Ceza Muhakemesinde Eski Hâle Getirme ve Şartları
Ceza muhakemesinde kusuru bulunmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 40. maddesinin birinci fıkrası uyarınca eski hâle getirme isteminde bulunabilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 40Kaynağı aç
eski hale getirme isteminde bulunabilir.
(2) Kanun yoluna başvuru hakkı
kendisine bildirilmemesi halinde de, kişi kusursuz sayılır.
Eski hâle getirme dilekçesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3382, K. 2024/164Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2007/451 E., 2007/515
SUÇ : Müstehcenlik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Müstehcenlik suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Temyiz süresinin geçirilmiş olması nedeniyle ileri sürülen eski hale getirme istemleri hakkında inceleme ve karar verme yetkisinin, CMK'nın 42/1.maddesi uyarınca Yargıtaya ait olması karşısında, 17.08.2021 tarihli ek kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
CMK'nın “Eski Hâle Getirme” başlıklı 40/1. maddesinde; kusuru bulunmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişinin eski hale getirme isteminde bulunabileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında; kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de, kişinin kusursuz sayılacağı belirtilmiştir.
CMK'nın "Tutuklunun kanun yollarına başvurması
" başlıklı 263/1. maddesinde; tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceği belirtilmiştir.
Temyiz istemine konu kararda, “…hükmün tefhim yada tebliğinden itibaren 7 gün içersinde mahkememize yazılı yada tutanak tanzim ettirmek üzere sözlü başvurmak suretiyle Yargıtay ‘ da temyiz yasa yolu açık olmak üzere …” şeklinde, başka suçtan tutuklu olan sanığın cezaevi aracılığı ile hükmü temyize hakkının hatırlatılmaması nedeniyle eski hale getirme talebi, CMK'nın 40/2. maddesi kapsamında değerlendirilmelidir.
Sanığın hükmün tefhimi sırasında başka suçtan tutuklu olduğu ve CMK'nın 263/1. maddesi gereğince ceza infaz kurumu aracılığı ile temyiz isteminde bulunabileceğinin hatırlatılmaması nedeniyle eski hale getirme hakkı olduğu anlaşılmış ise de UYAP ortamında yapılan incelemede sanığın 22.08.2008 tarihinde tahliye olduğu ve CMK'nın 41/1. maddesi gereğince eski hale getirme dilekçesinin engelin kalkmasından itibaren 7 gün içinde verileceğine ilişkin düzenleme karşısında 16.08.2021 tarihinde verilen eski hale getirme talepli temyiz dilekçesinin kanuni süresinden sonra verildiği, anlaşılmakla, sanığın eski hale getirme talepli temyiz isteğinin, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 40. maddesinin ikinci fıkrasına göre, kişiye kanun yoluna başvuru hakkının bildirilmemiş olması durumunda da kişinin süreyi geçirmede kusursuz sayılacağı kabul edilir. Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 232. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca karar ve hükümlerde başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerekir. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2020/10248 Esas ve 2022/9707 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, başvurulacak yol, süre, merci veya başvuru şeklinin eksik ya da yanılgılı gösterilmesi bir hakkın kullanılmasını engelliyorsa eski hâle getirme nedeni oluşturur; buna karşın bildirimdeki eksiklik somut bir hak kaybına yol açmıyorsa eski hâle getirme sebebi sayılmaz.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/10248, K. 2022/9707Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/03/2019 tarihli ve 2016/13-1281-2019/216 sayılı kararı ile benzer nitelikteki birçok kararında vurgulandığı üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunludur. Bunlardan bir veya birkaçının eksik ya da hatalı gösterilmesi CMK'nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenini oluşturmaktadır. Bu bildirimlerdeki temel amaç, kanun yollarına başvuru hak ve yetkisi bulunanların, başvuru haklarını etkin bir biçimde kullanmalarının sağlanması ve bu eksiklik nedeniyle hak kayıplarına yol açılmamasıdır. Ancak burada dikkat edilecek veya eski hale getirme nedeni oluşturacak husus, eksik veya yanılgılı bildirim nedeniyle bir hakkın kullanılmasının engellenip engellenmediğinin belirlenmesidir. Bildirimdeki eksikliğin yol açtığı bir hak kaybı bulunmamakta ise, bu durum eski hale getirme nedeni oluşturmayacaktır.
İncelenen dosyada; sanığın yüzüne karşı verilen hükmün sanık müdafii tarafından CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 11/05/2016 tarihinde temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin isteme uygun olarak REDDİNE, 08/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kusursuzluk Sayılan Haller ve Yargı Uygulaması
Hükmün tefhimi sırasında başka bir suçtan ceza infaz kurumunda tutuklu veya hükümlü bulunan sanığa, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesi uyarınca cezaevi idaresine beyanda bulunarak kanun yoluna başvurabileceğinin hatırlatılmaması durumunda başvuru yöntemi yönünden tereddüt oluştuğu ve Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2023/3382 Esas ve 2024/164 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere sanığın eski hâle getirme hakkının doğduğu kabul edilmektedir.
Yargı kararlarına yansıyan somut durumlarda, sanığa zorunlu savunman atandığı bildirilmeden savunmanın huzurunda yapılan işlemlerin sanık aleyhine sonuç doğurmayacağı ve hükmün sanığa kanun yolu açıklamasıyla tebliğ edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Benzer şekilde, sanığın duruşmada bildirdiği bilinen en son adresine tebligat yapılmadan doğrudan adres kayıt sistemindeki adresine yapılan tebligatın usulsüz sayıldığı olaylarda, öğrenme üzerine yapılan eski hâle getirme ve başvuru talepleri süresinde görülmüştür.
Süreyi kusursuz geçirdiğini iddia eden kişinin bu engeli ispatlaması gerekir; yargı kararlarında hastalık iddiasının şüphe taşımayan ve kesin istirahat gerektiren raporlarla belgelenmesi aranmaktadır. Duruşma gününde iş göremezlik raporu bulunan şikâyetçi vekilinin mazereti geçerli sayılarak yokluğunda düşme kararı verilemeyeceği, bu durumdaki eski hâle getirme isteminin kanun yolu incelemesine konu edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Eski Hâle Getirme Başvuru Süresi ve Dilekçe Usulü
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 41. maddesinin birinci fıkrasında eski hâle getirme dilekçesinin engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde, usul işlemini yapmaya yetkili mahkemeye sunulacağı düzenlenmiştir; yargı kararlarında ise başvurunun engelin kalkmasından itibaren yedi gün içinde yapılmasının arandığı uygulamalar da yer almaktadır. İlgili taraf, sürenin geçmesinde kusuru bulunmadığını gösteren gerekçeleri ve elindeki belgeleri dilekçesinde belirtmekle yükümlüdür. Kanunun 41. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, eski hâle getirme dilekçesi verilirken süresinde gerçekleştirilemeyen usul işlemi de eş zamanlı olarak tamamlanır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 41Kaynağı aç
itibaren iki hafta içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak
olan mahkemeye verilir.[3]
(2) Dilekçe sahibi, sürenin geçmesinde kusuru olmadığına ilişkin
olguları, varsa belgelerini de ekleyerek açıklar. Dilekçe verildiği anda usule
ilişkin yapılamayan işlemler de yerine getirilir.
Eski hâle getirme dilekçesi üzerine verilecek karar
Engelin kalkmasından sonra kanuni başvuru süresi geçirilirse eski hâle getirme talebi süre yönünden reddedilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2023/3382 Esas ve 2024/164 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, ceza infaz kurumundan tahliye edilerek kanun yoluna başvuru engelinin kalktığı tarihten sonra süresi içinde eski hâle getirme talepli temyiz dilekçesi sunulmaması durumunda istem kanuni süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle reddedilmektedir.
İnceleme Yapacak Yetkili Merci ve İtiraz Usulü
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, usul işlemi süresi içinde yapılmış olsaydı esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse eski hâle getirme dilekçesi hakkında karar verme yetkisi de o mahkemeye aittir. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2021/19889 Esas ve 2021/19265 Karar sayılı ilamında ve Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2023/3382 Esas ve 2024/164 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz süresinin geçirilmesi sebebiyle ileri sürülen eski hâle getirme taleplerini inceleme ve karara bağlama görevi Yargıtay'a aittir; ilk derece mahkemesinin bu hususta ek karar verme yetkisi bulunmaz. Hükmün tefhimine rağmen yasal süresi geçtikten sonra başvuran ve eski hâle getirme şartlarını taşımayan ilgilinin temyiz istemi süre aşımı nedeniyle reddedilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 42Kaynağı aç
mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme
karar verir.
(2) Eski hâle getirme isteminin kabulüne ilişkin karar kesindir; reddine
ilişkin karara karşı itiraz yoluna gidilebilir.
(3) Eski hâle getirme dilekçesi, kararın yerine getirilmesini durdurmaz;
ancak, mahkeme yerine getirmeyi erteleyebilir.
ÜÇÜNCÜ
KISIM
Tanıklık,
Bilirkişi İncelemesi ve Keşif
BİRİNCİ
BÖLÜM
Tanıklık
Tanıkların çağrılması
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2021/19889, K. 2021/19265Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hürriyeti tahdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … ve müdafiisinin yüzüne karşı 20/05/2010 tarihinde "hürriyeti tahdit" suçundan sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği, müdafiisinin süresinde temyiz talebinde bulunması üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 19/11/2012 gün 2012/15016 Esas,- 2012/20958 Karar sayılı ilamıyla anılan hükmün onanmasına karar verdiği,
Sanık dosyasına ibraz ettiği 28/02/2018 tarihli dilekçe ile yanıltıldığından süreyi kaçırdığından bahisle eski hale getirme talepli temyiz talebinde bulunduğu, Mahkemesince 21/09/2018 tarihli ek karar ile temyiz talebinin reddine dair karar verdiği, 5271 sayılı CMK'nın 42. maddesi uyarınca temyiz istemine ilişkin eski hale getirme taleplerini inceleme görevinin Yargıtay'a ait olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Hükmün usulüne uygun olarak 20.05.2010 tarihinde sanığa tefhim edildiği, CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra hükmü temyiz eden ve eski hale getirme şartları bulunmayan sanığın temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 13/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42. maddesinin ikinci fıkrasına göre eski hâle getirme isteminin kabulüne ilişkin mahkeme kararı kesindir; talebin reddine ilişkin karara karşı ise itiraz yoluna gidilebilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca eski hâle getirme dilekçesinin verilmesi kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz, ancak mahkemece kararın yerine getirilmesinin ertelenmesine karar verilebilir.
Kanun yoluna başvuru hakkının bildirilmemesi kusursuzluk sayılır mı?
CMK m. 40/2 hükmü uyarınca, kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmeyen kişinin süreyi geçirmede kusursuz olduğu kabul edilir.
Eski hâle getirme dilekçesi verilirken kaçırılan usul işlemi nasıl yapılır?
CMK m. 41/2 uyarınca, eski hâle getirme dilekçesinin verildiği anda süresinde yapılamamış olan usul işlemleri de dilekçeyle birlikte yerine getirilir.
Temyiz süresinin kaçırılması hâlinde eski hâle getirme talebini hangi mahkeme karara bağlar?
CMK m. 42/1 gereğince esasa hangi merci bakacaksa inceleme yetkisi ona ait olduğundan, temyiz süresinin geçirilmesine dayalı eski hâle getirme talepleri Yargıtay tarafından incelenir ve karara bağlanır.
Eski hâle getirme isteminde bulunulması infaz işlemlerini kendiliğinden durdurur mu?
CMK m. 42/3 uyarınca eski hâle getirme dilekçesi kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz; ancak mahkeme yerine getirmenin ertelenmesine hükmedebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

