Tanık gösterme, davanın ispatı için olay hakkında bilgisi bulunan kişilerin mahkemede dinlenmesinin istenmesidir. Tanık, olaya ilişkin beş duyusuyla edindiği bilgileri mahkeme huzurunda aktarır. Kollukta verilen ifade, doğrudan tanık beyanı değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 43. maddesindeki çağrı ve dinleme hükümleri ise kişinin Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme önünde tanık olarak dinlenmesi hâlinde uygulanır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 43Kaynağı aç
gelmemenin sonuçları bildirilir. Tutuklu işlerde tanıklar için zorla getirme
kararı verilebilir. Karar yazısında bu yoldan getirilmenin nedenleri gösterilir
ve bunlara çağrı kâğıdı ile gelen tanıklar hakkındaki işlem uygulanır.
(2) Bu çağrı telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan
yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, çağrı kâğıdına bağlanan
sonuçlar, bu durumda uygulanmaz.
(3) Mahkeme, duruşmanın devamı
sırasında hemen dinlenilmesi gerekli görülen tanıkların belirteceği gün ve
saatte hazır bulundurulmasını görevlilere yazılı olarak emredebilir.
(4) Cumhurbaşkanı kendi takdiri ile tanıklıktan çekinebilir. Tanıklık
yapmayı istemesi halinde beyanı konutunda alınabilir ya da yazılı olarak
gönderebilir.
(5) Bu madde hükümleri, kişinin ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya
mahkeme önünde tanık olarak dinlenmesi halinde uygulanabilir.
Çağrıya uymayan tanıklar
Çağrı, hazır bulundurma ve gelmeme
Tanıklar çağrı kâğıdıyla çağrılır ve kâğıtta gelmemenin sonuçları yazılır. Çağrı telefon, telgraf, faks veya elektronik postayla da yapılabilir; bu yolda çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar doğmaz. Duruşma devam ederken hemen dinlenmesi gerekli görülen tanıklar için mahkeme, görevlilere yazılı emir vererek belirleyeceği gün ve saatte hazır bulunmalarını isteyebilir.
Tutuklu işlerde tanık hakkında zorla getirme kararı verilebilir. Kararda bu yolun nedenleri gösterilir ve çağrı kâğıdıyla gelen tanığa uygulanan işlem uygulanır. Ayrıca usulüne uygun çağrıldığı hâlde mazeretini bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirilir. Gelmemesinin yol açtığı giderler takdir edilerek kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Fiilî hizmetteki asker için karar, askerî makamlar aracılığıyla yerine getirilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 44Kaynağı aç
bildirmeksizin gelmeyen tanıklar zorla getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu
giderler takdir edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir.
Zorla getirilen tanık evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan
bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır. (Ek
cümle:8/7/2021-7331/11 md.) Zorla getirme kararı; telefon, telgraf, faks,
elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde bu
araçlardan yararlanılmak suretiyle de tanığa bildirilir.
(2) Fiilî hizmette bulunan askerler hakkındaki zorla getirme kararı
askerî makamlar aracılığıyla infaz olunur.
Tanıklıktan çekinme
Zorla getirilen tanık, önceki gelmeyişini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır. Dosyada telefon, telgraf, faks veya elektronik posta bilgisi bulunuyorsa zorla getirme kararı bu araçlarla da bildirilebilir.
Cumhurbaşkanı kendi takdiriyle tanıklıktan çekinebilir. Tanıklık etmeyi isterse beyanı konutunda alınabilir veya yazılı olarak gönderilebilir.
Yakınlık ve meslek nedeniyle çekinme
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 45. maddesine göre şüpheli veya sanığın nişanlısı tanıklıktan çekinebilir. Evlilik bağı kalmasa bile eşi de çekinebilir. Kan veya kayın hısımlığından üstsoy ve altsoy, üçüncü derece dâhil kan hısımları, ikinci derece dâhil kayın hısımları ile aralarında evlatlık bağı bulunanlar da bu hakka sahiptir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 45Kaynağı aç
a) Şüpheli veya sanığın nişanlısı.
b) Evlilik bağı kalmasa bile şüpheli veya sanığın eşi.
c) Şüpheli veya sanığın kan hısımlığından veya kayın hısımlığından üstsoy
veya altsoyu.
d) Şüpheli veya sanığın üçüncü derece dahil kan veya ikinci derece dahil
kayın hısımları.
e) Şüpheli veya sanıkla aralarında evlâtlık bağı bulunanlar.
