Avel Kelimesinin Hukuki Niteliği ve Aval Kavramından Ayrımı
Avel, günlük ve argo kullanımda çoğu zaman küçültücü bir sıfat olarak karşılaşılan bir sözdür. Yazılışındaki yakınlık nedeniyle ticaret hukukundaki aval ile karıştırılabilir. Aval ise ticaret hukukuna özgü ve teminat niteliği taşıyan teknik bir kavramdır. Bu yakınlık yalnızca yazıma ilişkindir; iki söz aynı kelime değildir.
Ceza Hukukunda Hakaret Suçu ve İfadelerin Belirlenmesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle saldıran kişi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Kanun, bireyin manevi varlığını ve toplum içindeki saygınlığını koruma altına alırken hem somut olgu isnatlarını hem de soyut nitelikteki sövme fiillerini cezalandırmaktadır. Bir ifadenin hakaret teşkil edip etmediği saptanırken yalnızca kelimenin sözlükteki tanımına bağlı kalınmaz; ifadenin kullanıldığı somut koşullarda muhatabın şeref ve saygınlığını rencide etme gücüne sahip olup olmadığı değerlendirilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56]
veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi,
üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle
ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin
emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi
halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu
görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan
üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi
Ceza hukuku uygulamasında avel gibi kaba veya incitici sayılabilecek sözlerin hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığı incelenirken çok yönlü bir değerlendirme yapılır. Bu kapsamda ifadenin söylendiği ortamın özellikleri, taraflar arasındaki geçmiş ve mevcut hukuki münasebet, muhatabı bilerek küçük düşürme kastının mevcudiyeti, sözün dile getiriliş şekli, önceki tartışmanın düzeyi ve sarf edilen kelimenin anlık bir öfke tepkisi mi yoksa planlı bir saldırı mı olduğu birlikte nazara alınır.
İleti Yoluyla ve Gıyapta Hakaretin Şartları
Hakaret, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle de işlenebilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin ikinci fıkrası, fiilin bu yolla işlenmesi halinde maddenin önceki fıkrasında belirtilen cezaya hükmolunacağını düzenler.
Mağdurun bulunmadığı bir ortamda gıyaben hakaret edilmesi halindeyse ceza verilebilmesi kanunda özel bir koşula bağlanmıştır. Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, mağdurun gıyabında yapılan hakaret eyleminin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi zorunludur. Üç kişiyle ihtilat şartı gerçekleşmediği takdirde gıyapta hakaret suçu oluşmaz.
Hakaret Suçunda Cezayı Artıran Nitelikli Hâller
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin üçüncü fıkrasında suçun cezasını ağırlaştıran özel durumlar düzenlenmiştir. Buna göre hakaret fiili; bir kamu görevlisine yürüttüğü kamusal vazifeden ötürü yöneltilirse, muhatabın dini, felsefi, siyasi veya sosyal düşünce ve kanaatlerini benimsemesi, açıklaması veya yayması sebebiyle işlenirse yahut kişinin inandığı dinin kutsal kabul ettiği değerlere saldırı şeklinde gerçekleştirilirse, tayin edilecek cezanın alt sınırı bir yıldan az belirlenemez.
Söz konusu eylemin belirsiz sayıda kişinin algılayabileceği biçimde alenen işlenmesi durumunda aynı maddenin dördüncü fıkrası gereğince verilecek ceza altıda biri oranında artırılır. Maddenin beşinci fıkrası uyarınca, kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine yürüttükleri vazifelerinden dolayı hakaret edilmesi halinde ise suç kurulu oluşturan üyelerin tamamına karşı işlenmiş kabul edilir ve fail hakkında zincirleme suç yaptırımı uygulanır.
Haksız Fiile Tepki ve Karşılıklı Hakaret Hâlleri
Hakaret suçunun işlenişinde failin haksız bir fiile tepki verip vermediği yaptırımın belirlenmesinde özel bir hafifletici sebep kabul edilmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 129. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hakaretin haksız bir eyleme tepki olarak gerçekleştirilmesi durumunda hâkim cezayı üçte birine kadar indirebileceği gibi ceza vermekten tamamen de vazgeçebilir. Maddenin ikinci fıkrasına göre ise hakaret fiilinin kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi durumunda kişiye hiçbir şekilde ceza verilmez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 129Kaynağı aç
işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza
vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna
tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.
(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın
mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte
birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Kişinin hatırasına hakaret
Tarafların birbirlerine karşı küçültücü sözler sarf ettiği durumlarda da özel bir usul geçerlidir. Türk Ceza Kanunu'nun 129. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi hâlinde olayın özellikleri değerlendirilerek taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza verilmesinden vazgeçilmesine de karar verilebilir.
Şikâyet Süresi, Dava Şartları ve Uzlaştırma Yasağı
Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret ayrık tutulursa, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 131. maddesinin birinci fıkrası soruşturma ve kovuşturmayı mağdurun şikâyetine bağlamıştır. Şikâyet, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten başlayarak altı ay içinde kullanılmalıdır. Hakaret bakımından ayrıca bir üst sınır vardır: şikâyete bağlı bu suçta süre, hangi yolla hesaplanırsa hesaplansın, fiilin işlendiği günden itibaren iki yıllık süreyi aşamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 131Kaynağı aç
hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine
bağlıdır.
(2) Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin
hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş
veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Özel
Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar
Haberleşmenin gizliliğini ihlal[57]
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı
takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan
kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek
cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun
fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse
bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı
olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün
kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş
sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı
etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve
vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık
hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi
Mağdurun şikâyet başvurusunda bulunmadan önce hayatını kaybetmesi veya suçun ölmüş kimsenin hatırasına yönelmesi durumunda Türk Ceza Kanunu'nun 131. maddesinin ikinci fıkrası devreye girer. Bu halde vefat edenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eşi veya kardeşleri şikâyet başvurusunda bulunabilir. Suçun iştirak hâlinde işlendiği hallerde sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme diğer tüm sanıkları da kapsar. Ayrıca şikâyetten vazgeçme üzerine kamu davası düşmüş ve mağdur bu esnada şahsi haklarından da açıkça feragat etmişse sonradan hukuk mahkemesinde tazminat davası açamaz.
Hakaret suçu bakımından muhakeme şartları incelenirken uzlaştırma usulünün dikkate alınması şarttır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa dahi Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde tanımlanan hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 253Kaynağı aç
(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek
veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer
alan;[102]
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Tehdit
(madde 106, birinci fıkra),
4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
(madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi),
6. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Hırsızlık
(madde 141),
7. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155),[103]
8. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Dolandırıcılık
(madde 157),
9. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Suç eşyasının satın
alınması veya kabul edilmesi (madde 165),
10. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
11. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi
veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),
suçları.
c) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Mağdurun
veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla,
suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis
veya adli para cezasını gerektiren suçlar.
(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak
üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna
gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel
dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret
suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek
cümle: 26/6/2009 – 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu
kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması
hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:24/12/2025-7571/24 md.)
Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına
giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma
kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.[104][105][106][107]
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya
tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli
şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro
tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan
zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar
görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat
veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören,
kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını
bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. 106[108]
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve
uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.
(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan
adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura,
suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması
halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.
(7) Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet
veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya
suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
(8) Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi,
soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin
uygulanmasına engel değildir.
(9) (Mülga: 24/11/2016-6763/34 md.)
(10) Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi
sebepleri, uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde
bulundurulur.
(11) Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve
Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın
gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.[109]
(12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine
verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır.
Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında
yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.
(13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma
müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve
vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya
kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi
halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(14) Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle
ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı,
uzlaştırmacıya talimat verebilir.
(15) Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak
kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma
bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını
da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. (Ek
cümle: 24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırma bürosu
soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına
gönderir.
(16) Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya
suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin
düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan
edebilirler.
(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine
dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi
mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.
(18) Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna
gidilemez.
(19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin
edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı
kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside
bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar
aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde,
171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. (…)[110] Uzlaşmanın sağlanması
halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan
zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış
olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi
halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden
sayılır.[111]
(20) Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir
soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz.
(21) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar
görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren,
uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu
düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği
tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.
(22) (Değişik birinci cümle:
24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırmacıya Adalet
Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre ücret ödenir. Uzlaştırmacı
ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, yargılama giderlerinden sayılır.
Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından
karşılanır.
(23) Uzlaşma sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak bu Kanunda
öngörülen kanun yollarına başvurulabilir.
(24) (Değişik: 24/11/2016-6763/34 md.) Her Cumhuriyet başsavcılığı
bünyesinde uzlaştırma bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı ile
personel görevlendirilir. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer
aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden
görevlendirilir. Uzlaştırmacı, hazırladığı raporu, tutanakları ve varsa yazılı
anlaşmayı büroya gönderir. Uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyaları,
uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılır.[112]
(25) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.)Uzlaştırmacıların nitelikleri,
eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum
ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili,
uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet
başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve
esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve
raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve
esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Mahkeme tarafından uzlaştırma
Avel demek hakaret suçu oluşturur mu?
Avel kelimesinin hakaret oluşturup oluşturmadığı salt sözlük anlamına göre değil; kullanıldığı bağlama, muhatabı küçük düşürme kastına, tarafların ilişkisine ve sözün söyleniş tarzına göre belirlenir.
Hakaret suçunda şikâyet süresi ne kadardır?
Hakaret suçunda şikâyet hakkı fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır; ancak bu süre her hâlükarda fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yılı aşamaz.
Hakaret suçu uzlaşmaya tabi midir?
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, hakaret suçunda soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma yoluna gidilemez.
Karşılıklı hakaret halinde ceza verilir mi?
Türk Ceza Kanunu'nun 129. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca karşılıklı hakaret durumunda mahkeme olayın niteliğine göre taraflardan her ikisi veya biri hakkında cezayı üçte birine kadar indirebilir ya da ceza vermekten vazgeçebilir.
Bir kimsenin gıyabında hakaret edilmesi suç sayılır mı?
Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mağdurun gıyabında yapılan hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi zorunludur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

