CMK 113. Madde Kapsamında Güvence ve Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
CMK 113. Madde Kapsamında Güvence ve Sonuçları

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 113. maddesi, şüpheli veya sanık tarafından gösterilecek güvencenin hangi hususların yerine getirilmesini sağladığını düzenler. Güvence, şüpheli veya sanığın bütün usul işlemlerinde, hükmün infazında veya altına alınabileceği diğer yükümlülükleri yerine getirmek üzere hazır bulunmasını sağlar. Aynı madde, belirli ödemelerin gösterilen sırayla yapılmasını da güvenceye bağlar. Hazır bulunma ve ödeme sonuçları ayrı bentlerde yer alır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 113Kaynağı aç
Madde 113 – (1) Şüpheli veya sanık tarafından gösterilecek
güvence, aşağıda yazılı hususların yerine getirilmesini sağlar:
a) Şüpheli veya sanığın bütün usul işlemlerinde, hükmün infazında veya
altına alınabileceği diğer yükümlülükleri yerine getirmek üzere hazır
bulunması.
b) Aşağıda gösterilen sıraya göre ödemelerin yapılması:
1. Katılanın yaptığı masraflar, suçun neden olduğu zararların giderilmesi
ve eski hâle getirme; şüpheli veya sanık nafaka borçlarını ödememeleri
nedeniyle kovuşturuluyorlarsa nafaka borçları.
2. Kamusal giderler.
3. Para cezaları.
(2) Şüpheli veya sanığı güvence göstermeye zorunlu kılan kararda,
güvencenin karşıladığı kısımlar ayrı ayrı gösterilir.
Önceden ödetme

Hazır bulunmanın güvenceye bağlanması

113. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, güvenceyi hazır bulunmaya bağlar. Sağlanan husus, şüpheli veya sanığın bütün usul işlemlerinde, hükmün infazında veya altına alınabileceği diğer yükümlülükleri yerine getirmek üzere hazır bulunmasıdır. Bent, bu işlem ve yükümlülükler bakımından hazır bulunmayı konu edinir. Ödemeye ilişkin kalemler aynı fıkranın diğer bendinde ve kendi sırası içinde düzenlenir.

Güvencenin karşıladığı ödemeler

Birinci fıkranın (b) bendi, ödemelerin gösterilen sıraya göre yapılmasını sağlar. İlk sırada katılanın yaptığı masraflar, suçun neden olduğu zararların giderilmesi ve eski hâle getirme vardır. Şüpheli veya sanık nafaka borçlarını ödememeleri nedeniyle kovuşturuluyorsa, nafaka borçları da bu ilk sıraya girer. Kamusal giderler sonraki sırada, para cezaları ise onlardan sonra gelir.

Nafaka borcu her kovuşturmada ilk sıraya kendiliğinden eklenmez. Metin, bu borcu ilk sıraya ancak kovuşturma nafaka borçlarının ödenmemesi nedeniyle yapılıyorsa yerleştirir. İlk sırada birlikte yazılan masraf, zararın giderilmesi ve eski hâle getirme arasında ayrıca bir alt sıra gösterilmez.

Kararda kısımların ayrı gösterilmesi

Şüpheli veya sanığın güvence göstermesinin zorunlu kılındığı kararda, güvencenin karşıladığı kısımlar ayrı ayrı gösterilir.

Adlî kontrolde öngörülen güvence

Bir suç nedeniyle yürütülen soruşturmada, 100. maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 109Kaynağı aç
Madde 109 – (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/98 md.) Bir suç
sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama
sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol
altına alınmasına karar verilebilir.
(2) Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hallerde de, adlî kontrole ilişkin
hükümler uygulanabilir.
(3) Adlî kontrol, şüphelinin aşağıda gösterilen bir veya birden fazla
yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir:
a) Yurt dışına çıkamamak.
b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli
olarak başvurmak.
c) Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde
meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol
tedbirlerine uymak.
d) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve
gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek.
e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol
bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene
tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.
f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir
defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği
üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.
g) Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan
silâhları makbuz karşılığında adlî emanete teslim etmek.
h) Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme
süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere
aynî veya kişisel güvenceye bağlamak.
i) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adlî kararlar gereğince
ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence
vermek.
j) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Konutunu terk etmemek.
k) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Belirli bir yerleşim bölgesini terk
etmemek.
l) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Belirlenen yer veya bölgelere
gitmemek.
(4) (Ek: 25/5/2005 – 5353/14 md.)[22]
(Mülga: 2/7/2012-6352/98 md.) (Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/15 md.) Maruz
kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu
koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği 13/12/2004 tarihli ve 5275
sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16 ncı maddesinin
üçüncü fıkrası uyarınca tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu
tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine
adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Hakkında mahkûmiyet hükmü
verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna
başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren
ilk derece mahkemesi de adlî kontrol kararı verebilir.
(5) Hâkim veya Cumhuriyet savcısı (d)
bendinde belirtilen yükümlülüğün uygulamasında şüphelinin meslekî uğraşılarında
araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verebilir.
(6) Adlî kontrol altında geçen süre,
şahsî hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Bu hüküm,
maddenin üçüncü fıkrasının (e) ve (j) bentlerinde belirtilen hallerde
uygulanmaz. (Ek cümle:8/7/2021-7331/15 md.) Ancak, (j) bendinde
belirtilen konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın
mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.[23]
(7) (Ek: 6/12/2006 – 5560/19 md.) Kanunlarda
öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında adlî
kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.[24]
Adlî kontrol kararı ve hükmedecek merciler

Adlî kontrol, şüphelinin maddede gösterilen yükümlülüklerden birine veya birden fazlasına tabi tutulmasını içerir. Bu yükümlülüklerden biri, parasal durum gözetilerek belirlenecek bir güvence miktarının yatırılmasıdır. Miktarı ve bu miktarın bir defada ya da birden çok taksitle ödeneceği süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkim belirler. Yatırılacak güvencenin 113. maddedeki hangi kısmı karşılayacağı bu bentte ayrıca gösterilmez.

Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim, miktarını ve ödeme süresini belirleyeceği paranın, suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlanmasına karar verebilir. Şüpheli, aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adlî kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli ödeyeceğine dair güvence vermekle de yükümlü tutulabilir. Bu iki yükümlülük şüpheli bakımından öngörülmüştür. Nafaka borcunun 113. maddedeki ilk ödeme sırasına girmesi ise, şüpheli veya sanık hakkında kovuşturmanın nafaka borçlarının ödenmemesi nedeniyle yapılmasına bağlıdır.

Güvencenin mağdura veya nafaka alacaklısına verilmesi

Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı, şüpheli veya sanık rıza gösterirse, güvencenin mağdurun haklarını karşılayan kısmının ya da nafaka borcuna ilişkin kısmının verilmesini emredebilir. Bu emir, mağdurun veya nafaka alacaklılarının istemesine de bağlıdır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 114Kaynağı aç
Madde 114 – (1) Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı, şüpheli
veya sanığın rızasıyla güvencenin mağdurun haklarını karşılayan veya nafaka
borcuna ilişkin bulunan kısımlarının, istedikleri takdirde, mağdura veya nafaka
alacaklılarına verilmesini emredebilir.
(2) Soruşturma ve kovuşturmanın konusunu oluşturan olaylar nedeniyle,
mağdur veya nafaka alacaklısı lehinde bir yargı kararı verilmiş ise, şüpheli
veya sanığın rızası olmasa da ödemenin yapılması emredilebilir.
Güvencenin geri verilmesi

Soruşturma veya kovuşturma konusu olaylar nedeniyle mağdur ya da nafaka alacaklısı lehine bir yargı kararı verilmişse, şüpheli veya sanığın rızası bulunmasa da ödemenin yapılması emredilebilir. Rızanın aranmadığı hâl, lehe yargı kararının varlığına bağlanmıştır.