(2) Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle
tanıklıktan çekinmenin önemini anlayabilecek durumda olmayanlar, kanunî
temsilcilerinin rızalarıyla tanık olarak dinlenebilirler. Kanunî temsilci
şüpheli veya sanık ise, bu kişilerin çekinmeleri konusunda karar veremez.
(3) Tanıklıktan çekinebilecek olan kimselere, dinlenmeden önce
tanıklıktan çekinebilecekleri bildirilir. Bu kimseler, dinlenirken de her zaman
tanıklıktan çekinebilirler.
Meslek ve sürekli uğraşıları sebebiyle tanıklıktan çekinme
Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden çekinmenin önemini anlayamayacak durumda olanlar, kanuni temsilcilerinin rızasıyla dinlenebilir. Temsilci şüpheli veya sanıksa bu konuda karar veremez. Çekinebilecek kişiye hak, dinlenmeden önce bildirilir; dinlenirken de her zaman çekinebilir.
Meslek sırrı yönünden çekinme, ilgili sıfatla öğrenilen bilgilerle sınırlıdır. Avukat, stajyer ve yardımcıları bu sıfatları veya üstlendikleri yargı görevi nedeniyle öğrendikleri bilgiler için çekinebilir. Hekim, diş hekimi, eczacı, ebe, yardımcıları ve diğer tıp meslek veya sanat mensupları; hasta ve yakınları hakkında bu sıfatla öğrendikleri bilgiler bakımından çekinebilir. Mali işlerde görevli müşavirler ve noterler de hizmet verdikleri kişiler hakkında bu sıfatla öğrendikleri bilgiler için çekinebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 46Kaynağı aç
tanıklıktan çekinebilecekler ile çekinme konu ve koşulları şunlardır:
a) Avukatlar veya stajyerleri veya yardımcılarının, bu sıfatları
dolayısıyla veya yüklendikleri yargı görevi sebebiyle öğrendikleri bilgiler.
b) Hekimler, diş hekimleri, eczacılar, ebeler ve bunların yardımcıları ve
diğer bütün tıp meslek veya sanatları mensuplarının, bu sıfatları dolayısıyla
hastaları ve bunların yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler.
c) Malî işlerde görevlendirilmiş müşavirler ve noterlerin bu sıfatları
dolayısıyla hizmet verdikleri kişiler hakkında öğrendikleri bilgiler.
(2) Yukarıdaki fıkranın (a) bendinde belirtilenler dışında kalan kişiler,
ilgilinin rızasının varlığı halinde, tanıklıktan çekinemez.
Devlet sırrı niteliğindeki bilgilerle ilgili tanıklık
Avukat, stajyer ve yardımcılarını kapsayan bent dışında kalan kişiler, ilgilinin rızası varsa tanıklıktan çekinemez. Tanık ayrıca kendisini veya 45. maddenin birinci fıkrasında sayılan kişileri ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermeyebilir. Bu imkân kendisine önceden bildirilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 48Kaynağı aç
fıkrasında gösterilen kişileri ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olan
sorulara cevap vermekten çekinebilir. Tanığa cevap vermekten çekinebileceği
önceden bildirilir.
Tanıklıktan çekinme sebebinin bildirilmesi
Devlet sırrı sayılan bilgiler
Bir suç olgusuna ilişkin bilgi, devlet sırrı gerekçesiyle mahkemeye karşı gizli tutulamaz. Açıklanması devletin dış ilişkilerine, milli savunmasına ve milli güvenliğine zarar verebilecek ya da anayasal düzen ve dış ilişkiler bakımından tehlike yaratabilecek bilgi devlet sırrı sayılır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 47Kaynağı aç
olarak mahkemeye karşı gizli tutulamaz. Açıklanması, Devletin dış ilişkilerine,
milli savunmasına ve milli güvenliğine zarar verebilecek; anayasal düzeni ve
dış ilişkilerinde tehlike yaratabilecek nitelikteki bilgiler, Devlet sırrı
sayılır.
(2) Tanıklık konusu bilgilerin Devlet sırrı niteliğini taşıması halinde;
tanık, sadece mahkeme hâkimi veya heyeti tarafından zâbıt kâtibi dahi
olmaksızın dinlenir. Hâkim veya mahkeme başkanı, daha sonra, bu tanık
açıklamalarından, sadece yüklenen suçu açıklığa kavuşturabilecek nitelikte olan
bilgileri tutanağa kaydettirir.
(3) Bu madde hükmü, hapis cezasının alt sınırı beş yıl veya daha fazla
olan suçlarla ilgili olarak uygulanır.
(4) Cumhurbaşkanının tanıklığı söz konusu olduğunda sırrın niteliğini ve
mahkemeye bildirilmesi hususunu kendisi takdir eder.
Kendisi veya yakınları aleyhine tanıklıktan çekinme
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 47. maddesi, hapis cezasının alt sınırı beş yıl veya daha fazla olan suçlarda uygulanır; bu sınır maddenin bütün fıkraları bakımından geçerlidir. Bilgi devlet sırrı niteliğindeyse tanık yalnızca hâkim veya heyet tarafından, zabıt kâtibi bulunmadan dinlenir. Hâkim veya mahkeme başkanı sonradan yalnızca yüklenen suçu açıklığa kavuşturabilecek bilgileri tutanağa geçirtir. Cumhurbaşkanının tanıklığında da aynı maddenin bu uygulama sınırı vardır; sırrın niteliğini ve mahkemeye bildirilip bildirilmeyeceğini kendisi takdir eder.
Duruşmada hazır etme ve soru sorma
Mahkeme başkanı veya hâkim, sanığın ya da katılanın gösterdiği tanık veya uzman kişinin çağrılması istemini reddederse taraf o kişiyi mahkemeye getirebilir. Getirilen kişi duruşmada dinlenir. Davanın uzatılması amacıyla yapılan istem ise reddedilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 178Kaynağı aç
gösterdiği tanık veya uzman kişinin çağrılması hakkındaki dilekçeyi
reddettiğinde, sanık veya katılan o kişileri mahkemeye getirebilir. Bu kişiler
duruşmada dinlenir. (Ek cümle: 3/10/2016-KHK-676/4 md.; Aynen kabul:
1/2/2018-7070/4 md.) Ancak, davayı uzatmak amacıyla yapılan talepler
reddedilir.
Çağrılan tanıkların ad ve
adreslerinin sanığa ve Cumhuriyet savcısına bildirilmesi
Cumhuriyet savcısı ile müdafi veya vekil olarak duruşmaya katılan avukat; sanığa, katılana, tanıklara, bilirkişilere ve çağrılmış diğer kişilere duruşma disiplinine uygun biçimde doğrudan soru sorabilir. Sanık ve katılan soruyu mahkeme başkanı veya hâkim aracılığıyla yöneltir. İtiraz hâlinde sorunun sorulup sorulmayacağına mahkeme başkanı karar verir. Gerektiğinde ilgililer yeniden soru sorabilir. Heyetli mahkemede heyeti oluşturan hâkimler de bu kişilere soru yöneltebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 201Kaynağı aç
duruşmaya katılan avukat; sanığa, katılana, tanıklara, bilirkişilere ve
duruşmaya çağrılmış diğer kişilere, duruşma disiplinine uygun olarak doğrudan
soru yöneltebilirler. Sanık ve katılan da mahkeme başkanı veya hâkim aracılığı
ile soru yöneltebilir. Yöneltilen soruya itiraz edildiğinde sorunun
yöneltilmesinin gerekip gerekmediğine, mahkeme başkanı karar verir.
Gerektiğinde ilgililer yeniden soru sorabilir.
(2) Heyet halinde görev yapan mahkemelerde, heyeti oluşturan hâkimler,
birinci fıkrada belirtilen kişilere soru sorabilir.
Tercüman bulundurulacak hâller
Yeminsiz dinleme, yüzleştirme ve kayıt
Yemin ettirilmeden dinlenecek üç grup vardır. Birincisi, dinlendiği sırada on beş yaşını doldurmamış kişilerdir. İkincisi, ayırt etme gücü bulunmadığı için yeminin anlamını ve ağırlığını kavrayamayanlardır. Üçüncüsü, soruşturma veya kovuşturma konusu suçlara katılmak, bu suçlar yüzünden suçluyu kayırmak ya da delilleri ortadan kaldırmak, gizlemek veya değiştirmek nedeniyle şüpheli, sanık veya hükümlü durumunda bulunanlardır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 50Kaynağı aç
a) Dinlenme sırasında onbeş yaşını doldurmamış olanlar.
b) Ayırt etme gücüne sahip olmamaları nedeniyle yeminin niteliği ve
önemini kavrayamayanlar.
c) Soruşturma veya kovuşturma konusu suçlara iştirakten veya bu suçlar
nedeniyle suçluyu kayırmaktan ya da suç delillerini yok etme, gizleme veya
değiştirmekten şüpheli, sanık veya hükümlü olanlar.
Tanıklıktan çekinebilecek kimsenin çekinmemesi
Her tanık ayrı ayrı ve kendisinden sonra dinlenecek tanıklar yanında olmaksızın dinlenir. Kovuşturma evresine kadar tanıklar, ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde veya kimliğin belirlenmesine ilişkin hâllerde birbirleriyle ve şüpheliyle yüzleştirilebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 52Kaynağı aç
yanında bulunmaksızın dinlenir.
(2) Tanıklar, kovuşturma evresine kadar ancak gecikmesinde sakınca
bulunan veya kimliğin belirlenmesine ilişkin hâllerde birbirleri ile ve şüpheli
ile yüzleştirilebilirler.
(3) Tanıkların dinlenmesi sırasındaki görüntü veya sesler kayda
alınabilir. Ancak;
a) Mağdur çocukların,
b) Duruşmaya getirilmesi mümkün olmayan ve tanıklığı maddî gerçeğin
ortaya çıkarılması açısından zorunlu olan kişilerin,
Tanıklığında bu kayıt zorunludur.
(4) Üçüncü fıkra hükmünün uygulanması suretiyle elde edilen ses ve
görüntü kayıtları, sadece ceza muhakemesinde kullanılır.
Tanığa görevinin önemini anlatma
Tanığın dinlenmesi sırasındaki görüntü veya ses kayda alınabilir. Mağdur çocukların tanıklığında kayıt zorunludur. Duruşmaya getirilmesi mümkün olmayan ve tanıklığı maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından zorunlu olan kişilerin tanıklığında da kayıt zorunludur. Bu hükümle elde edilen ses ve görüntü kayıtları yalnızca ceza muhakemesinde kullanılır.
Kimlik soruları ve korunma tedbirleri
Tanığa önce adı, soyadı, yaşı, işi, yerleşim yeri, işyeri veya geçici olarak kaldığı yerin adresi ve varsa telefon numaraları sorulur. Gerekirse tanıklığına ne ölçüde güvenilebileceğini, özellikle şüpheli, sanık veya mağdurla ilişkilerini aydınlatacak sorular da yöneltilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 58Kaynağı aç
yeri, işyerinin veya geçici olarak oturduğu yerin adresi, varsa telefon
numaraları sorulur. Gerekirse tanıklığına ne dereceye kadar güvenilebileceği
hakkında hâkimi aydınlatacak durumlara, özellikle şüpheli, sanık veya mağdur
ile ilişkilerine dair sorular yöneltilir.
(2) Tanık olarak dinlenecek kişilerin kimliklerinin ortaya çıkması
kendileri veya yakınları açısından ağır bir tehlike oluşturacaksa;
kimliklerinin saklı tutulması için gerekli önlemler alınır. Kimliği saklı
tutulan tanık, tanıklık ettiği olayları hangi sebep ve vesile ile öğrenmiş
olduğunu açıklamakla yükümlüdür. Kimliğinin saklı tutulması için, tanığa ait
kişisel bilgiler, Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından muhafaza
edilir.
(3) Hazır bulunanların huzurunda
dinlenmesi, tanık için ağır bir tehlike teşkil edecek ve bu tehlike başka türlü
önlenemeyecekse ya da maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından tehlike
oluşturacaksa; hâkim, hazır bulunma hakkına sahip bulunanlar olmadan da tanığı
dinleyebilir. Tanığın dinlenmesi sırasında ses ve görüntülü aktarma yapılır.
Soru sorma hakkı saklıdır.
(4) Tanıklık görevinin yapılmasından sonra, kişinin kimliğinin saklı
tutulması veya güvenliğinin sağlanması hususunda alınacak önlemler, ilgili
kanunda düzenlenir.
(5) İkinci, üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri, ancak bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak uygulanabilir.
Tanığa söylenecek şeyler ve sorulacak sorular
Tanık olarak dinlenecek kişinin kimliğinin ortaya çıkması kendisi veya yakınları için ağır bir tehlike oluşturacaksa kimliğinin saklanması amacıyla önlem alınır. Kimliği saklı tutulan tanık, olayları hangi sebep ve vesileyle öğrendiğini açıklamak zorundadır. Kişisel bilgiler Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkemece saklanır.
Hazır bulunanların önünde dinlenmek tanık için başka türlü giderilemeyecek ağır bir tehlike doğuruyorsa ya da maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından tehlike oluşturuyorsa hâkim, hazır bulunma hakkına sahip olanlar olmadan da tanığı dinleyebilir. Dinleme sırasında ses ve görüntü aktarılır; soru sorma hakkı saklıdır. Tanıklıktan sonra kimliğin saklanması veya güvenliğin sağlanması için alınacak önlemler ilgili kanunda düzenlenir.
Kimliğin saklanması, hazır bulunanlar olmadan dinleme ve tanıklıktan sonraki koruma önlemleri ancak bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda uygulanabilir. Bu sınır, tanığa yöneltilen genel kimlik soruları ile gerekirse sorulan ilişki ve güvenilirlik sorularını kapsamaz.
Gerçeğe aykırı tanıklığın cezası
Türk Ceza Kanunu’nun 272. maddesine göre hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan soruşturmada, tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı tanıklık yapılması dört aydan bir yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Mahkeme huzurunda veya yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi ya da kurul önündeki gerçeğe aykırı tanıklığın cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 272Kaynağı aç
soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe
aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen
yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya
kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına alma
ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden
dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
verilmiş olması koşuluyla, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(5) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya
tutuklanması halinde; yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı
veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla; yalan
tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin
hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.
(6) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis
veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar
hapis cezasına; (…)[105]
hükmolunur.
(7) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının
infazına başlanmış ise, altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(8) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında adlî
veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; yalan tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan
yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler
Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturması veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Aleyhine tanıklık edilen kişi hakkında gözaltı ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa ve kişi yüklenen fiili işlemediği için beraat etmiş ya da hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişse, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Artırım için her iki koşul birlikte aranır.
Aleyhine beyanda bulunulan kişi gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa ve yüklenen fiili işlemediği için beraat etmiş ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişse, gerçeğe aykırı tanıklık eden kişi ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma hükümleri çerçevesinde dolaylı fail sayılır. Bu sorumluluk, gözaltı veya tutuklama ile anılan kararın birlikte bulunmasına bağlıdır.
Aleyhine tanıklık edilen kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmışsa, altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Hapis dışında adli veya idari bir yaptırım uygulanmışsa yalan tanıklık yapan kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Tanık gösterme ne anlama gelir?
Tanık gösterme, davayı ispatlamak için olay hakkında bilgisi bulunan kişilerin mahkemede dinlenmesinin istenmesidir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 43. maddesi ise kişinin Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme önünde tanık olarak dinlenmesi hâlinde uygulanır.
Eski eş tanıklıktan çekinebilir mi?
Evet. Evlilik bağı kalmasa bile şüpheli veya sanığın eşi tanıklıktan çekinebilir. Bu hak dinlenmeden önce bildirilir ve dinleme sırasında da kullanılabilir.
Çağrıya gelmeyen tanık ne olur?
Usulüne uygun çağrıldığı hâlde mazeretini bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirilir ve gelmemesinin sebep olduğu giderler takdir edilerek kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Telefon, faks veya elektronik postayla yapılan çağrıya ise çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar uygulanmaz.
Hangi tanıklar yeminsiz dinlenir?
Dinlenme sırasında on beş yaşını doldurmamış olanlar, ayırt etme gücüne sahip olmadıkları için yeminin niteliğini ve önemini kavrayamayanlar ile maddede sayılan şüpheli, sanık veya hükümlüler yeminsiz dinlenir. Son grup, suça iştirak, suçluyu kayırma veya delilleri yok etme, gizleme ya da değiştirme durumlarıyla sınırlıdır.
Kimliği saklanan tanık her suçta uygulanır mı?
Hayır. Kimliğin saklanması, hazır bulunanlar olmadan dinleme ve sonraki koruma önlemleri ancak bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda uygulanabilir. Kimliği saklı tanık, olayları hangi sebep ve vesileyle öğrendiğini açıklamak zorundadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

