Tanık Koruma Kanununun Kapsamı ve Tedbir Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Tanık Koruma Kanununun Kapsamı ve Tedbir Usulü

5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu, ceza muhakemesinde tanıklık görevi yüzünden kendisi veya Kanunda gösterilen yakınları için hayat, beden bütünlüğü ya da malvarlığı bakımından ağır ve ciddi bir tehlike bulunan ve korunması zorunlu kişilere uygulanacak tedbirlerin esas ve usulünü düzenler. Kanundaki tanık kavramı, tanık olarak dinlenen kişiyi, tanık sıfatıyla dinlenen suç mağdurunu ve Kanunda belirtilen yakınlarını kapsar. Tedbir, bu tanıma giren her olayda kendiliğinden doğmaz; Kanunun gösterdiği suç türü, kişi çevresi ve tehlike şartı birlikte aranır.

Kanunun uygulanabileceği suçlar

Birinci bent, Türk Ceza Kanunundaki ve ceza hükmü taşıyan özel kanunlardaki suçlardan, cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis veya en az on yıl hapisle başlayanları kapsar. İkinci bentte iki grup vardır. Birincisi, suç sayılan fiilleri işlemek üzere kurulmuş bir örgütün faaliyeti sırasında işlenen ve hapis cezasının alt sınırı iki yıl olan ya da bunu aşan suçlardır. İkincisi, terör örgütünün faaliyeti sırasında işlenen suçlardır. Bu bentler uygulama alanını belirler; her olayda tedbir kararı verilmesini zorunlu kılmaz.

Korunabilecek kişiler ve tehlike şartı

Tedbir, ceza muhakemesinde tanık olarak dinlenenlere ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 236. maddesine göre tanık olarak dinlenen suç mağdurlarına uygulanabilir. Bu kişilerin nişanlısı, evlilik bağı kalkmış olsa bile eşi, kan veya kayın hısımlığından üstsoyu ya da altsoyu, ikinci derece dâhil kan veya kayın hısımları, evlatlık bağı bulunanlar ve yakın ilişki içinde olduğu kişiler de kapsama girebilir.

Sayılan kişilerden biri olmak yeterli görülmez. Tedbir, bu kişilerin kendilerinin veya Kanunda belirtilen yakınlarının hayatı, beden bütünlüğü veya malvarlığı ağır ve ciddi bir tehlike içindeyse ve korunmaları zorunluysa uygulanabilir.

Tedbir türleri ve birlikte uygulama

Tedbirler arasında kimlik ve adres bilgilerinin kayda alınarak gizli tutulması ve tebligatlar için ayrı bir adres belirlenmesi vardır. Bir başka tedbir, duruşmada hazır bulunma hakkına sahip olanlar olmadan dinleme ya da ses veya görüntünün değiştirilerek özel ortamda dinlemedir. Ayrıca uluslararası anlaşmalara ve karşılıklılık ilkesine uygun olarak kişinin geçici biçimde başka bir ülkede yerleştirilmesi sağlanabilir.

Maddede yazılı tedbirlerden biri veya birkaçı aynı anda uygulanabilir. Aynı sonuca daha hafif bir tedbirle ulaşılabilecekse bu imkân göz önünde tutulur.

Soruşturma ve kovuşturmada karar

5. maddenin birinci fıkrasının (a) ilâ (ç) bentlerindeki tedbirlere soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı karar verir. Kovuşturma evresinde karar, Cumhuriyet savcısının veya tanığın istemi üzerine ya da re’sen mahkemece verilir. Karardan önce değerlendirme raporları dikkate alınır.

Gecikmesinde sakınca bulunan hâlde ve tanık istemde bulunmuşsa, Cumhuriyet savcısının kararına kadar kolluk amirinin yazılı emriyle geçici olarak yalnız 5. maddenin birinci fıkrasının (ç) bendindeki tedbir uygulanabilir. Alınan tedbir gecikmeksizin Cumhuriyet savcısına bildirilir.

Karar verilirken tehlikenin ağırlığı ve ciddiliği, suçun önemi, tanığın yapacağı açıklamalar, tedbirin yaklaşık maliyeti, tanığın psikolojik durumu ve benzer özellikler gözetilir. İstemde gerekçe gösterilir; karara dayanak olabilecek hukukî ve fiilî nedenler yazılır.

Kurulun karar verebileceği tedbirler

Kovuşturma evresinde tanıklık görevi yerine getirildikten sonra, 5. maddenin birinci fıkrasının (d) ilâ (h) bentlerindeki tedbirlere tanığın istemi üzerine Kurul karar verebilir. Kurul, kovuşturma evresi sona erdikten sonra (ç) bendindeki tedbire de karar verebilir.

Kurul, 5. maddenin birinci fıkrasının (a) ilâ (c) bentleri dışında kalan tedbirlere, bunların süresine, değiştirilmesine, kaldırılmasına ve korunan kişinin şahsî hâllerinin önceki hâle getirilmesine karar verir. Bu görev, soruşturma ve kovuşturma evresinde savcı ile mahkemeye tanınan yetkilerle birlikte değerlendirilir.

Kurul ile hakkında koruma kararı verilen kişi arasında, uygulanacak tedbirin şekli, süresi ve tarafların yükümlülükleri anlatıldıktan ve bilgilendirilmiş tanığın rızası alındıktan sonra mutabakat metni hazırlanır. Kurulun kararları bu metin imzalandıktan sonra uygulanır.

Kararın içeriği, gözden geçirme ve bildirim

Koruma kararında, korunmasına karar verilen kişilerin açık kimlik ve adres bilgileri, tanıklık konusu olay, tanıklığa ilişkin bilgiler ile tedbirin veya tedbirlerin şekli ve süresi yer alır.

Tedbirin süresine, şeklinin değiştirilmesine, kaldırılmasına veya aynen sürdürülmesine 6. maddede gösterilen makam ve merciler karar verir. Karar, re’sen veya hakkında tedbir uygulanan kişinin istemiyle, uygulamanın başladığı tarihten itibaren en geç birer yıllık aralıklarla verilir.

Kararı uygulayan koruma birimi, karar tarihinden itibaren her yıl veya gerekirse bu süreyi beklemeden uygulama ve takip raporu düzenleyip kararı veren makama gönderir. Raporda tedbirin değiştirilmesi veya sona erdirilmesi önerilebilir.

Tedbir kaldırılır ve hakkında tedbir uygulanan kişi isterse, şahsî hâllerinin tedbirden önceki hâle getirilmesine tedbir kararını veren makamca karar verilir. Bu maddeye göre alınan kararlar tanığa gecikmeksizin bildirilir.

Tedbirin kaldırılabileceği hâller

Kanun, saydığı hâllerde tedbirin kaldırılabileceğini düzenler; kaldırmayı zorunlu bir sonuç olarak yazmaz. Bu hâller, koruma kararına neden olan olay hakkında yanlış bilgi verilmesi veya bilinen hususların açıklanmaması, aynı olay nedeniyle yalan tanıklık ya da iftiradan mahkûm olunması, önceki kimlik bilgileri hakkında istenen konularda yanlış beyanda bulunulması, kararda belirtilen tedbirlere aykırı davranılması ve koruma sebeplerinin ortadan kalkmasıdır.

Tedbir, 8. maddenin dördüncü fıkrasının (b) ve (ç) bentlerinde belirtilen sebeplerle kaldırılırsa, karar tarihinden kaldırılma tarihine kadar kararı uygulayan makamların yaptığı giderler kanuni faizleriyle birlikte tanıktan tahsil edilir. Ödenmezse 6183 sayılı Kanun uygulanır. Rücu bu iki sebeple sınırlıdır.

Duruşmada dinleme ve beyanın hükme etkisi

Hakkında tedbir kararı alınan tanığın duruşmada dinlenmesinde Ceza Muhakemesi Kanununun 58. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uygulanır. Mahkeme, anılan üçüncü fıkranın uygulanmasına karar verirse dinleme sırasında tanığın görüntüsü veya sesi değiştirilerek tanınması engellenebilir.

Hazır bulunma hakkı olanlar olmadan yapılan dinlemede beyanlar, hâkim tarafından Ceza Muhakemesi Kanununun 58. maddesindeki sınırlamalara uyularak bu kişilere açıklanır. Görünümü engellenerek yapılan dinlemede sorular tedbirlerle orantılı ve amaca uygun olmalıdır. Hâkim, sorunun tanığa sorulmamasına karar verebilir; dolaylı biçimde de olsa kimliği ortaya çıkaracak sorulara izin vermez.

5. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca hakkında tedbir uygulanan tanığın beyanı tek başına hükme esas teşkil etmez. Bu sınır, metinde anılan iki bentle bağlantılı beyanlara ilişkindir. Maddenin hükümleri savunma hakkını kısıtlayacak biçimde uygulanamaz. Görevli ve yetkili mahkemenin kararıyla naip hâkim veya istinabe yoluyla da uygulanabilir.

Kararların ve işlemlerin gizliliği

Kanun hükümlerine göre kararlar gizlilik esaslarına uygun olarak verilir. Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkeme tarafından verilen koruma kararı ve diğer belgeler, soruşturma veya kovuşturma konusu suç dışında başka bir makama veya mercie gönderilemez. 5. maddenin birinci fıkrasının (ç) bendindeki tedbire ilişkin kararlar, yerine getirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla yargı çevresindeki kolluk makamlarına gönderilir ve gecikmeksizin yerine getirilir.

Kanun kapsamında alınan kararlar ve yürütülen işlemler gizlidir. Gizlilik, tedbir sona erdikten sonra da devam eder.

Gizliliğe ilişkin bu madde hükmü, hakkında tedbir uygulanan kişiler için de geçerlidir.

Koruma birimleri, işbirliği ve Kurul

Tedbirleri uygulamak üzere Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünde tanık koruma birimleri kurulur. Bu birimlerde yeteri kadar hukukçu ile idarî ve teknik uzman bulundurulur. Kamu kurum ve kuruluşları ile diğer gerçek ve tüzel kişiler, kendi görev alanlarına giren konularda işbirliği ve yardım yapmakla yükümlüdür.

Kanunda belirtilen görevleri yapmak üzere İçişleri Bakanlığında Tanık Koruma Kurulu kurulur. Kurul, koruma kararı verdiği kişiler ve uygulanan tedbirler hakkındaki faaliyet raporunu her yıl Ocak ayı sonuna kadar İçişleri ve Adalet bakanlıklarına sunar.

Yabancı tanığın Türkiye’de korunması

Türkiye’nin taraf olduğu ikili veya çok taraflı uluslararası anlaşmalar uyarınca, anlaşma yoksa karşılıklılık esasına göre, yabancı bir tanığın Türkiye’de korunmasına Dışişleri Bakanlığının görüşü alınarak İçişleri Bakanı karar verir. Yabancıların korunmasına ilişkin giderler kural olarak talep eden ülke makamlarınca karşılanır. İkili veya çok taraflı uluslararası anlaşma hükümleri saklıdır.

Giderler, Devlet tazmini ve gizliliğin yaptırımı

Koruma tedbirlerinin giderleri, İçişleri Bakanlığı bütçesine konulan ödenekten 5018 sayılı Kanunun 24. maddesinde belirtilen esaslar doğrultusunda karşılanır. Korunan kişinin, koruma konusu tehlike nedeniyle ölümü, engelli hâle gelmesi veya malvarlığını kısmen ya da tamamen yitirmesi hâlinde oluşan zararlar genel hükümlere göre Devlet tarafından tazmin olunur.

Kanunun uygulanması sırasında öğrenilen bilgi ve belgelerin açıklanması, yayımlanması veya başkasının bunlara ulaşmasının kolaylaştırılması, fiil ayrıca başka bir suça da yol açsa, Türk Ceza Kanununun 258. maddesi uyarınca ayrıca cezalandırılır. Yükümlülüklere aykırı hareket edenler ile maddede sayılan fiilleri işleyenler bakımından, müsteşarlar, valiler ve kaymakamlar dışında, 4483 sayılı Kanun uygulanmaz. Görev veya sıfat nedeniyle özel soruşturma ve kovuşturma usulüne bağlı sanıklar hakkındaki kanun hükümleri saklıdır.

Kanunun uygulandığı diğer kişiler ve istisnalar

Kanun hükümleri, tanık koruma biriminde görev yapan personele; kapsam dâhilindeki suçların istihbaratında, soruşturmasında veya kovuşturmasında görev alan kolluk amir ve memurları ile diğer kamu görevlilerine; bu suçlarda kullanılan gizli soruşturmacıya; suçların ortaya çıkarılmasına yardımcı olan muhbirlere ve bunların yakınlarına da uygulanır.

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 20. maddesi saklıdır. 4959 sayılı Topluma Kazandırma Yasası hükümlerine göre haklarında koruma tedbiri uygulanan kişilere bu Kanun hükümleri uygulanmaz. Askerî ceza muhakemesine ilişkin 23. madde mülga madde olarak gösterilmiştir.

Kanuna göre çıkarılacak yönetmelikler, Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Adalet ve İçişleri bakanlıklarınca müştereken düzenlenir. Kanunun 26. maddesi, Kanunun yayımı tarihinden altı ay sonra yürürlüğe gireceğini düzenler.

Sık sorulan sorular

Tanık koruma tedbiri kimler hakkında uygulanabilir?

Tedbir, ceza muhakemesinde tanık olarak dinlenen kişiye ve Ceza Muhakemesi Kanununun 236. maddesine göre tanık olarak dinlenen suç mağduruna uygulanabilir. Kanunda sayılan nişanlı, eş, belirli hısımlar, evlatlık bağı bulunanlar ve yakın ilişki içinde olunan kişiler de kapsama girebilir. Bununla birlikte hayat, beden bütünlüğü veya malvarlığı bakımından ağır ve ciddi tehlike ile korunmanın zorunlu olması da aranır.

Hangi suçlarda tanık koruma tedbiri gündeme gelebilir?

Kanun iki suç grubunda uygulanabilir. Birincisi, ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya hapis cezasının en az on yıldan başladığı suçlardır. İkincisi, suç işlemek için kurulan örgütün faaliyeti içinde işlenen ve hapis alt sınırı iki yıl olan suçlar ile terör örgütünün faaliyeti içinde işlenen suçlardır. Bu düzenleme her olayda tedbir verilmesini zorunlu kılmaz.

Korunan tanığın beyanı tek başına hükme esas olur mu?

Hayır. 5. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca hakkında tedbir uygulanan tanığın beyanı tek başına hükme esas teşkil etmez. Bu madde hükümleri savunma hakkını kısıtlayacak biçimde uygulanamaz.

Kolluk amiri hangi tedbiri geçici olarak uygulayabilir?

Gecikmesinde sakınca varsa ve tanık istemde bulunmuşsa, Cumhuriyet savcısının kararına kadar kolluk amiri yazılı emriyle yalnız 5. maddenin birinci fıkrasının (ç) bendindeki tedbiri geçici olarak uygulayabilir. Tedbir gecikmeksizin savcıya bildirilir.

Koruma tedbiri sona erince gizlilik de sona erer mi?

Hayır. Alınan kararlar ve yürütülen işlemler gizlidir; gizlilik tedbir sona erdikten sonra da devam eder. Aynı gizlilik hükmü, hakkında tedbir uygulanan kişiler için de geçerlidir.

Tanık koruma tedbiri hangi hâllerde kaldırılabilir?

Yanlış bilgi verilmesi veya bilinen hususların açıklanmaması, yalan tanıklık ya da iftiradan mahkûmiyet, önceki kimlik bilgileri hakkında yanlış beyan, karardaki tedbirlere aykırı davranış ve koruma sebeplerinin ortadan kalkması hâllerinde tedbir kaldırılabilir. Kanun bu sonucu zorunlu kaldırma olarak düzenlemez.

Tedbir kaldırılırsa yapılan giderler tanıktan alınır mı?

Her kaldırma hâlinde alınmaz. Yalnız 8. maddenin dördüncü fıkrasının (b) ve (ç) bentlerindeki sebeplerle kaldırma varsa, karar ile kaldırma arasındaki giderler kanuni faizleriyle birlikte tanıktan tahsil edilir. Ödenmezse 6183 sayılı Kanun uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu