İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İcra Takibi

by Avukat Erdal Ersoy
İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İcra Takibi

İpotek Teminatı ve Önce Rehne Başvurma Kuralı

Taşınmaz rehni niteliğindeki ipotek, Türk Medeni Kanunu'nun 856 ve devamı maddeleri uyarınca tapu siciline tescil edilerek kurulan ve resmi şekil şartlarına uyulmasıyla geçerlilik kazanan bir ayni teminattır. Bu ayni teminata dayalı olarak icra takip sürecinin işletilebilmesi için taşınmaz üzerindeki ipoteğin tapu sicilinde usulünce tescilli olması ve teminat altına alınan alacağın doğmuş yahut muaccel hale gelmiş bulunması gereklidir.

İcra ve İflas Kanunu'nun 45. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, alacağı rehinle güvence altına alınmış bir alacaklı borcun tahsili amacıyla icra takibine girişmek istediğinde kural olarak öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurmak mecburiyetindedir. Kamu düzenine ilişkin olan bu zorunluluk gereğince, borçlunun iflasa tabi kişilerden olması halinde dahi alacaklı ilk aşamada yalnızca rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatabilir. Bu takip sonucunda rehin tutarının borcu karşılamaya yetmediği sabit olursa, alacaklı açık kalan kısım için borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluna başvurma hakkı kazanır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 45Kaynağı aç
Madde 45 – Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir. (Ek Fıkra: 21/2/2007-5582/1 md) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan rehinle temin edilmiş alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabilir veya haciz yoluna başvurulabilir. Police ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167 nci madde hükmü mahfuzdur. İpotekle temin edilmiş faiz ve senelik taksit alacaklarında, alacaklının intihabına ve borçlunun sıfatına göre, rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yahut iflas yollarına müracaat olunabilir. (Ek fıkra: 27/5/1933-2228/1 md.; Mülga: 29/6/1956-6763/42 md.) Haciz yoliyle takip: 1 – Umumiyetle:

Rehinli alacaklının borçlu aleyhine genel mahkemelerde dava açıp alacağını bir ilama bağlamış bulunması da önce rehne başvurma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Mahkemeden alınan bu ilam doğrudan genel haciz yoluyla icra takibine konu edilemez; alacaklı söz konusu ilamı ancak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatırken dayanak belge olarak kullanabilir.

Önce Rehne Başvurma Kuralının Kanuni İstisnaları

İcra ve İflas Kanunu'nun 45. maddesinde yer alan önce rehne başvurma zorunluluğunun belirli yasal istisnaları mevcuttur. Takip konusu alacak çek, poliçe veya bono gibi bir kambiyo senedine bağlanmışsa ve aynı zamanda rehinle temin edilmişse, alacaklı önce rehne müracaat kuralına tabi olmaksızın doğrudan kambiyo senetlerine özgü haciz veya iflas takibi başlatabilir. Benzer şekilde ipotekle teminat altına alınmış faiz ve yıllık taksit alacaklarında da borçlunun sıfatına ve alacaklının seçimine göre doğrudan rehnin paraya çevrilmesi yoluna gidilebileceği gibi haciz yahut iflas yollarına müracaat edilmesi de mümkündür.

Konut finansmanından kaynaklanan rehinle temin edilmiş alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinli alacaklarının takibinde alacaklıya seçimlik hak tanınmıştır. Bu alacaklar bakımından alacaklı, rehnin paraya çevrilmesi yolunu seçebileceği gibi doğrudan haciz yoluna da başvurabilir.

Takip Talebi ve Yetkili İcra Dairesi

Taşınmaz rehni alacaklısı, takip talebinde bulunurken İcra ve İflas Kanunu'nun 148. maddesi uyarınca yetkili veya taşınmazın bulunduğu yer icra dairesine başvurur. Alacaklı bu başvuru sırasında elindeki ipotek akit tablosunun tapu idaresince onaylanmış resmi bir örneğini icra dairesine ibraz etmek ve alacağının miktarını bildirmekle yükümlüdür. Kanunun 154. maddesinde ise ipoteğin paraya çevrilmesinde taşınmazın bulunduğu yer icra dairesinin yetkili kılındığı ve borçlunun yerleşim yerinin dikkate alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 148Kaynağı aç
Madde 148 – (Değişik: 18/2/1965-538/68 md.) Taşınmaz ipotek alacaklısı, yetkili veya taşınmazın bulunduğu yer icra dairesine elindeki ipotek belgesinin akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi bir örneğini ibrazla alacağın miktarını bildirir ve 58 inci maddeye göre takip talebinde bulunur. Adres gösterme zorunluluğu:

İlamlı ve İlamsız Takip Usulü ile Borcun Bildirilmesi

İpoteğin paraya çevrilmesi takipleri alacağın niteliğine ve dayanak belgelere göre ilamlı ya da ilamsız icra takibi olarak yürütülür. İcra ve İflas Kanunu'nun 150/h maddesi gereğince, alacağın veya rehin hakkının yahut her ikisinin bir mahkeme ilamında ya da ilam mahiyetini haiz belgelerde tespit edilmiş olması durumunda ilamların icrasına dair hükümler kıyasen uygulanır. İpotek akit tablosunun kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını içermesi ya da alacaklının muaccel kredi alacağına dayanan bir kredi kurumu sıfatını taşıması hallerinde de ilamlı takip yoluna başvurulabilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 150/hKaynağı aç
Madde 150/h – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.) Alacağın veya rehin hakkının yahut her ikisinin bir ilamda veya ilam mahiyetini haiz belgelerde tesbit edilmiş olması halinde, ilamların icrasına dair hükümler kıyasen uygulanır. Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi kredileri ve gayri nakdi kredileri teminen alınan ipotekler:

İlamlı takip yolunda icra müdürü, sunulan akit tablosunun kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını içerdiğini ve borcun muacceliyet kazandığını tespit ettiğinde, borçluya ve ayrıca taşınmaz üçüncü bir kişi tarafından rehnedilmişse veya mülkiyeti üçüncü kişiye devredilmişse bunlara da icra emri gönderir. İcra ve İflas Kanunu'nun 149. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gönderilen bu icra emrinde, borcun otuz gün içinde ödenmesi ihtar olunur; bu süre zarfında borç kapatılmaz ve icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına ilişkin bir karar getirilmezse alacaklının rehinli taşınmazın satışını isteyebileceği bildirilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 149Kaynağı aç
Madde 149 – (Değişik: 18/2/1965-538/69 md.) İcra memuru, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir. Bu icra emrinde borcun otuz gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez ve icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmezse, alacaklının taşınmazın satışını istiyebileceği bildirilir. İcranın geri bırakılması:

İlamsız ipotek takibinde borçluya ödeme emri düzenlenir. Bu takip yolunda borç ödeme süresi otuz gün olup, ödeme emrine karşı itiraz süresi tebliğ tarihinden itibaren yedi gündür. İtiraz üzerine alacaklının elinde İcra ve İflas Kanunu'nun 68 veya 68/a maddelerinde öngörülen nitelikte belgeler mevcutsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılması istenebilir; böyle bir belgenin bulunmaması halinde ise genel mahkemelerde dava açılarak itirazın iptali talep edilebilir.

İlamsız takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren borçlu veya üçüncü kişi yedi gün içinde itiraz başvurusunda bulunabilir. Bununla birlikte İcra ve İflas Kanunu'nun 150. maddesinin amir hükmü gereğince rehin hakkı itiraz konusu yapılamaz. Rehin ilişkisinin sona erdirilmesi veya hükümsüz kılınması amacıyla ipoteğin iptali davası ikame edilmesi durumunda ise aynı maddede belirtildiği üzere İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi hükümleri kıyasen tatbik olunur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 150Kaynağı aç
Madde 150 – (Değişik: 18/2/1965-538/71 md.) Borçlu veya üçüncü şahıs ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabilirler. Ancak, rehin hakkı itiraz konusu yapılamaz. İpoteğin iptali hakkında dava açılması halinde 72 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır. İtirazın incelenmesi usulü ve hükümleri:

Kıymet Takdiri ve Mükellefiyetler Listesi

Satış aşamasına geçilmeden önce icra memuru, İcra ve İflas Kanunu'nun 128. maddesinin birinci fıkrası uyarınca taşınmaz üzerindeki tapu siciline tescilli veya resmi senede dayanan tüm mükellefiyetleri içeren bir liste hazırlar. Düzenlenen bu liste borçlu ile haciz koyduran alacaklılara tebliğ edilerek itirazlarını bildirmeleri için kendilerine üç günlük süre tanınır. Bu mükellefiyetler listesine karşı yapılacak itirazların incelenmesinde Kanunun istihkak prosedürüne ilişkin 96 ve 97. maddeleri uygulanır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 128Kaynağı aç
Madde 128 – İcra memuru satışa başlamazdan evvel taşınmaz üzerindeki tapu sicilline mukayyet veya resmi senede müstenit olan mükellefiyetlerin hepsinin bir listesini yapar ve bu listeyi haczedenlerle borçluya tebliğ eder ve itirazlarını bildirmeleri için üç gün mühlet verir. 96 ve 97 nci maddeler hükümleri burada da caridir. (Değişik: 9/11/1988-3494/19 md.) İcra dairesi taşınmazın kıymetini takdir ettirir, taşınmazın kıymetinin takdirinde, taşınmaz üzerindeki mükellefiyetlerin kıymete olan etkisi de nazara alınır. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/33 md.) Taşınmazın önceden takdir edilen kıymetini etkileyen mükellefiyetlerin ortaya çıkması hâlinde, icra dairesi satışa esas olmak üzere taşınmazın kıymetini yeniden takdir ettirir. Kıymet takdirine ilişkin rapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklılara ve diğer ipotekli alacaklılara tebligatın yapıldığı icra dosyasındaki, ayrıca bildirilmiş bulunması hali müstesna olmak üzere, tapudaki mevcut adresleri esas alınmak sureti ile tebliğ edilir. (Mülga son cümle: 17/7/2003-4949/103 md.) (Ek fıkra: 21/2/2007-5582/2 md.) İcra dairesi, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, satışı istenen taşınmaz için kıymet takdirini, aynı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi uyarınca yetki verilmiş kişi veya kurumlara yaptırır. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/33 md.) Satışa çıkarılan taşınmazda eklenti niteliğinde teşvikli mal varsa icra müdürlüğü bu malların kıymetini ayrıca takdir ettirir. Satıştan önce ilgili kurumlardan bu mallar üzerindeki vergi, resim, harç gibi yükümlülükler sorulur. Satış isteyen alacaklının talebi üzerine bu mallar satış dışında tutulabileceği gibi, üzerlerindeki vergi, resim, harç gibi malın aynından kaynaklanan kamu alacakları dikkate alınarak 129 uncu madde hükümlerine göre taşınmazla birlikte ihale de edilebilir. (Ek fıkra: 28/2/2018-7101/1 md.) Ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da bir bütün hâlinde satıldığı takdirde daha yüksek gelir elde edileceği anlaşılan mal ve haklar bir bütün olarak paraya çevrilir. Kıymet takdirine ilişkin şikâyet:

Taşınmaz için düzenlenen kıymet takdiri raporu borçluya, haciz koyduran alacaklılara ve ipotekli diğer alacaklılara tebliğ olunur. Raporu alan ilgililer, tebliğden itibaren yedi gün içinde raporu tanzim ettiren icra dairesinin yargı çevresindeki icra mahkemesine şikâyet yoluna gidebilirler. İcra ve İflas Kanunu'nun 128/a maddesi gereğince, şikâyetin yetkisiz mahkemeye sunulması durumunda evrak üzerinden incelenerek en geç on gün içinde yetkisizlik kararı verilip dosya resen yetkili mercie aktarılır ve bu madde uyarınca verilen mahkeme kararları kesin nitelik taşır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 128/aKaynağı aç
Madde 128/a – (Ek : 17/7/2003-4949/34 md.) Kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikâyette bulunabilirler. Şikâyet tarihinden itibaren yedi gün içinde gerekli masraf ve ücretin mahkeme veznesine yatırılması hâlinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabilir; aksi hâlde başka bir işleme gerek olmaksızın şikâyet kesin olarak reddedilir. (Değişik birinci cümle: 12/2/2004-5092/2 md.) Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Ancak, doğal afetler ve imar durumundaki çok önemli değişiklikler meydana getiren benzer hallerde yeniden kıymet takdiri istenebilir. (Ek fıkra: 21/2/2007-5582/3 md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, birinci fıkra uyarınca yaptırılmasına karar verilen bilirkişi incelemesi, aynı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi uyarınca yetki verilmiş kişi veya kurumlara yaptırılır. Kıymet takdirine ilişkin şikâyet yetkisiz icra mahkemesine yapılırsa, icra mahkemesi evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde yetkisizlik kararı verir ve masrafını gider avansından karşılamak suretiyle dosyayı resen yetkili icra mahkemesine gönderir.[53] Bu madde gereğince icra mahkemesinin verdiği kararlar kesindir. İhale:

İcra ve İflas Kanunu'nun 128/a maddesi gereğince, kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe kural olarak yeniden kıymet takdiri istenemez. Bununla birlikte doğal afetler ve imar durumundaki çok önemli değişiklikler meydana getiren hallerde iki yıllık süre dolmamış olsa dahi yeniden kıymet takdiri talep edilebilir. Ayrıca konut finansmanından doğan veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde kıymet takdiri şikâyeti üzerine yaptırılacak bilirkişi incelemesi, mevzuat uyarınca yetki verilmiş kişi veya kurumlara tevdi edilir.

Satış İsteme Süresi ve Elektronik İhale Süreci

İpoteğin paraya çevrilmesi takibinde satış talep etme hakkı yasal süreye bağlanmıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 150/e maddesi uyarınca alacaklı, taşınmaz rehninin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde istemek zorundadır. Belirtilen bir yıllık süre zarfında satış istenmez veya yapılan talep geri alınıp da bu müddet içinde usulünce yenilenmezse icra takibi düşer. Satılması istenen rehin hakkında Kanunun 150/g maddesi yollamasıyla kıymet takdiri, artırma hazırlıkları ve ihaleye ilişkin 112 ila 137. madde hükümleri ile hacze dair ilgili kurallar kıyas yoluyla uygulanır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 150/gKaynağı aç
Madde 150/g – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.; Değişik 9/11/1988-3494/24 md.) Satılması istenen rehin hakkında 92 nci maddenin üçüncü fıkrası ve 93, 96, 97, 97/a, 98 ve 99 uncu maddeler ile 112’den 137 nci maddeye kadar olan hükümler kıyas yolu ile uygulanır. Alacağın veya rehnin ilamla tesbit edilmiş olması:

Taşınmaz satışı elektronik ortamdaki artırmayla gerçekleştirilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 115 ve 129. maddeleri gereğince malın ihale edilebilmesi için önerilen bedelin, tespit edilen muhammen kıymetin yarısı ile rehinli mala rüçhanı bulunan alacakların toplamından yüksek olanını geçmesi ve ayrıca paraya çevirme ile paylaştırma giderlerini aşması şarttır. Bu asgari şartların gerçekleşmemesi ya da en fazla teklifi veren isteklinin bedeli süresinde ödememesi halinde, önceden ilan edilen günde ilk artıranın tabi olduğu şartlar çerçevesinde ikinci artırma aşamasına geçilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 115Kaynağı aç
Madde 115 – (Değişik:24/11/2021-7343/17 md.) Birinci ve ikinci ihale, icra müdürü tarafından, ilanda belirlenen gün ve saatte, haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi üzerinden başlatılır. Şartların yerine gelmesi hâlinde mal, en yüksek teklif verene ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını da geçmesi şarttır. Artırmanın sona erdiği gün ve saatte şartların bulunması hâlinde, mal en yüksek teklif verene ihale edilmiş olur ve malın mülkiyeti ihale alıcısına geçer. İhale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması hâlinde alınan teminat iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından düşülmek üzere hak sahiplerine alacaklarına mahsuben ödenir. İcra müdürü, elektronik satış portalında artırma bittikten sonraki ilk iş gününde artırmanın sonucuyla ilgili bir artırma sonuç tutanağı düzenler ve bu tutanaktaki bilgileri aynı gün satış portalında ilan eder. Tutanakta; ihalenin hangi gün ve saatte tamamlandığı, şartlar yerine gelmişse en yüksek teklifi verene malın ihale edildiği, tutanağın ilanından itibaren yedi gün içinde ihale bedelinin icra dairesi hesabına yatırılması gerektiği ve şartlar yerine gelmediği takdirde ihalenin hangi gerekçeyle yapılamadığı belirtilir. Satış talebi teklif verme başladıktan sonra geri alınamaz. Teklif verme süresinin bitimine kadar borcun tamamen ödenmesi hâlinde satış durdurulur. İcra müdürü, asgari ihale bedelinin teklif edilmediği, en yüksek teklif verenin ihale bedelini yatırmadığı veya teklif verme süresinin bitiminden önce borcun ödendiği hâllerde, ihalenin yapılamadığını veya iptal edildiğini tutanakla tespit eder. Asgari ihale bedelinin teklif edilmediği veya en yüksek teklif verenin ihale bedelini yatırmadığı hâllerde ikinci artırma, birinci artırmadaki şartlar çerçevesinde daha önce ilan edilen tarihte başlar. Artırmada, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı şartlar gerçekleşmezse alacaklı, önceki satış talebinden kalan satış isteme süresi içinde satış günü verilmesini talep edebilir. Satış isteme süresi satış talebiyle birlikte durur ve duran bu süre, ihalenin yapılamadığına veya iptal edildiğine ilişkin tutanak tarihinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar. İcra müdürü, artırma bittikten sonraki ilk iş gününde elektronik satış portalından kaynaklanan teknik sebeplerle, artırmanın son on dakikası içinde teklif verilemediğini satış portalı kayıtlarından tespit ederse artırma süresinin bir gün uzatılmasına karar verir; kararda artırmanın başlayacağı ve biteceği tarih ve saatleri gösterir ve tüm bu hususları satış portalında derhâl duyurur. Bu durumda artırmanın başlangıç tarihi, artırma süresinin uzatılmasına karar verildiği tarihten itibaren üç günü geçemez. Bu süre içinde, daha önce en yüksek teklif veren teklifiyle bağlı olacağı gibi yeni istekliler de teminatı yatırmak suretiyle artırmaya katılabilir. İkinci artırma:

Paraların Paylaştırılması, Sıra Cetveli ve Rehin Açığı

İcra ve İflas Kanunu'nun 138. maddesinin ikinci fıkrası gereğince ihale neticesinde elde edilen paradan öncelikle bütün alacaklıları ilgilendiren haciz, paraya çevirme ve paylaştırma giderleri karşılanır; kalan bedel ise takip giderleri ile işlemiş faizler hesaba katılarak alacaklılar arasında dağıtılır. Taşınmaz rehninde öncelik sırası tapu kütüğündeki tescil sırasına ve rehin derecesine göre tayin olunur; aynı derecede birden fazla ipotek kurulmuşsa tescil tarihi esas alınır. Taşınmazın bedelinden öncelikle rehinli alacaklının hakkı ödenir; bu ödemeden sonra bakiye kalırsa haciz koyduran diğer alacaklılara aktarılır, tüm alacaklar tasfiye edildikten sonra arta kalan kısım borçluya teslim edilir. Düzenlenen sıra cetveline itirazı bulunan alacaklılar yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet başvurusunda bulunabilirler.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 138Kaynağı aç
Madde 138 – Mahcuz mallar tamamiyle satıldıkta bedelleri alakadarlara hisselerine göre paylaştırılır ve bir kısmı satıldıkta icabına göre bedeli hisseleri nispetinde alakadarlara avans olarak dağıtılır. Haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masraflar önce satış tutarından alınır ve artan para takip masrafları ve işlemiş faizler dahil olduğu halde alacakları nispetinde paylaştırılır. (Değişik: 18/2/1965-538/64 md.) Vekil vasıtasiyle yapılan takiplerde vekalet ücretinin miktarı, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın, icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hasaplanır. Bu şekilde tayin olunan vekalet ücreti de takip masraflarına dahildir. Muvakkat hacizler için ayrılmış hisseler vaziyet anlaşılıncaya kadar sağlam bir bankaya, banka bulunmıyan yerlerde mahkeme veya icra sandıklarına yatırılır. İcra dairesinin tamamlama hacizleri:

Satış sürecinde ipotekli taşınmazın değerinin alacağı karşılamayacağı anlaşılırsa muvakkat rehin açığı hükümleri devreye girer. İcra ve İflas Kanunu'nun 150/f maddesi uyarınca, satış talebinin ardından takdir edilen ve kesinlik kazanan kıymetin alacak miktarını karşılamaya yetmeyeceği tespit edilirse, alacaklının istemiyle kendisine açık kalan tutar için bir muvakkat rehin açığı belgesi verilir. Alacaklı bu belgeyle borçlunun diğer malvarlığı değerlerinin haczini icra müdüründen talep edebilir ve taşınmazın satışı neticesinde karşılanamayan bakiye alacağını borçlunun haczedilen bu diğer mallarından rüçhansız biçimde tahsil eder. Satışın tamamlanmasının ardından bedelin borcu bütünüyle kapatamaması durumunda ise kalan kısım için genel haciz yoluyla tamamlama haczi istenebileceği gibi borçlunun kalan borcu için genel haciz yoluyla tamamlama takibi yapılabileceği de öngörülmektedir.

İpotekli alacaklı borçlunun diğer mallarına doğrudan haciz koydurabilir mi?

Alacağı rehinle temin edilmiş alacaklı, İcra ve İflas Kanunu'nun 45. maddesi gereğince kural olarak öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurmak zorundadır. Borçlu iflasa tabi kişilerden olsa dahi bu zorunluluk geçerlidir; ancak rehnin satışı borcu ödemeye yetmezse veya satış öncesinde kesinleşen kıymet takdirine göre borcun karşılanamayacağı anlaşılırsa açık kalan miktar için borçlunun diğer mallarına haciz talep edilebilir.

Kambiyo senedine bağlı rehinli alacaklarda doğrudan haciz takibi yapılabilir mi?

Rehinle temin edilmiş alacak çek, poliçe veya bono gibi bir kambiyo senedine dayanıyorsa alacaklı önce rehne başvurma kuralına tabi değildir. Bu durumdaki alacaklı doğrudan kambiyo senetlerine özgü haciz veya iflas yoluyla takip başlatabilir.

İpoteğin paraya çevrilmesi takibinde satış ne kadar sürede istenmelidir?

Taşınmaz rehninin satışının ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde istenmesi zorunludur. Bu süre içinde satış talep edilmez veya talep geri alınıp süresi içinde yenilenmezse icra takibi kanunen düşer.

Satış öncesinde taşınmaz değerinin borcu karşılamayacağı anlaşılırsa ne yapılır?

Satış talebinden sonra takdir edilen ve kesinleşen kıymete göre ipotekli malın alacağı karşılamayacağı anlaşılırsa alacaklıya açık kalan tutar için muvakkat rehin açığı belgesi verilir. Alacaklı bu belgeye dayanarak borçlunun diğer mallarının haczini isteyebilir ve satış sonunda tahsil edilemeyen alacağını diğer hacizli mallardan rüçhansız tahsil eder.

Satış bedeli rehinli alacağı karşılamaya yetmezse alacaklı hangi yola başvurabilir?

Satış neticesinde tahsil edilemeyen bakiye alacak bakımından alacaklı genel haciz yoluyla tamamlama haczi isteyebileceği gibi, borcun tamamen karşılanamaması halinde genel hükümler çerçevesinde kalan miktar için haciz takibine devam edebilir veya iflas koşulları mevcutsa iflas yolunu işletebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu