7589 sayılı Kanun, icra satışlarından noterlik işlemlerine, idari yargılama usulünden Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki dava türlerine, ceza yaptırımlarından vesayet ve tazminat hesaplama kurallarına kadar pek çok temel kanunda değişiklikler getirmiştir. Yasal düzenlemeler yürürlük ve geçiş hükümleriyle birlikte farklı yargı kollarında yeni usul kuralları belirlemektedir.
İcra Açık Artırmaları ve Satış Usulündeki Düzenlemeler
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 114. maddesindeki düzenlemeye göre, paydaşların tamamının taşınmaz mülkiyetini miras yoluyla kazanması ve aralarında mirasçı sıfatı taşımayan üçüncü bir kişinin bulunmaması durumunda ilk açık artırma sadece mirasçı paydaşlara hasredilir. Bu özel artırma tek bir sefer tatbik edilir ve geçerli bir teklif sunulabilmesi için muhammen bedelin tamamının yani yüzde 100'ünün aşılması aranır. Söz konusu artırmada devir sağlanamazsa ikinci ihale genel usullere tabi kılınarak üçüncü kişilerin iştirakine açılır; bu aşamada muhammen kıymetin en az yüzde 50'si ile varsa öncelikli alacaklar ve paraya çevirme giderleri dikkate alınır. 31 Temmuz 2026 tarihinden önce ilanı yapılmış ihalelerde bu kural uygulanmaz.
Açık artırmada en yüksek teklifi vermesine rağmen ihale bedelini süresinde yatırmayan kişinin teminatı iade edilmez; teminattan öncelikle satış masrafları düşülür ve kalan tutar hak sahiplerine ya da ortaklığın giderilmesi satışında paydaşlara payları oranında dağıtılır. İhaleyi kazanan kişinin satış isteyen alacaklı olması hâlinde muhammen bedelin yüzde 10'u kendi alacağından mahsup edilir ve satış masrafları borçluya yüklenmeyip bu alacaklının üzerinde bırakılır. Ortaklığın giderilmesi satışında ihaleyi kazanan paydaşın bedeli yatırmaması durumunda alınan teminatın tamamı diğer paydaşlara payları oranında ödenir. Bedeli süresinde yatırmayan kişiye ayrıca teklif ettiği bedelin yüzde 5'i oranında idari para cezası verilir.
İhaleye iştirak etmeyi amaçlayan satış talep etmiş alacaklı, teklif verme vaktinin sona ermesinden önceki resmî çalışma gününün mesai bitimine dek icra müdürlüğüne başvuruda bulunursa, mevcuttaki alacak tutarının güvenceyi karşıladığı kısım ölçüsünde teminat verme zorunluluğundan muaf tutulur. Kamusal artırmalarda Hazine için teminat bildirme mecburiyeti bulunmamaktadır.
2004 sayılı Kanun'un 114. maddesine göre açık artırmanın başlangıç gününden en az on beş gün evvel birinci ve ikinci ihalenin yapılacağı zaman dilimi duyurulur. İlgili portallarda yayımlanan ilanlar teklif verme süreci tamamlanana dek yayında kalır; ikinci artırma ise ilkinin tamamlanmasından itibaren bir aylık süreyi aşmayacak biçimde takvime bağlanır. İhaleye dahil olmak isteyenlerin kıymetin yüzde onunu karşılayan teminatı yatırması icap eder; nakit teminatların ihale bitiminden önceki gün saat 23:30'a kadar yatırılması, kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektuplarının ise önceki iş gününün mesai bitimine dek icra dairesine teslimi zorunludur. Teklifi kabul edilerek taşınırı veya taşınmazı alan taraf, elektronik satış portalında düzenlenen tutanağın ilanını takip eden en geç yedi gün içinde ihale bedelini tamamen icra veznesi hesabına yatırır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 114Kaynağı aç
Noterlik İşlemlerinde Elektronik Gönderim ve Masraflar
1512 sayılı Noterlik Kanunu gereğince onaylı evrak taleplerinde noter, evrakın aslını dijital ortama aktararak güvenli elektronik imzayla tasdik eder ve hazırlanan elektronik sureti doğrudan talep eden kuruma elektronik vasıtalarla ulaştırır. Dijital gönderimin yapılamadığı istisnai durumlarda ise aslına uygunluğu onaylanan fiziki nüsha ilgili makama sevk edilir. Gerçekleştirilen bu işlemler yevmiye kaydına bağlanmaz; gönderim için gereken posta giderleri ile noterlik tarifesindeki yol gideri haricinde herhangi bir harç, vergi, değerli kâğıt bedeli ya da ilave mali yükümlülük tahsil edilmez.
İdari Yargı Teşkilatı ve Yargılama Usulü
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun geçici 27. maddesindeki geçiş süresi on yıldan on dört yıla uzatılmış ve ilgili geçiş hükümlerinin 23 Temmuz 2030 tarihine kadar uygulanmaması kabul edilmiştir. Bu değişiklik 23 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.
2576 sayılı Kanun'un 7. maddesindeki usul kuralı çerçevesinde, düzenleyici idari işlemler kapsam dışı olmak üzere, uyuşmazlık konusu 486 bin Türk lirasını geçmeyen tam yargı ve iptal talepleri idare mahkemelerinde tek hâkim eliyle karara bağlanır. Herhangi bir parasal limit aranmaksızın; öğrencilerin uzaklaştırma ve kurumdan ilişik kesme dışındaki disiplin yaptırımları, sınıf geçme, not takdiri, barınma, kredi ve burs süreçleri tek hâkimin görevindedir. Benzer şekilde memur ve diğer kamu görevlilerinin geçici görev, harcırah, lojman tahsisi, izin ve uyarma cezası işlemleri ile meslek icrasını engellemeyen mesleki disiplin cezaları ve 2022 sayılı Kanun kaynaklı aylık uyuşmazlıkları da heyet oluşturulmaksızın tek hâkimce karara bağlanır. Anılan düzenleme 31 Temmuz 2026 sonrasında ikame edilen davalar için geçerlidir.
2576 sayılı BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ, İDARE MAHKEMELERİ VE VERGİ MAHKEMELERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN m. 7Kaynağı aç
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi doğrultusunda istinaf dairesi, ilk derece merciince tesis edilen hüküm sonucunu hukuka uygun bulsa dahi gerekçede eksiklik veya isabetsizlik tespit ederse gerekçe kısmını bizzat yeniden yazarak veya maddi hataları düzelterek başvuruyu esastan reddedebilir. Yargılama dosyasının ilk derece mahkemesine iade edilebileceği durumlar kanunda tahdidi olarak sayılmıştır; mahkemenin görevsiz veya yetkisiz olması, çekilmesi gereken ya da reddedilmiş hâkimin hükme katılması, dava konularından biri hakkında karar verilmemiş bulunması, zorunlu tutulan keşif, bilirkişi veya duruşmanın yapılmamış olması bu nedenlerdendir. Bölge idare mahkemesi, keşif, bilirkişi veya duruşma noksanlıklarını doğrudan kendisi ikmal ederek davanın esasına dair hüküm kurma salahiyetine de sahiptir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre, istinaf incelemesinde ilk derece kararı kaldırılarak yeni bir esas hüküm kurulduğu takdirde, kanunda ayrık tutulan haller hariç, tebliğ tarihinden başlayarak 30 günlük hak düşürücü sürede Danıştay nezdinde temyiz kanun yoluna gidilebilir. Tek hâkim tarafından bakılan işler, tarım arazilerinin ve çiftçi mallarının muhafazasına ilişkin ihtilaflar, gayrimenkul zilyetliğine tecavüzün men'i davaları ile yabancılar ve uluslararası koruma mevzuatından kaynaklanan davalarda temyiz yolu kapalı tutulmuştur. Sırf avukatlık ücreti yahut yargılama harç ve masraflarını ilgilendiren ya da kanuni parasal eşiğe ulaşmayan kararlar temyize götürülemez. Bu kanun yolu denetimi 31 Temmuz 2026 tarihinden itibaren bölge idare mahkemelerince verilecek kararlara tatbik olunur.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Hukuk Yargılamasında Dava Türleri ve Usul İşlemleri
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Bu doğrultuda 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra açılacak davalarda HMK m. 107 hükmüne dayanılarak belirsiz alacak davası açılamaz; bu tarihten önce açılmış davalarda ise yürürlükten kaldırılan 107. madde uygulanmaya devam eder.
6100 sayılı Kanun'un 109. maddesi gereğince alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda davacı, tahkikat sona erinceye kadar iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talep sonucunu aynı dava içinde bir defaya mahsus artırabilir. Artırılan kısım yönünden zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
HMK m. 147 uyarınca hukuk yargılamasında duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç aydan uzun olamaz. Bilirkişi incelemesinin uzaması, istinabe yoluyla tahkikat işlemi yürütülmesi veya işin niteliğinden kaynaklanan başka zorunlu nedenlerin bulunması hâlinde hâkim daha uzun bir süre belirleyebilir; bu durumda gerekçenin açıkça gösterilmesi gerekir.
HMK m. 149 ve ilgili hükümleri çerçevesinde ses ve görüntü aktarımı yoluyla uzaktan duruşmaya katılanlar hakkında elle atılan imzaya ilişkin kurallar kural olarak uygulanmaz. Ancak ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh işlemleri bu muafiyetin istisnasıdır. Bu düzenleme 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girer.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 149Kaynağı aç
Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararlarda kabul veya reddedilen kısım HMK m. 341/2'deki parasal sınırın üzerindeyse temyiz yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararı ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın istinaf sınırını geçmemesi veya kararın yalnızca yargılama gideri ya da vekâlet ücretine ilişkin olması durumunda temyiz yolu kapalıdır.
Faiz Oranları ve Tazminat Hesaplama Esasları
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesi uyarınca, taraflar arasında akdi bir faiz kararlaştırılmadığı takdirde yasal faiz, Merkez Bankasının geçmiş senenin 31 Aralık gününde kısa vadeli kredilerde geçerli kıldığı reeskont nispetinin yüzde 80'i baz alınarak tespit edilir. Yılın ortasındaki 30 Haziran verisi, bir önceki 31 Aralık oranına nazaran en az beş puanlık bir farklılık gösterdiği takdirde, senenin kalan altı aylık diliminde 30 Haziran'daki güncel reeskont oranının yüzde 80'i tatbik edilir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi kapsamında bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarında kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminata haksız fiilin veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten, kazancın bilinmediği geleceğe yönelik döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemeler, ödeme tarihine göre hesaplanacak tazminattan oransal olarak düşülür. Bu kural 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra meydana gelen haksız fiiller ve zarar doğuran olaylar bakımından uygulanır.
6098 sayılı Kanun'un 55. maddesi genel ilkeleri uyarınca, bedensel bütünlüğün zedelenmesi ve ölüm sebebiyle destek kaybı zararlarının tazmininde mevzuat hükümleri ile sorumluluk hukukunun temel prensipleri esas alınır. Kurumlarca rücu imkânı bulunmayan sosyal güvenlik tahsisleri ile tazminat borcunu ifa niteliği taşımayan diğer edimler hesaplanan zarar tutarından tenkis edilemez. Ortaya çıkan nihai tazminat miktarı ise salt hakkaniyet gerekçesi öne sürülerek artırılamaz veya eksiltilemez.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 55Kaynağı aç
Vesayet Mallarının Satış Usulü
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 440 ve 444. maddeleri uyarınca vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirdiği takdirde değerli şeylerin dışındaki taşınırlar ve ilgilinin menfaatinin zorunlu kıldığı hâllerde taşınmazlar vesayet makamının talimatıyla açık artırmayla satılır. Hâkim taşınırın niteliği veya değerinin azlığını gözeterek pazarlıkla satışa karar verebilir; vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel değer taşıyan şeyler zorunluluk olmadıkça satılamaz. Taşınmazlarda denetim makamı da istisnai olarak pazarlıkla satışa karar verebilir. Vesayet makamının talimatıyla satılacak malların UYAP elektronik satış portalında satılması kabul edilmiş olup ihale vesayet makamının ihale tarihinden itibaren 10 gün içinde vereceği onama kararıyla tamamlanır. Elektronik satışa ilişkin bu düzenleme 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girer ve bu tarihten önce ilan edilen açık artırmalarda önceki hükümler uygulanır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 440Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 444Kaynağı aç
Ceza Hukuku ve Muhakemesinde Yapılan Değişiklikler
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesinde düzenlenen hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp menfaat temin etme suçunda, suça iştiraki yalnızca banka hesabı, kredi kartı, ödeme aracı veya hesaba erişim sağlayan zorunlu bilgi ve araçları vermekle sınırlı kalan kişilerin cezası yarı oranında indirilir. Bu indirim banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısındaki hesabın kullanılmasını sağlayan araçların verilmesi hâllerinde geçerlidir. 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla infaz aşamasında olan belirli hükümlülere ise mağdur zararını mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde tamamen giderme şartıyla etkin pişmanlık imkânı tanınmıştır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 80. maddesi uyarınca şüpheli ve sanıktan alınan numuneler üzerindeki genetik inceleme neticeleri kişisel veri kapsamında güvenceye alınır ve belirlenen gaye dışında kullanıma konu edilemez. Söz konusu veriler şahıs kimliğinden soyutlanarak ayrı bir kayıt sistemine aktarılır; bir nüshası delil mahiyetinde soruşturma ya da kovuşturma evrakına eklenir. Takipsizlik kararının kesinleşmesi, itirazın reddedilmesi, sanık hakkında beraat veya ceza tertibine yer olmadığı hükmünün kesinleşmesi hallerinde bu kayıtlar savcılık gözetiminde gecikmeksizin imha edilir. Diğer durumlarda ise hükmün kesinleşmesini izleyen 20 yıllık sürenin hitamında savcı huzurunda yok edilir. İlgili şahıs, saklanma gerekçesinin bittiğini veya haklı mazeret bulunduğunu belirterek kayıtların silinmesini mahkemeden isteyebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 80Kaynağı aç
5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları doğrudan istinaf incelemesine tabidir; üst mahkeme incelemesinde hem şekli usul kurallarına riayet hem de fiilin esasına dair hukuka aykırılıklar birlikte ele alınır. İki sene veya daha düşük süreli hapis ya da adli para cezalarında kanuni koşulların mevcudiyeti aranarak bu müessese uygulanabilir. Buna karşın işkence, eziyet ve kamu görevlilerinin vazifelerini ifa ederken gerçekleştirdikleri Anayasa'nın 17. maddesi kapsamındaki kötü muamele teşkil eden eylemlerde açıklamanın geri bırakılmasına karar verilemez.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 247. maddesi hükmü uyarınca kaçak durumundaki sanıklar aleyhine kovuşturma işlemleri sürdürülebilir; ne var ki evvelce bizzat sorgusu icra edilmemiş kimseler yönünden mahkûmiyet kararı verilemeyeceği gibi ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm de kurulamaz. Yargılama neticesinde yalnızca güvenlik tedbirine hükmedilmesi halinde, savunma imkânından yararlanmak amacıyla sanığın bizzat kendisi veya müdafii tarafından muhakemenin iadesi yoluna başvurulabilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 247Kaynağı aç
CMK m. 308 uyarınca Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışındaki kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Ceza Genel Kuruluna itiraz süresi, dosyanın Başsavcılığa teslim edildiği tarihten itibaren üç ay olarak uygulanır. Sanık lehine yapılacak itirazlarda süre aranmaz. Bu üç aylık süre 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra teslim edilen dosyalar bakımından geçerlidir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 308Kaynağı aç
Adli Tıp ve Bilirkişilik Disiplin Kuralları
2659 sayılı Kanun'un 26. maddesi kapsamında, adli tıp ihtisas kurullarının başkanlık ve üyelik kadrolarına tayin edilebilmek adına tıp yahut diş hekimliği dallarında uzmanlık belgesine veya bu sahalarda kazanılmış doktora derecesine sahip olunması mecburidir. Heyet başkan ve üyeleri ile grup ve ihtisas dairesi başkanlıklarının görev müddeti dört sene olarak tespit edilmiştir. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte fiilen dört yıl veya daha fazla süre hizmet vermiş olanların görevi nihayete erer; bu süreyi doldurmamış olanlar ise kalan zamanlarını tamamlayana kadar vazifede kalır.
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 63. maddesi kapsamında, yargı mensuplarının genel mesleki hukuk formasyonuyla aydınlatabileceği uyuşmazlıklarda bilirkişi incelemesine müracaat edilmesi uyarma disiplin cezası yaptırımına bağlanmıştır. Kanun maddelerinin tefsiri, vakıaların hukuken tavsifi, uyuşmazlığa tatbik edilecek normun saptanması ve varılacak hukuki netice doğrudan mahkemenin münhasır yargı yetkisinde kalır.
Miras yoluyla edinilen taşınmazların satışında ilk açık artırma nasıl yapılır?
Bütün maliklerin mülkiyet hakkını miras yoluyla edinmiş olması ve üçüncü kişi malik bulunmaması hâlinde ilk artırma yalnızca mirasçılar arasında yapılır ve teklifin muhammen kıymetin yüzde 100'ünü geçmesi gerekir.
İhale bedelini yatırmayan isteklinin teminatı ne olur?
En yüksek teklifi verip bedeli süresinde yatırmayan kişinin teminatı iade edilmez; satış masrafları düşüldükten sonra kalan tutar hak sahiplerine dağıtılır ve ayrıca teklif edilen bedelin yüzde 5'i oranında idari para cezası verilir.
Dolandırıcılık suçunda hesap veya kart bilgilerini veren kişilere indirim uygulanır mı?
Suça katılımı yalnızca banka hesabı, kredi kartı, ödeme aracı veya hesaba erişim sağlayan bilgi ve araçları vermekle sınırlı kalan faillere verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Belirsiz alacak davası açılması mümkün müdür?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesinin yürürlükten kaldırılması sebebiyle 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra açılacak davalarda belirsiz alacak davası açılamaz; bu tarihten önce açılmış davalarda ise önceki hüküm uygulanır.
Hukuk mahkemelerinde duruşma aralıkları ne kadardır?
Hukuk yargılamasında duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç aydan uzun olamaz; bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu nedenlerle daha uzun süre belirlendiğinde gerekçenin açıkça gösterilmesi zorunludur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

