Bilirkişinin Görev Alanı ve Mahkemenin Sevk ve İdaresi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 278/1 uyarınca bilirkişi, görevini mahkemenin sevk ve idaresi altında yerine getirir. Bilirkişi bağımsız bir karar mercii olmayıp incelemesini mahkemenin çizdiği sınırlar dâhilinde yürütmekle yükümlüdür. Kanunun 278/2 hükmü gereğince, görev alanı veya bu alanın sınırları hakkında tereddüde düşen bilirkişi, söz konusu tereddüdün giderilmesini her zaman mahkemeden talep edebilir. Böylece görevin kapsamı ve hukuki çerçeve bizzat mahkeme tarafından belirlenerek sürecin usule uygun işlemesi temin edilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 278Kaynağı aç
Tarafların Bilgisine Başvurulması ve Eşitlik İlkesi
HMK m. 278/3 hükmüne göre bilirkişi, incelemesini gerçekleştirirken ihtiyaç duyması ve mahkemenin de uygun bulması kaydıyla tarafların bilgisine başvurabilir. Ancak taraflardan birinin bilgisine başvurulacağı durumlarda, mahkemece bilirkişiye taraflardan biri bulunmaksızın diğerinin dinlenemeyeceği hususu önceden hatırlatılır. Bu kural, yargılamanın temel prensiplerinden olan tarafların eşitliği ve adil yargılanma hakkının korunmasını, bilirkişi incelemesi sırasında taraflardan yalnızca birinin tek taraflı beyanlarıyla sürecin yönlendirilmesinin engellenmesini amaçlar.
Eşya Üzerinde İnceleme ve Tanıkların Dinlenmesini Talep Yetkisi
Bilirkişinin oy ve görüşünü açıklayabilmesi bakımından bir şey üzerinde inceleme yapması zorunlu olduğu takdirde, HMK m. 278/4 uyarınca mahkeme kararı ile gerekli inceleme yapılabilir. Kanun, bu işlemin icrası sırasında tarafların da hazır bulunabileceğini açıkça düzenlemiştir. Öte yandan işin nitelik ve özellikleri zorunlu kılıyorsa, bilirkişi daha önceden mahkemece dinlenmiş bulunan tanıkların, bilgi eksikliğinin giderilmesi amacıyla kendi huzurunda bir kez daha dinlenilmesini mahkemeden talep edebilmektedir.
Mahkemeye Getirilmesi Güç Belgelerin Yerinde İncelenmesi
Dava dosyasına intikali güçlük arz eden veya adliyeye getirilmesi sakınca doğuran belgeler söz konusu olduğunda, 6100 sayılı Kanun'un 218. maddesinin birinci fıkrası uyarınca inceleme belgenin bulunduğu yerde gerçekleştirilebilir. Bu işlem mahkeme hâkimi yahut görevlendirilen bilirkişi eliyle yürütülür; sunulan suretlerin asıllarıyla uygunluğu denetlenerek bir tutanağa bağlanır ve lüzum görülmesi hâlinde teknik vasıtalarla kayıt altına alınır. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre, hâkimin yerinde inceleme talimatının icrasını haklı bir mazeret sunmaksızın engelleyen kişiler hakkında sebep oldukları giderlerin yanı sıra disiplin para cezası uygulanabilir ve icap ettiğinde zor kullanma tedbirine de başvurulabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 218Kaynağı aç
Bilirkişi Raporunun Taşıması Gereken Nitelikler ve Hâkimin Takdiri
Bilirkişi raporu, HMK m. 278 ve m. 279 çerçevesinde somut ve bilimsel verilere dayanan, yargısal denetime elverişli bilgi ve belgeleri içeren bir gerekçe ihtiva etmek zorundadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (E. 2017/1526, K. 2018/1948) kararında açıklandığı üzere, bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz ve hâkim raporu serbestçe takdir eder. Mahkeme rapordaki eksiklik veya belirsizliklerin giderilmesi için HMK m. 281 gereğince ek rapor alabileceği gibi, gerçeğin ortaya çıkması amacıyla yeniden görevlendireceği bir bilirkişi eliyle tekrar inceleme yaptırma yetkisine de sahiptir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1526, K. 2018/1948Kaynağı aç
Yargı denetimine elverişli bir bilirkişi raporunda, uyuşmazlığa konu alacak veya bedellerin hangi bilimsel yöntem ve usullerle hesaplandığının açıkça gösterilmesi gerekir. Taraflardan birinin ya da davalı kurumun sunduğu hesaplamaların raporda açıklama yapılmaksızın aynen tekrarlanması ve denetime elverişli somut bir hesap ortaya konulmaması durumunda rapor hükme esas alınamaz. Özellikle kamu zararı veya alacak iddialarında, somut olaya uygulanacak mevzuat hükümleri irdelenmeden ve denetlenebilir bir hesap tablosu oluşturulmadan tanzim edilen raporlar hüküm kurmaya yeterli kabul edilmemektedir.
Bilirkişi inceleme yaparken taraflardan yalnızca birini dinleyebilir mi?
Hayır, HMK m. 278/3 gereğince bilirkişinin tarafların bilgisine başvurabilmesi mahkemenin uygun bulmasına bağlıdır ve taraflardan biri hazır bulunmaksızın diğerinin dinlenemeyeceği hususu mahkemece bilirkişiye önceden hatırlatılır.
Bilirkişi görev sınırları konusunda tereddüde düşerse nasıl hareket etmelidir?
HMK m. 278/2 uyarınca bilirkişi, görev alanı veya sınırları hakkında tereddüde düşerse bu tereddüdün giderilmesini her zaman mahkemeden isteyebilir.
Hâkim bilirkişi raporu ile bağlı mıdır?
Hayır, bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz; hâkim raporu serbestçe takdir eder, eksik veya yetersiz bulursa ek rapor isteyebilir ya da yeni bir bilirkişi atayarak tekrar inceleme yaptırabilir.
Bilirkişinin kurum hesaplamasını aynen rapora aktarması yeterli midir?
Hayır, talep konusu bedellerin hangi teknik usullerle hesaplandığını açıklamayan, dayandığı bilimsel gerekçeleri göstermeyen ve salt taraf kurumun hesaplamasını tekrar eden raporlar denetime elverişli sayılmaz ve hükme esas alınamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

