7589 Sayılı Kanun ve Yargı Paketindeki Değişiklikler

by Avukat Erdal Ersoy
7589 Sayılı Kanun ve Yargı Paketindeki Değişiklikler

7589 sayılı Kanun, icra satışlarından noterlik işlemlerine, idari yargılama usulünden Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki dava türlerine, ceza yaptırımlarından vesayet ve tazminat hesaplama kurallarına kadar pek çok temel kanunda değişiklikler getirmiştir. Yasal düzenlemeler yürürlük ve geçiş hükümleriyle birlikte farklı yargı kollarında yeni usul kuralları belirlemektedir.

İcra Açık Artırmaları ve Satış Usulündeki Düzenlemeler

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 114. maddesindeki düzenlemeye göre, paydaşların tamamının taşınmaz mülkiyetini miras yoluyla kazanması ve aralarında mirasçı sıfatı taşımayan üçüncü bir kişinin bulunmaması durumunda ilk açık artırma sadece mirasçı paydaşlara hasredilir. Bu özel artırma tek bir sefer tatbik edilir ve geçerli bir teklif sunulabilmesi için muhammen bedelin tamamının yani yüzde 100'ünün aşılması aranır. Söz konusu artırmada devir sağlanamazsa ikinci ihale genel usullere tabi kılınarak üçüncü kişilerin iştirakine açılır; bu aşamada muhammen kıymetin en az yüzde 50'si ile varsa öncelikli alacaklar ve paraya çevirme giderleri dikkate alınır. 31 Temmuz 2026 tarihinden önce ilanı yapılmış ihalelerde bu kural uygulanmaz.

Açık artırmada en yüksek teklifi vermesine rağmen ihale bedelini süresinde yatırmayan kişinin teminatı iade edilmez; teminattan öncelikle satış masrafları düşülür ve kalan tutar hak sahiplerine ya da ortaklığın giderilmesi satışında paydaşlara payları oranında dağıtılır. İhaleyi kazanan kişinin satış isteyen alacaklı olması hâlinde muhammen bedelin yüzde 10'u kendi alacağından mahsup edilir ve satış masrafları borçluya yüklenmeyip bu alacaklının üzerinde bırakılır. Ortaklığın giderilmesi satışında ihaleyi kazanan paydaşın bedeli yatırmaması durumunda alınan teminatın tamamı diğer paydaşlara payları oranında ödenir. Bedeli süresinde yatırmayan kişiye ayrıca teklif ettiği bedelin yüzde 5'i oranında idari para cezası verilir.

İhaleye iştirak etmeyi amaçlayan satış talep etmiş alacaklı, teklif verme vaktinin sona ermesinden önceki resmî çalışma gününün mesai bitimine dek icra müdürlüğüne başvuruda bulunursa, mevcuttaki alacak tutarının güvenceyi karşıladığı kısım ölçüsünde teminat verme zorunluluğundan muaf tutulur. Kamusal artırmalarda Hazine için teminat bildirme mecburiyeti bulunmamaktadır.

2004 sayılı Kanun'un 114. maddesine göre açık artırmanın başlangıç gününden en az on beş gün evvel birinci ve ikinci ihalenin yapılacağı zaman dilimi duyurulur. İlgili portallarda yayımlanan ilanlar teklif verme süreci tamamlanana dek yayında kalır; ikinci artırma ise ilkinin tamamlanmasından itibaren bir aylık süreyi aşmayacak biçimde takvime bağlanır. İhaleye dahil olmak isteyenlerin kıymetin yüzde onunu karşılayan teminatı yatırması icap eder; nakit teminatların ihale bitiminden önceki gün saat 23:30'a kadar yatırılması, kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektuplarının ise önceki iş gününün mesai bitimine dek icra dairesine teslimi zorunludur. Teklifi kabul edilerek taşınırı veya taşınmazı alan taraf, elektronik satış portalında düzenlenen tutanağın ilanını takip eden en geç yedi gün içinde ihale bedelini tamamen icra veznesi hesabına yatırır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 114Kaynağı aç
Madde 114 – (Değişik:24/11/2021-7343/14 md.) Satış açık artırma ile yapılır. Birinci ve ikinci artırmanın yapılacağı gün ve saat aralığı, artırmaya başlangıç tarihinden en az on beş gün önce ilan edilir. Elektronik satış portalı ve Basın İlân Kurumu İlan Portalında yapılacak ilan, artırmanın bitimine kadar erişime açık tutulur. İkinci artırmanın başlangıç tarihi, birinci artırmanın bitimi tarihinden itibaren bir ayı geçmeyecek şekilde belirlenir. (Değişik fıkra: 13/10/2022 -7418/25 md.) Gazete ve internet haber sitesi ilanları Basın-İlân Kurumu aracılığıyla aşağıda belirtilen usulde yapılır. (Ek fıkra: 13/10/2022 -7418/25 md.) Toplam muhammen bedeli beş yüz bin Türk lirasına kadar olan satışlar için gazete veya internet haber sitesi ile ilan yapılıp yapılmayacağına icra dairesince alakadarların menfaatleri dikkate alınarak karar verilir. Ancak; 1. Toplam muhammen bedeli beş yüz bin Türk lirasının üzerinde ve iki milyon Türk lirasının altında olanlar, satışın yapılacağı yerde yayınlanan resmî ilan yayınlama hakkını haiz bir yerel gazete veya bir internet haber sitesinde ilan edilir. Satışın yapılacağı yerde resmî ilan yayınlama hakkını haiz yerel gazete veya internet haber sitesi yönetimi bulunmaması hâlinde ilan, icra dairesinin belirleyeceği aynı il mülki sınırları içerisinde bulunan başka bir yayın yerinde resmî ilan yayınlama hakkını haiz bir yerel gazete veya bir internet haber sitesi aracılığıyla duyurulur. 2. Toplam muhammen bedeli iki milyon Türk lirası ve üzerinde olanlar ise bir internet haber sitesinde veya yurt genelinde dağıtılıp satışa sunulan ve ilan talebi tarihinde günlük fiilî satışı elli bin adedin üzerinde olan resmî ilan yayınlama hakkını haiz bir gazetede yayınlatılır. 3. Gazete veya internet haber sitesinde yayınlanacak ilanlar eş zamanlı olarak Basın İlân Kurumu İlan Portalında da duyurulur. 4. Bu madde kapsamında Basın İlân Kurumu İlan Portalında yayınlanacak ilanlardan ücret alınmaz. 5. Bu fıkrada yer alan parasal limitler bir önceki yılın Aralık ayındaki yıllık Üretici Fiyat Endeksi esas alınarak Adalet Bakanlığı tarafından güncellenir ve her yıl 1 Şubat gününden itibaren geçerli olmak üzere aynı güne kadar Resmî Gazete’de ilan edilir. Parasal limitler olağanüstü hâllerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Cumhurbaşkanı kararı ile güncellenebilir. Gazete veya internet haber sitesi ile yapılacak ilanlara satış şartnamesi eklentisiyle geçirilmeyip, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, muhammen kıymeti ve bulunduğu yer, birinci ve ikinci artırmanın yapılacağı gün ve saat aralığı ile artırmaya ilişkin bilgilerin yer aldığı elektronik satış portalı yazılmakla iktifa olunur. İcra dairesince yapılması zaruri ilanlar dışında, taraflar elektronik satış portalında yer alan ilan metnini, masrafı kendilerine ait olmak üzere, diledikleri vasıtalarla ilan edebilir. Ancak hususi mahiyetteki bu ilan resmî muameleye tesir etmez. İlan edilen metinler arasında farklılık bulunması hâlinde elektronik satış portalında ilan edilen metin esas alınır. (Değişik ikinci cümle: 13/10/2022 -7418/25 md.) Şu kadar ki, gazetede, internet haber sitesinde, elektronik satış portalında veya Basın İlân Kurumu İlan Portalında ilanı yapılan metindeki hatalar, ihale tarihi değiştirilmeksizin sadece elektronik satış portalında ilanen düzeltilir. Bu düzeltme ilanı ilgililere ayrıca tebliğ edilmez. Elektronik satış portalında yapılacak ilanda aşağıdaki hususlar yer alır: 1. Satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, muhammen kıymeti, bulunduğu yer ve varsa görselleri ile artırma şartnamesinde yer alan diğer bilgileri. 2. Artırmaya katılabilmek için mahcuzun kıymetinin yüzde onunu karşılayacak tutardaki teminatın satışı yapan icra dairesinin banka hesabına yatırılmasının zorunlu olduğu, teminatın nakit olması durumunda en geç artırma süresinin bitiminden önceki gün saat 23:30’a kadar yatırılması gerektiği. 3. Gösterilecek teminatın teminat mektubu olması hâlinde, artırmaya katılacakların, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışa konu mahcuzun kıymetinin yüzde onunu karşılayacak tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunu, satışı yapan icra dairesine tevdi etmelerinin zorunlu olduğu. 4. Temsilci vasıtasıyla artırmaya katılacakların, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat etmelerinin zorunlu olduğu. 5. Hisseli satışın mümkün olduğu hâllerde açık artırma konusu malı belirli paylarla satın almak isteyen müşterek alıcıların, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat etmelerinin zorunlu olduğu. 6. Satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde artırmaya katılmak isteyen pay sahibinin, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat etmeleri hâlinde alacağın veya ortaklık payının teminatı karşıladığı miktar kadar kendilerinden teminat alınmayacağı. 7. Şartlar yerine gelmişse malın en yüksek teklif verene ihale edileceği. 8. Elektronik satış portalında verilecek tekliflerin haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi gerektiği. 9. İhale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması hâlinde, alınan teminatın iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından düşülmek üzere alacaklarına mahsuben hak sahiplerine ödeneceği. 10. Asgari ihale bedelinin teklif edilmemesi nedeniyle ihalenin yapılamadığı veya en yüksek teklif verenin ihale bedelini yatırmaması sebebiyle ihalenin iptal edildiği hâllerde ikinci artırmanın ilk açık artırmadaki şartlar çerçevesinde tekrar yapılacağı. 11. İhale alıcısının, satış bedelinin tamamını ihalenin gerçekleştiğine ilişkin tutanağın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde icra dairesi hesabına ödemesi gerektiği. 12. Satışa katılanların bütün ekleriyle birlikte şartnameyi görmüş ve içeriğini kabul etmiş sayılacakları. 13. İhalenin kesinleşmesi üzerine malın tescil ve teslim işlemlerinin yapılacağı. İhalenin kesinleşmesi üzerine taşınırın ihale alıcısına teslimi veya sicile kayıtlı malın ihale alıcısı adına tescili, damga vergisi ve katma değer vergisinin yatırılmasından sonra gerçekleştirilir. İhalenin yapılması:[49]

Noterlik İşlemlerinde Elektronik Gönderim ve Masraflar

1512 sayılı Noterlik Kanunu gereğince onaylı evrak taleplerinde noter, evrakın aslını dijital ortama aktararak güvenli elektronik imzayla tasdik eder ve hazırlanan elektronik sureti doğrudan talep eden kuruma elektronik vasıtalarla ulaştırır. Dijital gönderimin yapılamadığı istisnai durumlarda ise aslına uygunluğu onaylanan fiziki nüsha ilgili makama sevk edilir. Gerçekleştirilen bu işlemler yevmiye kaydına bağlanmaz; gönderim için gereken posta giderleri ile noterlik tarifesindeki yol gideri haricinde herhangi bir harç, vergi, değerli kâğıt bedeli ya da ilave mali yükümlülük tahsil edilmez.

İdari Yargı Teşkilatı ve Yargılama Usulü

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun geçici 27. maddesindeki geçiş süresi on yıldan on dört yıla uzatılmış ve ilgili geçiş hükümlerinin 23 Temmuz 2030 tarihine kadar uygulanmaması kabul edilmiştir. Bu değişiklik 23 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.

2576 sayılı Kanun'un 7. maddesindeki usul kuralı çerçevesinde, düzenleyici idari işlemler kapsam dışı olmak üzere, uyuşmazlık konusu 486 bin Türk lirasını geçmeyen tam yargı ve iptal talepleri idare mahkemelerinde tek hâkim eliyle karara bağlanır. Herhangi bir parasal limit aranmaksızın; öğrencilerin uzaklaştırma ve kurumdan ilişik kesme dışındaki disiplin yaptırımları, sınıf geçme, not takdiri, barınma, kredi ve burs süreçleri tek hâkimin görevindedir. Benzer şekilde memur ve diğer kamu görevlilerinin geçici görev, harcırah, lojman tahsisi, izin ve uyarma cezası işlemleri ile meslek icrasını engellemeyen mesleki disiplin cezaları ve 2022 sayılı Kanun kaynaklı aylık uyuşmazlıkları da heyet oluşturulmaksızın tek hâkimce karara bağlanır. Anılan düzenleme 31 Temmuz 2026 sonrasında ikame edilen davalar için geçerlidir.

2576 sayılı BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ, İDARE MAHKEMELERİ VE VERGİ MAHKEMELERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. (Değişik birinci fıkra: 8/6/2000 – 4577/3 md.) Uyuşmazlık miktarı yirmibeşbin Türk Lirasını aşmayan; a) Konusu belli parayı içeren idarî işlemlere karşı açılan iptal davaları, b) Tam yargı davaları, İdare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından çözümlenir. 2. (Değişik: 8/6/2000 – 4577/3. md.) 6 ncı maddenin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen uyuşmazlıklardan kaynaklanan toplam değeri yirmibeşbin Türk Lirasını aşmayan davalar, vergi mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından çözümlenir. 3. Bu tür davaların hakimler arasında dağılımına ilişkin esaslar, işlerde denge sağlanacak biçimde mahkeme başkanı tarafından önceden tespit edilir. Bölge İdare Mahkemelerinin görevleri:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi doğrultusunda istinaf dairesi, ilk derece merciince tesis edilen hüküm sonucunu hukuka uygun bulsa dahi gerekçede eksiklik veya isabetsizlik tespit ederse gerekçe kısmını bizzat yeniden yazarak veya maddi hataları düzelterek başvuruyu esastan reddedebilir. Yargılama dosyasının ilk derece mahkemesine iade edilebileceği durumlar kanunda tahdidi olarak sayılmıştır; mahkemenin görevsiz veya yetkisiz olması, çekilmesi gereken ya da reddedilmiş hâkimin hükme katılması, dava konularından biri hakkında karar verilmemiş bulunması, zorunlu tutulan keşif, bilirkişi veya duruşmanın yapılmamış olması bu nedenlerdendir. Bölge idare mahkemesi, keşif, bilirkişi veya duruşma noksanlıklarını doğrudan kendisi ikmal ederek davanın esasına dair hüküm kurma salahiyetine de sahiptir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
Madde 45 – (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.) 1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. [31] 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. [32] 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir. 6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.[33] 7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz. 8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz. Temyiz:

2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre, istinaf incelemesinde ilk derece kararı kaldırılarak yeni bir esas hüküm kurulduğu takdirde, kanunda ayrık tutulan haller hariç, tebliğ tarihinden başlayarak 30 günlük hak düşürücü sürede Danıştay nezdinde temyiz kanun yoluna gidilebilir. Tek hâkim tarafından bakılan işler, tarım arazilerinin ve çiftçi mallarının muhafazasına ilişkin ihtilaflar, gayrimenkul zilyetliğine tecavüzün men'i davaları ile yabancılar ve uluslararası koruma mevzuatından kaynaklanan davalarda temyiz yolu kapalı tutulmuştur. Sırf avukatlık ücreti yahut yargılama harç ve masraflarını ilgilendiren ya da kanuni parasal eşiğe ulaşmayan kararlar temyize götürülemez. Bu kanun yolu denetimi 31 Temmuz 2026 tarihinden itibaren bölge idare mahkemelerince verilecek kararlara tatbik olunur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – (Değişik: 18/6/2014-6545/20 md.) Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:[34] a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E.:2023/36 K.:2023/142 sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. c) (Ek:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar. d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları. f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları. g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar. h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar. ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar. i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar. j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar. k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar. l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar. m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar. n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar. Temyiz edilemeyecek kararlar:

Hukuk Yargılamasında Dava Türleri ve Usul İşlemleri

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Bu doğrultuda 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra açılacak davalarda HMK m. 107 hükmüne dayanılarak belirsiz alacak davası açılamaz; bu tarihten önce açılmış davalarda ise yürürlükten kaldırılan 107. madde uygulanmaya devam eder.

6100 sayılı Kanun'un 109. maddesi gereğince alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda davacı, tahkikat sona erinceye kadar iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talep sonucunu aynı dava içinde bir defaya mahsus artırabilir. Artırılan kısım yönünden zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

HMK m. 147 uyarınca hukuk yargılamasında duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç aydan uzun olamaz. Bilirkişi incelemesinin uzaması, istinabe yoluyla tahkikat işlemi yürütülmesi veya işin niteliğinden kaynaklanan başka zorunlu nedenlerin bulunması hâlinde hâkim daha uzun bir süre belirleyebilir; bu durumda gerekçenin açıkça gösterilmesi gerekir.

HMK m. 149 ve ilgili hükümleri çerçevesinde ses ve görüntü aktarımı yoluyla uzaktan duruşmaya katılanlar hakkında elle atılan imzaya ilişkin kurallar kural olarak uygulanmaz. Ancak ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh işlemleri bu muafiyetin istisnasıdır. Bu düzenleme 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girer.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 149Kaynağı aç
MADDE 149- (Başlığı ile Birlikte Değişik:22/7/2020-7251/17 md.) (1) Mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine talep eden tarafın veya vekilinin, aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapabilmelerine karar verebilir. (2) Mahkeme resen veya taraflardan birinin talebi üzerine; tanığın, bilirkişinin veya uzmanın aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden dinlenilmesine karar verebilir. (3) Mahkeme, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerde ilgililerin, aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden dinlenilmesine resen karar verebilir. (4) Mahkeme, fiilî engel veya güvenlik sebebiyle duruşmanın il sınırları içinde başka bir yerde yapılmasına, yargı çevresi içinde yer aldığı bölge adliye mahkemesi adalet komisyonunun uygun görüşünü alarak karar verebilir. (5) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir. Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması

Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararlarda kabul veya reddedilen kısım HMK m. 341/2'deki parasal sınırın üzerindeyse temyiz yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararı ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın istinaf sınırını geçmemesi veya kararın yalnızca yargılama gideri ya da vekâlet ücretine ilişkin olması durumunda temyiz yolu kapalıdır.

Faiz Oranları ve Tazminat Hesaplama Esasları

3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesi uyarınca, taraflar arasında akdi bir faiz kararlaştırılmadığı takdirde yasal faiz, Merkez Bankasının geçmiş senenin 31 Aralık gününde kısa vadeli kredilerde geçerli kıldığı reeskont nispetinin yüzde 80'i baz alınarak tespit edilir. Yılın ortasındaki 30 Haziran verisi, bir önceki 31 Aralık oranına nazaran en az beş puanlık bir farklılık gösterdiği takdirde, senenin kalan altı aylık diliminde 30 Haziran'daki güncel reeskont oranının yüzde 80'i tatbik edilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi kapsamında bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarında kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminata haksız fiilin veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten, kazancın bilinmediği geleceğe yönelik döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemeler, ödeme tarihine göre hesaplanacak tazminattan oransal olarak düşülür. Bu kural 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra meydana gelen haksız fiiller ve zarar doğuran olaylar bakımından uygulanır.

6098 sayılı Kanun'un 55. maddesi genel ilkeleri uyarınca, bedensel bütünlüğün zedelenmesi ve ölüm sebebiyle destek kaybı zararlarının tazmininde mevzuat hükümleri ile sorumluluk hukukunun temel prensipleri esas alınır. Kurumlarca rücu imkânı bulunmayan sosyal güvenlik tahsisleri ile tazminat borcunu ifa niteliği taşımayan diğer edimler hesaplanan zarar tutarından tenkis edilemez. Ortaya çıkan nihai tazminat miktarı ise salt hakkaniyet gerekçesi öne sürülerek artırılamaz veya eksiltilemez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 55Kaynağı aç
MADDE 55- Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır. d. Manevi tazminat

Vesayet Mallarının Satış Usulü

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 440 ve 444. maddeleri uyarınca vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirdiği takdirde değerli şeylerin dışındaki taşınırlar ve ilgilinin menfaatinin zorunlu kıldığı hâllerde taşınmazlar vesayet makamının talimatıyla açık artırmayla satılır. Hâkim taşınırın niteliği veya değerinin azlığını gözeterek pazarlıkla satışa karar verebilir; vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel değer taşıyan şeyler zorunluluk olmadıkça satılamaz. Taşınmazlarda denetim makamı da istisnai olarak pazarlıkla satışa karar verebilir. Vesayet makamının talimatıyla satılacak malların UYAP elektronik satış portalında satılması kabul edilmiş olup ihale vesayet makamının ihale tarihinden itibaren 10 gün içinde vereceği onama kararıyla tamamlanır. Elektronik satışa ilişkin bu düzenleme 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girer ve bu tarihten önce ilan edilen açık artırmalarda önceki hükümler uygulanır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 440Kaynağı aç
Madde 440- Vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca, açık artırma ile satılır. Hâkim, özel durumları, taşınırın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir. Vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel bir değer taşıyan şeyler, zorunluluk olmadıkça satılamaz. IV. Paraların yatırılması 1.Yatırma zorunluluğu
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 444Kaynağı aç
Madde 444- Taşınmazların satışı, vesayet makamının talimatı uyarınca ve ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığı hâllerde mümkündür. Satış, vesayet makamının bu iş için görevlendireceği bir kişi tarafından vasi de hazır olduğu hâlde açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur; onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir. Ancak denetim makamı, istisnaî olarak özel durumları, taşınmazın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir. B. Özen ve temsil I. Kişiye özen 1. Küçüklerde a. Genel olarak

Ceza Hukuku ve Muhakemesinde Yapılan Değişiklikler

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesinde düzenlenen hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp menfaat temin etme suçunda, suça iştiraki yalnızca banka hesabı, kredi kartı, ödeme aracı veya hesaba erişim sağlayan zorunlu bilgi ve araçları vermekle sınırlı kalan kişilerin cezası yarı oranında indirilir. Bu indirim banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısındaki hesabın kullanılmasını sağlayan araçların verilmesi hâllerinde geçerlidir. 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla infaz aşamasında olan belirli hükümlülere ise mağdur zararını mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde tamamen giderme şartıyla etkin pişmanlık imkânı tanınmıştır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir. Nitelikli dolandırıcılık

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 80. maddesi uyarınca şüpheli ve sanıktan alınan numuneler üzerindeki genetik inceleme neticeleri kişisel veri kapsamında güvenceye alınır ve belirlenen gaye dışında kullanıma konu edilemez. Söz konusu veriler şahıs kimliğinden soyutlanarak ayrı bir kayıt sistemine aktarılır; bir nüshası delil mahiyetinde soruşturma ya da kovuşturma evrakına eklenir. Takipsizlik kararının kesinleşmesi, itirazın reddedilmesi, sanık hakkında beraat veya ceza tertibine yer olmadığı hükmünün kesinleşmesi hallerinde bu kayıtlar savcılık gözetiminde gecikmeksizin imha edilir. Diğer durumlarda ise hükmün kesinleşmesini izleyen 20 yıllık sürenin hitamında savcı huzurunda yok edilir. İlgili şahıs, saklanma gerekçesinin bittiğini veya haklı mazeret bulunduğunu belirterek kayıtların silinmesini mahkemeden isteyebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 80Kaynağı aç
Madde 80 – (Değişik: 25/5/2005 – 5353/4 md.) (1) 75, 76 ve 78 inci madde hükümlerine göre alınan örnekler üzerinde yapılan inceleme sonuçları, kişisel veri niteliğinde olup, başka bir amaçla kullanılamaz; dosya içeriğini öğrenme yetkisine sahip bulunan kişiler tarafından bir başkasına verilemez. (2) Bu bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde Cumhuriyet savcısının huzurunda derhâl yok edilir ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir.[9] Fizik kimliğin tespiti

5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları doğrudan istinaf incelemesine tabidir; üst mahkeme incelemesinde hem şekli usul kurallarına riayet hem de fiilin esasına dair hukuka aykırılıklar birlikte ele alınır. İki sene veya daha düşük süreli hapis ya da adli para cezalarında kanuni koşulların mevcudiyeti aranarak bu müessese uygulanabilir. Buna karşın işkence, eziyet ve kamu görevlilerinin vazifelerini ifa ederken gerçekleştirdikleri Anayasa'nın 17. maddesi kapsamındaki kötü muamele teşkil eden eylemlerde açıklamanın geri bırakılmasına karar verilemez.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 247. maddesi hükmü uyarınca kaçak durumundaki sanıklar aleyhine kovuşturma işlemleri sürdürülebilir; ne var ki evvelce bizzat sorgusu icra edilmemiş kimseler yönünden mahkûmiyet kararı verilemeyeceği gibi ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm de kurulamaz. Yargılama neticesinde yalnızca güvenlik tedbirine hükmedilmesi halinde, savunma imkânından yararlanmak amacıyla sanığın bizzat kendisi veya müdafii tarafından muhakemenin iadesi yoluna başvurulabilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 247Kaynağı aç
Madde 247 – (1) Hakkındaki soruşturmanın veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişiye kaçak denir. (2) (Ek: 25/5/2005 – 5353/31 md.)[84] Hakkında, 248 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen suçlardan dolayı soruşturma veya kovuşturma başlatılmış olan şüpheli veya sanığın, yetkili Cumhuriyet savcısı veya mahkemece usulüne göre yapılan tebligata uymamasından dolayı verilen zorla getirilme kararı da yerine getirilemez ise, Cumhuriyet savcısı veya mahkeme; a) Çağrının bir gazete ile şüpheli veya sanığın bilinen konutunun kapısına asılmak suretiyle ilânına karar verir; yapılacak ilânlarda, onbeş gün içinde gelmediği takdirde 248 inci maddede gösterilen tedbirlere hükmedilebileceğini ayrıca açıklar, b) Bu işlemlerin yerine getirildiğinin bir tutanak ile saptanmasından itibaren onbeş gün içinde başvurmayan şüpheli veya sanığın kaçak olduğuna karar verir.[85] (3) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 22/3/2023 Tarihli ve E: 2022/145, K: 2023/59 Sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme:2/3/2024-7499/16 md.) Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.[86] (4) Duruşma yapılan hâllerde kaçak sanığın müdafii yoksa, mahkeme barodan bir avukat görevlendirilmesini ister. Zorlama amaçlı elkoyma ve teminat belgesi[87]

CMK m. 308 uyarınca Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışındaki kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Ceza Genel Kuruluna itiraz süresi, dosyanın Başsavcılığa teslim edildiği tarihten itibaren üç ay olarak uygulanır. Sanık lehine yapılacak itirazlarda süre aranmaz. Bu üç aylık süre 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra teslim edilen dosyalar bakımından geçerlidir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 308Kaynağı aç
Madde 308 – (1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.[141] (2) (Ek: 2/7/2012-6352/99 md.) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir. (3) (Ek: 2/7/2012-6352/99 md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi

Adli Tıp ve Bilirkişilik Disiplin Kuralları

2659 sayılı Kanun'un 26. maddesi kapsamında, adli tıp ihtisas kurullarının başkanlık ve üyelik kadrolarına tayin edilebilmek adına tıp yahut diş hekimliği dallarında uzmanlık belgesine veya bu sahalarda kazanılmış doktora derecesine sahip olunması mecburidir. Heyet başkan ve üyeleri ile grup ve ihtisas dairesi başkanlıklarının görev müddeti dört sene olarak tespit edilmiştir. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte fiilen dört yıl veya daha fazla süre hizmet vermiş olanların görevi nihayete erer; bu süreyi doldurmamış olanlar ise kalan zamanlarını tamamlayana kadar vazifede kalır.

2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 63. maddesi kapsamında, yargı mensuplarının genel mesleki hukuk formasyonuyla aydınlatabileceği uyuşmazlıklarda bilirkişi incelemesine müracaat edilmesi uyarma disiplin cezası yaptırımına bağlanmıştır. Kanun maddelerinin tefsiri, vakıaların hukuken tavsifi, uyuşmazlığa tatbik edilecek normun saptanması ve varılacak hukuki netice doğrudan mahkemenin münhasır yargı yetkisinde kalır.

Miras yoluyla edinilen taşınmazların satışında ilk açık artırma nasıl yapılır?

Bütün maliklerin mülkiyet hakkını miras yoluyla edinmiş olması ve üçüncü kişi malik bulunmaması hâlinde ilk artırma yalnızca mirasçılar arasında yapılır ve teklifin muhammen kıymetin yüzde 100'ünü geçmesi gerekir.

İhale bedelini yatırmayan isteklinin teminatı ne olur?

En yüksek teklifi verip bedeli süresinde yatırmayan kişinin teminatı iade edilmez; satış masrafları düşüldükten sonra kalan tutar hak sahiplerine dağıtılır ve ayrıca teklif edilen bedelin yüzde 5'i oranında idari para cezası verilir.

Dolandırıcılık suçunda hesap veya kart bilgilerini veren kişilere indirim uygulanır mı?

Suça katılımı yalnızca banka hesabı, kredi kartı, ödeme aracı veya hesaba erişim sağlayan bilgi ve araçları vermekle sınırlı kalan faillere verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Belirsiz alacak davası açılması mümkün müdür?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesinin yürürlükten kaldırılması sebebiyle 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra açılacak davalarda belirsiz alacak davası açılamaz; bu tarihten önce açılmış davalarda ise önceki hüküm uygulanır.

Hukuk mahkemelerinde duruşma aralıkları ne kadardır?

Hukuk yargılamasında duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç aydan uzun olamaz; bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu nedenlerle daha uzun süre belirlendiğinde gerekçenin açıkça gösterilmesi zorunludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu