Askeri Ceza Kanunu 106 ve 107. Madde Hükümleri

by Avukat Erdal Ersoy
Askeri Ceza Kanunu 106 ve 107. Madde Hükümleri

Askeri Ceza Kanunu'nun 106. maddesi, askeri karakola, nöbetçiye ve devriyeye karşı gerçekleştirilen hakaret, emri dinlememe, mukavemet ve fiilen taarruz fiillerini amire karşı işlenmiş sayarak cezalandırmaktadır. Kanunun 107. maddesi ise madunlara bu fasılda öngörülen ağır cezaların tatbik edilebilmesi için mafevkin rütbe ve kıdeminin madun tarafından herhangi bir suretle bilinmesi zorunluluğunu düzenlemektedir.

Karakol, Nöbetçi ve Devriyeye Karşı İşlenen Eylemler

Askeri Ceza Kanunu'nun 106. maddesi uyarınca askeri karakola, nöbetçiye veya devriyeye hakaret eden, bunları dinlemeyen, bunlara mukavemette bulunan yahut fiilen taarruz eden kişiler, bu fiilleri amire karşı yapmış sayılarak cezalandırılır. Karakol, nöbetçi ve devriye personelinin diğer asker kişilere karşı amir kabul edilmesi, eylemin görev nedeniyle kendilerine tanınan yetki sınırları dahilindeki müdahaleleri sırasında gerçekleşmiş olmasına bağlıdır. Hizmeti bizzat düzenleyip yürüten kendi amirleri ise bu kapsamın dışında bırakılmıştır.

Nöbetçi, karakol ve devriye görevi yürütenlerin amir niteliği genel ve mutlak bir yetki sağlamayıp sadece hakaret, emre itaatsizlikte ısrar, mukavemet ve fiilen taarruz eylemleri bakımından ve icra edilen görevle sınırlı olarak geçerlidir. Bu çerçevede nöbetçiye hakaret edilmesi amire hakaret, nöbetçiye karşı kasten yaralama fiilinde bulunulması üste fiilen taarruz, nöbetçinin emrinin dinlenmemesi emre itaatsizlikte ısrar ve nöbetçiye karşı direnme amire mukavemet suçunu meydana getirir. Görev ve yetki sınırları dışındaki müdahalelerde ise amirlik statüsü uygulanmaz.

Üstün Rütbe ve Kıdeminin Bilinmesi Şartı

Askeri Ceza Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca, kanunun beşinci faslında madunlar aleyhine belirlenen ağır cezaların tatbik edilebilmesi için mafevkin rütbe ve kıdeminin madunun malumu bulunması kanuni bir koşuldur. Madunun mafevkin rütbe ve kıdem durumunu bilmediğinin sabit olması halinde verilecek ceza genel hükümlere tabi kılınır.

Maddede geçen malum olmak tabiri kesin bilgi anlamına gelir. Beşinci fasılda yer alan fiiller bakımından asker kişinin mağdurun veya emrine uymadığı kişinin kendisinden kıdemli olduğunu bilmediği yönündeki savunması somut olayın koşullarına göre araştırılır. Bu inceleme sübjektif kabullere göre değil, objektif ölçütlerle yürütülür ve resmi elbise giyen personelin rütbe ile konumunun bilinmesi kural olarak esastır.

Nöbetçiye veya devriyeye karşı gelindiğinde hangi suçlar oluşur?

Nöbetçi, karakol veya devriye personeline hakaret edilmesi amire hakaret, kasten yaralama fiili üste fiilen taarruz, emrin dinlenmemesi emre itaatsizlikte ısrar ve personele karşı direnme amire mukavemet suçunu teşkil eder.

Nöbetçi ve devriyenin amir sayılmasının sınırları nelerdir?

Karakol, nöbetçi ve devriye personeli yalnızca icra ettikleri görevle sınırlı olarak ve görev yetkileri dahilindeki müdahaleleri sırasında amir kabul edilir; hizmeti düzenleyip yürüten kendi amirleri bu amirlik niteliğinin dışındadır.

Üstün rütbe veya kıdeminin bilinmediği savunması nasıl incelenir?

Üstün kıdeminin bilinmediği yönündeki savunmalar sübjektif beyanlarla değil objektif ölçütlerle incelenir; resmi üniformalı personelin rütbesinin bilinmesi esas olup bilmediği kesinleşirse genel hükümlere göre ceza tayin edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu