Ceza muhakemesinde suç şüphesi altında bulunan kişinin hukuki konumu, muhakemenin içinde bulunulan evresine göre şüpheli veya sanık olarak belirlenir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir. Sanık ise kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar geçen süreçte suç şüphesi altında bulunan kişiyi ifade eder.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
a) Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,
b) Sanık: Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine
kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,
c) Müdafi: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan
avukatı,
d) Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza
muhakemesinde temsil eden avukatı,
e) Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin
öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi,
f) Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine
kadar geçen evreyi,
g) İfade alma: Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı
tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,
h) Sorgu: Şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından soruşturma
veya kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,
i) Malen sorumlu: Yargılama konusu
işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddî ve malî sorumluluk
taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi,
j) Suçüstü:
1. İşlenmekte olan suçu,
2. Henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra kolluk,
suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin
işlediği suçu,
3. Fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya delille yakalanan
kimsenin işlediği suçu,
k) Toplu suç: Aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla
kişi tarafından işlenen suçu,
l) Disiplin hapsi: Kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına
alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen,
önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri
uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapsi,
İfade eder.
İKİNCİ
BÖLÜM
Görev
Görev
Muhakeme evreleri ve usul kavramları
Soruşturma, kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabul edilmesine kadar geçen evredir. Kovuşturma ise iddianamenin kabulüyle başlar ve hükmün kesinleşmesine kadar devam eder. Dolayısıyla şüpheli sıfatı soruşturma evresine, sanık sıfatı ise kovuşturma evresine özgülenmiştir.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesinde savunma makamı ve beyan alma yöntemleri de ayrı tanımlara bağlanmıştır. Müdafi, şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını üstlenen avukattır. İfade alma, şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili dinlenmesidir. Sorgu ise şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından soruşturma veya kovuşturma konusu suç sebebiyle dinlenmesi işlemidir.
Soruşturmanın başlaması ve savcının delil toplama yükümlülüğü
Cumhuriyet savcısı, bir ihbar veya başka bir yolla suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek amacıyla derhâl işin gerçeğini araştırmaya başlar. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesi gereğince Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve adil bir yargılamanın yürütülebilmesi için adli kolluk görevlileri marifetiyle şüphelinin hem lehine hem de aleyhine olan delilleri toplamak, bu delilleri muhafaza altına almak ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 160Kaynağı aç
bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını
açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya
başlar.
(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin
araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî
kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri
toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri
İfade ve sorgu usulü ile kanuni haklar
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 147. maddesi ifade alma ve sorguda uyulacak kuralları düzenler. İşlem sırasında şüpheli veya sanığın kimliği saptanır; ilgilinin kimliğine dair soruları doğru olarak cevaplandırma yükümlülüğü bulunmaktadır. Ayrıca kişiye isnat edilen suç açıkça anlatılır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 147Kaynağı aç
veya sorguya çekilmesinde aşağıdaki hususlara uyulur:
a) Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Şüpheli veya sanık, kimliğine
ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür.
b) Kendisine yüklenen suç anlatılır.
c) Müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukukî yardımından
yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceği,
kendisine bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından
faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi
görevlendirilir.
d) 95 inci madde hükmü saklı kalmak
üzere, yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl
bildirilir.
e) Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu
söylenir.
f) Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği
hatırlatılır ve kendisi aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak
ve lehine olan hususları ileri sürmek olanağı tanınır.
g) İfade verenin veya sorguya
çekilenin kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır.
h) İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında, teknik imkânlardan yararlanılır.
i) İfade veya sorgu bir tutanağa
bağlanır. Bu tutanakta aşağıda belirtilen hususlar yer alır:
1. İfade alma veya sorguya çekme işleminin yapıldığı yer ve tarih.
2. İfade alma veya sorguya çekme sırasında hazır bulunan kişilerin isim
ve sıfatları ile ifade veren veya sorguya çekilen kişinin açık kimliği.
3. İfade almanın veya sorgunun yapılmasında yukarıdaki işlemlerin yerine
getirilip getirilmediği, bu işlemler yerine getirilmemiş ise nedenleri.
4. Tutanak içeriğinin ifade veren veya sorguya çekilen ile hazır olan
müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı.
5. İmzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri.
İfade alma ve sorguda yasak usuller
Şüpheli veya sanığa müdafi seçme hakkının bulunduğu, onun hukuki yardımından yararlanabileceği ve müdafiin ifade alma veya sorgu işleminde hazır bulunabileceği bildirilir. Kişinin müdafi seçecek durumda olmadığını beyan etmesi ve müdafi yardımından yararlanmak istemesi hâlinde, kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.
Yakalama tedbiri uygulandığında, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 95. maddesindeki düzenleme saklı kalmak üzere, yakalanan kişinin yakınlarından belirlediği birine yakalandığı derhâl bildirilir. Kanunun 95. maddesi uyarınca şüpheli veya sanık yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında, Cumhuriyet savcısının emriyle durum bir yakınına veya bildirdiği bir şahsa gecikmeksizin haber verilir. Yakalanan veya gözaltına alınan şahıs yabancı uyruklu ise, yazılı olarak karşı çıkmadığı takdirde vatandaşı olduğu ülkenin konsolosluğuna bildirim yapılır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 95Kaynağı aç
alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında, Cumhuriyet savcısının emriyle
bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir.
(2) Yakalanan veya gözaltına alınan yabancı ise, yazılı olarak karşı
çıkmaması halinde, durumu, vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir.
Yakalamanın ilgililere bildirilmesi
İfade veya sorguda kişiye yüklenen fiil hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu, yani susma hakkı hatırlatılır. Bunun yanında şüpheden kurtulması amacıyla somut delillerin toplanmasını isteyebileceği belirtilir; aleyhindeki şüphe unsurlarını çürütme ve lehine durumları ileri sürme imkânı tanınır. İfade verenin yahut sorgulananın kişisel ve ekonomik durumuna ilişkin bilgi alınır. İşlemlerin kayda geçirilmesinde teknik imkânlardan yararlanılır ve tüm süreç; yapılan işlemler, hazır bulunanlar, tarih, yer ve imzalar gösterilerek tutanağa bağlanır.
Beyan özgürlüğü ve yasak ifade alma usulleri
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 148. maddesi şüpheli ve sanığın beyanının özgür iradesine dayanması gerektiğini hükme bağlar. İfade verenin iradesini sakatlayacak şekilde kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma ya da bedensel veya ruhsal müdahaleye yol açan araçlar kullanma gibi yöntemler uygulanamaz. Ayrıca mevzuata aykırı herhangi bir vaatte bulunulması veya menfaat sağlanması yasaktır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 148Kaynağı aç
dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilâç verme,
yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi
bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz.
(2) Kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez.
(3) Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil
olarak değerlendirilemez.
(4) Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme
huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
(5) Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması
ihtiyacı ortaya çıktığında, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından
yapılabilir.
ALTINCI
KISIM
Savunma
BİRİNCİ
BÖLÜM
Müdafi
Seçimi, Görevlendirilmesi, Görev ve Yetkileri
Şüphelinin veya sanığın müdafi seçimi
Yasak usuller kullanılarak elde edilen beyanlar, şüpheli veya sanık rıza göstermiş olsa dahi ceza muhakemesinde delil olarak değerlendirilemez. Kolluk tarafından müdafi hazır bulundurulmaksızın alınan ifadeler ise şüpheli ya da sanık tarafından hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça mahkûmiyete veya hükme esas kabul edilemez.
Soruşturma yürütülürken şüphelinin aynı olayla bağlantılı olarak yeniden ifadesinin alınmasına lüzum görülürse, bu işlem kolluk tarafından yapılamaz; kanun gereğince ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilebilir.
Kimlik bildiriminde gerçeğe aykırılık ve başkasının kimliğini kullanma
Şüpheli veya sanığın kimlik bilgilerini gerçeğe uygun beyan etme yükümlülüğü ceza yaptırımlarıyla korunmuştur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206. maddesi gereğince resmi bir belgeyi düzenleme yetkisini haiz kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kimse hakkında üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası uygulanır. Bu hüküm genel savunma beyanlarını değil, resmi işlem tanzim eden görevliye verilen asılsız kimlik gibi bildirimleri hedef alır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 206Kaynağı aç
olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Özel belgede sahtecilik
İşlediği bir suç sebebiyle hakkında adli soruşturma veya kovuşturma yürütülmesini engellemek gayesiyle başkasına ait bir kimliği yahut kimlik bilgilerini kullanan şahıs, Türk Ceza Kanunu'nun 268. maddesi uyarınca iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 268Kaynağı aç
ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya
kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre
cezalandırılır.[104]
Etkin pişmanlık
Müdafi seçimi ve zorunlu müdafilik hâlleri
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150. maddesinin ilk fıkrası uyarınca şüpheli veya sanıktan öncelikle kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli yahut sanık müdafi seçecek durumda olmadığını bildirirse ve talepte bulunursa kendisine bir müdafi görevlendirilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 150Kaynağı aç
(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine
bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda
olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.
(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak
derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi
görevlendirilir.
(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan
dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.
(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin
görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Müdafi görevini yerine getirmediğinde yapılacak işlem ve müdafilik
görevinden yasaklanma[54]
Kanun koyucu kimi durumlarda savunma hakkının korunmasını ilgilinin talebine bırakmamıştır. Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk olduğunda, kendisini savunamayacak derecede malul bulunduğunda yahut sağır ve dilsiz olduğunda, istemi aranmaksızın kendisine bir müdafi tayin edilir. Ayrıca alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda da müdafisi bulunmayan şüpheli veya sanık için talep şartı aranmaksızın müdafi görevlendirilir.
Zorunlu müdafilik uygulamasına ilişkin diğer usul ve esaslar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir.
Dosya inceleme ve belgelerden örnek alma yetkisi
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 153. maddesine göre müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini bütünüyle inceleme ve istediği belgelerin bir örneğini herhangi bir harç ödemeksizin alma hakkına sahiptir. Ancak bu hak mutlak değildir; soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek bir durum mevcutsa Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Bu kısıtlama kararı yalnızca kanunda tahdidi olarak sayılan suç tiplerine yönelik soruşturmalarda verilebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 153Kaynağı aç
(1) Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve
istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir.
(2) Müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma
yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet
savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Bu karar ancak
aşağıda sayılan suçlara ilişkin yürütülen soruşturmalarda verilebilir:
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
2. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
3. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
4. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
5. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220),
6. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
7. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310,
311, 312, 313, 314, 315, 316),
8. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 326, 327, 328, 329,
330, 331, 333, 334, 335, 336, 337).
b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160 ıncı
maddesinde tanımlanan zimmet suçu.
d) 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı
Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan suçlar.
(3) Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile
bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer
adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(4) Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten
itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir;
bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir.
(5) Bu maddenin içerdiği haklardan suçtan zarar görenin vekili de
yararlanır.
Müdafi ile görüşme
Dosya inceleme kısıtlamasına konu edilebilecek Türk Ceza Kanunu suçları; kasten öldürme fiilleri (madde 81, 82, 83), birinci fıkrası hariç olmak üzere cinsel saldırı (madde 102), çocukların cinsel istismarı (madde 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220) suçlarıdır.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 153. maddesinde soruşturma evresinde dosya inceleme yetkisinin kısıtlanabileceği diğer suçlar arasında Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308), Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309 ila 316) ile Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 326 ila 331 ve 333 ila 337) yer almaktadır. Aynı hüküm uyarınca 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'da tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160. maddesinde tanımlanan zimmet suçu ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda tanımlanan suçlar da bu kısıtlama kararına konu olabilecek katalog suçlar arasında sayılmıştır.
Kısıtlama kararı verilmiş olsa dahi yakalanan kişinin veya şüphelinin bizzat verdiği ifadeyi barındıran tutanaklar, dosyada yer alan bilirkişi raporları ve bu kişilerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere dair tutanaklar inceleme yasağının dışındadır. İddianamenin mahkemece kabul edilmesiyle birlikte müdafi dosya içeriğini ve muhafaza altındaki tüm delilleri serbestçe inceleyebilir ve harçsız örnek alabilir. Söz konusu dosya inceleme ve örnek alma haklarından suçtan zarar görenin vekili de aynen yararlanır.
Beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 75. maddesi uyarınca bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla şüpheli veya sanık üzerinde iç beden muayenesi yapılabilmesine veya vücuttan kan, benzeri biyolojik örnekler ile saç, tükürük ve tırnak numunesi alınabilmesine karar verilebilir. Bu kararı Cumhuriyet savcısının yahut mağdurun talebiyle ya da re'sen hâkim veya mahkeme verir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı da karar verebilir. Savcının verdiği karar yirmidört saat içinde yetkili merciin onayına sunulur ve merci yirmidört saat içinde onay hakkında kararını verir. Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve bu müdahaleyle elde edilen veriler delil sıfatıyla kullanılamaz.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 75Kaynağı aç
(1) Bir suça ilişkin delil elde etmek için şüpheli veya sanık üzerinde iç
beden muayenesi yapılabilmesine ya da vücuttan kan veya benzeri biyolojik
örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilmesine; Cumhuriyet
savcısı veya mağdurun istemiyle ya da re'sen hâkim veya mahkeme, gecikmesinde
sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir.
Cumhuriyet savcısının kararı, yirmidört saat içinde hâkim veya mahkemenin
onayına sunulur. Hâkim veya mahkeme, yirmidört saat içinde kararını verir.
Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz.
(2) İç beden muayenesi yapılabilmesi
veya vücuttan kan veya benzeri biyolojik örnekler alınabilmesi için
müdahalenin, kişinin sağlığına zarar verme tehlikesinin bulunmaması gerekir.
(3) İç beden muayenesi veya vücuttan kan veya benzeri biyolojik örnekler
alınması, ancak tabip veya sağlık mesleği mensubu diğer bir kişi tarafından
yapılabilir.
(4) Cinsel organlar veya anüs
bölgesinde yapılan muayene de iç beden muayenesi sayılır.
(5) Üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda,
kişi üzerinde iç beden muayenesi yapılamaz; kişiden kan veya benzeri biyolojik
örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınamaz.
(6) Bu madde gereğince alınacak hâkim veya mahkeme kararlarına itiraz
edilebilir.
(7) Özel kanunlardaki alkol muayenesine ve kan örneği alınmasına ilişkin
hükümler saklıdır.
Diğer kişilerin beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması[8]
İç beden muayenesi gerçekleştirilebilmesi ya da numune alınabilmesi için müdahalenin ilgilinin sağlığına yönelik bir tehlike oluşturmaması yasal şarttır. Beden muayenesi veya biyolojik örnek alma işlemi yalnızca tabip veya sağlık mesleği mensubu diğer yetkili bir kişi tarafından yürütülür. Cinsel organlar veya anüs bölgesinde gerçekleştirilen tıbbi muayeneler de iç beden muayenesi niteliğindedir.
Üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda kişi üzerinde iç beden muayenesi yapılamayacağı gibi saç, tükürük, tırnak, kan veya başkaca biyolojik materyal de alınamaz. Madde uyarınca hâkim veya mahkeme tarafından tesis edilen kararlara karşı kanun yolu olarak itiraz edilebilir. Ayrıca özel ceza mevzuatında yer alan alkol muayenesine ve kandan örnek alınmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuştur.
Sık sorulan sorular
Şüpheli ile sanık arasındaki temel fark nedir?
Şüpheli, suç şüphesinin yetkili mercilerce öğrenilmesinden iddianamenin mahkemece kabulüne kadar devam eden soruşturma evresindeki kişidir. Sanık ise iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar süren kovuşturma evresindeki kişiyi ifade eder.
İfade veya sorguda susma hakkı nasıl işler?
İfade veya sorgu sırasında şüpheli ya da sanığa yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu bildirilir. Ancak bu hak kimlik tespitini kapsamaz; kişi kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplandırmakla yükümlüdür.
Müdafi olmaksızın kollukta alınan ifade geçerli midir?
Müdafi hazır bulunmaksızın kolluk tarafından alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli ya da sanık tarafından doğrulanmadığı takdirde hükme esas alınamaz. Yasak usullerle elde edilen ifadeler ise rıza bulunsa bile delil sayılmaz.
Hangi durumlarda şüpheli veya sanığa zorunlu müdafi görevlendirilir?
Müdafisi bulunmayan şüpheli veya sanığın çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz olması durumunda talep aranmaksızın müdafi atanır. Ayrıca alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçların soruşturma ve kovuşturmasında da istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir.
Soruşturma dosyasını inceleme yetkisi hangi belgelerde kısıtlanamaz?
Hâkim kararıyla kısıtlama kararı verilmiş olsa dahi yakalanan kişinin veya şüphelinin bizzat verdiği ifadeyi içeren tutanak, bilirkişi raporları ve ilgililerin hazır bulunmaya yetkili olduğu diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar kısıtlanamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

