Boşanmadan Önce Mal Paylaşımı: Hukuki Yollar ve Koşullar

by Avukat Erdal Ersoy
Boşanmadan Önce Mal Paylaşımı: Hukuki Yollar ve Koşullar

Evlilik sürerken mal rejimini mahkeme kararıyla veya noterde yapılan mal rejimi sözleşmesiyle değiştirmek ve belirli malvarlığı değerleri üzerinde koruma kararı almak mümkündür. Avukat aracılığıyla uzlaşma Türk Medeni Kanunu’nda değil, Avukatlık Kanunu m. 35/A’da düzenlenir. Bu yolların her biri farklı koşullara ve hukuki sonuçlara bağlıdır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 225Kaynağı aç
Madde 225 – Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. II. Malların geri alınması ve borçlar 1. Genel olarak
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 206Kaynağı aç
Madde 206- Haklı bir sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde haklı bir sebebin varlığı kabul edilir: 1. Diğer eşe ait malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haczedilmiş olması, 2. Diğer eşin, istemde bulunanın veya ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmüş olması, 3. Diğer eşin, ortaklığın malları üzerinde bir tasarruf işleminin yapılması için gereken rızasını haklı bir sebep olmadan esirgemesi, 4. Diğer eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması, 5. Diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması. Eşlerden biri ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun ise, onun yasal temsilcisi de bu sebebe dayanarak mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir. 2. Yetki
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 199Kaynağı aç
Madde 199 – Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir. Hâkim bu durumda gerekli önlemleri alır. Hâkim, eşlerden birinin taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisini kaldırırsa, re'sen durumun tapu kütüğüne şerhedilmesine karar verir. VI. Durumun değişmesi
1136 sayılı AVUKATLIK KANUNU m. 35/AKaynağı aç
Madde 35/A – (Ek: 2/5/2001 – 4667/23 md.) Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda, tarafların kendi iradeleriyle istem sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla, müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler. Karşı taraf bu davete icabet eder ve uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınır. Bu tutanaklar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesi anlamında ilâm niteliğindedir. Sır saklama:

Mal Rejimi Ne Zaman Sona Erer?

TMK m. 225 uyarınca mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Mahkemenin evliliği iptal etmesi, boşanmaya karar vermesi ya da mal ayrılığına geçilmesine hükmetmesi durumunda ise mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. Bu düzenleme, sona erme anının boşanma kararının kesinleşmesi değil, davanın açıldığı tarihi esas aldığını ortaya koymaktadır.

Mahkeme Yoluyla Mal Ayrılığına Geçiş

TMK m. 206, haklı bir sebep varsa hâkimin, eşlerden birinin istemi üzerine mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebileceğini düzenler. Özellikle diğer eşe ait malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haczedilmiş olması, diğer eşin istemde bulunanın veya ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmesi, ortaklık malları üzerindeki tasarruf için gereken rızayı haklı sebep olmadan esirgemesi, malvarlığı, gelir, borçlar veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması ve diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması bu kapsamda sayılır. Hâkim her başvuruda takdir yetkisini kullanır; dönüşüm her istemde zorunlu değildir.

Eşlerden biri sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksunsa onun yasal temsilcisi de bu sebeple mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir. Bu yetki, söz konusu sebeple sınırlıdır.

Mal ayrılığına dönüşüm davasında yetkili mahkeme, TMK m. 207 uyarınca eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Görevli mahkeme bu maddede düzenlenmemiştir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 207Kaynağı aç
Madde 207- Yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir. 3. Mal ayrılığına geçişten dönme

Noterde Mal Rejimi Sözleşmesi

Mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Eşler, istedikleri mal rejimini kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilir. Sözleşme noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır; evlenme başvurusu sırasında seçilen rejim yazılı olarak da bildirilebilir. Sözleşmeyi taraflar ve gerektiğinde yasal temsilcileri imzalar.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 203Kaynağı aç
Madde 203- Mal rejimi sözleşmesi, evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Taraflar, istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler. II. Sözleşme ehliyeti
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 205Kaynağı aç
Madde 205- Mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Ancak, taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler. Mal rejimi sözleşmesinin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur. C. Olağanüstü mal rejimi I. Eşlerden birinin istemi ile 1. Karar

Mahkemece mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâlinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.

Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde Paylaşım

Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eş veya mirasçıları, TMK m. 236 uyarınca diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur; alacaklar takas edilir. Bu hüküm bu rejime özgüdür ve farklı bir mal rejimi seçilmişse uygulanmaz. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 236Kaynağı aç
Madde 236- Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. 2. Sözleşmeye göre a. Genel olarak

Hâkimin Malvarlığını Koruma Kararı

TMK m. 199, ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hâkime yetki tanır. Hâkim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak istemde bulunan eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir. Bu karar genel ve kendiliğinden bir mal paylaşımı değildir. Hâkim gerekli önlemleri alır; eşlerden birinin taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırırsa durumun tapu kütüğüne resen şerhedilmesine karar verir.

Aile Konutunun Korunması

TMK m. 194 uyarınca eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutunu devredemez, aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz ve kira sözleşmesini feshedemez. Rızayı sağlayamayan ya da haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir. Aile konutu kira ile sağlanmışsa sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir; bildiren eş diğeriyle müteselsilen sorumlu olur.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 194Kaynağı aç
Madde 194- Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir. Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir.[16] Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur. E. Birliğin korunması I. Genel olarak

Aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir; bu işlem için mahkeme kararına gerek yoktur.

Avukat Aracılığıyla Mahkeme Dışı Uzlaşma

Avukatlık Kanunu m. 35/A, avukatlara dava açılmadan ya da duruşma başlamadan önce, tarafların kendi iradeleriyle elde edebilecekleri konularla sınırlı olmak kaydıyla, müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet etme yetkisi tanır. Uzlaşma sağlandığında; uzlaşma konusunu, yerini, tarihini ve karşılıklı yerine getirilmesi gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ve müvekkilleri tarafından birlikte imzalanır.

Avukatlık Kanunu m. 35/A, bu maddeye göre düzenlenen tutanakların İcra ve İflas Kanunu m. 38 anlamında ilam niteliğinde olduğunu belirtir. Bu nitelik, davanın açılmamış veya duruşmanın başlamamış olması ile tutanağın avukatlar ve müvekkillerce birlikte imzalanması koşullarına bağlıdır. İİK m. 38’de sayılan belgeler arasında avukat uzlaşma tutanağı ayrıca yer almaz.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 38Kaynağı aç
Madde 38 – (Değişik: 18/2/1965-538/20 md.) Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Bu maddedeki icra kefaletleri müteselsil kefalet hükmündedir.[25] Zamanaşımı:

Protokolün Bağlayıcılığı ve Tapu İntikali

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/20060, K. 2015/21590 sayılı kararında, taraflarca ve vekillerince içeriği ve imzaları inkâr edilmeyen, irade fesadına ilişkin soruşturma ve davaları da reddedilen bir protokolün, ilam niteliği taşımasa dahi tarafları bağlayıcı olduğu hükme bağlanmıştır. Bu sonuç, söz konusu davadaki somut koşullara — inkâr yokluğu ve irade fesadı davalarının reddi — dayanmaktadır; her protokol için genel bir kural olarak uygulanamaz.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/20060, K. 2015/21590Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2015/20060 E.  ,  2015/21590 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak … ile … aralarındaki Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak davasının reddine dair … 4. Aile Hukuk Mahkemesi'nden verilen 12.02.2014 gün ve 590/134 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: Davacı … vekili, boşanma davası ile birlikte açılıp tefrik edilen davada, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlara ilişkin olarak mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur. Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir(6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı isteklerine ilişkindir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesi “Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda, tarafların kendi iradeleriyle istem sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla, müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler. Karşı taraf bu davete icabet eder ve uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınır. Bu tutanaklar 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesi anlamında ilam niteliğindedir.” hükmünü amirdir. Söz konusu 29.07.2011 tarihinde imzalanan protokol anılan kanun maddesinde belirtildiği gibi davadan önce veya dava açılmışsa da duruşmadan evvel mahkemeye sunulmadığından İİK'nun 38.maddesi uyarınca ilam hükmünde değilse de taraflar ve vekillerince anlaşma metni ve imzalar inkar edilmediğinden, irade fesadına ilişkin soruşturma ve davalar ise red ve beraatle sonuçlandığından protokol tarafları bağlayıcı niteliktedir. Diğer yandan protokolde sözü geçen taşınmazların protokol uyarınca tapu sicilinde intikalleri yapıldığından mahkemece çözüme kavuşturulması gereken uyuşmazlık kalmamıştır. Mahkemece “ karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/20060, K. 2015/21590 sayılı kararında, protokolde sözü geçen taşınmazların protokol uyarınca tapuda intikal ettirilmesi nedeniyle çözülecek uyuşmazlık kalmadığını değerlendirmiştir. Karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesini doğru bulmamıştır.

Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan değer artış payı ve artık değere katılma alacağı talepleri, boşanma davasıyla birlikte açılıp tefrik edilen ayrı bir dava olarak da ileri sürülebilir. Bu usulün ayrıntılı koşulları mevcut kanun kesitlerinde yer almamaktadır.

Hâkimin Hukuki Nitelendirme Yetkisi

HMK m. 33 uyarınca maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek ise hâkime aittir. Bu ilke, mal paylaşımına ilişkin taleplerin hukuki dayanağının belirlenmesinde de belirleyici rol oynar.

Sık Sorulan Sorular

Evlilik bitmeden mal paylaşımı talep edilebilir mi?

Eşler, haklı sebep varsa TMK m. 206 çerçevesinde mal ayrılığına geçiş isteyebilir. TMK m. 203 ve m. 205 uyarınca evlenmeden önce veya sonra, noterde düzenleme ya da onaylama şeklinde mal rejimi sözleşmesi de yapabilirler. Mahkeme mal ayrılığına geçilmesine karar verirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olarak sona erer.

Mal ayrılığına geçmek için boşanma davası açmak gerekir mi?

Hayır. TMK m. 206, haklı sebebin varlığı hâlinde eşlerden birinin istemiyle, boşanma davası açılmasına gerek olmaksızın mal ayrılığına geçiş davası açılmasına imkân tanır.

Mal ayrılığına geçiş davasında hangi mahkeme yetkilidir?

TMK m. 207 uyarınca yetkili mahkeme, eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Görevli mahkeme bu madde kapsamında düzenlenmemiştir.

Eşler anlaşırsa avukat aracılığıyla yaptıkları tutanak bağlayıcı olur mu?

Avukatlık Kanunu m. 35/A'nın aradığı koşulları eksiksiz taşıyan uzlaşma tutanakları ilam niteliğindedir ve mahkeme ilamı gibi icra edilebilir. Bunun için davanın henüz açılmamış ya da duruşmaya başlanmamış olması ve tutanağın avukatlarla müvekkiller tarafından birlikte imzalanmış olması gerekir.

Taşınmaz üzerindeki tasarrufu evlilik devam ederken kısıtlatmak mümkün mü?

Evet. TMK m. 199 çerçevesinde hâkim, ailenin ekonomik varlığını veya evlilik birliğinden doğan mali yükümlülüğü korumak gereken ölçüde, belirli malvarlığı değerleri üzerindeki tasarrufları eşin rızasına bağlayabilir. Taşınmaz söz konusu olduğunda tasarruf yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesi hâlinde durum tapu kütüğüne resen şerhedilir.

Aile konutu şerhi nasıl konulur?

TMK m. 194 uyarınca aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne şerh verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir; bu işlem için mahkeme kararına gerek yoktur. Şerh için tapu müdürlüğünce aranan belgeler ve ayrıntılı usul bu maddede belirtilmemiştir.

Mal rejimi sözleşmesi ne şekilde yapılır?

TMK m. 205 uyarınca mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama biçiminde yapılır. Evlenme başvurusu sırasında taraflar hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilir. Sözleşmenin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur. TMK m. 203 uyarınca bu sözleşme evlenmeden önce veya sonra yapılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu