Çay ve Sigara Molası Çalışma Süresinden Sayılır Mı?

by Avukat Erdal Ersoy
Çay ve Sigara Molası Çalışma Süresinden Sayılır Mı?

Çay ve Sigara Molalarının Hukuki Niteliği

İşçinin günlük mesai süresi boyunca aralıksız çalışması beklenemez; yemek, çay ve sigara gibi ihtiyaçlar ile genel dinlenme gereksinimleri ara dinlenmesi kapsamındadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesinin son fıkrası uyarınca ara dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz. Dolayısıyla gün içinde kullanılan çay ve sigara molaları kural olarak fiili çalışma süresinden düşülür. İşverenin kanunen bu molaları çalışma süresine dahil etme zorunluluğu bulunmamakla birlikte, takdiri doğrultusunda bu süreleri çalışma süresine dahil etmesi mümkündür.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/7272, K. 2015/21002Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2014/7272 E.  ,  2015/21002 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ücret alacağı, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, davacının davalı işyerinde kış dönemi olan 1 ekim- 31 mart arasında 08:30-18:30 saatleri arasında, yaz dönemi olan 1 nisan -30 eylül arasında 08:30-19:00 saatleri arasında çalıştığını, bu sürelerde yapılan fazla çalışmaların ödenmediğini, ancak arızî olarak mesai bitiminden sonra yapılan fazla çalışmaların bordrolarda gösterilip ödendiğini, günde yemek için 1/2 saat ara dinlenmesi yaptığını, genel tatil çalışmalarının da ödenmediğini, 2011 yılı Şubat ayına dek ücretlerin bordrolarda asgari ücret düzeyinden gösterildiğini, farkın elden ödendiğini, böylece SGK primlerinin eksik yatırıldığını, bu nedenler ile davacının 08/03/2012 tarihinde davalıya dilekçe fakslayarak iş aktini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir. B)Davalı cevabının özeti: Davalı vekili, işyerinde Genel Koordinatörlük'e yeni getirilen …… tarafından verilen yedek parça stok sayımı yapılmasına dair emir ve talimatına karşı çıktığını, bunu elektronik posta ile emri verene ve şirketin diğer çalışanlarına bildirdiğini, davacının yedek parça sipariş ve stoklarını izlemede basiretsiz kaldığını, yapılan sayım sonrasında davacının gereksiz yere stok yüküne ve maliyetine sebebiyet verdiğinin anlaşıldığını, uzun süredir çalışması nednei ile maaşında indirime gidilmeksizin yedek parça bölümünden alınarak işyerindeki tecrubesine uygun ve yedek parça ile doğrudan ilintili olan kargo servis ve atölye sorumlusu olarak görevlendirildiğini, bu görevlendirme öncesinde emir ve talimatlara aykırı davranması hakkında savunmasının alındığını, savunması varit görülmeyerek kınama cezası verildiğini, davacının görevini önce kabul etmediğini, sonra yeni bölümünde kısa bir süre çalıştıktan sonra rapor aldığını, rapor sonrası işe devam etmediğini, ……. Noterliği'nin 13.03.2012 tarihli, …. yevmiye numatalı ihtarnamesi ile mazeretini bildirerek işe başlamaya davet edildiğini, aksi halde iş aktinin haksız olarak kendisi tarafından feshedilmiş sayılacağının ihtar edildiğini, ihtarnameye cevap vermediğinden çıkış bildirgesinin 12.03.2013 tarihinde ''işçi tarafından fesih'' koduyla verildiğini, davacının faksının davalıya ulaşmadığını, ilgilisi üzerine yazılmamış ise davalı işyerinde faksların içeriğine bakılmaksızın gereksiz kabul edilerek çöpe atıldığını, davacının çalışma sürelerine ilişkin iddialarının doğru olmadığını, işyerinde giriş ve çıkışlarda otomasyon bulunduğunu, giriş ve çıkış saatlerinin belli olduğunu, davacının kimi zaman saat 08:20, kimi zaman saat 08:45'te işe geldiğini, soyunma giyinme süreleri ile yemek molası ve ara dinlenmelerin iş saatinden sayılmadığını, genellikle sabah saat 08.40’ta işyeri servisinin geldiğini, 30 dakika içinde kıyafetlerini değiştirerek saat 09:00'da işe başladıklarını, 1 saat yemek molası ile günde 4 kez 15 dakika çay ve sigara molası olduğunu, kış döneminde saat 18:15, yaz döneminda saat 18:30'da işi bırakarak temizlik ve giyinmek için soyunma odasına çıktıklarını, soyunma, giyinme ve ara dinlenmelerinin fiili çalışma süresinden sayılmayacağından ve davacının saat 19:00'dan sonra yapılan çalışmaların karşılığının ödendiğini kabul etmesi nedeniyle davacının fazla çalışma alacağının bulunmadığını, sair iddia ve taleplerin de yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, sübut bulduğu gerekçesi ile ücret alacağı haricindeki taleplerin kabulüne, ücret alacağı hakkında ise dava açıldıktan sonra ödendiği için karar vermeye yer olmadığına karar verilmiştir. D)Temyiz: Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta dosyada; işyerine giriş-çıkış kayıtları mevcuttur. Davacı bu kayıtlara, duruşmada, sadece genel tatil çalışmaları açısından itiraz etmiştir. O halde, bu giriş çıkış kayıtlarında yer alan çalışmalar gün gün hesaplanarak varsa fazla mesai süresi tespit edilmelidir. Giriş -çıkış kaydı olmayan dönemler açısından ise tanık beyanı ile sonuca gidilmelidir. 3-İşçiye, işyerinde çalıştığı sırada verilen ara dinlenmesinin süresi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır. Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Dosya içeriğinde her iki taraf tanık beyanlarından, davacının öğlen ara dinlenmelerini tam kullanamadığı anlaşılmaktadır. Bu nednele gün içinde içtihatlarımıza da uygun olan 1 saat ara dinlenme kabul edilmesi yerindedir. Ancak, davacı vekilinin de delil olarak dayandığı bir kısım işyeri duyurusundan, mesai sonunda 15 dakika giyinme süresi verildiği anlaşılmaktadır. Tanıklar yeniden dinlenerek, davacının da görevi gereği bu şekilde sabah işe başlamadan önce ve akşam iş bittikten sonra giysilerini değiştirip değiştirmediği tespit edilerek ara dinlenmesine bu giysi değiştirme süresinin tahil edilip edilmeyeceği irdelenmelidir. 4-Fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanmasında, yazılı delil yerine tanık beyanı gibi takdiri deliller ile sonuca gidildiğinde takdiri indirim yapılması yerinde bir uygulama olmakla beraber, takdiri indirimin hakkın özüne dokunacak kadar yüksek bir oranda olmamasına özen göstermelidir. Mahkemece fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarına hakkın özünü etkiler şekilde %40 takdiri indirim uygulanması hatalıdır. F)Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 09/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – Günlük çalışma süresinin ortalama bir zamanında o yerin gelenekleri ve işin gereğine göre ayarlanmak suretiyle işçilere; a) Dört saat veya daha kısa süreli işlerde onbeş dakika, b) Dört saatten fazla ve yedibuçuk saate kadar (yedibuçuk saat dahil) süreli işlerde yarım saat, c) Yedibuçuk saatten fazla süreli işlerde bir saat, ara dinlenmesi verilir. Bu dinlenme süreleri en az olup aralıksız verilir. Ancak bu süreler, iklim, mevsim, o yerdeki gelenekler ve işin niteliği göz önünde tutularak sözleşmeler ile aralı olarak kullandırılabilir. Dinlenmeler bir işyerinde işçilere aynı veya değişik saatlerde kullandırılabilir. Ara dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz. Gece süresi ve gece çalışmaları

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/12950 Esas ve 2019/22063 Karar sayılı ilamına konu somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin günde bir saat yemek molası ile yarım saat çay ve sigara molası kullandığını açıklaması karşısında, günlük çalışma süresinden bir saat yerine toplam bir buçuk saat ara dinlenmesi düşülerek hesaplama yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/12950, K. 2019/22063Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2017/12950 E.  ,  2019/22063 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin 21.08.2004 tarihinden itibaren davalı işyerinde kat hizmetlerinde meydancı olarak çalışmaya başladığını, 29.10.2013 tarihinde 3 günlük rapor kullanmasının ardından 01.11.2013 tarihinde işbaşı yapmak istediğinde ne zaman işe çağrılacağı belli olmayan bir şekilde iş akdinin askıya alındığının bildirildiğini, işe ihtiyacı olması sebebi ile çalışmak istediğini bildirmesine rağmen işe başlatılmadığını, dolayısıyla iş akdine 01.11.2013 tarihinde bildirimsiz ve tazminatsız olarak son verildiğini, son net ücretinin 890 TL olduğunu, her gün genellikle gece olmak üzere 12 saat çalışma yaptığını ve fazla mesai ücretini alamadığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının…Otelde 13.05.2005 tarihinde sezonluk çalışmaya başladığını, son aylık net ücretinin 890 TL olduğunu, davacının iş sözleşmesinin mevsimlik olduğunu, sadece davacının otel bünyesinde bulunan ve zaman zaman kışın da faaliyet gösteren futbol sahasında kendi isteği ile kısa süre çalıştığını ve bu durumun her sezon tekrarlanmadığını, çalışma düzeninin genel olarak 16.00-00.00 arası olduğunu ve fazla mesai yapmadığını, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı işçi fazla mesai ücreti talebinde bulunmuş, bilirkişi raporunda birinci hesap seçeneğinde puantaj kayıtları dönemi için tanık beyanlarına değer verilemeyeceği belirtilerek kayıtlarda geçen dönem dışlanmak suretiyle tanık beyanları ve bir kısım gece çalışmaları için hesaplama yapılmış, ikinci hesap seçeneğinde ise puantaj kayıtlarının bulunduğu dönem için dahi tanıkla ispatın kabul edilebileceği ihtimaline göre tanık anlatımları doğrultusunda hesaplama yapılmıştır. Mahkemece her iki hesap toplamına göre indirim yapılmak suretiyle karar verilmiştir. Dairemiz uygulamasına göre puantaj kayıtları ispat noktasında yazılı delil mahiyetinde olup, aksinin tanıkla ispatı mümkün olmadığından bilirkişi raporundaki ikinci hesap seçeneği dahil edilerek hüküm kurulması hatalıdır. Mahkemece raporun ilk bölümü bir değerlendirmeye tabi tutulmalı ve indirim hususu da düşünülerek aşağıdaki bozma sebebide dikkate alanırak bir karar verilmelidir. Öte yandan davacı … A., günde 1 saat yemek molası ile yarım saat çay ve sigara molası olduğunu açıkladığına göre, günlük çalışma süresinden 1,5 saat yerine 1 saat ara dinlenme süresi düşülerek hesaplamaya gidilmesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Günlük Çalışma Süresine Göre Asgari Ara Dinlenme Kademeleri

4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca günlük çalışma süresinin ortalama bir zamanında o yerin gelenekleri ve işin gereğine göre ayarlanmak üzere işçilere asgari ara dinlenme süreleri verilmesi zorunludur. Dört saat veya daha kısa süreli işlerde en az on beş dakika; dört saatten fazla ve yedi buçuk saate kadar (yedi buçuk saat dahil) süreli işlerde en az yarım saat; yedi buçuk saatten fazla süreli işlerde ise en az bir saat ara dinlenmesi tanınmalıdır. Bu dinlenmeler işyerinde işçilere aynı veya farklı saatlerde kullandırılabilir.

4857 sayılı Kanun'un 63. maddesine göre haftalık çalışma süresi en çok kırk beş saattir ve aksi kararlaştırılmadıkça çalışılan günlere eşit dağıtılır. Tarafların anlaşmasıyla günlük çalışma süresi farklı dağıtılabilse de günlük süre on bir saati aşamaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/32445 Esas ve 2020/17112 Karar sayılı kararında, yedi buçuk saati aşan çalışmalar için öngörülen en az bir saatlik ara dinlenmesinin günde on bir saate kadar olan çalışmalar bakımından geçerli olduğu, on bir saat ve daha fazla süren çalışmalarda ise ara dinlenmesinin en az bir buçuk saat olarak verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/32445, K. 2020/17112Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2016/32445 E.  ,  2020/17112 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının 28/06/2008-11/09/2014 tarihleri arasında güvenlik vardiya amiri olarak çalıştığını, en son maaşının net 1.502,12 TL olduğunu, 170,00 TL yol parası verildiğini, yemeğin davalı tarafça karşılandığını, davacının 01/05/2014 tarihine kadar 2 gün gece, 2 gün gündüz, 2 gün dinlenme sistemi ile çalıştığını, gündüz 08.00-19.00, gece 19.00-08.00 saatleri arasında sürekli fazla çalışma yaptığını, ayrıca ayda 5-6 defa 24 saat çalıştığını, denk gelen tatillerde de çalıştığını, 01/05/2014 tarihinden itibaren ise 1 gündüz, 1 gece, 2 gün dinlenme sistemine geçildiğini, fazla mesai karşılığının ödenmediğini, davacı ile birlikte 4 işçinin işten çıkarıldığını, işe iade davası açtığını, dava sonunda feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verildiğini, kesinleşen işe iade kararı üzerine 19/03/2015 tarihli ihtarname ile davalı işverene işe iade başvurusunda bulunduğunu, davalının olumlu ya da olumsuz bir cevap vermediğini, işe çağrılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının açtığı işe iade davasının kesinleştiğini, feshin geçersizliğinin sabit hale geldiğini, davacının icra takip dosyası ile boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatını talep ettiğini ve davacı tarafça tahsil edildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının fazla mesai ve tatil günü çalışmasının bulunmadığını, varsa bordrolara yansıtılarak ödendiğini, bu taleplerinin zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme Kararının Özeti Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacının hak ettiği kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenip ödenmediği uyuşmazlık konusudur. Davalı ödeme iddiasında bulunarak buna ilişkin davacı işçinin imzasını taşıyan ödeme belgeleri ibraz etmiş, davacı taraf bu belgelere ilişkin açıklamada bulunmadığı gibi Mahkemece de bu hususun üzerinde durulmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, dosyada mevcut kıdem ve ihbar tazminatı ödeme belgelerine ilişkin olarak davacı vekilinden açıklama talep etmek, gerekirse davacı asili bizzat dinlemek, belgelerdeki imza inkar edilirse imza incelemesi yaptırmak, kısaca söz konusu belgelerin geçerliliğini denetleyip oluşacak sonuca göre karar vermektir. 3- Fazla mesai yönünden, davacı vekili, davacının güvenlik vardiya amiri olarak 01/05/2014 tarihine kadar iki gece, iki gündüz, iki dinlenme sisteminde çalıştığı, gündüz çalışma sisteminde saat 08.00-19.00, gece çalışma sisteminde ise 19.00-08.00 saatleri arasında, 01/05/2014 tarihinden itibaren ise bir gündüz, bir gece, iki gün dinlenme sisteminin uygulandığını iddia etmiştir. Davacı talebi ve dosya kapsamına göre; davacının 01/05/2014 tarihine kadar 08.00-19.00, 19.00-08.00 saatlerinde ve haftada iki gündüz, iki gece, iki dinlenme şeklinde çalıştığı, bu şekilde, haftalık çalışma gün ve saatlerinin 6 haftada bir tekrarlayan döngü halinde olduğu, 01/05/2014 tarihinden sonra ise, davacının yine 08.00-19.00, 19.00-08.00 saatlerinde ve haftada bir gündüz, bir gece, iki dinlenme şeklinde olmak üzere haftalık çalışma gün ve saatlerinin 4 haftada bir tekrarlayan döngü halinde olduğu anlaşılmaktadır. Yani, davacının haftalar itibari ile çalıştığı gündüz ve gece mesai sayısı ile dinlenme gün sayısı değişmektedir. Ara dinlenmesi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre 4 saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az 15 dakika, 4 saatten fazla ve 7,5 saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük 7,5 saati aşan çalışmalar bakımından ise en az 1 saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada 7,5 saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesi hükmüne göre günlük çalışma süresi 11 saati aşamayacağından, 68. maddenin belirlediği 7,5 saati aşan çalışmalar yönünden en az 1 saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok 11 saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde 11 saate kadar olan çalışmalar için ara dinlenmesi en az 1 saat, 11 saat ve daha fazla çalışmalarda ise en az 1,5 saat olarak verilmelidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı iddiası ve tanık beyanları dikkate alınarak davacının 01/05/2014 tarihine kadar 08.00-19.00, 19.00-08.00 saatlerinde ve haftada iki gündüz, iki gece, iki istirahat şeklinde, bu tarihten sonra bir gündüz, bir gece, iki istirahat olmak üzere yine 08.00-19.00, 19.00-08.00 saatleriyle, günlük 1 saat ara dinlenmesi şeklindeki çalışma sistemine göre 6 haftalık periyot içinde 4 hafta, haftada 55 saat, 2 haftada ise 43 saat haftalık çalışma yaptığı, gece çalışmaları açısından ise günlük 7,5 saati aşamayacağından 11 saat üzerinden, günlük 3,5 saat, haftalık 7 saat fazla çalışma yaptığı, sonuç olarak davacının tüm hesaplama dönemi için haftalık 17,5 saat fazla çalıştığı değerlendirilerek hesaplama yapılmış ise de yapılan hesaplama denetime elverişli değildir. Davacının yukarıda açıklanan şekilde haftalar itibari ile çalıştığı mesai saatlerinde 11 saat ve 11 saati aşan çalışmalar bulunmasına rağmen tüm süreler yönünden 1 saat ara dinlenmesinin esas alınması ve davacı iddiasına, dosya kapsamına göre 01/05/2014 tarihinden öncesi ve bu tarihten sonrası için ayrı ayrı hesaplama yapıldığında, her iki dönem yönünden haftalık fazla mesai sürelerinin farklı olmasına rağmen tüm dönem için haftalık 17,5 saat üzerinden fazla mesai hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı lehine usuli kazanılmış hak gözetilmek suretiyle Mahkemece denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmelidir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine 26/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 63Kaynağı aç
Madde 63 – Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/7 md.; Değişik cümle: 4/4/2015-6645/36 md.) Yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresi; günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saattir. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir. (Ek cümle: 6/5/2016-6715/3 md.) Turizm sektöründe dört aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz; denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile altı aya kadar artırılabilir. Çalışma sürelerinin yukarıdaki esaslar çerçevesinde uygulama şekilleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir. (Mülga dördüncü fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.) Telafi çalışması

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2015/851 Esas ve 2016/7075 Karar sayılı kararında ise günlük fiili çalışma süresinin on dört saat ve üzerinde olduğu hallerde ara dinlenmesinin en az iki saat olarak kabul edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/851, K. 2016/7075Kaynağı aç
7. Hukuk Dairesi         2015/851 E.  ,  2016/7075 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili) Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı işverence haklı bir sebebe dayanmaksızın feshedildiğini belirterek bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, devamsızlık sebebiyle akdin haklı nedenle feshedildiğini ve davacıya hak ettiği tüm alacaklarının ödenmiş olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının fazla mesai ve hafta tatili alacağına hak kazanıp kazanmadığı ayrıca ara dinlenme süreleri hakkında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Karara esas alınan bilirkişi raporunda tanık ifadelerine göre davacının ara dinlenmeler düşüldükten sonra günde 12.5 saat üzerinden ve pazar günleri 24 saat esasına göre çalışmasına göre fiili çalışması 14 saat kabul edilerek haftada 89 saat çalıştığı ve 45 saatlik yasal çalışma süresi düşüldüğünde haftalık fazla çalışma süresinin 44 saat olduğu kabul edilerek fazla mesai ücreti hesaplamıştır.Yine bilirkişi tarafından tanık anlatımlarına atıfla davacıya hafta tatili kullandırılmadığı gerekçesiyle hafta tatili ücreti hesaplanmıştır. Hafta tatilinde işçinin çalışması halinde, çalışma karşılığı olmaksızın kendisine ödenmesi gereken bir yevmiye yanında, çalışmanın karşılığı da bir buçuk yevmiye olarak hafta tatili ücreti ödenmelidir.Bu tespite göre davacının ara vermeksizin hafta tatili olması gereken günde de çalışması halinde normal çalışma süresi karşılığı kendisine hafta tatili ücreti olarak (2.5 yevmiye) ödenmesi gerekir.Eğer hafta tatili gününde çalışılan süre normal çalışma süresini aşıyor ise bu sürenin de fazla çalışma olarak kabulü ile bu saatler için %50 zamlı fazla çalışma ücreti olarak hesaplanması gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hafta tatili olması gereken gün için normal çalışma saati bakımından hem fazla mesai ücreti hem de hafta tatili ücreti hesaplanması isabetsizdir.Ayrıca Yargıtay kökleşmiş uygulamasına göre 14 saat ve 14 saati aşan çalışmalarda ara dinlenme 2 saat olarak kabul edilmelidir.Karara esas alınan bilirkişi raporunda davacının günlük çalışma süresi 14 saat olarak belirlenmiş iken bu süreden 1.5 saat ara dinlenme süresi mahsup edilmesi de hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 24.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Molaların Bölünmesi ve Serbest Zaman İlkesi

4857 sayılı Kanun'un 68. maddesinde belirtilen ara dinlenme süreleri asgari nitelikte olup kural olarak aralıksız kullandırılır. Bununla birlikte iklim, mevsim, yerel gelenekler ve işin niteliği göz önünde tutularak sözleşmeler ile aralı olarak kullandırılması mümkündür. İşveren bu doğrultuda günlük dinlenme süresini çay ve sigara molaları biçiminde bölerek uygulayabilir; ancak parçalı verilen molaların toplamı kanuni asgari ara dinlenme süresinden az olamaz.

Ara dinlenme süresi işçiye ait bir zaman dilimi olarak değerlendirilmekte olup işverenin ara dinlenmesi esnasında işçiyi işyerinde kalmaya veya çalışmaya zorlayamayacağı kabul edilmektedir.

Molada İş Görmeye Devam Edilmesi Halinde Çalışma Hesabı

İşçinin mola esnasında iş görmeye devam etmesi halinde bu süre çalışma süresinden sayılır. Buna karşılık işçinin işi fiilen bırakıp dinlendiği hallerde bu süre ara dinlenmesi kapsamında değerlendirilir ve fiili çalışma süresinden düşülür.

Mola Saatleri Dışındaki Dinlenmeler ve İş Güvenliği İhlalleri

İşçinin belirlenmiş ara dinlenme süresi dışında işini bırakarak sigara molası vermesi çalışma süresinin ihlali niteliğindedir. İşveren işin aksamasına yol açan bu tür davranışları disiplin cezası veya uyarı konusu yapabilir. Ayrıca 4857 sayılı Kanun'un 25/II-(h) bendi uyarınca işçinin yapmakla ödevli olduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi işverene haklı fesih imkanı tanır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25 – Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I- Sağlık sebepleri: a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.[7] b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez. II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.[8] e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması. III- Zorlayıcı sebepler: İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması. IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması. İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Derhal fesih hakkını kullanma süresi

4857 sayılı Kanun'un 25/II-(ı) bendi, işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesini haklı fesih sebebi olarak düzenlemiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/12882 Esas ve 2019/14618 Karar sayılı kararına konu olayda, iplik, dokuma ve boya gibi yanıcı maddelerin bulunduğu üretim ortamında işçinin makine arkasında sigara içerek iş güvenliğini doğrudan tehlikeye düşürmesi 25/II-(ı) kapsamında haklı fesih sebebi sayılmış, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü bozma nedeni yapılmıştır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/12882, K. 2019/14618Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2017/12882 E.  ,  2019/14618 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davacının, davalı işyerinde 08.05.2013-19.11.2014 tarihleri arasında çalıştığını, haksız olarak iş akdine son verildiğini, son günlük brüt ücretinin 61,11 TL olduğunu, yemek, servis ve Ramazan ayında erzak yardımı aldığını, haksız olarak işten çıkarılması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı talep ettiğini ileri sürerek; davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti: Davalı vekili; davacının davalı işyerinde 08.05.2013-19.11.2014 tarihleri arasında boyahane bölümünde jet operatörü olarak çalıştığını, davacının işyerinde çalışırken sigara içtiğini ve bunun vardiya amiri tarafından tespit edildiğini, durumun 14.11.2014 tarihinde insan kaynakları birimine bildirildiğini, davacının savunmasının alındığını, davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Yasasının 25. ve 26. maddeleri gereğince feshedildiğini, 5727 sayılı yasa ile sigara içilebilecek alanlar konusunda düzenleme yapıldığını, davacının işyerini izinsiz olarak terkettiğini de kabul ettiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davalının, davacının iş akdini Disiplin Yönetmeliğinin 16. maddesi uyarınca "iş yerinde sigara içilmesi yasak yerlerde sigara içmek yasak" kuralı uyarınca feshettiği, disiplin cezası ve eylem arasında ölçülülük ilkesinin işçiyi koruma amacı güttüğünü, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının jet makinası operatörü olduğu, bu makinanın kumaşların yıkandığı bir makina olup zeminin ıslak olduğu, çıkan mallarında ıslak olduğunu beyan ettiklerini, işçinin kurallara uymak zorunda olduğunu, ancak davacının feshe dayalı olay nedeni ile daha önceden verilmiş bir ihtarının bulunmadığı, ihtarla sonuç alınacabilecek bir olayın feshe gerekçe olamayacağını, sigara içmenin iş akdinin feshini gerektireceğine dair düzenleme olmadığı gibi disiplin yönetmeliğine aykırı her eyleminde feshi gerektireceğinin ortaya konulamadığını bu nedenle feshin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Karar süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Davacının, davalı işyerinde 08.05.2013-19.11.2014 tarihleri arasında jet operatörü olarak çalıştığı, işyerinde çalışırken sigara içmesi nedeni ile iş akdinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacı iş akdinin haksız fesih edildiğini iddia etmiş, davalı işveren ise davacının sigara içilmesi yasak olduğu halde çalışırken sigara içtiğini bunun iş güvenliğini tehlikeye attığını zira; daha sonrasında fabrikada yanğın çıktığını, davacının da iş güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü belirterek feshin haklı olduğunu savunmuştur. Mahkemece davacının feshe dayalı olay nedeni ile önceden ihtarının bulunmadığı bunun yanında işyerinde sigara içmenin iş akdinin feshini gerektireceğine dair bir düzenlemede olmadığı gerekçesi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçinin iş güvenliğini gözetmesi yasa gereğidir. Somut uyuşmazlıkta davacı işçinin iplik, dokuma ve boya yapılan tekstil işinde boyama yaparken makinanın arkasına geçerek sigara içtiği kendi el yazılı savunması ile sabittir. İplik, dokuma, tekstil, boya işi yapılan işyerinde sigara içmenin yasak olması işin gereği olup tüm işçiler tarafından bilinebilecek durumdadır. Yapılan işin niteliği dikkate alındığında iş yerinde imalat sırasında sigara içmenin ne kadar tehlikeli olacağı ortadadır. Davacı işçi çalışırken makinanın arkasında yanıcı maddelerin olduğu bir ortamda sigara içerek iş güvenliğini doğrudan doğruya tehlikeye düşürmüştür. Davacının bu davranışı İş Kanunu'nun 25/II- ı maddesine aykırı olup işveren feshinin haklı olduğunun gözden kaçırılarak kıdem ve ihbar tazminatının reddi yerine kabulü bozmayı gerektirmiştir. F)SONUÇ: Temyiz olunan kararın açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İş Kanunu'nun 25. maddesinin son fıkrası uyarınca, işveren haklı fesih iddiasında bulunsa dahi işçi feshin kanuni sebeplere uygun olmadığı gerekçesiyle Kanun'un 18, 20 ve 21. maddeleri çerçevesinde işe iade ve iş güvencesi talepleriyle yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

Çalışma Sürelerinin İspatında Puantaj Kayıtları

İşyerinde çalışma sürelerinin belirlenmesinde puantaj kayıtları yazılı delil niteliği taşır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/12950 Esas ve 2019/22063 Karar sayılı ilamı gereğince, puantaj kayıtlarının aksinin tanık anlatımlarıyla ispatlanması hukuken mümkün değildir.

Çay ve sigara molaları çalışma süresinden sayılır mı?

Hayır, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz. Ara dinlenmesi niteliğindeki çay ve sigara molalarının çalışma süresine dahil edilmesi yönünde kanuni bir zorunluluk bulunmamakla birlikte işverenin takdiriyle bu süreler çalışma süresinden sayılabilir.

Mola sırasında çalışmaya devam eden işçinin süresi nasıl değerlendirilir?

İşçi mola esnasında iş yapmaya devam ediyorsa bu süre çalışma süresinden sayılır; işçinin işi fiilen bırakarak dinlenmesi halinde ise geçen süre ara dinlenmesi kabul edilir.

İşveren ara dinlenmesini çay ve sigara molaları olarak bölebilir mi?

Evet, iklim, mevsim, yerel gelenekler ve işin niteliğine göre sözleşmelerle ara dinlenmeleri aralı olarak verilebilir; ancak parçalı molaların toplamı kanunda belirlenen asgari sürenin altına inemez.

Belirlenen dinlenme süreleri dışında sigara molası verilmesinin hukuki yaptırımı nedir?

Ara dinlenme süresi dışında işin bırakılması çalışma süresi ihlali teşkil eder ve disiplin cezası veya uyarı konusu yapılabilir; ayrıca yanıcı ortamda sigara içilerek iş güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi somut olaya göre haklı fesih sonucunu doğurabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu