Anonim Şirketlerde Denetim, Denetçinin Görevleri ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Anonim Şirketlerde Denetim, Denetçinin Görevleri ve Şartları

Anonim şirketlerde denetim; finansal tablolar ile yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunun mevzuata uygunluğunu inceleyerek şeffaflığı ve güvenilirliği sağlayan yasal bir denetim sürecidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 397/1 uyarınca denetime tabi anonim şirketlerin ve şirketler topluluğunun finansal tabloları, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan Türkiye Denetim Standartlarına uygun olarak denetçi eliyle denetlenir. Bu çerçevede, yönetim kurulunun hazırladığı yıllık faaliyet raporundaki finansal bilgilerin denetlenen tablolarla tutarlılığı ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığı da denetim kapsamına dahildir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 397Kaynağı aç
MADDE 397- (1) (Değişik: 26/6/2012-6335/18 md.) Dördüncü fıkra uyarınca denetime tabi olan anonim şirketlerin ve şirketler topluluğunun finansal tabloları denetçi tarafından, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yayımlanan uluslararası denetim standartlarıyla uyumlu Türkiye Denetim Standartlarına göre denetlenir. Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu içinde yer alan finansal bilgilerin, denetlenen finansal tablolar ile tutarlı olup olmadığı ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığı da denetim kapsamı içindedir. (2) (Değişik: 26/6/2012-6335/18 md.) Denetime tabi olanlar, hazırlanmış olan finansal tablolarının denetimden geçip geçmediğini, denetimden geçmiş ise denetçi görüşünü ilgili finansal tablonun başlığında açıkça belirtmek zorundadır. Bu hüküm, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu için de uygulanır. Denetime tabi olduğu hâlde, denetlettirilmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, düzenlenmemiş hükmündedir. (3) Şirketin ve topluluğun finansal tabloları ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporunun sunulmasından sonra değiştirilmişse ve değişiklik denetleme raporlarını etkileyebilecek nitelikteyse, finansal tablolar ile, birinci fıkra çerçevesinde yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu yeniden denetlenir. Yeniden denetleme ve bunun sonucu, raporda özel olarak açıklanır. Denetçi görüşünde de yeniden denetlemeyi yansıtan uygun eklere yer verilir. (4) (Ek: 26/6/2012-6335/18 md.) 398 inci madde kapsamında denetime tabi olacak şirketler Cumhurbaşkanınca belirlenir.[52] (5) (Ek: 28/3/2013-6455/80 md.) Dördüncü fıkra kapsamı dışında kalan anonim şirketler (…)[53] bu fıkra hükümlerine göre denetlenir. Denetime ilişkin usul ve esaslar ile bu fıkra uyarınca denetim yapacak denetçilerin niteliklerine, uyacakları etik ilkelere, görev ve yetkilerine, seçilmelerine, görevden alınmalarına veya ayrılmalarına; denetimin ve denetim raporlarının içeriğine ve raporun genel kurula sunulmasına ilişkin hususlar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Kanunun denetçinin sorumluluğuna ilişkin hükümleri, bu fıkra uyarınca denetim yapacak denetçilere de kıyasen uygulanır.52 (6) (Ek: 28/3/2013-6455/80 md.) Beşinci fıkra kapsamında denetime tabi olduğu hâlde söz konusu denetimi yaptırmayanların finansal tabloları ve yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu düzenlenmemiş hükmündedir. B) Konu ve kapsam

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 397/2 gereğince denetime tabi şirketler, finansal tablolarının denetimden geçip geçmediğini ve denetimden geçmiş ise denetçi görüşünü ilgili finansal tablonun başlığında açıkça belirtmek zorundadır; bu yükümlülük yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu için de geçerlidir. Denetime tabi olduğu hâlde denetlettirilmemiş olan finansal tablolar ile yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu, hem Kanunun 397 nci maddesinin 2 nci fıkrası hem de 6 ncı fıkrası uyarınca hukuken düzenlenmemiş hükmündedir.

Denetimin Kapsamı, Standartları ve Yeniden Denetim Esasları

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 397/4 uyarınca 398 inci madde kapsamında bağımsız denetime tabi olacak şirketler Cumhurbaşkanınca belirlenir. Bu kapsam dışında kalan şirketler için ise denetime ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir. Şirketin ve topluluğun finansal tabloları ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporunun sunulmasından sonra yönetim kurulunca değiştirilmişse ve bu değişiklik denetleme raporlarını etkileyebilecek nitelikteyse, 6102 sayılı Kanun m. 397/3 uyarınca bu belgeler yeniden denetlenir. Yeniden denetleme ve bunun sonucu raporda özel olarak açıklanır ve denetçi görüşünde yeniden denetlemeyi yansıtan uygun eklere yer verilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 398 uyarınca denetim; şirketin envanterini, muhasebe kayıtlarını, iç denetim sistemini ve yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunun detaylı şekilde incelenmesini içerir. Denetçi, finansal tabloların Türkiye Muhasebe Standartlarına, kanun hükümlerine ve şirket esas sözleşmesine uygunluğunu dürüst resim ilkesi çerçevesinde denetler. Şirketler topluluğunda topluluğun konsolide finansal tablolarından sorumlu olan denetçi, konsolidasyona dahil edilen tüm şirketlerin kayıtlarını, uyarlamalarını ve mahsuplarını denetlemek zorundadır; bu zorunluluk, ilgili şirketin Kanun hükümlerine uygun bir denetimden geçmiş olması veya yurt dışında eşdeğer bir denetime tabi tutulmuş bulunması durumunda istisnaya tabidir.

Denetçinin bir diğer asli görevi risklerin erken teşhisi sisteminin incelenmesidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 398/4 uyarınca denetçi, yönetim kurulunun 378 inci madde gereğince şirketin varlığını, gelişmesini ve devamını tehlikeye düşüren risklerin erken teşhisi ve yönetimi amacıyla kurmakla yükümlü olduğu sistem ve komiteyi denetler. Denetçi; bu sistemin kurulup kurulmadığını, sistemin yapısını ve komitenin uygulamalarını inceleyerek tespitlerini içeren ayrı bir rapor düzenler ve bu raporu esas denetim raporu ile birlikte şirket yönetim kuruluna sunar.

Denetçinin Seçimi, Tescili ve Görevden Alınması

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 399 uyarınca denetçi, her faaliyet dönemi bitmeden önce şirket genel kurulu tarafından seçilir. Seçim gerçekleştikten sonra yönetim kurulu denetçinin tescil ve ilan işlemlerini yerine getirmekle yükümlüdür. Şirket genel kurulunun faaliyet dönemi bitimine kadar denetçi seçememesi durumunda veya seçilen denetçinin görevini ifa edemediği hallerde; yönetim kurulu, yönetim kurulu üyelerinden her biri veya herhangi bir pay sahibi mahkemeye başvurarak denetçi atanmasını isteyebilir.

Genel kurulca seçilen veya mahkemece atanan bir denetçinin görevden alınabilmesi haklı sebeplerin varlığına bağlıdır. Özellikle denetçinin taraflı davrandığına ilişkin somut şüpheler bulunması, mahkeme tarafından denetçinin azledilerek yerine yeni bir denetçi atanması için haklı sebep kabul edilir. Bunun yanı sıra şirketler topluluğuna ilişkin özel durumlarda, 6102 sayılı Kanun m. 406 uyarınca denetçinin hakim şirket ilişkilerine dair sınırlandırılmış olumlu görüş vermesi, görüş vermekten kaçınması veya yönetim kurulunun hakim şirketle yapılan işlemler nedeniyle şirketin zarara uğradığını ve denkleştirilmediğini beyan etmesi hâllerinde, her pay sahibi mahkemeden özel denetçi atanmasını talep edebilir.

Kimler Denetçi Olabilir ve Denetçilik Yasakları Nelerdir?

Anonim şirketlerde bağımsız ve tarafsız bir denetim yürütülmesi amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 400 ile kapsamlı denetçilik engelleri ve yasaklar öngörülmüştür. Denetlenecek şirkette pay sahibi olanlar, yönetim kurulu üyeliği veya yöneticilik sıfatını taşıyanlar ile son üç yıl içerisinde bu görevleri yürütmüş olan kişiler aynı şirkette denetçi olamaz. Benzer şekilde, şirket yönetim kurulu üyeleriyle alt ve üst soy bağı bulunanlar, eşler ve üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan veya kayın hısımlığı olan kişilerin denetçi seçilmesi kanunen yasaktır.

Bağımsızlığı zedeleyen hizmet çakışması ve ekonomik bağımlılık hâlleri de kanunda denetçilik engeli olarak düzenlenmiştir. Şirketin defterlerini tutan veya finansal tablolarının hazırlanmasına katkıda bulunan kişilerin aynı şirkette denetçi olması yasaktır. Ayrıca bir denetçinin mesleki gelirinin yüzde otuzundan fazlasını tek bir şirketten veya o şirketin bağlı olduğu şirketler topluluğundan elde etmesi ekonomik bağımlılık oluşturduğundan denetçilik görevine engel teşkil eder. Kanundaki rotasyon kuralı uyarınca ise, aynı şirkette on yıl içinde toplam yedi yıl denetçilik yapan bir kişi, aradan üç yıl geçmedikçe aynı şirkette yeniden denetçi seçilemez.

Yönetim Kurulunun Bilgi Verme Borcu ve Denetçinin İnceleme Yetkileri

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 401 gereğince şirket yönetim kurulu, finansal tabloları ve yıllık faaliyet raporunu hazırlayıp onaylayarak gecikmeksizin denetçiye sunmak zorundadır. Yönetim organı yalnızca bu belgeleri sunmakla kalmayıp şirketin defterlerini, yazışmalarını, kasasını, kıymetli evrakını, envanterini ve tüm varlık ile borç kayıtlarını denetçinin incelemesine açık tutmalıdır. Yönetim kurulu denetçiye denetim için gerekli tüm imkanları sağlamakla yükümlü olup denetimi zorlaştırıcı veya engelleyici tavır ve davranışlarda bulunamaz. Konsolide finansal tablo hazırlamakla yükümlü şirketlerde yönetim kurulu, ana ve yavru tüm grup şirketlerinin mali tablolarını, faaliyet raporlarını ve varsa denetim raporlarını denetçiye vermek zorundadır. Ancak terör örgütleriyle iltisakı nedeniyle kayyım atanan şirketlerde, kayyımın atandığı yıl ve öncesi için yönetim kurulunun bu raporları onaylama zorunluluğu bulunmamaktadır.

Denetçi, finansal tabloların nihai hali kesinleşmeden önce de hazırlık denetimleri yürütebilir ve kanunun tanıdığı inceleme yetkilerini kullanabilir. Şirketler topluluğunda denetçinin inceleme ve bilgi alma yetkisi ana şirketle sınırlı olmayıp gerekli görüldüğü takdirde yavru şirketlerin kayıt ve belgelerine de erişimi kapsar. Denetçi ile yönetim kurulu arasında bilgi, belge ve defterlerin incelenmesi konusunda uyuşmazlık çıkması hâlinde 6102 sayılı Kanun m. 405 uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesi dosya üzerinden duruşmasız olarak karar verir ve mahkemenin vereceği bu karar kesindir.

Denetim Raporu, Görüş Vermekten Kaçınma ve Denetçinin Hukuki Sorumluluğu

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 402 gereğince denetçi, denetim raporunu herkesin anlayabileceği basit ve açık bir dille kaleme almak zorundadır. Rapor; finansal tabloları konu alan bir ana rapor ile faaliyet raporunun irdelenmesini içeren ayrı bir bölümden oluşur. Şirket defterlerinde ciddi belirsizlikler bulunması veya yönetim kurulu tarafından denetim yetkilerinin kısıtlanması durumunda denetçi görüş vermekten kaçınır. 6102 sayılı Kanun m. 402 ve m. 403 uyarınca denetçinin görüş vermekten kaçınması, hukuki sonuç bakımından olumsuz görüş verilmesiyle aynı etkiyi doğurur.

Denetçiler, yardımcıları ve denetim kuruluşunun temsilcileri görevleri sırasında öğrendikleri ticari ve işletme sırlarını saklamakla yükümlüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 404 uyarınca bu yükümlülüğün kasten veya ihmalle ihlal edilmesi durumunda denetçiler, şirkete ve bağlı şirketlere verdikleri zararlardan müteselsilen sorumlu tutulur. İhmal sonucu oluşan zararlarda denetçinin tazminat borcu, pay senetleri borsada işlem gören şirketler ile borsa dışı şirketler için kanunda belirlenen azami sorumluluk tavanlarıyla sınırlandırılmıştır; zararın kasten verilmiş olması hâlinde bu kanuni üst sınırlar uygulanmaz ve gerçek zarar esas alınır. Denetçinin sorumluluğuna dayanan tazminat davaları rapor tarihinden itibaren beş yıllık zamanaşımına tabidir; denetçinin fiili suç teşkil ediyorsa Türk Ceza Kanunu'ndaki daha uzun ceza zamanaşımı süreleri uygulanır.

Denetime tabi anonim şirketin denetim yaptırmamasının yaptırımı nedir?

Denetime tabi olduğu hâlde denetlettirilmemiş olan finansal tablolar ile yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 397 uyarınca hukuken düzenlenmemiş sayılır ve geçerlilik kazanamaz.

Anonim şirketlerde denetçi nasıl seçilir ve genel kurul seçemezse ne yapılır?

Denetçi kural olarak faaliyet dönemi bitmeden önce şirket genel kurulu tarafından seçilip tescil ettirilir; genel kurul denetçi seçemediğinde veya denetçi görev yapamadığında mahkemeden denetçi atanması istenebilir.

Şirket pay sahibi veya yönetim kurulu üyeleri şirkete denetçi olabilir mi?

Şirkette pay sahibi olanlar, yöneticiler, bunların eşleri, alt-üst soyları, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile son üç yılda yöneticilik yapmış kişiler Türk Ticaret Kanunu m. 400 uyarınca denetçi olamaz.

Denetçiye karşı açılacak tazminat davalarında zamanaşımı süresi ne kadardır?

Denetçinin hukuki sorumluluğuna dayanan tazminat davaları denetim raporu tarihinden itibaren beş yıllık zamanaşımına tabidir; fiil ceza kanunları kapsamında suç teşkil ediyorsa daha uzun olan ceza zamanaşımı süresi uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu