İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi, haksız fiil sorumluluğu çerçevesinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinin birinci fıkrasına göre zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her durumda fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl olarak düzenlenmiştir. Buna karşılık, aynı Kanun'un 146. maddesinde yer alan genel zamanaşımı kuralı uyarınca iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik veya ölümden doğan tazminat istemlerinde haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren on yıllık temel sürenin uygulanacağı yönünde kararlar da bulunmaktadır. Zamanaşımının başlamasında zararın ve sorumlunun fiilen öğrenilmesi esas kabul edilmekte, yalnızca öğrenebilecek durumda bulunulması süreyi başlatmamaktadır; bu iki unsurdan hangisi daha geç öğrenilmişse süre o tarihten itibaren işlemeye başlar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/15116, K. 2018/6217Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9057, K. 2023/1533Kaynağı aç
Uzamış Ceza Zamanaşımının Tazminat Davalarına Etkisi
Tazminat istemine konu iş kazası eylemi ceza kanunları kapsamında suç teşkil ediyorsa ve bu fiil için ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hukuk davasında da bu uzamış ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Ceza zamanaşımının tazminat davalarında uygulama yeri bulabilmesinin temel şartı, suç teşkil eden eyleme ilişkin ceza zamanaşımı süresinin tazminat alacağına ilişkin zamanaşımı süresinden daha uzun olmasıdır. Bu kuralın uygulanabilmesi bakımından fiilin kanunen cezayı gerektiren bir eylem olması yeterli görülmekte; fail hakkında ceza davası açılmış olması veya ceza mahkûmiyeti kurulması zorunlu tutulmamaktadır. Hukuk hâkimi, fiilin suç niteliği ceza mahkemesince kesin olarak saptanmamışsa bu niteliği kendiliğinden araştırarak belirler; buna karşın ceza mahkemesinin suçun işlendiğine veya işlenmediğine dair kesin kararı bulunması hâlinde hukuk hâkimi bu kararla bağlıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/157, K. 2020/981Kaynağı aç
İş kazası sonucu bir insanın taksirle ölümüne sebebiyet verilmesi hâlinde, fiil 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85. maddesinde tanımlanan taksirle öldürme suçunu oluşturur. Bu suç iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasını gerektirdiğinden, aynı Kanun'un 66. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca dava zamanaşımı süresi on beş yıldır. Taksirle öldürmeye bağlanan ceza zamanaşımı süresi tazminat alacağının tabi olduğu süreden daha uzun olduğundan, ölümle sonuçlanan iş kazalarında tazminat davalarında on beş yıllık süre uygulanır. Nitekim olay tarihi ile ıslah tarihi arasında bu on beş yıllık ceza zamanaşımı süresi henüz dolmamışsa, davada ıslahla artırılan tazminat taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi hukuka aykırı bulunmaktadır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/11412, K. 2017/4201Kaynağı aç
Olay tarihinden itibaren işlemeye başlayan ceza zamanaşımı süresi dolmuş olsa dahi; tazminat hukuku ilkeleri çerçevesinde, zarar görenin zararı ve sorumluyu fiilen öğrendiği tarihten itibaren başlayan nispi süre ile olayın gerçekleştiği tarihten itibaren başlayacak on yıllık zamanaşımı süresi içinde tazminat davası açılabilmesi mümkündür.
Ceza Zamanaşımının Durması ve Kesilmesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 67. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin yürütülmesi bir izin ya da kararın alınmasına veya çözümü diğer bir mercide bulunan uyuşmazlığın neticelenmesine bağlı kılındığında, bu şartlar sağlanana yahut hakkında kanun gereği kaçaklık kararı verilmiş şüpheli veya sanık hakkındaki bu karar kaldırılana dek dava zamanaşımı durur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 67Kaynağı aç
Aynı Kanun'un 67. maddesinin ikinci fıkrasına göre bir suçla ilgili olarak şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararı verilmesi, suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi ya da sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde dava zamanaşımı kesilir. Zamanaşımı kesildiğinde süre yeniden işlemeye başlar; kesen birden fazla neden varsa zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden başlar. Kesilme hâlinde dava zamanaşımı süresi, ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.
Taksirle Yaralamada Şikâyet Koşulu
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, taksirle yaralama fiilinin soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır; bilinçli taksir hâlinde ise birinci fıkradaki basit yaralama istisna tutularak şikâyet şartı aranmamaktadır. Tazminat davaları bakımından ise işlenen eylemin takibinin şikâyete bağlı olması ya da ceza kovuşturması için öngörülen şikâyet süresinin geçirilmiş bulunması, ceza zamanaşımı süresinin hukuk davasında uygulanmasına engel teşkil etmez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 89Kaynağı aç
Zamanaşımı Def'inin İleri Sürülmesi ve Daimi Defi Hakkı
Zamanaşımı, davanın taraflarınca süresi içinde ileri sürülmesi gereken bir savunma vasıtası niteliğindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 25. maddesinde hükme bağlanan taraflarca getirilme ilkesi çerçevesinde hâkim, kanunda açıkça düzenlenen haller saklı kalmak kaydıyla tarafların dayanmadığı vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve ilgililere bu yönde hatırlatmada bulunamaz. Dolayısıyla iş kazasından kaynaklanan davada davalı tarafından süresinde zamanaşımı def'i sunulmadığı takdirde mahkemece zamanaşımı re'sen gözetilerek davanın reddine karar verilemez.
Haksız eylem neticesinde zarar gören aleyhine bir borç doğmuş bulunmaktaysa, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat talebi zamanaşımına uğramış olsa dahi zarar gören taraf söz konusu borcu ifa etmekten kaçınma hakkını kullanabilir.
İş Kazası Tespiti ve Bekletici Mesele Prosedürü
Olayın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş kazası olarak nitelendirilmemesi hâlinde, açılan tazminat davasında Kuruma müracaat edilmesi ve işveren ile Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine iş kazasının tespiti davası açılması için davacı tarafa önel verilir. Açılan tespit davası tazminat davası yönünden bekletici sorun yapılarak verilecek kararın sonucuna göre tazminat davasındaki deliller birlikte değerlendirilir.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sigortalıya maluliyet aylığı bağlanmış olan durumlarda, 506 sayılı mülga Kanun'un 99. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 97. maddesinin birinci fıkrası uyarınca iş kazası tespit istemlerinde zamanaşımı süresinin işlemeyeceği kabul edilmektedir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/12394, K. 2018/2969Kaynağı aç
Sosyal Güvenlik Kurumunun Rücu Alacaklarında Zamanaşımı
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na dayanılarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılacak tazminat ve rücu davaları, aynı Kanun'un 93. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca on yıllık zamanaşımına tabidir. Bu zamanaşımı süresi, rücu konusu gelir ve aylıklar bakımından Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler bakımından ise masraf veya ödeme tarihinden itibaren başlar.
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 93Kaynağı aç
İş kazası tazminat davalarında zamanaşımı süresi kural olarak ne kadardır?
Tazminat istemlerinde zamanaşımı süresi haksız fiil kuralı gereğince öğrenmeden itibaren iki yıl ve eylemden itibaren on yıldır; sözleşmesel sorumluluğa dayanan değerlendirmelerde de on yıllık süre dikkate alınır. Bununla birlikte eylemin ceza kanunları kapsamında suç teşkil etmesi ve daha uzun bir ceza zamanaşımına tabi olması hâlinde tazminat davasında bu uzamış ceza zamanaşımı süresi uygulanır.
Ölümle sonuçlanan iş kazasında ceza zamanaşımı süresi ne kadardır?
İş kazası neticesinde taksirle öldürme suçu oluştuğunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85. ve 66. maddeleri gereğince on beş yıllık dava zamanaşımı süresi uygulanır.
Zamanaşımı def'i ileri sürülmezse hâkim davayı zamanaşımından reddedebilir mi?
Taraflarca getirilme ilkesi uyarınca hâkim zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamaz; davalının bu savunmayı süresinde yapması şarttır.
Sosyal Güvenlik Kurumunun işverene rücu davasında zamanaşımı süresi kaç yıldır?
5510 sayılı Kanun'un 93. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Kurumun açacağı rücu davaları on yıllık zamanaşımına tabidir; bu süre gelir ve aylıklarda Kurum onayından, masraf ve ödemelerde ödeme tarihinden başlar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

