazancının bilindiği geçmiş dönem için haksız fiil veya olay tarihinden itibaren faiz işletilirken, gelecekteki varsayımsal bilinemeyen dönem tazminatı için mahkemenin karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.
Tahkikat başlayıncaya kadar yapılan ifa amaçlı ödemeler tazminattan nasıl indirilir?
Tahkikat başlayıncaya kadar yapılan ifa amaçlı ödemeler, ödeme tarihindeki tazminat miktarı esas alınarak oransal mahsup yöntemiyle indirilir.
Zorunlu trafik sigortacısının temerrüdü ve faiz başlangıcı ne zaman gerçekleşir?
Zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, gerekli belgelerin sigortacıya ulaştırıldığı tarihten itibaren sekiz iş gününün tamamlanmasıyla temerrüde düşer ve bu sürenin bitiminden itibaren faizden sorumlu olur.
Karar verildikten sonraki yıllarda yasal faiz oranı değişirse nasıl uygulanır?
Karar tarihinden sonra kanuni faiz oranında değişiklik meydana geldiğinde, borcun tamamen ödendiği tarihe kadar ilgili dönemlerde geçerli kanuni faiz oranları kademeli olarak uygulanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