İade ve hükümlülük hâlinde kullanım

Hükümlü, 113. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı bütün yükümlülükleri yerine getirmişse, güvencenin bu bendi karşılayan kısmı kendisine geri verilir. Geri verilen kısım, aynı maddenin ikinci fıkrasına göre verilecek kararda belirtilen kısımdır. İade, yükümlülüklerin tamamının yerine getirilmiş olmasına ve karardaki bu belirlemeye bağlıdır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 115Kaynağı aç
Madde 115 – (1) Hükümlü, 113 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
bendinde yazılı bütün yükümlülükleri yerine getirmiş ise güvencenin 113 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) bendini karşılayan ve aynı maddenin ikinci
fıkrasına göre verilecek kararda belirtilen kısmı kendisine geri verilir.
(2) Güvencenin, suç mağduruna veya nafaka alacaklısına verilmemiş olan
ikinci kısmı, kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararları verildiğinde de
şüpheli veya sanığa geri verilir. Aksi hâlde, geçerli mazereti dışında, güvence
Devlet Hazinesine gelir yazılır.
(3) Hükümlülük hâlinde güvence 113 üncü maddenin birinci fıkrasının (b)
bendinde yer alan hükümlere göre kullanılır, fazlası geri verilir.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Arama
ve Elkoyma
Şüpheli veya sanıkla ilgili arama

Suç mağduruna veya nafaka alacaklısına verilmemiş olan ikinci kısım, kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya beraat kararı verildiğinde de şüpheli ya da sanığa geri verilir. Aynı fıkra, aksi hâlde ve geçerli mazereti dışında güvencenin Devlet Hazinesine gelir yazılacağını belirtir.

Hükümlülük hâlinde güvence, 113. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan hükümlere göre kullanılır. Kullanım, bu bentteki ödeme sırasına göredir. Güvencenin fazlası geri verilir.

Hapis cezasının infazının ertelenmesi

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 17. maddesine göre infaz ertelenebilir. Kasten işlenen suçlarda süre üç yılı, taksirle işlenen suçlarda beş yılı aşmıyorsa bu imkân vardır. Hükümlünün çağrı üzerine gelmesi ve istemde bulunması gerekir. Karar Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Erteleme, her defasında bir yılı geçmeyecek şekilde ve en fazla iki kez uygulanabilir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 17Kaynağı aç
Madde 17 – (Değişik: 24/1/2013-6411/4 md.)
(1) Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl
veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün
istemi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir.
(2) Erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez
uygulanabilir.
(3) Erteleme süresi içinde, hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan
dolayı kamu davası açılması hâlinde, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhal
infaz olunur.
(4) Birinci fıkrada belirtilen hapis cezalarının infazına başlanmış olsa
bile, hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi, ana, baba, eş veya
çocuklarının ölümü veya bu kişilerin sürekli hastalık veya malullükleri
nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülebilmesinin veya tarım
topraklarının işlenebilmesinin imkânsız hâle gelmesi veya hükümlünün eş veya
çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle bakıma muhtaç olmaları
ya da hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi gibi zorunlu ve
çok ivedi hâllerde, Cumhuriyet Başsavcılığınca bir yılı geçmeyen sürelerle
hapis cezasının infazına ara verilebilir. Ancak bu ara verme iki defadan fazla
olamaz.[6]
(5) Erteleme isteminin kabulü, güvence
gösterilmesine veya diğer bir şarta bağlanabilir.
(6) Bu madde hükümleri;
a) Terör suçları, örgüt faaliyetleri
çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan
mahkûm olanlar,
b) Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler,
c) Disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar,
hakkında uygulanmaz.
Mahkemece infazın ertelenmesi veya durdurulması

Erteleme süresi içinde hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılırsa erteleme kararı kaldırılır ve ceza derhal infaz olunur. Kaldırma, kasten işlenen suçtan açılan kamu davasına bağlanmıştır.

Erteleme isteminin kabulü, güvence gösterilmesine veya başka bir şarta bağlanabilir. Bu olanak, her erteleme isteminde güvence aranacağı anlamına gelmez. Güvencenin hazır bulunmayı sağlaması, yazılı ödemeleri karşılaması ve kısımlarının kararda ayrı ayrı gösterilmesi 5271 sayılı Kanun'un 113. maddesinde düzenlenir. Güvencenin iadesi, hükümlülükte kullanılması veya Devlet Hazinesine yazılması ise 17. maddenin bu fıkrasında değil, 113 ve 115. maddelerdeki koşullarda yer alır.

İnfaza ara verme

17. maddenin dördüncü fıkrası, infazın ertelenmesinden ayrı olarak infaza ara vermeyi düzenler. Birinci fıkrada belirtilen hapis cezalarının infazına başlanmış olsa bile, zorunlu ve çok ivedi hâllerde Cumhuriyet Başsavcılığı bir yılı geçmeyen sürelerle infaza ara verebilir. Ara verme iki defadan fazla olamaz. Fıkra bu hâllere örnek olarak hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesini, ana, baba, eş veya çocuklarının ölümünü ve bu kişilerin sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülebilmesinin ya da tarım topraklarının işlenebilmesinin imkânsız hâle gelmesini gösterir. Hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle bakıma muhtaç olmaları ile hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi de örneklenen hâllerdendir. Bu fıkrada güvence gösterilmesi ayrıca düzenlenmez.

On yedinci maddenin uygulanmadığı hâller

17. madde hükümleri bazı kişiler hakkında uygulanmaz. Bunlar, terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlardır. Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilenler ile disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar da kapsam dışındadır.

Kanun yararına bozma yolu

İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ya da hükümde hukuka aykırılık olduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, yasal nedenlerini belirterek Yargıtayca bozulması istemini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı bildirir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı bildirilen nedenleri aynen yazarak istemi Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. Daire bu nedenleri yerinde görürse karar veya hükmü kanun yararına bozar. Bu yolla verilen bozma kararına karşı direnilemez.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
Madde 309 – (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf
veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka
aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca
bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.[144]
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya
hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine
verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse,
karar veya hükmü kanun yararına bozar.
(4) Bozma nedenleri:
a) 223 üncü maddede tanımlanan ve
davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya
mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.
b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya
savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine
ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama
sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan
cezadan daha ağır olamaz.
c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise,
aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.
d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını
gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini
gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.
(5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması

Erteleme süresine bağlı güvence uyuşmazlığı

Kanun yararına bozma isteminde, erteleme süresi sonunda gelip teslim olmayarak yükümlülüğünü yerine getirmeyen sanığın ödediği güvencenin Devlet Hazinesine gelir yazılması gerektiği ileri sürülmüştür. İstem, itirazın kabulü gerekirken reddedilmesini isabetsiz saymıştır. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2014/18231 esas ve 2015/27537 karar sayılı kararında ise, 24.05.2013 tarihinde 5275 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumlarına gönderme tutanağı düzenlendiği, on gün süre verildiği ve bu tutanağın hükümlüye tebliğ edildiği açıklanmıştır. Daire, tebliğ edilen bu son on günlük sürenin erteleme süresine dahil olmaması nedeniyle güvencenin sanığa iadesinin gerektiğinin gözetilerek talebin esası hakkında karar verilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu değerlendirme, anılan gönderme tutanağına bağlıdır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2014/18231, K. 2015/27537Kaynağı aç
11. Ceza Dairesi         2014/18231 E.  ,  2015/27537 K.
"İçtihat Metni"
Tebliğname No : KYB – 2014/300685
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.08.2014 gün ve 2014-15955/54187 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05.09.2014 gün ve KYB. 2014/300685 sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık K.. Ü..'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/2 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2008 tarihli ve 2008/565 Esas, 2008/1019
sayılı kararının infazı sırasında, hükümlünün istemiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 17. maddesi gereğince cezanın 3 ay süreyle ertelenmesine, hükümlüden 3.000 Türk Lirası güvence alınmasına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 27/11/2012 tarihli ve 2012/2-10385 ilamat, 2012/423 sayılı kararına müteakip, hükümlünün ikinci kez erteleme istemiyle cezanın yine 3 ay süreyle ertelenmesine dair Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 19/02/2013 tarihli ve 2012/2-10385 ilamat, 2013/146 sayılı kararının akabinde hükümlünün erteleme kararına riayet etmemesi üzerine güvence bedelinin hazineye irat olarak kaydına yönelik talebin hakkında mahkemenin görevsizliğine ilişkin Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/01/2014 tarihli ve 2008/565 esas sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/01/2014 tarihli ve 2014/107 değişik iş sayılı kararını kapsayan onaylı infaz dosyası suretinin incelenmesinde;
Benzer bir olaya ilişkin, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 23/09/2013 tarihli ve 2013/14233 Esas, 2013/13687 sayılı ilamı karşısında, 31/01/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6411 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 17/1. maddesinde yer alan "Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir.",
aynı maddenin 5. fıkrasında yer alan "Erteleme isteminin kabulü, güvence gösterilmesine veya diğer bir şarta bağlanabilir.", 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 113/1-a maddesinde yer alan "Şüpheli veya sanık tarafından gösterilecek güvence, aşağıda yazılı hususların yerine getirilmesini sağlar: a) Şüpheli veya sanığın bütün usul işlemlerinde, hükmün infazında veya altına alınabileceği diğer yükümlülükleri yerine getirmek üzere hazır bulunması.", aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan "Şüpheli veya sanığı güvence göstermeye zorunlu kılan kararda, güvencenin karşıladığı kısımlar ayrı ayrı gösterilir." ve aynı Kanun'un 115. maddesinde yer alan "(1) Hükümlü, 113 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı bütün yükümlülükleri yerine getirmiş ise güvencenin 113 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendini karşılayan ve aynı maddenin ikinci fıkrasına göre verilecek kararda belirtilen kısmı kendisine geri verilir. (2) Güvencenin, suç mağduruna veya nafaka alacaklısına verilmemiş olan ikinci kısmı, kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararları verildiğinde de şüpheli veya sanığa geri verilir.
Aksi halde, geçerli mazereti dışında, güvence Devlet Hazinesine gelir yazılır." şeklindeki düzenlemeler karşısında, erteleme süresi sonunda gelip teslim olmayarak yükümlülüğünü yerine getirmeyen sanığın ödediği güvencenin Devlet Hazinesine gelir yazılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilerek itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 07/09/1976 tarihli ve 7165-7402 sayılı ilamında zımnen kabul edildiği; Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 04/04/1972 tarihli ve 2837-2839 ve Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 03.12.2014 tarihli 2014/20640 Esas, 2014/20336 sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, erteleme süresi sonunda kendiliğinden gelmeyen hükümlünün yatırdığı güvencenin hâzineye gelir kaydına karar verecek merciin, infazı yapılan kararı veren mahkeme olması karşısında; güvence bedeli karşılığında cezasının infazının ertelemesine ilişkin sürenin dolması üzerine, hükümlünün tekrar erteleme talebi yerinde görülmeyerek, 24.05.2013 tarihinde, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 19/1. maddesi uyarınca Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumlarına gönderme tutanağı düzenlenerek on gün süre verildiği ve bu tutanağın hükümlüye tebliğ edildiği, verilen bu son on günlük sürenin erteleme süresine dahil olmaması nedeniyle güvence bedelinin sanığa iade edilmesinin gerektiği de gözetilerek, talebin esası hakkında karar verilmesi gerektiği cihetle, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu yönden yerinde görüldüğünden, Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08.01.2014 tarih, 2008/565 Esas sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27.01.2014 gün ve 2014/107 değişik iş sayılı kararının CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde ikmaline,
dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 25.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Daire, kanun yararına bozma istemindeki düşünceyi, talebin esası hakkında karar verilmesi gerektiği yönünden yerinde görmüştür. Bu yön, güvencenin Devlet Hazinesine gelir yazılması sonucunun benimsendiği anlamına gelmez. Daire ayrıca, erteleme süresi sonunda kendiliğinden gelmeyen hükümlünün yatırdığı güvencenin Hazineye gelir kaydına karar verecek merciin, infazı yapılan kararı veren mahkeme olduğunu belirtmiştir. Bu belirleme yetkili mercii gösterir ve güvencenin Hazineye yazıldığı anlamına gelmez.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2014 gün ve 2014/107 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca bozulmasına, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine 25.06.2015 gününde oybirliğiyle karar vermiştir. Sonuç, güvencenin iadesine veya Devlet Hazinesine gelir yazılmasına ayrıca hükmetmez.

Sık sorulan sorular

CMK 113. madde güvenceyi ne için düzenler?

Güvence, şüpheli veya sanığın usul işlemlerinde, hükmün infazında veya diğer yükümlülüklerinde hazır bulunmasını sağlar. Ayrıca maddede yazılı ödemelerin gösterilen sırayla yapılmasını karşılar. Bu iki sonuç ayrı bentlerde düzenlenir.

Güvenceden ödemeler hangi sırayla yapılır?

İlk sırada katılanın masrafları, suçun neden olduğu zararların giderilmesi ve eski hâle getirme, nafaka borçlarının ödenmemesi nedeniyle yapılan kovuşturmada nafaka borçları vardır. Ardından kamusal giderler, sonra para cezaları gelir.

Nafaka borcu her kovuşturmada güvence sırasına girer mi?

Hayır. Nafaka borçları, şüpheli veya sanık bu borçları ödememeleri nedeniyle kovuşturuluyorsa ilk ödeme sırasına girer. Adlî kontrolde ayrıca, nafakanın düzenli ödeneceğine dair güvence verilmesi öngörülebilir.

Güvencenin kısımları kararda ayrı yazılır mı?

Evet. Şüpheli veya sanığı güvence göstermeye zorunlu kılan kararda, güvencenin karşıladığı kısımlar ayrı ayrı gösterilir.

Hazır bulunma kısmı ne zaman geri verilir?

Hükümlü, 113. maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki bütün yükümlülükleri yerine getirmişse bu kısım kendisine geri verilir. Geri verilen, aynı bendin karşıladığı ve ikinci fıkra uyarınca verilecek kararda belirtilen kısımdır.

Beraatte güvencenin ikinci kısmı geri verilir mi?

Suç mağduruna veya nafaka alacaklısına verilmemiş ikinci kısım, beraat kararında da şüpheli veya sanığa geri verilir. Aynı geri verme, kovuşturmaya yer olmadığı kararında da öngörülür.

Mahkûmiyette güvenceye ne olur?

Hükümlülük hâlinde güvence, 113. maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki hükümlere göre kullanılır ve fazlası geri verilir. Hazır bulunma yükümlülüklerinin tamamı yerine getirilmişse, kararda bu bende ayrılan kısım ayrıca iade edilir.

Adlî kontrolde güvence her olayda yatırılır mı?

Hayır. Adlî kontrol, maddede gösterilen yükümlülüklerden birine veya birden fazlasına tabi tutulmayı içerir. Güvence miktarı ile bunun bir defada veya taksitle ödeme süreleri, parasal durum gözetilerek Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenebilir.

Tutuklama yasağı adlî kontrole engel olur mu?

Hayır. Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir. Soruşturmada, 100. maddede belirtilen tutuklama sebepleri varsa tutuklama yerine adlî kontrol kararı da verilebilir.

Mağdur rıza olmadan güvenceden ödeme alabilir mi?

Soruşturma veya kovuşturma konusu olaylar nedeniyle mağdur lehine yargı kararı varsa, şüpheli veya sanığın rızası olmasa da ödeme emredilebilir. Böyle bir karar yoksa ilgili kısmın verilmesi, rızaya ve mağdurun ya da nafaka alacaklısının istemesine bağlıdır.

İnfaz ertelemesi güvence şartına bağlanabilir mi?

Erteleme isteminin kabulü, güvence gösterilmesine veya başka bir şarta bağlanabilir. Bu, her ertelemede güvence aranacağı anlamına gelmez. Erteleme, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemiyle ve maddede yazılı süre sınırları içinde uygulanabilir.

Erteleme süresi içinde yeni bir kamu davası açılırsa ne olur?

Erteleme süresi içinde kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılırsa erteleme kararı kaldırılır ve ceza derhal infaz olunur.

İnfaza ara verme kaç kez uygulanabilir?

Birinci fıkrada belirtilen hapis cezalarının infazı başlamış olsa bile, maddede örneklenen zorunlu ve çok ivedi hâllerde Cumhuriyet Başsavcılığı bir yılı geçmeyen sürelerle infaza ara verebilir. Ara verme iki defadan fazla olamaz.

Kanun yararına bozma kararına direnilebilir mi?

5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez. Bakanlık istemi yazılı bildirir, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı nedenleri aynen ilgili ceza dairesine verir ve daire nedenleri yerinde görürse kararı kanun yararına bozar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu