İnternet ve Sosyal Medya Üzerinden Hakaret Suçu ve Cezası

by Avukat Erdal Ersoy
İnternet ve Sosyal Medya Üzerinden Hakaret Suçu ve Cezası

CMK m.173/1’deki kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresi, 7499 sayılı Kanunun 37. maddesiyle 1 Haziran 2024’ten itibaren on beş günden iki haftaya çıkarılmıştır. 7571 sayılı Kanunla hakaretin uzlaştırma dışına alınması ve önceki tarihte tamamlanan uzlaşmalara ilişkin geçiş hükmü ayrıca gözetilir.

7499 sayılı Kanun, Madde 37Kaynağı aç
CEZA
MUHAKEMES� KANUNU �LE BAZI KANUNLARDA DE����KL�K
YAPILMASINA
DA�R KANUN
Kanun No. 7499
Kabul Tarihi: 2/3/2024�
����
MADDE
1-
9/6/1932 tarihli ve 2004 say�l� �cra ve �flas Kanununun 19 uncu maddesinin
ikinci f�kras�na a�a��daki c�mle eklenmi�tir.
�M�ddet, hafta
olarak belirlenmi� ise ba�lad��� g�ne son hafta i�indeki kar��l�k gelen g�nde
biter.�
MADDE
2-
2004 say�l� Kanunun 309/p maddesinin ���nc� f�kras� a�a��daki �ekilde
de�i�tirilmi� ve d�rd�nc� f�kras�na �itiraz�� ibaresinden sonra gelmek �zere
�ile istinaf� ibaresi eklenmi�tir.
�Tasdik
veya ret karar�na kar�� bor�lu ve tasdik duru�mas� s�ras�nda itirazda bulunmu�
olan alacakl�lar; tebli� tarihinden itibaren iki hafta i�inde istinaf yoluna,
istinaf incelemesi �zerine verilen karara kar�� da tebli� tarihinden itibaren
iki hafta i�inde temyiz yoluna ba�vurabilir.�
MADDE
3-
2004 say�l� Kanunun 364 �nc� maddesinin ikinci f�kras�n�n birinci c�mlesi
a�a��daki �ekilde de�i�tirilmi�tir.
�Birinci
f�krada belirtilen kararlara kar��, tebli� tarihinden itibaren iki hafta i�inde
temyiz yoluna ba�vurulabilir; temyiz yoluna ba�vurma ve incelemesi Hukuk
Muhakemeleri Kanunu h�k�mlerine g�re yap�l�r.�
MADDE
4-
12/4/1991 tarihli ve 3713 say�l� Ter�rle M�cadele Kanununun 7 nci maddesinin
be�inci f�kras�nda yer alan �220 nci maddesinin alt�nc�� ibaresi �314 �nc�
maddesinin ���nc�� �eklinde de�i�tirilmi�tir.
MADDE
5-
22/11/2001 tarihli ve 4721 say�l� T�rk Medeni Kanununun 407 nci maddesi
a�a��daki �ekilde de�i�tirilmi�tir.
�MADDE
407- Kesinle�mi� hapis cezas�n�n infaz� amac�yla ceza infaz kurumunda bulunan
ergin bir ki�i, iste�i �zerine k�s�tlan�r veya kendisine kayy�m atan�r.
Toplam
be� y�l veya daha fazla kesinle�mi� hapis cezas�n�n infaz� amac�yla ceza infaz
kurumunda bulunan ergin bir ki�i, iste�i bulunmasa dahi ki�ili�inin veya
malvarl���n�n korunmas� bak�m�ndan gerekli g�r�lmesi h�linde k�s�tlanabilir.
Cezay� yerine getirmekle g�revli makam hapis cezas�n�n infaz�na ba�land���n�
derh�l vesayet makam�na bildirir.
Vesayet
makam� karar vermeden �nce h�k�ml�y� dinler.
Bu
Kanunun kayy�ml��a ili�kin h�k�mleri niteli�ine uygun d��t��� �l��de bu madde
i�in de uygulan�r.�
MADDE
6- 4721
say�l� Kanunun 409 uncu maddesinin ikinci f�kras�n�n ikinci c�mlesi a�a��daki
�ekilde de�i�tirilmi�tir.
�Resm� sa�l�k
kurulu raporunun tanzimi i�in gereklilik bulunmas� halinde 436 nc� madde
h�k�mleri uygulan�r.�
MADDE
7- 4721
say�l� Kanunun 436 nc� maddesinin birinci f�kras�n�n (6) numaral� bendi
a�a��daki �ekilde de�i�tirilmi�tir.
�6.
Resm� sa�l�k kurulu raporunun al�nabilmesini temin amac�yla; ki�inin v�cudundan
kan veya benzeri biyolojik �rneklerle k�l, t�k�r�k, t�rnak gibi �rnekler
al�nabilir, ki�iye gerekli t�bbi m�dahaleler yap�labilir ve gerekti�inde ki�i,
hekim �n raporu �zerine en fazla yirmi g�n s�reyle sa�l�k kurulu�una
yerle�tirilebilir. Hekim �n raporu �zerine verilen yerle�tirme karar� derh�l
ilgiliye ve yak�nlar�na bildirilir. �lgili veya yak�nlar�, bu karara kar��
bildirimden itibaren on g�n i�inde denetim makam�na itiraz edebilir, yap�lan
itiraz karar�n icras�n� durdurmaz. �tiraz denetim makam�nca ivedilikle karara
ba�lan�r.�
MADDE
8-
4721 say�l� Kanunun 471 inci maddesi a�a��daki �ekilde de�i�tirilmi�tir.
�MADDE
471- �zg�rl��� ba�lay�c� cezaya mahk�miyet sebebiyle k�s�tl� bulunan ki�i
�zerindeki vesayet, hapis h�linin hukuka uygun bir �ekilde sona ermesiyle
kendili�inden ortadan kalkar.
Hapis
h�linin devam� s�resince a�a��daki �artlar�n varl��� h�linde vesayet sona
erdirilebilir:
1.
Toplam be� y�ldan az olan hapis cezas�n�n infaz�na ba�l� olarak verilen
k�s�tlama kararlar� bak�m�ndan ki�inin isteminin bulunmas�,
2.
Toplam be� y�l veya daha fazla kesinle�mi� hapis cezas�n�n infaz�na ba�l�
olarak verilen k�s�tlama kararlar� bak�m�ndan ki�inin talebi �zerine
ki�ili�inin veya malvarl���n�n korunmas� sebebinin ortadan kalkmas�.�
MADDE
9-
26/9/2004 tarihli ve 5237 say�l� T�rk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin ikinci
f�kras�nda yer alan �En az yirmi ve en fazla y�z T�rk Liras�� ibaresi �En az
y�z ve en fazla be�y�z T�rk Liras�� �eklinde de�i�tirilmi�tir.
MADDE
10-
5237 say�l� Kanunun 220 nci maddesinin alt�nc� f�kras� a�a��daki �ekilde
de�i�tirilmi�tir.
�(6)
�rg�te �ye olmamakla birlikte �rg�t ad�na su� i�leyen ki�i, ayr�ca iki y�l alt�
aydan alt� y�la kadar hapis cezas� ile cezaland�r�l�r. ��lenen su�un niteli�ine
g�re verilecek ceza yar�s�na kadar indirilebilir. Bu f�kra h�km� sadece silahl�
�rg�tler hakk�nda uygulan�r.�
MADDE
11-
5237 say�l� Kanunun 314 �nc� maddesine ikinci f�kras�ndan sonra gelmek �zere
a�a��daki f�kra eklenmi� ve di�er f�kra buna g�re tesels�l ettirilmi�tir.
�(3)
�rg�te �ye olmamakla birlikte �rg�t ad�na su� i�leyen ki�i, ayr�ca be� y�ldan
on y�la kadar hapis cezas� ile cezaland�r�l�r. ��lenen su�un niteli�ine g�re
verilecek ceza yar�s�na kadar indirilebilir.�
MADDE
12- 4/12/2004
tarihli ve 5271 say�l� Ceza Muhakemesi Kanununun 141 inci maddesinin birinci
f�kras�n�n (k) bendinde yer alan �Yakalama� ibaresi �Yakalama, adli kontrol�
�eklinde de�i�tirilmi�, birinci f�kras�na (k) bendinden sonra gelmek �zere
a�a��daki bent eklenmi� ve ikinci f�kras�nda yer alan �(e) ve (f) bentlerinde�
ibaresi �(e), (f) ve (l) bentlerinde� �eklinde de�i�tirilmi�tir.
�l)
Konutunu terk etmemek veya uyu�turucu, uyar�c� veya u�ucu maddeler ile alkol
ba��ml�l���ndan ar�nmak amac�yla hastaneye yatmak d�hil, tedavi veya muayene
tedbirlerine t�bi olmak ve bunlar� kabul etmek �eklindeki adli kontrol
y�k�ml�l�kleri uyguland�ktan sonra haklar�nda kovu�turmaya yer olmad���na veya
beraatlerine karar verilen,�
MADDE
13- 5271
say�l� Kanunun 142 nci maddesinin ikinci ve sekizinci f�kralar�na s�ras�yla
a�a��daki c�mleler eklenmi� ve be�inci f�kras�nda yer alan �onbe� g�n� ibaresi
�iki hafta� �eklinde de�i�tirilmi�tir.
�Ancak, 141 inci
maddenin birinci f�kras�n�n (e), (f) ve (l) bentleri kapsam�ndaki istemler
bak�m�ndan 9/1/2013 tarihli ve 6384 say�l� Tazminat Komisyonunun G�revleri ile
�al��ma Usul ve Esaslar� Hakk�nda Kanun h�k�mleri uygulan�r. Bu f�kra uyar�nca
6384 say�l� Kanun kapsam�nda olmas�na ra�men a��r ceza mahkemesine yap�lan
istemler, Komisyona g�nderilir. A��r ceza mahkemesinin g�rev alan�na giren ve
girmeyen istemler birlikte yap�lm�� ise a��r ceza mahkemesi g�rev alan�na
girmeyen istemleri ay�rmak suretiyle Komisyona g�nderir. Bu h�llerde a��r ceza
mahkemesine yap�lan istem tarihi esas al�n�r.�
�Karar yerinde
g�r�lmezse b�lge adliye mahkemesince i�in esas� hakk�nda karar verilir. B�lge
adliye mahkemelerince bu f�kra uyar�nca verilen kararlar kesindir.�
MADDE
14- 5271
say�l� Kanunun 144 �nc� maddesinin birinci f�kras�nda yer alan �yakalanan�
ibaresi �yakalanan, adli kontrol alt�na al�nan� �eklinde ve f�kran�n (e)
bendinde yer alan �g�zalt�na al�nmas�na� ibaresi �g�zalt�na al�nmas�na, adli
kontrol alt�na al�nmas�na� �eklinde de�i�tirilmi�tir.
MADDE
15-
5271 say�l� Kanunun 231 inci maddesinin be� il� ond�rd�nc� f�kralar� a�a��daki
�ekilde de�i�tirilmi�tir.
�(5)
San��a y�klenen su�tan dolay� yap�lan yarg�lama sonunda h�kmolunan ceza, iki
y�l veya daha az s�reli hapis veya adl� para cezas� ise; mahkemece, h�km�n
a��klanmas�n�n geri b�rak�lmas�na karar verilebilir. Uzla�maya ili�kin h�k�mler
sakl�d�r. H�km�n a��klanmas�n�n geri b�rak�lmas�, m�sadereye ili�kin h�k�mler
hari�, kurulan h�km�n san�k hakk�nda bir hukuk� sonu� do�urmamas�n� ifade eder.
(6)
H�km�n a��klanmas�n�n geri b�rak�lmas�na karar verilebilmesi i�in;
a)
San���n daha �nce kas�tl� bir su�tan mahk�m olmam�� bulunmas�,
b)
Mahkemece, san���n ki�ilik �zellikleri ile duru�madaki tutum ve davran��lar�
g�z �n�nde bulundurularak yeniden su� i�lemeyece�i hususunda kanaate var�lmas�,
c)
Su�un i�lenmesiyle ma�durun veya kamunun u�rad��� zarar�n; aynen iade, su�tan
�nceki h�le getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7)
A��klanmas�n�n geri b�rak�lmas�na karar verilen h�k�mde, mahk�m olunan hapis
cezas� ertelenemez ve k�sa s�reli olmas� h�linde se�enek yapt�r�mlara
�evrilemez.
(8)
H�km�n a��klanmas�n�n geri b�rak�lmas� karar�n�n verilmesi h�linde san�k, be�
y�l s�reyle denetim s�resine t�bi tutulur. Denetim s�resi i�inde, ki�i hakk�nda
kas�tl� bir su� nedeniyle bir daha h�km�n a��klanmas�n�n geri b�rak�lmas�na
karar verilemez. Bu s�re i�inde bir y�ldan fazla olmamak �zere mahkemenin
belirleyece�i s�reyle, san���n denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir
meslek veya sanat sahibi olmamas� h�linde, meslek veya sanat sahibi olmas�n�
sa�lamak amac�yla bir e�itim program�na devam etmesine,
b) Bir
meslek veya sanat sahibi olmas� h�linde, bir kamu kurumunda veya �zel olarak
ayn� meslek veya sanat� icra eden bir ba�kas�n�n g�zetimi alt�nda �cret
kar��l���nda �al��t�r�lmas�na,
c)
Belli yerlere gitmekten yasaklanmas�na, belli yerlere devam etmek hususunda
y�k�ml� k�l�nmas�na ya da takdir edilecek ba�ka y�k�ml�l��� yerine getirmesine,
karar
verilebilir. Denetim s�resi i�inde dava zamana��m� durur.
(9)
Alt�nc� f�kran�n (c) bendinde belirtilen ko�ulu derhal yerine getiremedi�i
takdirde; san�k hakk�nda ma�dura veya kamuya verdi�i zarar� denetim s�resince
ayl�k taksitler h�linde �demek suretiyle tamamen gidermesi ko�uluyla da h�km�n
a��klanmas�n�n geri b�rak�lmas� karar� verilebilir.
(10)
Denetim s�resi i�inde kasten yeni bir su� i�lenmedi�i ve denetimli serbestlik
tedbirine ili�kin y�k�ml�l�klere uygun davran�ld��� takdirde, a��klanmas� geri
b�rak�lan h�k�m ortadan kald�r�larak, davan�n d��mesi karar� verilir.
(11)
Denetim s�resi i�inde kasten yeni bir su� i�lemesi veya denetimli serbestlik
tedbirine ili�kin y�k�ml�l�klere ayk�r� davranmas� h�linde, mahkeme h�km�
a��klar. Ancak mahkeme, kendisine y�klenen y�k�ml�l�kleri yerine getiremeyen
san���n durumunu de�erlendirerek; cezan�n yar�s�na kadar belirleyece�i bir
k�sm�n�n infaz edilmemesine ya da ko�ullar�n�n varl��� h�linde h�k�mdeki hapis
cezas�n�n ertelenmesine veya se�enek yapt�r�mlara �evrilmesine karar vererek
yeni bir mahk�miyet h�km� kurabilir. A��klanan veya yeni kurulan h�kme itiraz
edilebilir. �tiraz mercii ancak bu f�kradaki ko�ullarla s�n�rl� olarak bir
de�erlendirme yapabilir.
(12) 272
nci maddenin ���nc� f�kras� h�k�mleri sakl� kalmak �zere, h�km�n a��klanmas�n�n
geri b�rak�lmas� karar�na kar�� istinaf yoluna ba�vurulabilir. B�lge adliye
mahkemesi taraf�ndan verilen kararlar hakk�nda 286 nc� madde h�k�mleri
uygulan�r. 272 nci maddenin ���nc� f�kras� h�k�mleri sakl� kalmak �zere, h�km�n
a��klanmas�n�n geri b�rak�lmas� karar�n�n ilk derece mahkemesi s�fat�yla b�lge
adliye mahkemesi veya Yarg�tay taraf�ndan verilmesi h�linde temyiz yoluna
gidilebilir. �stinaf ve temyiz yolunda karar ve h�k�m, usul ve esasa ili�kin
hukuka ayk�r�l�klar y�n�nden incelenir.
(13)
H�km�n a��klanmas�n�n geri b�rak�lmas� karar�, bunlara mahsus bir sisteme
kaydedilir. Bu kay�tlar, ancak bir soru�turma veya kovu�turmayla ba�lant�l�
olarak Cumhuriyet savc�s�, h�kim veya mahkeme taraf�ndan istenmesi h�linde, bu
maddede belirtilen ama� i�in kullan�labilir.
(14) Bu
maddenin h�km�n a��klanmas�n�n geri b�rak�lmas�na ili�kin h�k�mleri, Anayasan�n
174 �nc� maddesinde koruma alt�na al�nan ink�l�p kanunlar�nda yer alan su�larla
ilgili olarak uygulanmaz.�
MADDE
16- 5271
say�l� Kanunun 247 nci maddesinin Anayasa Mahkemesi taraf�ndan iptal edilen
���nc� f�kras� a�a��daki �ekilde yeniden d�zenlenmi�tir.
�(3)
Ka�ak san�k hakk�nda kovu�turma yap�labilir. Ancak, daha �nce sorgusu yap�lmam��
ise, mahk�miyet ve ceza verilmesine yer olmad��� karar� verilemez.�
MADDE
17- 5271
say�l� Kanunun 252 nci maddesinin iki il� alt�nc� f�kralar� a�a��daki �ekilde
de�i�tirilmi� ve maddeye a�a��daki f�kra eklenmi�tir.
�(2)
�tiraz �zerine h�km� veren mahkemece dosya, o yerde birden fazla asliye ceza
mahkemesi bulunmas� h�linde tevzi kriterlerine g�re belirlenen asliye ceza
mahkemesine g�nderilir ve bu mahkemece duru�ma a��larak genel h�k�mlere g�re
yarg�lamaya devam olunur. Tek asliye ceza mahkemesinin bulundu�u yerlerde ise,
ayn� mahkemede yetkili ba�ka bir hakim varsa bu hakim taraf�ndan; aksi h�lde
adli yarg� ilk derece mahkemesi adalet komisyonu ba�kan�nca g�revlendirilen
hakim taraf�ndan duru�ma a��l�r ve genel h�k�mlere g�re yarg�lamaya devam olunur.
Taraflar gelmese bile duru�ma yap�l�r ve yokluklar�nda 223 �nc� madde uyar�nca
h�k�m verilebilir. Taraflara g�nderilecek davetiyede bu husus yaz�l�r.
Duru�madan �nce itirazdan vazge�ilmesi h�linde duru�ma yap�lmaz ve itiraz
edilmemi� say�l�r.
(3)
Mahkeme, ikinci f�kra uyar�nca h�k�m verirken, 251 inci madde kapsam�nda basit
yarg�lama usul�ne g�re verilen h�k�mle ba�l� de�ildir. Ancak, itiraz�n san�k
d���ndaki ki�iler taraf�ndan yap�ld��� h�llerde 251 inci maddenin ���nc�
f�kras� uyar�nca indirim uygulan�r.
(4)
�tiraz �zerine verilen h�km�n san�k lehine olmas� h�linde, bu hususlar�n itiraz
etmemi� olan di�er san�klara da uygulanma olana�� varsa bu san�klar da itiraz
etmi� gibi verilen kararlardan yararlan�r.
(5)
�kinci f�kra uyar�nca verilen h�k�mlere kar�� genel h�k�mlere g�re kanun yoluna
ba�vurulabilir.
(6)
Birinci f�kradaki itiraz�n, s�resinde yap�lmad��� veya kanun yoluna ba�vuru
hakk� bulunmayan taraf�ndan yap�ld��� mahkemesince de�erlendirildi�inde dosya,
268 inci maddenin ikinci f�kras� uyar�nca itiraz� incelemeye yetkili olan
mercie g�nderilir. Mercii bu sebepler y�n�nden incelemesini yapar ve karar�n�
gere�i i�in mahkemesine g�nderir.�
�(7)
Birinci f�kradaki itiraz�n, yarg�lama giderine, vek�let �cretine veya maddi
hataya ili�kin olmas� h�linde 268 inci maddenin ikinci f�kras� h�km� uygulan�r.
Mercii bu sebepler y�n�nden incelemesini yapar ve karar�n� gere�i i�in
mahkemesine g�nderir.�
MADDE
18-
5271 say�l� Kanunun 273 �nc� maddesinin birinci f�kras�nda yer alan �h�km�n
a��klanmas�ndan itibaren yedi g�n� ibaresi �h�km�n gerek�esiyle birlikte tebli�
edildi�i tarihten itibaren iki hafta� �eklinde, ���nc� ve be�inci f�kralar�nda
yer alan �yedi g�n� ibareleri �iki hafta� �eklinde de�i�tirilmi� ve maddenin ikinci
f�kras� y�r�rl�kten kald�r�lm��t�r.
MADDE
19- 5271
say�l� Kanunun 291 inci maddesinin birinci f�kras�nda yer alan �h�km�n
a��klanmas�ndan itibaren on be� g�n� ibaresi �h�km�n gerek�esiyle birlikte
tebli� edildi�i tarihten itibaren iki hafta� �eklinde de�i�tirilmi� ve maddenin
ikinci f�kras� y�r�rl�kten kald�r�lm��t�r.
MADDE
20- 5271
say�l� Kanunun 294 �nc� maddesinin birinci f�kras�na a�a��daki c�mle
eklenmi�tir.
�Cumhuriyet
savc�s� temyiz dilek�esinde, temyiz iste�inin san���n yarar�na veya aleyhine
oldu�unu a��k�a belirtir.�
MADDE
21- 5271
say�l� Kanunun 275 inci maddesinin ikinci f�kras�, 293 �nc� maddesinin ikinci
f�kras� ve 295 inci maddesi y�r�rl�kten kald�r�lm��t�r.
MADDE
22-
5271 say�l� Kanuna a�a��daki ge�ici madde eklenmi�tir.
�GE��C�
MADDE 6- (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla bu Kanunda yap�lan d�zenlemeler
bak�m�ndan a�a��daki h�k�mler uygulan�r:
a) Eski
h�le getirme kurumuna ili�kin olarak 41 inci maddenin birinci f�kras�nda
yap�lan de�i�iklik, 1/6/2024 tarihinde ve sonras�nda kalkan engeller bak�m�ndan
uygulan�r. Bu tarihten �nce kalkan engeller bak�m�ndan bu maddeyi ihdas eden
Kanunla yap�lan de�i�iklikten �nceki h�k�mlerin uygulanmas�na devam olunur.
b)
Kovu�turmaya yer olmad���na dair karara itiraz s�resine ili�kin olarak 173 �nc�
maddenin birinci f�kras�nda yap�lan de�i�iklik, 1/6/2024 tarihinde ve
sonras�nda verilen kararlar hakk�nda uygulan�r. Bu tarihten �nce verilen
kararlar hakk�nda bu maddeyi ihdas eden Kanunla yap�lan de�i�iklikten �nceki
h�k�mlerin uygulanmas�na devam olunur.
c)
Kanun yollar�na ba�vuru �ekli ve s�releri ile bu s�relerin tebli�den itibaren
ba�lamas�na ve cevap s�relerine ili�kin 268, 273, 276, 277, 291, 294, 296, 297,
308, 308/A, 319 ve 320 nci maddelerde yap�lan de�i�iklikler, 1/6/2024 tarihinde
ve sonras�nda verilen kararlar hakk�nda uygulan�r. Bu tarihten �nce verilen
kararlar hakk�nda bu maddeyi ihdas eden Kanunla yap�lan de�i�ikliklerden �nceki
h�k�mler ile y�r�rl�kten kald�r�lan h�k�mlerin uygulanmas�na devam olunur.
d)
Temyiz s�resi ile bu s�renin karar�n tebli�inden itibaren i�lemeye ba�lamas�na
ve cevap s�resine ili�kin 291, 296 ve 297 nci maddelerde yap�lan de�i�iklikler,
23/3/2005 tarihli ve 5320 say�l� Ceza Muhakemesi Kanununun Y�r�rl�k ve Uygulama
�ekli Hakk�nda Kanunun 8 inci maddesinin birinci f�kras� kapsam�nda olup da
1/6/2024 tarihinde ve sonras�nda verilen kararlar hakk�nda da uygulan�r.
e) Bu
maddeyi ihdas eden Kanunla y�r�rl�kten kald�r�lan; 275 inci maddenin ikinci
f�kras�, 293 �nc� maddenin ikinci f�kras� ve 295 inci maddesi h�k�mlerinin,
1/6/2024 tarihinden �nce verilen kararlar bak�m�ndan uygulanmas�na devam
olunur.
(2) a)
Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci ve onikinci
f�kras�nda yap�lan kanun yoluna ili�kin de�i�iklikler, 1/6/2024 tarihi ve
sonras�nda verilen h�km�n a��klanmas�n�n geri b�rak�lmas� kararlar� hakk�nda
uygulan�r.
b)
1/6/2024 tarihinden �nce verilen h�km�n a��klanmas�n�n geri b�rak�lmas�
kararlar� hakk�nda itiraz kanun yolunun uygulanmas�na devam olunur. Bu
itirazlar, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onikinci f�kras�nda
yap�lan de�i�iklikten �nceki h�k�mlere g�re sonu�land�r�l�r.
c)
1/6/2024 tarihinden �nce verilen h�km�n a��klanmas�n�n geri b�rak�lmas�
kararlar�yla ilgili olarak 231 inci maddenin onbirinci f�kras� gere�ince h�km�n
a��klanmas� veya yeniden kurulmas� h�linde, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231
inci maddenin onbirinci f�kras�nda yap�lan de�i�iklikten �nceki kanun yoluna
ili�kin h�k�mler uygulan�r.
d)
1/6/2024 tarihinden �nce verilen h�km�n a��klanmas�n�n geri b�rak�lmas�
kararlar� bak�m�ndan san���n kabul etmesi �art� aranmaya devam olunur.
(3) Bu
maddeyi ihdas eden Kanunla 141 inci maddede yap�lan d�zenlemeler, 1/6/2024
tarihinden sonra kesinle�en karar veya h�k�mler bak�m�ndan uygulan�r.
(4) Bu
maddeyi ihdas eden Kanunla 142 nci maddede yap�lan de�i�iklikler, 1/6/2024
tarihinde ve sonras�nda yap�lan istemler bak�m�ndan uygulan�r. Bu tarihten �nce
yap�lan istemlere, kesinle�inceye kadar bu maddeyi ihdas eden Kanunla 142 nci
maddede yap�lan de�i�iklikten �nceki h�k�mlere g�re yarg� mercilerince
bak�lmaya devam olunur. Bu f�krada yer alan d�zenlemeler ile bu maddeyi ihdas
eden Kanunla 142 nci maddede yap�lan de�i�iklikler, m�lga 7/5/1964 tarihli ve
466 say�l� Kanun D��� Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakk�nda
Kanun uyar�nca yap�lan veya yap�lacak olan istemler hakk�nda da k�yasen
uygulan�r.�
MADDE
23-
9/1/2013 tarihli ve 6384 say�l� Avrupa �nsan Haklar� Mahkemesine Yap�lm�� Baz�
Ba�vurular�n Tazminat �denmek Suretiyle ��z�m�ne Dair Kanunun ad� �Tazminat
Komisyonunun G�revleri ile �al��ma Usul ve Esaslar� Hakk�nda Kanun� �eklinde ve
1 inci maddesi a�a��daki �ekilde de�i�tirilmi�tir.
�MADDE
1- (1) Bu Kanunun amac�, Tazminat Komisyonunun g�revleri ile �al��ma usul ve
esaslar�n� belirlemektir.�
MADDE
24-
6384 say�l� Kanunun 2 nci maddesinin ikinci f�kras�na �suretiyle,� ibaresinden
sonra gelmek �zere �Avrupa �nsan Haklar� Mahkemesine yap�lm�� ba�vurulara
ili�kin� ibaresi eklenmi�, ikinci f�kras�ndan sonra gelmek �zere a�a��daki
f�kra eklenmi� ve di�er f�kra buna g�re tesels�l ettirilmi�tir.
�(3) Bu
Kanun;
a) Ceza
hukuku kapsam�ndaki soru�turma ve kovu�turmalar ile �zel hukuk ve idare hukuku
kapsam�ndaki yarg�lamalar�n makul s�rede sonu�land�r�lmad��� iddias�yla manevi
tazminat,
b)
4/12/2004 tarihli ve 5271 say�l� Ceza Muhakemesi Kanununun 142 nci maddesinin
ikinci f�kras� uyar�nca koruma tedbirleri nedeniyle olu�an maddi ve manevi her
t�rl� zarar�n tazmini,
istemiyle
Komisyona yap�lan m�racaatlar� da kapsar.�
MADDE
25-
6384 say�l� Kanunun 3 �nc� maddesinin birinci f�kras�n�n (�) bendinde yer alan
�Komisyonu,� ibaresi �Tazminat Komisyonunu,� �eklinde de�i�tirilmi�tir.
MADDE
26-
6384 say�l� Kanunun 4 �nc� maddesine a�a��daki f�kralar eklenmi�tir.
�(6)
M�racaat�n ve ispat belgelerinin de�erlendirilmesinde ve verilecek tazminat
miktar�n�n saptanmas�nda Komisyon, gerekli g�rd��� ara�t�rmalar� yapmaya veya
�yelerden birine yapt�rmaya ya da Cumhuriyet ba�savc�l�klar�ndan bilirki�i
incelemesi yap�lmas�n� talep etmeye yetkilidir.
(7)
Komisyonun giderleri, Bakanl�k b�t�esinden kar��lan�r.�
MADDE
27- 6384
say�l� Kanunun 5 inci maddesinin ba�l��� �Avrupa �nsan Haklar� Mahkemesine
ba�vurmu� olanlar�n Komisyona yapaca�� m�racaat�n �ekli ve s�resi� �eklinde
de�i�tirilmi�, maddeye d�rd�nc� f�kras�ndan sonra gelmek �zere a�a��daki f�kra
eklenmi� ve di�er f�kra buna g�re tesels�l ettirilmi�tir.
�(5)
M�racaat, elektronik ortamda da yap�labilir. M�racaatlar�n elektronik ortamda
yap�lmas�na ili�kin usul ve esaslar Bakanl�k taraf�ndan belirlenir.�
MADDE
28-
6384 say�l� Kanuna 5 inci maddesinden sonra gelmek �zere a�a��daki madde
eklenmi�tir.
�Yarg�lamalar�n
makul s�rede sonu�land�r�lmad��� iddias�yla yap�lacak m�racaat�n �ekli ve
s�resi
MADDE
5/A- (1) 2 nci maddenin ���nc� f�kras�n�n (a) bendi uyar�nca Komisyona
m�racaat; soru�turma, kovu�turma veya yarg�lama s�recinde ya da en ge� bunlar�n
kesin bir kararla sonu�land���n�n ��renilmesinden itibaren bir ay i�inde
yap�l�r. Hakl� bir mazeret nedeniyle s�resi i�inde m�racaat edemeyenler,
mazeretin kalkt��� tarihten itibaren on be� g�n i�inde ve mazeretlerini
belgeleyen delillerle birlikte m�racaat edebilirler.�
(2)
M�racaatta bulunan ki�inin dilek�esinde, a��k kimlik ve adresini, zarara
u�rad��� i�lemi, zarar�n nitelik ve niceli�ini belirtmesi ve bunlar�n
belgelerini dilek�esine eklemesi gereklidir.
(3)
Komisyon, dilek�edeki bilgi ve belgelerin yetersizli�i durumunda eksikli�in bir
ay i�inde giderilmesini, aksi h�lde istemin reddedilece�ini ilgiliye bildirir.
Dilek�edeki eksikli�in s�resinde tamamlanmamas� halinde m�racaat, Komisyonca
reddolunur.
(4) Bu
madde uyar�nca yap�lacak m�racaatlar hakk�nda 5 inci maddenin d�rd�nc�, be�inci
ve alt�nc� f�kralar� uygulan�r.�
MADDE
29- 6384
say�l� Kanuna 5 inci maddesinden sonra gelmek �zere a�a��daki madde eklenmi�tir.
�Koruma
tedbirleri nedeniyle tazminat istemine ili�kin usul ve esaslar
MADDE
5/B- (1) 2 nci maddenin ���nc� f�kras�n�n (b) bendi uyar�nca Komisyona
m�racaat, karar veya h�k�mlerin kesinle�ti�inin ilgilisine tebli�inden itibaren
�� ay ve her h�lde karar veya h�k�mlerin kesinle�me tarihini izleyen bir y�l
i�inde yap�l�r.
(2)
Ceza Muhakemesi Kanununun 142 nci maddesinin ikinci f�kras� uyar�nca a��r ceza
mahkemesinin g�revi kapsam�nda olmas�na ra�men Komisyona yap�lan istemler, a��r
ceza mahkemesine g�nderilir. Komisyonun g�rev alan�na giren ve girmeyen
istemler birlikte yap�lm�� ise Komisyon g�rev alan�na girmeyen istemleri
ay�rmak suretiyle a��r ceza mahkemesine g�nderir. Bu hallerde Komisyona yap�lan
istem tarihi esas al�n�r. Komisyon ile a��r ceza mahkemesi aras�nda g�rev
konusunda anla�mazl�k ��kmas� halinde Komisyonun g�revine giren i�lerin tespiti
amac�yla a��r ceza mahkemesi veya Komisyon, kesin olarak karar verilmek �zere
Ankara B�lge Adliye Mahkemesine ba�vurur.
(3)
Komisyon, tazminat istemlerine ve tazminat�n geri al�nmas�na ili�kin yapaca��
de�erlendirmede Ceza Muhakemesi Kanununun 141 inci, 143 �nc� ve 144 �nc�
maddelerini uygular. Komisyon taraf�ndan verilen tazminatlarla ilgili olarak
Ceza Muhakemesi Kanununun 143 �nc� maddesi uyar�nca Cumhuriyet savc�s�n�n
tazminat�n geri al�nmas�na ili�kin yaz�l� istemleri Komisyona yap�l�r.
(4) Bu
madde uyar�nca yap�lacak m�racaatlar hakk�nda 5 inci maddenin d�rd�nc�, be�inci
ve alt�nc� f�kralar� ile 5/A maddesinin ikinci ve ���nc� f�kralar� uygulan�r.�
MADDE
30- 6384
say�l� Kanunun 7 nci maddesinin birinci f�kras�nda yer alan �m�racaat� ibaresi
�2 nci maddenin birinci ve ikinci f�kralar� kapsam�nda yap�lan m�racaatlar�
�eklinde de�i�tirilmi�, ikinci f�kras�na �Komisyon,� ibaresinden sonra gelmek
�zere �Anayasa Mahkemesi ve� ibaresi eklenmi�, maddeye ikinci f�kras�ndan sonra
gelmek �zere a�a��daki f�kra eklenmi� ve di�er f�kralar buna g�re tesels�l
ettirilmi�tir.
�(3)
Komisyon, usul ekonomisini g�zeterek benzer nitelikteki m�racaatlar�
birle�tirerek karar verebilir.�
MADDE
31- 6384
say�l� Kanunun 9 uncu maddesinin birinci f�kras�na �Bu Kanun,� ibaresinden
sonra gelmek �zere �2 nci maddenin birinci ve ikinci f�kralar� kapsam�nda
yap�lan m�racaatlar bak�m�ndan� ibaresi eklenmi�tir.
MADDE
32- 6384
say�l� Kanuna a�a��daki ge�ici madde eklenmi�tir.
�GE��C�
MADDE 3- (1) 2 nci maddenin ���nc� f�kras�n�n (a) bendi kapsam�nda olup;
a) Bu
maddenin y�r�rl��e girdi�i tarih itibar�yla Anayasa Mahkemesinde inceleme
s�reci devam eden bireysel ba�vurular�, ba�vuru yollar�n�n t�ketilmemesi
nedeniyle verilen kabul edilemezlik karar�n�n tebli�inden itibaren,
b)
Anayasa Mahkemesinin incelemenin s�rd�r�lmesini hakl� k�lan bir neden
g�r�lmedi�i gerek�esiyle d��me karar� verdi�i bireysel ba�vurular�, bu maddenin
y�r�rl��e girdi�i tarihten veya d��me karar�n�n tebli�inden itibaren,
c)
Anayasa Mahkemesinin incelemenin s�rd�r�lmesini hakl� k�lan bir neden
g�r�lmedi�i gerek�esiyle verdi�i d��me karar� �zerine veya 10/10/2023
tarihinden itibaren do�rudan Avrupa �nsan Haklar� Mahkemesine yap�lan
ba�vurular�, bu Mahkemenin m�nhas�ran i� hukuk yollar�n�n t�ketilmemi� olmas�
gerek�esine dayanan kabul edilemezlik karar�n�n tebli�inden itibaren,
�� ay
i�inde yap�lacak m�racaat �zerine Komisyon inceler.
(2)
Birinci f�kran�n (a) ve (b) bentleri kapsam�nda Komisyona m�racaat, m�racaatta
bulunan ki�inin kimlik bilgileri ve adresi ile Anayasa Mahkemesine ba�vuru
tarihi ve numaras�n� i�eren imzal� bir dilek�eyle yap�l�r. Dilek�eye, Anayasa
Mahkemesine yap�lan bireysel ba�vuruya ili�kin form, kabul edilemezlik veya
d��me karar� ve bu karar�n tebli�ine dair belge ile ihlal iddias�na ili�kin
di�er bilgi ve belgeler eklenir. Birinci f�kran�n (c) bendi kapsam�nda
Komisyona m�racaat, 5 inci maddede belirlenen usule g�re yap�l�r.
(3)
Komisyon, dilek�edeki bilgi ve belgelerin yetersizli�i durumunda eksikli�in bir
ay i�inde giderilmesini, aksi h�lde istemin reddedilece�ini ilgiliye bildirir.
Dilek�edeki eksikli�in s�resinde tamamlanmamas� halinde m�racaat, Komisyonca
reddolunur.
(4)
Komisyona, Ceza Muhakemesi Kanununun 142 nci maddesinin ikinci f�kras�
kapsam�ndaki istemler bak�m�ndan 1/6/2024 tarihinden sonra m�racaat edilebilir.
(5)
Komisyonun i� yo�unlu�u dikkate al�narak Adalet Bakan� taraf�ndan, Komisyon
b�nyesinde ilave heyetler olu�turulmas� amac�yla �ye atamas� yap�labilir. Bu
�yeler Komisyon �ye tam say�s�na d�hil de�ildir. Bu f�kra h�km�, bu maddenin
y�r�rl��e girdi�i tarihten itibaren �� y�l s�reyle uygulan�r. Adalet Bakan� bu
s�reyi iki y�l daha uzatabilir.�
MADDE
33-
24/3/2016 tarihli ve 6698 say�l� Ki�isel Verilerin Korunmas� Kanununun 6 nc�
maddesinin ikinci f�kras� y�r�rl�kten kald�r�lm�� ve ���nc� f�kras� a�a��daki
�ekilde de�i�tirilmi�tir.
�(3)
�zel nitelikli ki�isel verilerin i�lenmesi yasakt�r. Ancak bu verilerin
i�lenmesi;
a)
�lgili ki�inin a��k r�zas�n�n olmas�,
b)
Kanunlarda a��k�a �ng�r�lmesi,
c)
Fiili imk�ns�zl�k nedeniyle r�zas�n� a��klayamayacak durumda bulunan veya
r�zas�na hukuki ge�erlilik tan�nmayan ki�inin, kendisinin ya da bir ba�kas�n�n
hayat� veya beden b�t�nl���n�n korunmas� i�in zorunlu olmas�,
�)
�lgili ki�inin alenile�tirdi�i ki�isel verilere ili�kin ve alenile�tirme
iradesine uygun olmas�,
d) Bir
hakk�n tesisi, kullan�lmas� veya korunmas� i�in zorunlu olmas�,
e) S�r
saklama y�k�ml�l��� alt�nda bulunan ki�iler veya yetkili kurum ve kurulu�larca,
kamu sa�l���n�n korunmas�, koruyucu hekimlik, t�bbi te�his, tedavi ve bak�m
hizmetlerinin y�r�t�lmesi ile sa�l�k hizmetlerinin planlanmas�, y�netimi ve
finansman� amac�yla gerekli olmas�,
f) �stihdam,
i� sa�l��� ve g�venli�i, sosyal g�venlik, sosyal hizmetler ve sosyal yard�m
alanlar�ndaki hukuki y�k�ml�l�klerin yerine getirilmesi i�in zorunlu olmas�,
g)
Siyasi, felsefi, dini veya sendikal ama�larla kurulan vak�f, dernek ve di�er
k�r amac� g�tmeyen kurulu� ya da olu�umlar�n, t�bi olduklar� mevzuata ve
ama�lar�na uygun olmak, faaliyet alanlar�yla s�n�rl� olmak ve ���nc� ki�ilere
a��klanmamak kayd�yla; mevcut veya eski �yelerine ve mensuplar�na veyahut bu
kurulu� ve olu�umlarla d�zenli olarak temasta olan ki�ilere y�nelik olmas�,
halinde
m�mk�nd�r.�
MADDE
34- 6698
say�l� Kanunun 9 uncu maddesi a�a��daki �ekilde de�i�tirilmi�tir.
�MADDE
9- (1) Ki�isel veriler, 5 inci ve 6 nc� maddelerde belirtilen �artlardan
birinin varl��� ve aktar�m�n yap�laca�� �lke, �lke i�erisindeki sekt�rler veya
uluslararas� kurulu�lar hakk�nda yeterlilik karar� bulunmas� halinde, veri
sorumlular� ve veri i�leyenler taraf�ndan yurt d���na aktar�labilir.
(2)
Yeterlilik karar�, Kurul taraf�ndan verilir ve Resm� Gazete�de yay�mlan�r.
Kurul, ihtiya� duymas� halinde ilgili kurum ve kurulu�lar�n g�r���n� al�r.
Yeterlilik karar�, en ge� d�rt y�lda bir de�erlendirilir. Kurul, de�erlendirme
sonucunda veya gerekli g�rd��� di�er hallerde, yeterlilik karar�n� ileriye
etkili olmak �zere de�i�tirebilir, ask�ya alabilir veya kald�rabilir.
(3)
Yeterlilik karar� verilirken �ncelikle a�a��daki hususlar dikkate al�n�r:
a)
Ki�isel verilerin aktar�laca�� �lke, �lke i�erisindeki sekt�rler veya
uluslararas� kurulu�lar ile T�rkiye aras�nda ki�isel veri aktar�m�na ili�kin
kar��l�kl�l�k durumu.
b)
Ki�isel verilerin aktar�laca�� �lkenin ilgili mevzuat� ve uygulamas� ile
ki�isel verilerin aktar�laca�� uluslararas� kurulu�un t�bi oldu�u kurallar.
c)
Ki�isel verilerin aktar�laca�� �lkede veya uluslararas� kurulu�un t�bi oldu�u
ba��ms�z ve etkin bir veri koruma kurumunun varl��� ile idari ve adli ba�vuru
yollar�n�n bulunmas�.
�)
Ki�isel verilerin aktar�laca�� �lkenin veya uluslararas� kurulu�un, ki�isel
verilerin korunmas�yla ilgili uluslararas� s�zle�melere taraf veya uluslararas�
kurulu�lara �ye olma durumu.
d)
Ki�isel verilerin aktar�laca�� �lkenin veya uluslararas� kurulu�un, T�rkiye�nin
�ye oldu�u k�resel veya b�lgesel kurulu�lara �ye olma durumu.
e)
T�rkiye�nin taraf oldu�u uluslararas� s�zle�meler.
(4)
Ki�isel veriler, yeterlilik karar�n�n bulunmamas� durumunda, 5 inci ve 6 nc�
maddelerde belirtilen �artlardan birinin varl���, ilgili ki�inin aktar�m�n
yap�laca�� �lkede de haklar�n� kullanma ve etkili kanun yollar�na ba�vurma
imk�n�n�n bulunmas� kayd�yla, a�a��da belirtilen uygun g�vencelerden birinin
taraflarca sa�lanmas� halinde veri sorumlular� ve veri i�leyenler taraf�ndan
yurt d���na aktar�labilir:
a) Yurt
d���ndaki kamu kurum ve kurulu�lar� veya uluslararas� kurulu�lar ile
T�rkiye�deki kamu kurum ve kurulu�lar� veya kamu kurumu niteli�indeki meslek
kurulu�lar� aras�nda yap�lan uluslararas� s�zle�me niteli�inde olmayan
anla�man�n varl��� ve Kurul taraf�ndan aktar�ma izin verilmesi.
b)
Ortak ekonomik faaliyette bulunan te�ebb�s grubu b�nyesindeki �irketlerin
uymakla y�k�ml� olduklar�, ki�isel verilerin korunmas�na ili�kin h�k�mler
ihtiva eden ve Kurul taraf�ndan onaylanan ba�lay�c� �irket kurallar�n�n
varl���.
c)
Kurul taraf�ndan ilan edilen, veri kategorileri, veri aktar�m�n�n ama�lar�,
al�c� ve al�c� gruplar�, veri al�c�s� taraf�ndan al�nacak teknik ve idari
tedbirler, �zel nitelikli ki�isel veriler i�in al�nan ek �nlemler gibi
hususlar� ihtiva eden standart s�zle�menin varl���.
�)
Yeterli korumay� sa�layacak h�k�mlerin yer ald��� yaz�l� bir taahh�tnamenin
varl��� ve Kurul taraf�ndan aktar�ma izin verilmesi.
(5)
Standart s�zle�me, imzalanmas�ndan itibaren be� i� g�n� i�inde veri sorumlusu
veya veri i�leyen taraf�ndan Kuruma bildirilir.
(6)
Veri sorumlular� ve veri i�leyenler, yeterlilik karar�n�n bulunmamas� ve
d�rd�nc� f�krada �ng�r�len uygun g�vencelerden herhangi birinin sa�lanamamas�
durumunda, ar�zi olmak kayd�yla sadece a�a��daki hallerden birinin varl���
halinde yurt d���na ki�isel veri aktarabilir:
a)
�lgili ki�inin, muhtemel riskler hakk�nda bilgilendirilmesi kayd�yla, aktar�ma
a��k r�za vermesi.
b)
Aktar�m�n, ilgili ki�i ile veri sorumlusu aras�ndaki bir s�zle�menin ifas� veya
ilgili ki�inin talebi �zerine al�nan s�zle�me �ncesi tedbirlerin uygulanmas�
i�in zorunlu olmas�.
c)
Aktar�m�n, ilgili ki�i yarar�na veri sorumlusu ve di�er bir ger�ek veya t�zel
ki�i aras�nda yap�lacak bir s�zle�menin kurulmas� veya ifas� i�in zorunlu
olmas�.
�)
Aktar�m�n �st�n bir kamu yarar� i�in zorunlu olmas�.
d) Bir
hakk�n tesisi, kullan�lmas� veya korunmas� i�in ki�isel verilerin
aktar�lmas�n�n zorunlu olmas�.
e)
Fiili imk�ns�zl�k nedeniyle r�zas�n� a��klayamayacak durumda bulunan veya
r�zas�na hukuki ge�erlilik tan�nmayan ki�inin kendisinin ya da bir ba�kas�n�n
hayat� veya beden b�t�nl���n�n korunmas� i�in ki�isel verilerin aktar�lmas�n�n
zorunlu olmas�.
f)
Kamuya veya me�ru menfaati bulunan ki�ilere a��k olan bir sicilden, ilgili
mevzuatta sicile eri�mek i�in gereken �artlar�n sa�lanmas� ve me�ru menfaati
olan ki�inin talep etmesi kayd�yla aktar�m yap�lmas�.
(7)
Alt�nc� f�kran�n (a), (b) ve (c) bentleri, kamu kurum ve kurulu�lar�n�n kamu
hukukuna t�bi faaliyetlerine uygulanmaz.
(8)
Veri sorumlusu ve veri i�leyenler taraf�ndan, yurt d���na aktar�lan ki�isel
verilerin sonraki aktar�mlar� ve uluslararas� kurulu�lara aktar�mlar bak�m�ndan
da bu Kanunda yer alan g�venceler sa�lan�r ve bu madde h�k�mleri uygulan�r.
(9)
Ki�isel veriler, uluslararas� s�zle�me h�k�mleri sakl� kalmak �zere,
T�rkiye�nin veya ilgili ki�inin menfaatinin ciddi bir �ekilde zarar g�rece�i
durumlarda, ancak ilgili kamu kurum veya kurulu�unun g�r��� al�narak Kurulun
izniyle yurt d���na aktar�labilir.
(10)
Ki�isel verilerin yurt d���na aktar�lmas�na ili�kin di�er kanunlarda yer alan
h�k�mler sakl�d�r.
(11) Bu
maddenin uygulanmas�na ili�kin usul ve esaslar y�netmelikle d�zenlenir.�
MADDE
35-
6698 say�l� Kanunun 18 inci maddesinin birinci f�kras�na a�a��daki bent
eklenmi�, ikinci f�kras� a�a��daki �ekilde de�i�tirilmi�, maddeye ikinci
f�kras�ndan sonra gelmek �zere a�a��daki f�kra eklenmi� ve di�er f�kra buna
g�re tesels�l ettirilmi�tir.
�d) 9
uncu maddenin be�inci f�kras�nda �ng�r�len bildirim y�k�ml�l���n� yerine
getirmeyenler hakk�nda 50.000 T�rk liras�ndan 1.000.000 T�rk liras�na kadar,�
�(2)
Birinci f�kran�n (a), (b), (c) ve (�) bentlerinde �ng�r�len idari para cezalar�
veri sorumlusu, (d) bendinde �ng�r�len idari para cezas� veri sorumlusu veya
veri i�leyen ger�ek ki�iler ile �zel hukuk t�zel ki�ileri hakk�nda uygulan�r.�
�(3)
Kurulca verilen idari para cezalar�na kar��, idare mahkemelerinde dava
a��labilir.�
MADDE
36-
6698 say�l� Kanuna a�a��daki ge�ici madde eklenmi�tir.
�GE��C�
MADDE 3- (1) 9 uncu maddenin bu maddeyi ihdas eden Kanunla de�i�tirilmeden
�nceki birinci f�kras�, maddenin y�r�rl��e giren de�i�ik haliyle birlikte
1/9/2024 tarihine kadar uygulanmaya devam olunur.
(2)
1/6/2024 tarihi itibar�yla sulh ceza h�kimliklerinde g�r�lmekte olan
ba�vurular, bu h�kimliklerce g�r�lmeye devam olunur.�
MADDE
37-
(1) 2004 say�l� Kanunun;
a) 164
�nc� maddesinin ikinci f�kras�nda yer alan �on g�n� ibareleri �iki hafta�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
b) 182
nci maddesinin ikinci f�kras�nda yer alan �on g�n� ibareleri �iki hafta�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
c) 254
�nc� maddesinin d�rd�nc� f�kras�nda yer alan �on g�n� ibareleri �iki hafta�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
�) 293
�nc� maddesinin ikinci f�kras�nda yer alan �on g�n� ibaresi �iki hafta�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
d)
308/a maddesinin birinci f�kras�nda yer alan �on g�n� ibareleri �iki hafta�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
e)
308/e maddesinin ikinci f�kras�nda yer alan �on g�n� ibareleri �iki hafta�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
f) 320
nci maddesinin birinci f�kras�nda yer alan �on g�n� ibaresi �iki hafta�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
g) 353
�nc� maddesinin birinci f�kras�nda yer alan �tefhim veya� ibaresi madde
metninden ��kar�lm�� ve �yedi g�n� ibaresi �iki hafta� �eklinde
de�i�tirilmi�tir.
�) 363
�nc� maddesinin birinci f�kras�nda yer alan �tefhim veya� ibaresi madde
metninden ��kar�lm�� ve �on g�nd�r.� ibaresi �iki haftad�r.� �eklinde
de�i�tirilmi�tir.
(2)
16/5/2001 tarihli ve 4675 say�l� �nfaz H�kimli�i Kanununun 6 nc� maddesinin
be�inci f�kras�nda yer alan �yedi g�n� ibaresi �iki hafta� �eklinde
de�i�tirilmi�tir.
(3)
5237 say�l� Kanunun;
a) 63
�nc� maddesinde yer alan �y�z� ibaresi �be�y�z� �eklinde de�i�tirilmi�tir.
b) 75
inci maddesinin birinci f�kras�n�n (b) bendinde yer alan �otuz� ibaresi �y�z�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
(4)
4/11/2004 tarihli ve 5252 say�l� T�rk Ceza Kanununun Y�r�rl�k ve Uygulama �ekli
Hakk�nda Kanunun 5 inci maddesinin ikinci f�kras�nda yer alan �alt s�n�r�
d�rty�zellimilyon, �st s�n�r� y�zmilyar T�rk Liras�� ibaresi �alt s�n�r�
ikibinbe�y�z, �st s�n�r� be�y�zbin T�rk Liras�� ve ���nc� f�kras�nda yer alan
�y�zmilyon� ibaresi �be�y�z� �eklinde de�i�tirilmi�tir.
(5)
5271 say�l� Kanunun;
a) 41
inci maddesinin birinci f�kras�nda yer alan �yedi g�n� ibaresi �iki hafta�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
b) 173
�nc� maddesinin birinci f�kras�nda yer alan �onbe� g�n� ibaresi �iki hafta�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
c) 251
inci maddesinin ikinci f�kras�nda yer alan �on be� g�n� ibaresi �iki hafta�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
�) 268
inci maddesinin birinci f�kras�nda yer alan �yedi g�n� ibaresi �iki hafta�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
d) 272
nci maddesinin ���nc� f�kras�n�n (a) bendinde yer alan ���bin� ibaresi
�onbe�bin� �eklinde de�i�tirilmi�tir.
e) 276
nc� maddesinin ikinci f�kras�nda yer alan �yedi g�n� ibaresi �iki hafta�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
f) 277
nci maddesinin birinci f�kras�nda yer alan �yedi g�n� ibaresi �iki hafta�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
g) 296
nc� maddesinin ikinci f�kras�nda yer alan �yedi g�n� ibaresi �iki hafta�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
�) 297
nci maddesinin birinci f�kras�nda yer alan �yedi g�n� ibaresi �iki hafta� ve
���nc� f�kras�nda yer alan �bir hafta� ibaresi �iki hafta� �eklinde
de�i�tirilmi�tir.
h) 308
inci maddesinin birinci f�kras�nda yer alan �otuz g�n� ibaresi �bir ay�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
�)
308/A maddesinin birinci f�kras�nda yer alan �otuz g�n� ibaresi �bir ay� ve
�yedi g�n� ibaresi �iki hafta� �eklinde de�i�tirilmi�tir.
i) 319
uncu maddesinin ikinci f�kras�nda yer alan �yedi g�n� ibaresi �iki hafta�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
j) 320
nci maddesinin ���nc� f�kras�nda yer alan �yedi g�nl�k� ibaresi �iki haftal�k�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
(6)
13/12/2004 tarihli ve 5275 say�l� Ceza ve G�venlik Tedbirlerinin �nfaz�
Hakk�nda Kanunun ge�ici 1 inci maddesinde yer alan �y�z� ibaresi �be�y�z�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
(7)
23/3/2005 tarihli ve 5320 say�l� Ceza Muhakemesi Kanununun Y�r�rl�k ve Uygulama
�ekli Hakk�nda Kanunun ge�ici 2 nci maddesinde yer alan ���bin� ibaresi
�onbe�bin� �eklinde de�i�tirilmi�tir.
(8)
30/3/2005 tarihli ve 5326 say�l� Kabahatler Kanununun;
a) 28
inci maddesinin onuncu f�kras�nda yer alan ���bin� ibaresi �Onbe�bin� �eklinde
de�i�tirilmi�tir.
b) 29
uncu maddesinin birinci f�kras�nda yer alan �yedi g�n� ibaresi �iki hafta�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
(9)
3/7/2005 tarihli ve 5395 say�l� �ocuk Koruma Kanununun 41/E maddesinin ���nc�
f�kras�n�n birinci c�mlesinde yer alan �bir hafta� ibaresi �iki hafta� �eklinde
de�i�tirilmi�tir.
(10)
12/1/2011 tarihli ve 6100 say�l� Hukuk Muhakemeleri Kanununun;
a) 43
�nc� maddesinin ikinci f�kras�nda yer alan �tefhim veya� ibaresi madde
metninden ��kar�lm�� ve �bir hafta� ibaresi �iki hafta� �eklinde
de�i�tirilmi�tir.
b) 44
�nc� maddesinin ikinci f�kras�nda yer alan �tefhim veya� ibaresi madde
metninden ��kar�lm�� ve �bir hafta� ibaresi �iki hafta� �eklinde
de�i�tirilmi�tir.
c) 337
nci maddesinin ikinci f�kras�nda yer alan �bir hafta� ibaresi �iki hafta�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
�) 346
nc� maddesinin ikinci f�kras�nda yer alan �bir hafta� ibaresi �iki hafta�
�eklinde de�i�tirilmi�tir.
d) 398
inci maddesinin be�inci f�kras�nda yer alan �tefhim veya� ibaresi madde
metninden ��kar�lm�� ve �bir hafta� ibaresi �iki hafta� �eklinde
de�i�tirilmi�tir.
(11)
7/11/2013 tarihli ve 6502 say�l� T�keticinin Korunmas� Hakk�nda Kanunun 70 inci
maddesinin ���nc� f�kras�nda yer alan �on be� g�n� ibaresi �iki hafta� �eklinde
de�i�tirilmi�tir.
MADDE
38-
12/4/2000 tarihli ve 4562 say�l� Organize Sanayi B�lgeleri Kanununun ge�ici 17 nci
maddesinin birinci, yedinci ve onbirinci f�kralar�nda yer alan �bir y�l�
ibareleri �iki y�l� �eklinde de�i�tirilmi�tir.
MADDE
39-
31/5/2006 tarihli ve 5510 say�l� Sosyal Sigortalar ve Genel Sa�l�k Sigortas�
Kanununun ek 18 inci maddesinin birinci f�kras�nda yer alan �2.000�er TL�
ibaresi �3.000�er TL� �eklinde de�i�tirilmi�tir.
GE��C�
MADDE 1- (1)
Bu Kanunla;
a) 2004
say�l� Kanunda itiraz yolu ile istinaf ve temyiz kanun yollar�na ba�vuru
s�releri ve bu s�relerin tebli� veya ilandan itibaren ba�lamas�na,
b) 4675
say�l� Kanunun 6 nc� maddesinde yer alan itiraz yoluna ba�vuru s�resine,
c) 5326
say�l� Kanunun 29 uncu maddesinde yer alan itiraz yoluna ba�vuru s�resine,
�) 5395
say�l� Kanunun 41/E maddesinin ���nc� f�kras�nda yer alan itiraz yoluna ba�vuru
s�resine,
d) 6100
say�l� Kanunda itiraz yolu ile istinaf ve temyiz kanun yollar�na ba�vuru
s�releri ve bu s�relerin tebli�den itibaren ba�lamas�na,
e) 6502
say�l� Kanunun 70 inci maddesinde yer alan itiraz yoluna ba�vuru s�resine,
ili�kin
yap�lan de�i�iklikler, 1/6/2024 tarihinde ve sonras�nda verilen kararlar
hakk�nda uygulan�r. Bu tarihten �nce verilen kararlar hakk�nda bu Kanunla
yap�lan de�i�ikliklerden �nceki h�k�mlerin uygulanmas�na devam olunur.
MADDE
40-
(1) Bu Kanunun;
a) 1
inci, 2 nci, 3 �nc�, 9 uncu, 12 nci, 13 �nc�, 14 �nc�, 17 nci, 18 inci, 19
uncu, 20 nci, 21 inci, 33 �nc�, 34 �nc�, 35 inci, 36 nc� maddeleri 1/6/2024
tarihinde,
b) 37
nci maddesinin birinci, ikinci, be�inci, yedinci, sekizinci, dokuzuncu, onuncu
ve onbirinci f�kralar� ile ���nc� f�kras�n�n (b) bendi 1/6/2024 tarihinde,
c) 37
nci maddesinin d�rd�nc� f�kras�yla 5252 say�l� Kanunun 5 inci maddesinin ikinci
f�kras�nda yap�lan de�i�iklik 1/6/2024 tarihinde,
�)
Di�er h�k�mleri yay�m� tarihinde,
y�r�rl��e
girer.
�MADDE
41- (1) Bu Kanun h�k�mlerini Cumhurba�kan� y�r�t�r.

Resmî kaynak

İnternet ve Sosyal Medyada Hakaret Suçunun Unsurları ve Cezası

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasına göre, bir kimsenin onur, şeref veya saygınlığını zedeleyecek somut bir olgu isnat edilmesi ya da sövme yoluyla bu değerlere saldırılması halinde, faile üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir. Kanunun aynı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında, bu eylemin muhatabı hedef alan sesli, yazılı veya görüntülü ileti aracılığıyla gerçekleştirilmesi de aynı cezai yaptırıma tabidir. Dolayısıyla sosyal ağlar ve internet platformları üzerinden muhataba yöneltilen hakaret içerikli mesaj veya iletiler bu temel ceza aralığında değerlendirilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56]
veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi,
üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle
ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin
emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi
halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu
görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan
üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi

Mağdurun gıyabında gerçekleştirilen hakaret fiillerinin cezalandırılması, 5237 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrası uyarınca eylemin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmiş olması koşuluna bağlanmıştır.

Nitelikli Haller, Aleniyet Artırımı ve Kurul Halinde Görev Yapanlar

Hakaret suçunun kamu görevlisine ifa ettiği görev sebebiyle yöneltilmesi, mağdurun dinî, siyasî, sosyal veya felsefî inanç ve düşüncelerini açıklamasından, yaymasından ya da mensup olduğu dinin kurallarına uygun davranmasından kaynaklanması veyahut kişinin inancınca kutsal sayılan değerler hedef alınarak işlenmesi hallerinde 5237 sayılı Kanun'un 125. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmolunacak cezanın alt sınırı bir yıldan az olamamaktadır.

Eylemin alenen işlenmesi durumunda 5237 sayılı Kanun'un 125. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ceza altıda bir oranında artırılır. İnternet ve sosyal ağlarda kamuya açık paylaşımlar aleniyet koşulunu sağlar. Kurul halinde görev yapan kamu görevlilerine görevleri nedeniyle hakaret edilmesi durumunda ise suçun heyetteki tüm üyelere karşı işlendiği kabul edilir; fakat bu vaziyette 125. maddenin beşinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümleri tatbik olunur.

Sosyal Medyada Paylaşım Beğenme Eylemi ve Tehdit Suçundan Ayrımı

Sosyal medya platformlarında yer alan hakaret içerikli bir paylaşımın salt beğenilmesi eyleminin, içeriğin başkalarına aktarımı gerçekleşmediği sürece hakaret suçunun unsurlarını doğrudan oluşturmayacağı değerlendirilmekle birlikte, yargı denetiminde somut olayın özellikleri ve taraf usul haklarının gözetilmesi esastır.

Tehdit suçunun vücut bulması için mağdura ağır ve haksız bir kötülüğe uğratılacağının iletilmesi kafi görülürken, hakaret suçunda mağduru belirli bir zarara veya kötülüğe sevk etme saiki aranmamakta; doğrudan kişinin şeref, haysiyet ve saygınlığının zedelenmesi cezalandırılmaktadır.

Şikayet, Dava Zamanaşımı, Uzlaşma ve Mahkeme Usulü

Hakaret suçunda genel dava zamanaşımı süresi sekiz yıl olup, takibi şikâyete bağlı durumlarda bu hakkın fiil ve failin öğrenildiği andan itibaren altı ay içerisinde kullanılması gerekmektedir. İnternet kanalıyla gerçekleştirilen hakaret fiillerine ilişkin ceza davalarında görevli yargı mercii Asliye Ceza Mahkemesidir.

Cumhuriyet savcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı suçtan zarar gören taraf, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yetkili sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. Soruşturma evresinde taraflar arasında uzlaşma sağlandığı takdirde savcılıkça kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmekte ise de 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakaret suçunda kural olarak uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaşmanın sağlandığı hallerde ise uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar saklı kalmak kaydıyla tazminat davası açılamaz ve açılmış davadan feragat edilmiş sayılır. 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanunla TCK m.125 kapsamındaki hakaret, CMK m.253/3 uyarınca uzlaştırma dışında bırakılmıştır. Tehdit suçlarının uzlaştırma durumu ve 25 Aralık 2025’te uzlaşması tamamlanmış dosyaların geçiş hükmü ayrıca değerlendirilir; ceza soruşturmasındaki sonuç aile mahkemesinin kendi delil değerlendirmesini ortadan kaldırmaz.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/18268, K. 2022/314Kaynağı aç
3. Ceza Dairesi         2021/18268 E.  ,  2022/314 K.
"İçtihat Metni"
I-TALEP:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2021 tarih ve 2021/132077 sayılı yazısı ile Cumhurbaşkanına hakaret suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/10/2020 tarihli ve 2020/36658 soruşturma, 2020/64143 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/01/2021 tarihli ve 2020/5560 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Şüphelinin kendisine ait twitter isimli sosyal paylaşım sitesinde 11/02/2020 tarihinde, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun twitter hesabından yaptığı "FETÖ'nün önünü açan siyasi otorite, FETÖ'nün siyasi ayağıdır. Devleti FETÖ'ye teslim eden kişinin adı; Recep Tayyip Erdoğan'dır!" şeklindeki paylaşımı retweetlemesi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşının fotoğraflarının bulunduğu görsele yorum olarak, "#FETÖnünSiyasiAyağıCHP" şeklinde paylaşımda bulunması nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Cumhurbaşkanına hakaret suçundan başlatılan soruşturma kapsamında kovuşturma izni talep edilmesi üzerine, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/07/2020 tarihli kararı ile kovuşturma izni verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini müteakip, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/10/2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan itirazın İzmir 4. Sulh Ceza Hakimliğince reddine karar verilmiş ise de;
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca öncelikle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce tanzim edilen 01/07/2020 tarihli ve 75723908-106-03-4479-2020-E. 14367/51353 sayılı kovuşturma izni verilmesine yer olmadığına dair kararın, idari yargı yoluna başvurma imkanı bulunan mağdura tebliğ edilip edilmediği hususunun araştırılması gerektiği, anılan kararın mağdura tebliğ edilmediğinin tespit edilmesi halinde ilgili birim tarafından gerekli tebliğ işleminin yapılarak kovuşturma izni verilmesine yer olmadığına dair kararın kesinleştiği anlaşıldıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği cihetle,
Somut olayda, dosya kapsamına göre bu yönde bir araştırma yapılmadığı ve anılan kararın mağdura tebliğ edilerek, idari yargı yoluna başvurma imkanı tanınmadığı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 25/10/2021 gün ve 94660652-105-35-2114-2021-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak, Dairemize gönderilmiştir.
II-OLAY;
İzmir Muhabere ve Elektronik Şube Müdürlüğünün 28.02.2020 tarihli ve içeriğinde “Ağır hakaret Twitter Şehitlere, İslama ve ülkemize ağır küfür eden şahıs” yazılı e-posta ihbarında belirtilen sosyal medya hesabı ve kullanıcısının tespitine yönelik, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü diğer birimleri ile yapılan koordineli çalışmalarda, twitter adlı sosyal medya sitesinde yer alan hesabın kullanıcısının, bahse konu hesaptan yapılan paylaşım içerikleri ve hesap künye bilgisinden hareketle şüpheli … olabileceği değerlendirilerek 10.03.2020 tarihli açık kaynak wep sitesi tespit raporu ile paylaşımları tespit edilmiştir.
Cumhuriyet savcısı ile yapılan görüşmede, şüphelinin adresinden celp edilmesi, savunmasının alınması, TCK'nın 216 maddesi yönünden mevcutlu olarak hazır edilmesi, 5816 sayılı Kanuna Muhalefet ve TCK'nın 299 maddeleri yönünden hazırlanacak tahkikat evraklarının ikmalen gönderilmesi, TCK 301'nın maddesinden ayrıca fezleke hazırlanması, uyuşturucu madde kullanımını özendirmeye yönelik paylaşımları konusunda ilgili olarakta Şube Müdürlüğü ile iletişime geçerek koordineli olarak çalışma yapılması talimatı verilmesi sonrasında, şüpheli … 11.03.2020 tarihinde ikametinde yakalanmıştır.
Şüphelinin kullanıcısı olduğu belirtilen hesapta, 10.03.2020 tarihli açık kaynak web sitesi tespit raporunda belirtildiği şekilde;
– 11 Şubat 2020 tarihinde, ekran görüntüsüne göre Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'nun profil resminin bulunduğu hesaptan yapılan “FETÖ'nün önünü açan siyasi otorite, FETÖ’nün siyasi ayağıdır. Devleti FETÖ’ye teslim eden kişinin adı; Recep Tayyip Erdoğan'dır!” yazılı paylaşımı retweet ettiği,
Sonrasında "Koşa koşa gidip chpye oy vercem ya hem hırsız hem terörist diye :D #FETÖnünSiyasiAyağıCHP" yazılı tweeti paylaştığı,
Ve Cumhurbaşkanı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri Fetullah Gülen'in yan yana görüntülendiği, eski tarihli bir fotoğrafı “#FETÖnünSiyasiAyağıCHP” yazılı Tweet ile paylaştığı,
– 23 Şubat 2020 tarihinde içeriğinde “Hizmetin Hizmetkarıyız!!! Muhterem Hoca Efendimizin Uğradığı Haksızlığa Dur Demek İçin Hırsızlara Dur Demek İçin Bu Oyunu Bozmak İçin Hocam Huzuruna Geliyoruz ultrAslan 6 Nisan Pazar, Saat; 12:00 / Pensilvanya” yazılı görseli “#KONSANTRASYON” yazılı Tweet’i ile paylaştığı tespit edilmiştir.
23.02.2020 tarihli paylaşımı sonrasında "maçta gol olduğuna" yönelik paylaşımlarda bulunduğu da görülmüştür.
Şüpheli …, 11.03.2020 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde, öğrenci olduğunu beyanla özetle, gösterilen sosyal medya hesabının kendisine ait olduğunu ve kullandığını, vakit geçirmek için kullandığı sosyal medyada öğrenci olduğu için yaşıtları arasında genel olarak bu tür mizahi paylaşımların yapıldığını, arkadaşlarına uyarak bu yönde paylaşımları yaptığını, mizah amaçlı yaptığı paylaşımların suç olduğunu bilmediğinden suç kastının olmadığını, suçlamaları bu nedenle kabul etmediğini ancak sıkıntılı bir duruma düştüğü içinde pişman olduğunu beyan etmiştir.
Cumhurbaşkanın hakaret suçundan hazırlanan İl Emniyet Müdürlüğünün 12.03.2020 tarihli fezlekesi kapsamında gönderilen tahkikat evrakları, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/36658 sayılı soruşturmasına kaydedilmiştir.
Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2020 tarih, 2020/36658 soruşturma sayılı fezlekesi ile hesabından 11.02. 2020 tarihinde "FETÖ'nün önünü açan siyasi otorite, FETÖ'nün siyasi ayağıdır. Devleti FETÖ'ye teslim eden kişinin adı; Recep Tayyip Erdoğan'dır!" paylaşımını retweet ettiği, 11.02.2020 tarihinde Cumhurbaşkanının, örgüt lideri Fetullah Gülen ile görüntülendiği, eski tarihli fotoğrafı "FETÖnünSiyasiAyağıCHP" yazılı tweet ile paylaşan şüpheliye, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan kamu davası açmayı gerektirir yeterli şüphe oluştuğundan TCK'nın 299/3 maddesi uyarınca hakkında kovuşturma izni verilmesi Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden istenilmiştir.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01.07.2020 tarihli, 5237 sayılı Kanun'un 299. maddesinde Adalet Bakanına tanınan kovuşturma izni verme yetkisinin, yargısal değerlendirmeden ziyade, Devlet ve toplum yararı açısından takdir yetkisi olması ve somut olayın niteliği göz önüne alınarak, kovuşturma izni verilmesine gerek görülmediğinden atılı suçtan, şüpheli hakkında kovuşturma izni verilmesine yer olmadığı düşünüldüğü belirtilen yazısına, Bakan adına Adalet Bakan yardımcısının imzası ile 01.07.2020 tarihinde olur verilmiştir.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2020 tarih, 2020/36658 soruşturma ve 2020/64143 karar nolu, başlık kısmında suçtan zarar görenin Cumhurbaşkanı olduğunun belirtildiği görülen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ile şüpheli … hakkında özetle, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 01.07.2020 tarihli yazısı ve Adalet Bakanının oluru ile atılı suçtan kovuşturma izni verilmediğinden, dolayısıyla TCK'nın 299/1 ile CMK'nın 223/8 maddeleri uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediği için kovuşturma yapılmasına yer olmadığına, şikayetçi bulunmadığından kararın tebliğine yer olmadığına, kararın bir örneğinin ifadesi alınan şüpheliye tebliğine, itiraz kanun yolu açık olmak üzere CMK'nın 172 ve devamı maddeleri gereğince karar verilmiştir.
15.12.2020 tarihinde karar, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığına gönderilmiştir.
21.12.2020 tarihli dilekçesi ile Cumhurbaşkanı vekili, kovuşturmaya yer olmadığına dayanak teşkil eden Adalet Bakanlığının kovuşturma izni verilmesine yer olmadığına dair idari dava konusu edilebilecek kararın taraflarına tebliği yapılmadan karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, Danıştay 8. Dairesinin emsal kararı dikkate alındığında, soruşturma veya kovuşturma izninin verilmemesine dair kararların yargı denetimi dışında tutulmasının düşünülemeyeceği, niteliği itibari ile idari yargı denetimine tabi, kesin ve yürütülmesi zorunlu, idari davaya konu olabilecek bir işlem olduğunu ve kararın tebliğ edilmediğini, paylaşımların hakaret maksatlı ve Cumhurbaşkanını toplum nezdinde küçük düşürmeye yönelik olması nedeni ile emsal kararlarda nazara alındığında atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğunu, paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılmasına yönelik olarak İzmir Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine itirazda bulunmuştur.
Yapılan itiraz üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılınca, 25.12.2020 tarihli müzekkere ile soruşturma evrakı, (Nöbetçi) İzmir 4. Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmiştir.
İzmir 4.Sulh Ceza Hakimliği, 28.01.2021 tarih, 2020/5560 değişik iş sayılı kararı ile CMK'nun 173/3 maddesi uyarınca itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Karar gerekçesi şöyledir;
"…İtirazın usul yönünden yapılan incelemesinde :
İtiraz eden vekilince; savcılık makamı tarafından verilen takipsizlik kararına dayanak Adalet Bakanlığının kovuşturma izni verilmemesine ilişkin kararının taraflarına tebliğ edilmediği, bu nedenle idari yargıya başvuru haklarının engellendiği belirtilmiştir. Adalet Bakanlığının "kovuşturma izni verilmemesine ilişkin kararının" tebliğ edilip edilmeyeceğine ilişkin yasal düzenleme mevcut değildir. Bu kararın tebliğ edilmesi ya da edilmemesi takipsizlik kararının dayanağı olan idari kararın varlığını ortadan kaldırmayacaktır. Bilindiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 8 maddesine göre süreler; tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05.10.2015 tarih ve E. 2014/5776 K. 2015/3204 sayılı kararında "bilgi edinmenin (ıttılanın) yazılı bildirimin sonuçlarını doğuracağı ve dava açma süresine başlangıç alınacağının" Danıştay içtihatlarıyla kabul edildiği belirtildiğinden usulü yönden itiraz yerinde değildir.
İtirazın esas yönünden yapılan incelemesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 299. Maddesinde "Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır. Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır." şeklinde düzenleme mevcuttur.
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu 223/8. Maddesinde "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde düzenleme mevcuttur.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2020 tarih 2020/36658 soruşturma nolu dosyasındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair karar; itiraz eden vekilinin belirttiği şekilde "yeterli şüphe" olmasına rağmen değil "kovuşturma izni verilmemesi nedeniyle suçun kovuşturma şartının gerçekleşmediği" gerekçesi ile verilmiştir. Bu nedenle esas yönünden yapılan itiraz yerinde değildir.
Yukarıda detaylarıyla verilen açık yasal düzenlemeler karşısında; usul ve yasaya uygun olan kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddine karar vermek gerekmiştir."
04.02.2021 tarihli dilekçesi ile Cumhurbaşkanı vekili, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne, merci kararına yönelik kanun yararına bozma yoluna başvuru şartlarının oluştuğu, Adalet Bakanlığınca kovuşturma izni verilmesine yer olmadığına dair karara yönelik emsal yargı kararları uyarınca idari dava konusu yapılmasının mümkün olması karşısında, bahse konu kararın tebliğ edilmemesi nedeni ile verilen kararın hukuka aykırı olduğundan kanun yararına bozulması ihbarında bulunulmuştur.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 18.02.2021 tarihli yazısı ile hakimliğin kararında dayandığı gerekçeye ve delillerin taktirine nazaran, kovuşturma izni verilmemesine dair 01/07/2020 tarihli Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü kararının idari yargı yoluna başvurma imkanı bulunan/bulunması gereken suçtan zarar görene ve/veya vekiline tebliğ edilip edilmediği hususunun araştırılarak, tebliğ edilmemiş ise ilgili idare tarafından tebliğ işleminin yapılması sağlanarak kararın kesinleşip kesinleşmediğinin tespit edilmesi, bu tespit sonucuna göre itiraz hususunda karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile itirazın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile İzmir 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.01.2021 tarih, 2020/5560 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulması hususunda Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne görüşte bulunulmuştur.
III- HUKUKİ UYUŞMAZLIK;
Cumhurbaşkanına hakaret suçundan Adalet Bakanınca kovuşturma izni verilmeyen şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile bu karara vaki itirazın reddine dair mercii kararında isabet bulunup bulunmadığına yönelik uyuşmazlık bulunmakta ise de öncelikli sorun, istemin kanun yararına bozmaya konu olup olamayacağı hususundadır.
IV- HUKUKİ MEVZUAT
a-)5237 sayılı TCK'nın
Cumhurbaşkanına hakaret
Madde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Değişik: 29/6/2005-5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi halinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.
(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
b-)5271 sayılı CMK'nın
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
Madde 172 – (1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
(2) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/10 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/9 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hakimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.
(3) (Ek: 11/4/2013-6459/19 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır.
Cumhuriyet savcısının kararına itiraz
Madde 173 – (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.
(6) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/11 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/10 md.) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.
c-) Adalet Bakanlığının 18/1 sayılı Genelgesi;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 299’uncu maddesi gereğince kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlı olan “Cumhurbaşkanına hakaret” suçu nedeniyle yapılan soruşturma işlemleri ile anılan Kanun'un “Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını aşağılama” kenar başlıklı 301’inci maddesinde yer alan suçlardan dolayı kovuşturma yapılmasının Adalet Bakanının iznine bağlı olmaktan çıkarıldığına ilişkin hususları vurguladığımız 01/01/2006 tarihli ve (18) No'lu Genelgenin; TCK'nın 301 "inci maddesinde 30/4/2008 tarihli ve 5759 sayılı Kanun’un 1 ’inci maddesi ile yapılan değişiklik sonucu bu maddede yazılı suçlarda soruşturma yapılmasının Adalet Bakanının iznine bağlanması karşısında güncellenmesine ihtiyaç duyulmuştur.
Bu kanuni düzenleme sebebiyle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 299 ve 301' inci maddelerinde yer alan suçların soruşturma evresinde, işin sürüncemede kalmaması için lüzumsuz yazışma ve gecikmelere sebebiyet verilmemesi bakımından aşağıda yer alan hususların hatırlatılmasında yarar görülmüştür.
Bilindiği üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 24’üncü maddesinde din ve vicdan hürriyeti, 25’inci maddesinde düşünce ve kanaat hürriyeti, 26’ncı maddesinde düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti, 27’nci maddesinde ise bilim ve sanat hürriyeti düzenlenmiş bulunmaktadır.
Öte yandan; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 9'uncu maddesinde düşünce, vicdan ve din özgürlüğü, 10'uncu maddesinde ise ifade özgürlüğü yer almıştır.
Nitekim, Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi kararlarına göre de, temel hak ve özgürlüklerden biri olan “düşünceyi açıklama özgürlüğü”; demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden ve toplumun ilerlemesi ve her bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini oluşturmaktadır. Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesinin ikinci fıkrasının Avrupa İnsan Haklan Mahkemesince yapılan yorumunda bu “hürriyet”; sadece toplumda beğenilen, kabul gören, zararsız veya kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerli sayılmış ve bunun demokratik bir toplumun olmazsa olmaz unsurlarından olan çok seslilik, tolerans ve hoşgörünün gereği olduğu vurgulanmıştır.
Diğer taraftan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun;
Bu itibarla:
İzne bağlı olan bu suçlar hakkında yapılan soruşturmalarda, soruşturma veya kovuşturma yapılmasının Adalet Bakanının iznine bağlı tutulmasındaki amaç da göz önünde bulundurularak:
A) TCK'nın 299'uncu maddesi gereğince "kovuşturma" yapılması Adalet Bakanının iznine bağlı "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlarında:
1- Soruşturmanın, kolluk makam ve memurlarına bırakılmayarak bizzat Cumhuriyet başsavcısı veya görevlendireceği bir Cumhuriyet savcısı tarafından yapılması.
2- Soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, kamu davası açılmasını gerektirecek şekilde suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, düzenlenecek evrakın, buna ilişkin gerekçeli düşünce de belirtilmek suretiyle fezlekeye bağlanarak ağır ceza Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi, aksi durumda soruşturma evrakı gönderilmeden kanuni gereğinin mahallinde takdir ve ifa olunması.
3- Kovuşturma yapılması izne bağlı olan suçu işlediği iddia olunan şüphelilerden hangilerinin tutuklu olduğunun fezlekede açıkça belirtilmesi yanında, fezlekenin sağ üst köşesine de "Tutuklu-İş" ibaresinin belirgin bir şekilde yazılması.
4- Şüpheliye isnat edilen suçun: ne şekilde ve hangi sözlerin sarf edilmesi suretiyle işlendiğinin fezlekede açık bir şekilde belirtilmesi.
5- Olayın failine ait nüfus kayıtları ile akıl hastalığına duçar veya akli maluliyete müptela olanların raporlarının mutlaka soruşturma evrakına eklenmesi.
6- Kovuşturması izne bağlı suçun birden fazla olması durumunda, şüphelinin bütün suçları ile ilgili olarak izin talebinde bulunulması.
7- Kovuşturma izni alınmadan kamu davasının açılması ve mahkemece bu durumun tespiti ile durma kararı verilerek dosyanın Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi durumunda: sanığın hangi suçundan dolayı izin istenildiğinin açıkça belirtilmesi ve bu takdirde dahi evrakın Cumhuriyet savcısı tarafından fezlekeye bağlanarak gerekçeli düşünce belirtilmek suretiyle sunulması
…Konularında gereken dikkat ve özenin gösterilmesini rica ederim.
V- HUKUKİ DEĞERLENDİRME;
Ayrıntıları, 14.11.1977 tarih, 3-2 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen istikrar kazanmış kararlarında (03.04.2012 tarih 2011/10-438 – 2012/141 sy. 10.05.2011 tarih 6-80-90 sy. 14.12.2010 tarih 4-210-259 sy. 15.06.2010 tarih 9-117-146 sy. 23.06.2009 tarih 9-30-177 sy. gibi) açıklandığı üzere: 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinde, olağanüstü bir kanun yolu olarak düzenlenen kanun yararına bozma ile; hakim ya da mahkemelerce verilen ve temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar yahut hükümlerdeki gerek maddi gerekse usule ilişkin hukuka aykırılıkların hem ilgilisi hem de toplum açısından giderilmesi ile ülkede uygulama birliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Ancak kesin kararlara karşı kabul edilmesi nedeniyle bu amaçlara hizmet etmeyen, sadece yapılan uygulamanın hatalı olduğunun tespiti ile yetinilmesi sonucunu doğuran hukuka aykırılıkların bu yolla çözülmesinde kanun yararı olmadığı gibi bu uygulamanın kesin hükmün otoritesini sarsacağı da açıktır.
Aynı nedenlerle olağan yasa yollarına göre, kapsamının dar ve sınırlı olması, hukuka aykırılığın, davanın özüne ve cezaya esaslı bir şekilde etki etmesi, tüm hukuka aykırılıkların bir defada giderilmesi gerekmektedir.
Ciddi boyuta ulaşmayan, maddi meseleye ilişkin olan, hakimin kanaat ve takdir yetkisi kapsamında kalan hususlar ile infaz aşamasında, soruşturma ya da kovuşturma safhasında alınacak bir kararla giderilebilecek nitelikte olanlar gibi başka bir yol ve yöntemle giderilmesi mümkün olan hukuka aykırılıkların kanun yararına bozma konusu olamayacağı kabul edilmektedir.
Kanun koyucu belli suçların veya belli kişilerin bazı durumlarda işledikleri iddia edilen suçların soruşturulmamasında, “kamu yararı” görmüş ve bu hallerde soruşturma başlatılmasını izne bağlamıştır.
Cumhurbaşkanına hakaret suçu, takibi şikayete bağlı suçlardan olmayıp resen soruşturulan suçlardandır. Ancak kamu davası yoluyla yargılamasının yapılması Adalet Bakanının "olur" una tabi kılınmıştır.
İzin, Devletin iddia makamının sorması üzerine bir diğer devlet makamınca müşahhas olayda dava açılmasına kamu menfaati görüldüğünde belli suçlar bakımından kanunun koymuş olduğu engelin kaldırılmasıdır. İzin tam serbest değerlendirme yetkisine dayanan idari bir işlem olup ceza davasının açılmasındaki mecburilik prensibini yumuşatan bir çaredir (Kunter Yenisey, 5.12 (50) Muhakeme Dalı Olarak Ceza Muhakemesi Hukuku/ 11 Baskı).
Suçun soruşturulması için verilen izin, geri alınabilirken, kişiler için verilen izin geri alınamaz. Gerçekten iznin kabulünü gerektiren sebepler onu geri alınmasını da haklı gösterirler. Bu suçlardan dolayı muhakeme yapılmasının uygunluğunu takdir yetkisi bir makama verildiğinde ve hadise ve şartlara göre takdirin sonucu değişebileceğine göre evvelce izin verilmesinde mahzur görülebileceğini kabul etmek gerekir. Bu yetki ilk kez 1945 yılında Adalet Bakanı tarafından kullanılmıştır. (Kunter Yenisey,a.g.e 5.12 (50). dip not 90,) .
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde,
Cumhurbaşkanına hakaret suçundan başlatılan soruşturmada Adalet Bakanınca kovuşturma izni verilmeyen şüpheli hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediği gerekçesi ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda esas itibari ile bir hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu`nun 2. maddesinde, idari işlemlere karşı yetki, şekil, neden, konu ve amaç yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenlerin iptal davası açabileceği belirtilmiştir. Takdir yetkisi kullanılarak verilen kovuşturma izni verilmesine yer olmadığına dair Bakan işleminin hukuka uygunluğunun denetimi ya da denetimine tabi tutulup tutulmayacağı idari yargının konusudur. Bu bakımdan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, soruşturma izni verilmemesine ilişkin idari işleme karşı dava açılmasına engel bir hal teşkil etmediği gibi, 5271 sayılı Kanunun 172 ve 173 maddeleri çerçevesinde safahatta olağan usul ve yöntemlerle telafisi mümkün bulunan kararın, kanun yararına bozma yasa yoluna tabi olamayacağı anlaşılmakla talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
V-SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 253Kaynağı aç
Madde 253 – (Değişik: 6/12/2006-5560/24 md.)
(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek
veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer
alan;[102]
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Tehdit
(madde 106, birinci fıkra),
4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
(madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi),
6. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Hırsızlık
(madde 141),
7. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155),[103]
8. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Dolandırıcılık
(madde 157),
9. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Suç eşyasının satın
alınması veya kabul edilmesi (madde 165),
10. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
11. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi
veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),
suçları.
c) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Mağdurun
veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla,
suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis
veya adli para cezasını gerektiren suçlar.
(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak
üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna
gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel
dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret
suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek
cümle: 26/6/2009 – 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu
kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması
hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:24/12/2025-7571/24 md.)
Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına
giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma
kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.[104][105][106][107]
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya
tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli
şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro
tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan
zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar
görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat
veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören,
kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını
bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. 106[108]
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve
uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.
(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan
adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura,
suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması
halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.
(7) Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet
veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya
suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
(8) Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi,
soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin
uygulanmasına engel değildir.
(9) (Mülga: 24/11/2016-6763/34 md.)
(10) Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi
sebepleri, uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde
bulundurulur.
(11) Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve
Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın
gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.[109]
(12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine
verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır.
Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında
yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.
(13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma
müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve
vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya
kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi
halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(14) Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle
ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı,
uzlaştırmacıya talimat verebilir.
(15) Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak
kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma
bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını
da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. (Ek
cümle: 24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırma bürosu
soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına
gönderir.
(16) Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya
suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin
düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan
edebilirler.
(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine
dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi
mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.
(18) Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna
gidilemez.
(19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin
edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı
kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside
bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar
aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde,
171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. (…)[110] Uzlaşmanın sağlanması
halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan
zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış
olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi
halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden
sayılır.[111]
(20) Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir
soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz.
(21) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar
görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren,
uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu
düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği
tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.
(22) (Değişik birinci cümle:
24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırmacıya Adalet
Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre ücret ödenir. Uzlaştırmacı
ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, yargılama giderlerinden sayılır.
Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından
karşılanır.
(23) Uzlaşma sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak bu Kanunda
öngörülen kanun yollarına başvurulabilir.
(24) (Değişik: 24/11/2016-6763/34 md.) Her Cumhuriyet başsavcılığı
bünyesinde uzlaştırma bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı ile
personel görevlendirilir. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer
aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden
görevlendirilir. Uzlaştırmacı, hazırladığı raporu, tutanakları ve varsa yazılı
anlaşmayı büroya gönderir. Uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyaları,
uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılır.[112]
(25) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.)Uzlaştırmacıların nitelikleri,
eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum
ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili,
uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet
başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve
esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve
raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve
esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Mahkeme tarafından uzlaştırma
7571 sayılı Kanun, Madde 16Kaynağı aç
TÜRK CEZA KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA VE 631 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 7571 Kabul Tarihi: 24/12/2025
MADDE 1- 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle ve dördüncü fıkrasına aşağıdaki cümleler eklenmiştir. “Belirtilen kişiler dışında kalan kişilerce ihalenin feshinin talep edilmesi halinde mahkemece ihalenin feshi talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilir.” “Teminatın veya üçüncü fıkra uyarınca yatırılması gereken harcın yatırılmaması veya eksik yatırılması suretiyle ihalenin feshinin talep edilmesi hâlinde mahkeme tebliğ edeceği muhtırada, iki haftalık kesin süre içinde teminatın veya harcın ikmal edilmesini, aksi hâlde ihalenin feshi talebinin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceğini bildirir. Mahkeme, süresi içinde teminat veya harç ikmal edilmediği takdirde derhal ihalenin feshi talebini reddeder.”
MADDE 2- 2004 sayılı Kanunun 278 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “
MADDE 278- Alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir. Aşağıdaki tasarruflar bağışlama sayılır: a) Gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça altsoy ve üstsoy, üçüncü derece dâhil kan hısımları, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşi ve üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinenle evlatlık, ortak konutta yaşayan kişiler arasında yapılan tasarruflar. b) Aksi ispatlanmadıkça, sözleşmenin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin gerçek değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyatla kabul ettiği sözleşmeler. c) Uygun bir karşılığın sağlandığı ispatlanmadıkça, borçlunun kendisine veya üçüncü bir kişi yararına ömür boyu gelir sözleşmesi ya da intifa hakkı tesis ettiği sözleşmeler yahut ölünceye kadar bakma sözleşmeleri.”
MADDE 3- 2004 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “363 ve 364 üncü maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında şikâyet başvurusunun yapıldığı veya davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.”
MADDE 4- 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 59 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Bu durum ve yargılama aşamalarında verilen nihai kararlar avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilir.”
MADDE 5- 1136 sayılı Kanunun 134 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Disiplin cezalarının uygulanacağı haller:
MADDE 134- Avukatlara; avukatlık onur ve unvanına, savunma hakkının kutsallığının gerektirdiği saygı ve güvene veya özen ve doğruluk yükümlülüklerine uymayan hâl ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine, ihlalin niteliğine ve eylemin ağırlık derecesine göre bu Kanunda yazılı disiplin cezalarından biri verilir.”
MADDE 6- 1136 sayılı Kanunun 135 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Disiplin cezaları:
MADDE 135- Avukatlar hakkında uygulanacak disiplin cezaları uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarmadır. 1. Uyarma; avukata mesleğinde, görevinde veya davranışında daha dikkatli davranması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir. Aşağıdaki hâllerde uyarma cezası verilir: a) Mesleki çalışmalarında hukukla ve kanunlarla ilgisiz açıklamalarda bulunmak. b) Bürosunu mesleğin bağımsızlığına ve görevin vakarına uygun biçimde bulundurmamak. c) Yargı görevini yapanlar ile ilişkilerinde meslek onur ve vakarına aykırı davranmak. d) Adliye yazı işleri müdürlükleri ile icra dairelerinde veya diğer mercilerdeki görevlilerle olan ilişkilerinde meslek onur ve vakarına aykırı davranmak. e) Meslektaşlarıyla ilişkilerinde meslek dayanışmasına ve onuruna uymayan davranışlarda bulunmak. f) Meslektaşlarının mesleki tutum ve davranışlarına ilişkin eleştirilerini kamuoyuyla paylaşmak veya herhangi bir meslektaşı hakkında küçük düşürücü nitelikte ifadelerde bulunmak. g) İddia ve savunmanın hukuki çerçevesinin dışına çıkarak, anlaşmazlığın tarafı olduğu intibaını uyandıracak şekilde davranmak. h) Bulunduğu başkaca mevki ve imkânlarla mesleki çalışmalarında avantaj sağlamaya çalışmak veya mesleki çalışması dışında kişisel anlaşmazlıklarda avukatlık sıfatının getirdiği imkânlardan yararlanmaya çalışmak. ı) Stajyerin çalışma şeklini ve süresini zorunlu staj eğitim programına uygun şekilde belirlememek, stajyerin iyi yetişmesi için gerekli dikkat, özen ve ilgiyi göstermemek. j) Avukatlık bürosunda ücret karşılığı çalışan avukatlara karşı eşitlik ilkesine veya avukatlık mesleğinin gerektirdiği saygı ve güvene aykırı davranmak ya da avukatın bağımsızlığını gözetmemek yahut avukatın iş tanımını ve ücretini mesleğin itibarına ve işin niteliğine göre belirlememek. k) İşin kabul edilmesinden önce, aynı işle ilgili olarak daha önce vekâlet verilen avukata bilgi vermemek. l) Dosya tutmamak veya dosya saklama yükümlülüğünü ihlal etmek. m) Ücretsiz iş alınması hâlinde bu durumu baro yönetim kuruluna bildirmemek. n) Haklı sebep olmaksızın meslek kuruluşu tarafından verilen görevleri kabul etmemek. o) Mazeretsiz olarak duruşmaya katılmamak. p) Avukatla temsil edilen karşı taraf ile avukatı bulunmaksızın görüşmek veya avukatla temsil edilmeyen karşı tarafla görüşmesi halinde müvekkilini bilgilendirmemek. r) Yapılan tahsilatı makul süre içinde icra dosyasına bildirmemek. s) Gerekmediği halde ilama bağlı alacağı birden çok kaleme ayırarak icra takibinde bulunmak. t) Büro ve konut adresini veya adres değişikliklerini barosuna bildirmemek. u) Meslektaşının dilekçesini rızası dışında aynen kopyalamak suretiyle kullanmak. v) Duruşmalara Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenmiş cübbeyle çıkmamak veya ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla uzaktan yapılan duruşmalara yargılamanın saygınlığına ve mesleğin onuruna uygun olmayan ortamda katılmak. y) Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer eylemlerde bulunmak. 2. Kınama; avukata mesleğinde, görevinde veya davranışında kusurlu sayıldığının yazılı olarak bildirilmesidir. Aşağıdaki hâllerde kınama cezası verilir: a) Reklam yasağını ihlal etmek. b) Avukatlık görevi veya Türkiye Barolar Birliği ya da baro organlarındaki görevleri dolayısıyla öğrendiği hususları açığa vurmak. c) Kendisinin ve mesleğin itibarını veya toplumun mesleğe güvenini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak. d) Bürosunu avukatlık mesleğiyle bağdaşmayan iş ve amaçlara tahsis etmek. e) Avukatlıkla birleşmeyen veya mesleğin onuruyla bağdaşması mümkün olmayan işlerle uğraşmak. f) İşin reddi zorunluluğunu veya işi sonuna kadar takip etme yükümlülüğünü ihlal etmek. g) Zorunlu müdafilik veya adli yardım kapsamındaki görevlerini yerine getirmemek ya da gereken dikkat ve özeni göstermemek. h) Görevi kötüye kullanma suçundan mahkûm olmak. ı) Kamu kurum ve kuruluşlarındaki görevlerinden ayrılmalarından itibaren iki yıl geçmeden ayrıldıkları kurum ve kuruluş aleyhine dava almak veya takipte bulunmak. j) Çekişmeli hakları edinme yasağına aykırı davranmak. k) Baro levhasına yazılı olduğu yer dışında sürekli olarak avukatlık yapmak. l) Kanunun tanıdığı bir hakkın kullanımını bertaraf edecek şekilde davanın veya işin safhaları hakkında müvekkiline bilgi vermemek. m) Takip ettiği işlerde özen yükümlülüğünü ihlal ederek hak kaybına sebebiyet vermek. n) Kanunla belirlenen azami ücretin üzerinde veya avukatlık asgari ücret tarifesinin altında ücret belirlemek veya tahsil etmek ya da iş temin etmek amacıyla yargılama veya icra giderlerini üstlenmek. o) Müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları, parayı veya diğer her türlü kıymetleri, hapis hakkı sınırlarını aşacak şekilde müvekkiline vermemek. p) Haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçtiği iş için ücret istemek veya peşin aldığı ücreti iade etmemek. r) Üstlendiği işle ilgili masraf aldığı halde dava açmamak veya icra takibi başlatmamak ya da dava açmadığı veya icra takibi başlatmadığı halde aldığı masrafı iade etmemek. s) Mesleğiyle ilgili bir işten dolayı ısrarlı bir şekilde çevrim içi mecralar dâhil olmak üzere kişilerle yazılı, sözlü veya görsel iletişim kurmak veya kurmaya çalışmak. t) Avukata ait hak ve yetkileri veya avukatlık kimliğini hukuka aykırı olarak başkalarına kullandırmak. u) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan hakkında düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilenler bakımından kendisinin veya mesleğin itibarını veya toplumun mesleğe güvenini zedeleyeceği disiplin kovuşturması sonucu tespit edilmiş olmak. v) Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer eylemlerde bulunmak. 3. Para cezası; yirmibin Türk Lirası ila ikiyüzbin Türk Lirası arasında belirlenecek bir paranın disiplin soruşturmasını yürüten baroya ödenmesidir. Bu cezalar her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanır. Aşağıdaki hâllerde para cezası verilir: a) Görevini savsaklayarak veya kötüye kullanarak müvekkilinin zararına kendisine veya başkasına menfaat sağlamak. b) Şube açmak veya birden fazla büro edinmek ya da şube açmış yahut birden fazla büro edinmiş gibi mesleki faaliyette bulunmak. c) Yabancı avukatlık ortaklıklarıyla ilgili bu Kanunda yer alan sınırlamalara uymamak. d) Kanunda yasaklanmış derecedeki yakınlarından olan hâkim veya Cumhuriyet savcısının baktığı dava ve işlerde avukatlık yapmak. e) 48 inci maddede düzenlenen suçtan dolayı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmak. f) Meslektaşına fiili saldırıda bulunmak. g) Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer eylemlerde bulunmak. 4. İşten çıkarma; avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere meslekî faaliyetten yasaklanmasıdır. Aşağıdaki hâllerde işten çıkarma cezası verilir: a) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan dolayı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmak. b) 48 inci maddede düzenlenen suçtan mahkûm olmak. c) Hâkim, Cumhuriyet savcısı, hakem, arabulucu, uzlaştırmacı, bilirkişi veya başkaca bir resmî sıfatla görev yaptığı bir işte avukatlık yapmak. d) 155 inci maddede belirtilen yasağa aykırı davranmak. 5. Meslekten çıkarma; avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır. Bu ceza, avukatlık ortaklığı bakımından baro avukatlık ortaklığı sicilinden silinmesidir. Aşağıdaki hâllerde meslekten çıkarma cezası verilir: a) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan veya 56 ncı maddede düzenlenen suçtan mahkûm olmak.”
MADDE 7- 1136 sayılı Kanunun 136 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “
MADDE 136- Hakkında herhangi bir disiplin cezası verilen avukatın, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde disiplin cezası gerektiren yeni bir fiil işlemesi halinde, bu fiil için Kanunda öngörülen disiplin cezasının bir derece ağır olanı uygulanır. Ancak ilk defa verilen uyarma cezasının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde işten çıkarma cezası gerektiren bir fiilin işlenmesi halinde meslekten çıkarma cezası yerine işten çıkarma cezasının üst haddi uygulanır. Bir defa işten çıkarma cezası alan avukat, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde en az kınama cezasını gerektiren bir fiil işlerse meslekten çıkarılır. Meslekten çıkarma cezasını gerektiren haller hariç olmak üzere, ilk defa disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiil işleyen avukata, verilecek disiplin cezasından bir derece hafif olanı uygulanabilir. Hakkında verilen bir disiplin cezasının kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçenler bakımından da bu hüküm geçerlidir.”
MADDE 8- 1136 sayılı Kanunun 155 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 9- 1136 sayılı Kanunun 159 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki cümle ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Disiplin Kurulu tarafından kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilmesi halinde, kesinleşen mahkeme kararının ilgili baroya bildirilmesinden itibaren bir yıl geçmekle ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” “Disiplin soruşturması veya kovuşturması sonucu tesis edilen idari işleme karşı dava açılması halinde zamanaşımı süresi kesilir. Mahkemenin idari işlemin iptaline ilişkin kararının ilgili baro veya Türkiye Barolar Birliğine bildirilmesinden itibaren mahkeme kararı uyarınca en geç iki yıl içinde yeniden yapılacak soruşturma veya kovuşturma sonucuna göre karar verilir. Mahkeme kararının ilgili baro veya Türkiye Barolar Birliğine ulaşmasından itibaren iki yıl geçtikten sonra disiplin cezası verilemez.”
MADDE 10- 1136 sayılı Kanunun 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Meslekten çıkarma cezasından başka bir disiplin cezası verilen avukatlar; uyarma, kınama, para ve işten çıkarma cezalarının uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra disiplin kuruluna başvurarak bu disiplin cezalarının sicillerinden silinmesini isteyebilirler. Tekerrür uygulanarak verilen işten çıkarma cezaları bu hükmün dışındadır.”
MADDE 11- 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 53 üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü ve beşinci paragrafları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “İtirazen şikayet başvuru bedelinin, itirazen şikayet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verilir. Ancak Kurum tarafından 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmez. Başvuru dilekçesinde aynı iddia kapsamında birden fazla hususa yer verilmesi halinde bu hususlar Kurum tarafından ayrı birer iddia olarak değerlendirilir. Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde başvuru sahibinin Kuruma yazılı talebi üzerine, bu talep tarihini izleyen onbeş gün içinde Kurum tarafından bedel iadesi yapılır. Bu süre içinde ödeme yapılamaması halinde, sürenin bitiminden itibaren ödeme tarihine kadar geçen süre için kanuni faiz işletilir. İtirazen şikayet başvurusu üzerine alınan Kurul kararlarına karşı açılan davalar sonucunda veya 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 10 uncu maddesi uyarınca sözleşmenin feshedilmesi hallerinde, bu fıkranın birinci paragrafının (1) numaralı bendi uyarınca tahsil edilen bedelin ilk sözleşme bedelinin tamamlanmayan oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile yükleniciye iade edilmesine karar verilir. Bedel iadesinin yapılabilmesi için yüklenicinin, fesih ve tasfiye işlemlerinin tamamlandığının kendisine bildirimini izleyen otuz gün içinde iade talebiyle idareye başvurması gerekir. Başvuruyu izleyen onbeş gün içinde idarece, ilk sözleşme bedelinin tamamlanmayan oranı dahil gerekli bilgi ve belgeler Kuruma iletilir. Bilgi ve belgelerin Kurum kayıtlarına alındığı tarihi izleyen onbeş gün içinde, Kurum tarafından bedel iadesi yapılır. Bu süre içinde ödeme yapılamaması halinde, sürenin bitiminden itibaren ödeme tarihine kadar geçen süre için kanuni faiz işletilir.”
MADDE 12- 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “nitelikli dolandırıcılık (m. 158),” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
MADDE 13- 5235 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “
GEÇİCİ MADDE 7- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemelerinde görülmekte olan davalarda veya istinaf ya da temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarda nitelikli dolandırıcılık (m. 158) suçlarına bakan mahkemenin görevinin bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştiği gerekçesiyle görevsizlik veya bozma kararı verilemez. Bu davalara kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki göreve ilişkin kurallara göre bakılmaya devam olunur.”
MADDE 14- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Kişi hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur.”
MADDE 15- 5237 sayılı Kanunun 57 nci maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş ve altıncı fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. “Ancak, hakkında 32 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları için kurumda geçirilecek süre, ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda bir yıldan, üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise altı aydan az olamaz.”
MADDE 16- 5237 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “2. Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125),”
MADDE 17- 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “dört aydan iki yıla” ve dördüncü fıkrasında yer alan “altı aydan üç yıla” ibaresi “dokuz aydan beş yıla” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 18- 5237 sayılı Kanunun 155 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(3) Suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.”
MADDE 19- 5237 sayılı Kanunun 170 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “altı aydan üç yıla” ibaresi “bir yıldan beş yıla” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki cümle ile maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkra buna göre teselsül ettirilmiştir. “Suçun ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş etmek suretiyle işlenmesi halinde kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” “(2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.”
MADDE 20- 5237 sayılı Kanunun 220 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “dört yıldan sekiz yıla” ibaresi “beş yıldan on yıla”, ikinci fıkrasında yer alan “dört yıla” ibaresi “beş yıla”, üçüncü fıkrasında yer alan “dörtte birinden yarısına kadar” ibaresi “yarısı oranında” şeklinde değiştirilmiş ve beşinci fıkrasına birinci cümlesinden önce gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde, örgüt yöneticilerine yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır.”
MADDE 21- 5237 sayılı Kanunun 223 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması
MADDE 223- (1) Hukuka aykırı bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen veya bu aracı hareket halinde iken durduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun konusunun deniz veya demiryolu ulaşım aracı olması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Hukuka aykırı bir davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen kişi, beş yıldan on yıla kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, yedi yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların işlenmesi amacıyla veya sırasında başka bir suçun işlenmesi halinde ayrıca bu suçtan dolayı ceza verilir. (5) Kanunda öngörülen şekil, şart ve usullere uygun olarak düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşleri esnasında birinci ve ikinci fıkrada belirtilen fillerin işlenmesi halinde bu fıkralardaki suç oluşmaz.”
MADDE 22- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 128 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “Bilişim suçlarının işlenmesi suretiyle elde edilen menfaatin bulunduğu hesabın askıya alınması ve elkoyma MADDE 128/A- (1) Türk Ceza Kanununda yer alan; a) Nitelikli hırsızlık (madde 142, fıkra iki, bent e), b) Nitelikli dolandırıcılık (madde 158, fıkra bir, bent f ve l), c) Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (madde 245), suçlarının işlendiği hususunda makul şüphe bulunması halinde banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan ya da yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu suçta kullanılan her türlü hesabın kırksekiz saate kadar askıya alınmasına ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından karar verilebilir. (2) Askıya alma işlemi ve hesap hareketleri, ilgili malî kurum tarafından tüm bilgi ve belgelerle birlikte derhal Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Askıya alma işlemi ayrıca hesap sahibine de bildirilir. Hesap sahibi, askıya alma işleminin kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir. Cumhuriyet savcısı, başvuru hakkında yirmidört saat içinde karar verir. (3) Askıya alma işlemi tamamlanmadan suça konu menfaatin başka bir malî kuruma transfer edildiğinin tespit edilmesi halinde bu durum, askıya alma işleminin yapılabilmesi için banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından ilgili malî kuruma gecikmeksizin bildirilir. (4) Birinci fıkra uyarınca malî kurum tarafından askıya alınan veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine askıya alınan hesapta bulunan suça konu menfaate hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle askıya alma süresi içinde elkonulabilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde elkoyma kendiliğinden kalkar. Bu madde hükümlerine göre elkoyma işlemi yapılabilmesi bakımından 128 inci maddede belirtilen rapor alma şartı aranmaz. (5) Elkonulan suça konu menfaat, suçtan zarar gören mağdura ait olduğunun anlaşılması halinde soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilir. (6) Bu madde uyarınca askıya alma işlemine karar veren gerçek ve tüzel kişiler, hukukî bakımdan sorumlu tutulmaz. (7) Yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısından istenen bilgi veya belgenin on gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur. İstenen bilgi veya belgenin gönderilmemesi ya da eksik gönderilmesi halinde Cumhuriyet savcısı tarafından ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısına elli bin Türk Lirasından üç yüz bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
MADDE 23- 5271 sayılı Kanunun 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan “(madde 170)” ibaresi “(madde 170, birinci ve üçüncü fıkra)” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 24- 5271 sayılı Kanunun 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (7) numaralı alt bendinde yer alan “(madde 155)” ibaresi “(üçüncü fıkra hariç, madde 155)” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan “(125 inci maddenin ikinci fıkrası),” ibaresi “(madde 125)” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.”
MADDE 25- 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde” ibaresi “maddede” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 26- 5271 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “
GEÇİCİ MADDE 8- (1) Soruşturma veya kovuşturma evresinde olup da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uzlaşmanın sağlanmış olduğu dosyalar bakımından bu maddeyi ihdas eden Kanunla 253 üncü maddenin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik ve 5237 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin altıncı fıkrasında yapılan değişiklik uygulanmaz. Bu dosyalar, 253 üncü maddenin üçüncü fıkrasının değişiklikten önceki hükümlerine göre sonuçlandırılır.”
MADDE 27- 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun geçici 10 uncu maddesinin altıncı fıkrasına “Türk Ceza Kanununun” ibaresinden sonra gelmek üzere “kasten öldürme suçları (82 nci maddenin birinci fıkrasının (d), (e) ve (f) bentleri), deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (102 nci ve 103 üncü maddeler ile 104 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları),” ibaresi eklenmiş, fıkrada yer alan “tarihi itibarıyla” ibaresi “tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle” ve “tarihinde geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrası kapsamında açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler,” ibaresi “tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler,” şeklinde değiştirilmiş, yedinci ve sekizinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 28- 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 62 nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Bu Kanuna tabi esnaf ve sanatkârlarca üretilen mal ve hizmetlerin fiyat tarifeleri, bağlı bulundukları odalarca hazırlanır ve odanın mensubu olduğu birlik yönetim kurulu tarafından fiyat tarifesinin sunulmasından sonra otuz gün içinde onaylanır veya reddedilir. Bakanlığın görüşüne tabi fiyat tarifelerinde otuz günlük süre Bakanlığa görüş talebinin iletildiği gün durur ve görüşün birliğe iletildiği günden itibaren devam eder. Onaylanan fiyat tarifesi mülki idare amirliği, belediye ve ilgili odaya yedi gün içerisinde bildirilir ve itiraz edilmezse on beş gün sonra yürürlüğe girer. Fiyat tarifeleri, uygulanacak azami hadleri gösterir. Belediyeler veya o yerin en büyük mülki idare amiri tarafından itiraz edilen ya da Bakanlığın görüşüne tabi olan fiyat tarifelerinde Bakanlığın olumsuz görüş verdiği fiyat tarifeleri on beş gün içerisinde uzlaşma komisyonunca değerlendirilerek nihai karar verilir. Uzlaşma komisyonu o yerin mülki idare amirinin ya da görevlendireceği yardımcısının başkanlığında, ticaret il müdürlüğü, defterdarlık, belediye, ticaret ve sanayi veya ticaret odası ile esnaf ve sanatkârlar odaları birliği temsilcilerinden oluşur. Komisyon kararları salt çoğunlukla alınır. Komisyon değerlendirmesini mevcut maliyetler ve ortalama kar marjları ile Orta Vadeli Programda yer alan enflasyon hedeflerini de dikkate alarak yapar. Talep edilen tarife, komisyonun nihai kararından sonra yürürlüğe girer.” “Bakanlığın görüşüne tabi olacak fiyat tarifeleri ile komisyonun değerlendirme sürecine ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından yönetmelikle belirlenir.”
MADDE 29- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “
GEÇİCİ MADDE 111- Bu Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında 1/1/2016 tarihinden önceye ait olup ödenmemiş genel sağlık sigortası primleri ile gecikme cezası ve gecikme zammı gibi ferî alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yayımlandığı tarihe kadar söz konusu süreler için ödenmiş olan primler iade ve mahsup edilmez.”
MADDE 30- 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 50 nci maddesine yedinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş, maddenin mevcut sekizinci fıkrası buna göre teselsül ettirilmiş ve aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “(8) İşletmeci; a) İlgili kanunlarında resmi kimlik belgesi hükmünde olsa bile, elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz olmayan kimlik belgeleriyle abonelik kaydı yapamaz. b) Abonelik kaydı için kişinin kimliğini, kimlik belgesi ve yüz veya parmak izi özetine ilişkin biyometrik veriler ya da kimliği doğrulayıcı şifre vasıtasıyla teyit eder. c) Abonelik kaydı yapılan kişinin elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz belgeye sahip olmadığını teyit etmesi halinde, kayıt işlemini aşağıdaki usullere göre yapar. 1) Abonelik kaydı yapılan yabancı kişinin kimliği, yüz veya parmak izine ilişkin biyometrik verileriyle Göç İdaresi Başkanlığı üzerinden Kurum vasıtasıyla teyit edilir. Bu teyidin uzaktan yapılması halinde abonelik kaydı yapılan kişinin resmi makam sunucularına erişimini sağlayan mobil elektronik haberleşme işletmecisi, abonelik kaydı yapılan kişinin konum verisini Kurum vasıtasıyla Göç İdaresi Başkanlığına iletir. Ancak, Ülkemizde görevli diplomasi ve konsolosluk memurları ile aileleri ve uluslararası kuruluşların Ülkemizdeki temsilciliklerinde çalışan ve statüleri anlaşmalarla belirlenmiş olanlar ile bu kişilerin aileleri için yabancı misyon veya temsilciliğinin mensubu olduğunun Dışişleri Bakanlığınca teyit edilmesi halinde bu alt bentteki şartlar aranmaksızın abonelik kaydı yapılabilir. 2) Geçici kimlik belgesi bulunan vatandaşların yüz veya parmak izi özetine ilişkin biyometrik verileri alınır. (9) İşletmeci, üç ayda bir tüm abonelerin ölüm veya tüzel kişiliğin sona ermesi gibi hallerle aktifliğinin sona erip ermediğini ilgili resmi makamlardan teyit eder. Teyit edemediği abonelere ait hatların elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısını keser. (10) İşletmeci, gerçek veya tüzel bir kişi adına açılabilecek hat sayısına ilişkin Kurum tarafından belirlenen sınırdan fazla abonelik kaydı yapamaz. (11) İşletmeci, Kurum tarafından belirlenen usul ve sürelere aykırı olarak Kurum tarafından belirlenen sayıdan fazla abone numarası kullandığı tespit edilen cihazlara elektronik haberleşme hizmeti veremez. (12) Yabancı uyruklu gerçek kişilere ait mobil haberleşme hatlarına özgü numara tahsis ve kullanımına ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından belirlenir.” “(13) Kurum bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları, ilgili bakanlıkların görüşünü almak suretiyle belirler.”
MADDE 31- 5809 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “halinde,” ibaresi “veya ilgili takvim yılına ilişkin net satışlarının belli olmaması hallerinde,” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki cümle, yedinci fıkrasına “Bu Kanunun” ibaresinden sonra gelmek üzere “50 nci maddesinin sekizinci ve dokuzuncu fıkralarına aykırı hareket eden işletmecilere hat başına yetmişbeşbin Türk Lirası; onuncu fıkrasına aykırı hareket eden işletmecilere hat başına kırkbin Türk Lirası; onbirinci fıkrasına aykırı hareket eden işletmecilere cihaz başına ikiyüzbin Türk Lirasından beşyüzbin Türk Lirasına kadar;” ibaresi ile aşağıdaki cümle, dokuzuncu fıkrasına “bu tutarları” ibaresinden sonra gelmek üzere “tahsilat tarihinden iade edildiği tarihe kadar 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak tutarla birlikte” ibaresi ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “Birinci fıkra kapsamında belirlenecek idari para cezası tutarı, bu fıkrada yer alan idari para cezasının alt sınırından az olamaz.” “Ancak, 50 nci maddenin sekizinci, dokuzuncu, onuncu ve onbirinci fıkralarının her biri için bir takvim yılı içinde verilebilecek toplam idari para cezası, bir milyon Türk Lirasından az olmamak üzere işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının binde yedibuçuğunu geçemez.” “(18) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; 1. Nitelikli hırsızlık (madde 142, fıkra iki, bent e), 2. Dolandırıcılık (madde 157 ve 158), 3. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (madde 245), suçlarında kullanıldığı tespit edilen mobil haberleşme hattının bağlantısı, yürütülen soruşturma kapsamında hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine mobil haberleşme hizmeti sunan işletmeci tarafından kesilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan işlem, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını bağlantının kesilmesinden itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde bağlantının kesilmesi tedbiri kendiliğinden kalkar. Bu fıkra uyarınca verilen karara veya yazılı emre rağmen ilgili hattın haberleşmesinin kesilmemesi halinde Cumhuriyet savcısı tarafından işletmeciye ellibin Türk Lirasından üçyüzbin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. (19) Yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından işletmecilerden istenen bilgi veya belgenin on gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur. İstenen bilgi veya belgenin gönderilmemesi ya da eksik gönderilmesi halinde Cumhuriyet savcısı tarafından işletmeciye ellibin Türk Lirasından üçyüzbin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir.”
MADDE 32- 5809 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “Abonelik kayıtlarının güncellenmesi
GEÇİCİ MADDE 8- (1) Mobil haberleşme hizmeti sunan işletmeciler nezdinde tutulan yabancı uyruklu gerçek kişilere ait abonelik kayıtlarının bu maddeyi ihdas eden Kanunla 50 nci maddede yapılan değişikliklere uygun hale getirilmesi amacıyla, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yabancı uyruklu gerçek kişiler, abonelik kayıtlarını güncellemek için ilgili işletmeciye başvurmak zorundadır. Kurum tarafından bu süre altı ay daha uzatılabilir. Başvuru üzerine ilgili işletmecilerce abonelik kayıtları, yapılan değişikliklere uygun hale getirilir. (2) Abonelik kayıtlarını güncellemek için ilgili işletmeciye başvurmayan veya kimliği teyit edilemeyen yabancı uyruklu gerçek kişilere ait mobil haberleşme hatlarının elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısı, birinci fıkraya göre abonelere verilen başvuru süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde ilgili işletmeci tarafından kesilir. (3) Bu maddenin birinci fıkrası ve bu maddeyi ihdas eden Kanunla 50 nci maddeye eklenen sekizinci, dokuzuncu, onuncu, onbirinci ve onikinci fıkra hükümleri, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımından itibaren altı ay sonra yürürlüğe girer. (4) Kurum, gerçek veya tüzel bir kişi adına açılabilecek hat sayısı ile aynı cihazla belirli süre içinde kullanılabilecek hat sayısını ve yabancı uyruklu kişilere özgü numara tahsisi ve kullanımına ilişkin usul ve esasları bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımından itibaren altı ay içinde belirler. (5) Adına Kurumun belirlediği sayıdan fazla abonelik kaydı bulunan gerçek veya tüzel kişilere, fazla olan mobil haberleşme hattını kullanıma kapatması veya devretmesi için dördüncü fıkra uyarınca Kurum tarafından yapılacak belirleme tarihinden itibaren altı ay süre tanınır. Kurum tarafından bu süre altı ay daha uzatılabilir. Bu süre içinde yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişilere ait fazla hatların elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısı, en eski tarihli abonelikler korunmak suretiyle ilgili işletmeci tarafından kesilir. (6) Birinci, ikinci ve beşinci fıkralarda yer alan yükümlülükleri yerine getirmeyen mobil haberleşme hizmeti sunan işletmecilere, her bir mobil hat aboneliği başına Kurum tarafından yirmibin Türk Lirası idari para cezası verilir. (7) Bu maddenin beşinci fıkrası hükümlerinin uygulanması nedeniyle mobil haberleşme hatlarının devri veya kapatılması halinde vergi, resim, harç, cezai şart, cayma bedeli ve benzeri yükümlülükler uygulanmaz. Bu fıkra hükmü aynı hat bakımından bir kez uygulanır. (8) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.”
MADDE 33- 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasına “müşteri kimliğinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “biyometrik yöntemlerle veya elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 34- 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “
GEÇİCİ MADDE 37- 2025 hesap dönemi ile geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2026, 2027 ve 2028 yılında biten hesap dönemleri itibarıyla) mükerrer 298 inci madde kapsamındaki enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın mali tablolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmaz. Bu fıkra kapsamında belirlenen dönemleri geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere üç hesap dönemine kadar uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir. Mükerrer 298 inci maddenin (Ç) fıkrası uygulaması açısından, birinci fıkrada enflasyon düzeltmesi yapılmayacağı belirtilen dönemler (yetki kapsamında uzatılan dönemler dahil) enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönem olarak değerlendirilir. Bu madde hükümleri, geçici 33 üncü maddenin dördüncü fıkrası kapsamında olan mükellefler hakkında da uygulanır. Bu maddenin birinci ve ikinci fıkrası hükümleri, mükerrer 298 inci maddenin (A) fıkrasının (9) numaralı bendi kapsamında olan mükellefler bakımından geçerli değildir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
MADDE 35- 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 733 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde ve dördüncü fıkrasında yer alan “iki yıl” ibaresi “bir yıl” şeklinde değiştirilmiştir. “8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında yapılan satışlar ile cebrî artırmayla satışlarda önalım hakkı kullanılamaz.”
MADDE 36- 4721 sayılı Kanunun 734 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Dava konusu payın rayiç bedeli hâkim tarafından gecikmeksizin belirlenir. Önalım hakkı sahibi, belirlenen rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini nemalandırılmak üzere hâkim tarafından belirlenen yere verilen kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, verilen kesin süre içinde yerine getirilmezse önalım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilemez. Yatırılan bedel, hükmün kesinleşmesi üzerine nemalarıyla birlikte ilgilisine ödenir.”
MADDE 37- 4721 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “
GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 4721 sayılı Kanunun 733 üncü maddesinde yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan satışlar bakımından uygulanmaz. Bu satışlar bakımından değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur. (2) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 4721 sayılı Kanunun 734 üncü maddesinde yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar hakkında da uygulanır.”
MADDE 38- 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “
GEÇİCİ MADDE 4- 4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanunla bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümleler 1/1/2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere uygulanır.”
MADDE 39- Bu Kanunun; a) 11 inci maddesi 26/12/2025 tarihinde, b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer.
MADDE 40- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Resmî kaynak

Kovuşturma evresinde şikâyetten vazgeçmenin hukuki sonuç doğurarak davanın düşmesini sağlaması sanığın bu vazgeçmeyi kabul etmesine bağlı tutulmuştur; sanık vazgeçmeyi benimsemeyerek davanın esastan sonuçlandırılmasını talep edebilir ve yapılan vazgeçmeden sonradan dönülemez. Yargılamanın yürütülmesinde şikâyetçiye duruşma günü tebliğ edilip davaya katılma hakkı tanınmadan hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddelerine aykırılık teşkil ederek kararın bozulmasını gerektirir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/3301, K. 2024/802).

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/3301, K. 2024/802Kaynağı aç
4. Ceza Dairesi         2023/3301 E.  ,  2024/802 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1250 E., 2022/153 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesince Sanık Hakkında
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinde düzenlenen Cumhurbaşkanına hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Sanık Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının ve şikayetçi vekilinin aleyhe istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin özetle; sanığın paylaşımı beğenme ve paylaşma eyleminin aynı sonucu doğurduğu, başkasına ait paylaşımın paylaşılmamış beğenilmiş olması halinde dahi suçun oluşacağı, hakaret suçunun tehlike suçu olması nedeni ile genel kastın yeterli olduğu ve atılı suçun oluşması için hakarete konu paylaşımın kaynak kişisi olmanın şart olmadığı, beğenilerin takipçiler tarafından görüldüğü, sanığın yaptığı eylemin yalnızca gönderiyi beğenmek olmayıp paylaşmak kastı ve anlamı taşıdığı, sanığın suç teşkil eden bir paylaşımı yorumsuz olarak beğenmesi ya da paylaşmasının da atılı suçun oluşması için yeterli sayılması gerektiği bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında; kendisine ait Twitter hesabından Cumhurbaşkanına hakaret içeren paylaşımları begendiği ve paylaşımı bulunduğundan bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; Adalet Bakanlığı'nca verilen kovuşturma izninin sanığın söz konusu yazı ve görselleri sosyal medya hesabından paylaştığı kabulüyle verildiği ancak dosya içerisindeki Siber Suçlar Önleme Büro Amirliği'nce düzenlenen tutanaktan ve sanığın twitter hesabına ait çıktılardan; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nce kovuşturma izni verilen yazı ve görselleri paylaşmadığı fakat paylaşımları begendiği; sanığın katılana karşı hakaret suçunun unsurlarından olan onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek şeklinde bir eylemi de olmadığı zira suça konu yazı ve görseli kendi iradesi ile katılana iletilmesi kastıyla paylaşmadığı bu nedenle yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu kabul edilerek beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Şikâyetçinin 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü ve 234 üncü maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve 5271 sayılı Kanun'un mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Dursunbey Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Soruşturma Şartları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesi gereğince, Cumhurbaşkanına hakaret eden fail hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmedilir ve eylemin alenen işlenmesi durumunda ceza altıda biri oranında artırılır. Bu suç re'sen soruşturulmakta olup takibi şikâyete tabi değildir; ancak yargılamanın kamu davası vasıtasıyla yürütülmesi Adalet Bakanının iznine bağlanmıştır (Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/18268, K. 2022/314). Adalet Bakanlığınca kovuşturma izni verilmemesi yönündeki idari işleme karşı idari yargı mercilerinde iptal davası açılması mümkün olup, savcılıkça verilen takipsizlik kararı bu dava hakkını engellemez.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin sekizinci fıkrasına göre, soruşturma veya kovuşturmanın yürütülmesi kanuni bir şarta bağlı olup bu koşul henüz sağlanmamışsa şart gerçekleşene dek durma kararı tesis edilir. Kovuşturma şartının gerçekleşmemesi gerekçesiyle verilen takipsizlik kararına yönelik itirazın reddedilmesi halinde, söz konusu karar olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma başvurusuna konu yapılamamaktadır (Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/18268, K. 2022/314).

Kişilik Haklarına Saldırı Halinde Hukuki Korunma ve Tazminat

Kişilik hakları ihlal edilen birey, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca yargı mercilerinden korunma talep edebilir. Kanuni bir yetkinin icrası, mağdurun geçerli rızası yahut üstün nitelikli kamusal ya da özel yararın varlığı gibi hukuka uygunluk nedenleri bulunmadığı müddetçe, kişiliğe yönelen her türlü müdahale hukuka aykırı kabul edilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde
24- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden,
saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.
Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün
nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması
sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı
hukuka aykırıdır.
2.
Davalar

4721 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca mağdur; mevcut tehlikenin önlenmesini, devam eden tecavüzün durdurulmasını ve sona ermesine rağmen tesiri süren eylemin hukuka aykırılığının tespitini dava edebilir. Mahkemeden düzeltmenin veya kararın ilgililere duyurulması ya da ilan edilmesi de istenebilir. Bunun yanında zarar gören, maddî ve manevî tazminat taleplerinin yanı sıra saldırı sebebiyle elde edilmiş haksız bir kazanç varsa bu menfaatin vekâletsiz iş görme ilkeleri uyarınca kendisine devredilmesini isteyebilir; yetkili mahkeme ise davacının veya davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde
25- Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan
saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının
hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir.
Davacı
bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da
yayımlanması isteminde de bulunabilir.
Davacının,
maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde
edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine
verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır.
Manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş
olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça
mirasçılara geçmez.
Davacı,
kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim
yeri mahkemesinde dava açabilir.
III.
Ad üzerindeki hak
1.
Adın korunması

4721 sayılı Kanun'un 25. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, manevî tazminat istemi karşı tarafça açıkça kabul edilmedikçe başkalarına devredilemez ve hayatta iken hak sahibi tarafından dava yoluyla ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılarına intikal etmez.

Sosyal medyada hakaret içerikli bir paylaşımı beğenmek suç oluşturur mu?

Hakaret niteliğindeki iletilerin sosyal medyada yalnızca beğenilmesi, üçüncü kişilere yayılmadığı veya aktarılmadığı sürece hakaret suçunun unsurlarını oluşturmamakla birlikte, yargılama süreçlerinde taraf haklarının eksiksiz sağlanması zorunludur (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/3301, K. 2024/802).

İnternet yoluyla hakarette şikayet ve dava zamanaşımı süresi ne kadardır?

Hakaret suçunda genel dava zamanaşımı süresi sekiz yıl olup, şikayet hakkının bu süre içinde fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde kullanılması gerekir.

Sosyal ağ sağlayıcıları hakaret suçunun failini tespit etmek için kullanıcı bilgilerini vermek zorunda mıdır?

5651 sayılı Kanun'un ek 4. maddesinin beşinci fıkrasında sosyal ağ sağlayıcılarının adli mercilere bilgi verme yükümlülüğü sınırlı katalog suçlar için öngörülmüş olup, hakaret suçu bu katalog kapsamında yer almamaktadır.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/10271, K. 2023/4126Kaynağı aç
3. Ceza Dairesi         2023/10271 E.  ,  2023/4126 K.
"İçtihat Metni"
KARAR : İtirazın reddi
KANUN YARARINA
Terör örgütü propagandası yapmak suçundan şüpheli … hakkında tanzim olunan … Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2022 tarihli ve 2018/68080 soruşturma, 2022/10069 Esas, 2022/1265 sayılı iddianamesinin iadesine dair verilen … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2022 tarihli ve 2022/34 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı Cumhuriyet savcısınca yapılan itiraz, … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2022/118 değişik … sayılı Kararı ile kesin olarak reddedilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 29.03.2023 … ve 94660652-105-27-14885-2022-Kyb sayılı evrakı ile yaptığı kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2023 tarihli, 2023/38960 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve 2023/38960 sayılı Kanun yararına bozma istemi;
"… Terör örgütü propagandası yapmak suçundan
şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.03.2022 tarihli ve 2018/68080 soruşturma, 2022/10069 Esas, 2022/1265 sayılı iddianamenin iadesine dair … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03:2022 tarihli ve 2022/34 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2022/118 değişik … sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 02.02.2022 tarihli ve 2021/21673 Esas, 2022/1162 sayılı ilâmında yer alan, '… Ceza Muhakemesi Hukukunun temel amacı olan maddi gerçeğe ulaşılmasıdır. Şüphelinin ifadesi veya savunması dosya içerisindeki deliller karşısında suçun sübutuna mutlak etki eden bir kanıt niteliği taşımamaktadır. Dolayısıyla şüphelinin ifadesinin alınmasında bu fıkra açısından bir zorunluluk bulunmamaktadır. Cumhuriyet savcısı tarafından toplanan delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturması sebebiyle iddianame düzenlenmiş olması ve iddianamenin iade sebepleri arasında şüphelinin savunmasının alınmamış olmasının sayılmadığı cihetle itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle..kararın 5271 sayılı CMK’nın 309 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca bozulmasına …' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, … 7. Ağır Ceza Mahkemesince şüphelinin ifadesinin alınmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3 üncü maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1 inci maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2 nci maddesinde yer alan 'Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa;
Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.' hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği nazara alındığında, somut olayda, Cumhuriyet savcısı tarafından toplanan delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturması ve yakalama kararına rağmen şüpheliye ulaşılamaması sebebiyle şüphelinin ifadesi alınamadan iddianame düzenlenmesi karşısında, iddianamenin iade sebepleri arasında şüphelinin savunmasının alınmamış olmasının sayılmadığı cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir…"
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan yürütülen soruşturmada ifadesi alınamadığından hakkında yakalama kararı çıkartılan şüphelinin cezalandırılması istemi ile düzenlenen iddianamenin, 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasının 'b' bendi gereğince iade edilmesinde ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunup bulunmadığına ilişkindir.
B. Hukuki Süreç;
1. Terör örgütü propagandası yapmak suçundan hakkında iddianame düzenlenen ve kolluk fezlekesinde UYAP sistemi sorgusunda suça sürüklenen çocuk sıfatı ile kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama, silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütü propagandası yapmak suçlarından; arşiv sorgusunda ise 2010 yılında silahlı terör örgütüne üye olma, kanunsuz toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılma, örgütün propagandasını yapma suçlarından işlem, kayıtlarının bulunduğu ve fakat herhangi bir aranmasının bulunmadığı belirtilen şüpheli …, … ilçesi … nüfusuna kayıtlıdır. Soruşturma kapsamında düzenlenen 28.08.2018 tarihli tutanakta … ilinde ikamet ettiği ve sigorta kaydının olduğu belirtilen fakat bilgilerine başvurulan eşi … ile kardeşi …'ın beyanlarında ise 2019 yılında evini terk ettiği ve kendisinden bir daha haber alamadıklarını, kayıp müracaatında ise bulunmadıklarını belirttikleri şüpheli … hakkında UYAP sisteminden yapılan güncel sorgulamadan mernis kayıtlarına göre ikametinin … ilinde bulunduğu ayrıca hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/500 Esas sayılı davasından 22.06.2021 tarihinde yakalama kararı çıkartıldığı görülmüştür.
2. … İl Emniyet Müdürlüğünün …/… terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün (… Şube Müdürlüğü) 30.04.2018 tarihli yazısı ile … adlı sosyal medya paylaşım sitesinde, herkese açık olacak şekilde terör örgütünü öven paylaşımlarda bulunulduğu ve şüphelinin kullanıcısı olabileceği değerlendirilen … … Uyanık (… de Tanırlar) isimli hesaba ilişkin olarak araştırma raporu hazırlanması talebinde bulunulmasına istinaden düzenlenen 10.05.2018 tarihli araştırma raporuyla 03.10.2010- 28.05.2016 tarihleri arasında söz konusu hesapta yapılan paylaşımların tespiti yapılmış ayrıca 27.05.2016 tarihli paylaşımın kullanıcı bilgilerinin tespitine yardımcı bir görsel olduğu ve bu fotoğrafın hesabın kullanıcınısına ait olabileceği, 20.05.2016 tarihinde yayımlanan görselde de M. B. adlı başka bir kullanıcının "Nerdesin kayınco unuttun bizi" şeklinde yorumda bulunulduğu belirlenmiş ancak teknik olarak fotoğraf analizi ve kıyaslamasının yapılamadığı, bilgilerin teyide muhtaç bilgiler olduğu ilgili birimlere bildirilmiştir.
3. 28.08.2018 tarihli kolluk araştırma tutanağında, … ilinde ikamet ettiği ve bir … yerinde sigorta kaydının bulunduğu bilgilerinin elde edildiği belirtilen yine aynı tarihli Cumhuriyet savcısı görüşme tutanağında hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan gözaltına alınması talimatı verilen şüphelinin belirlenen ikametinde, … 3.Sulh Ceza Hakimliğinin 28.08.2018 tarihli ve 2018/5662 değişik … sayılı Kararına istinaden 29.08.2018 tarihinde arama yapılmış ise de yakalanması mümkün olmamıştır. Arama tutanağında, yapılan araştırmada şüphelinin annesinin yanında kaldığının anlaşıldığı bilgisine yer verilmiştir.
Cumhuriyet savcısının talimatları doğrultusunda hazırlanan şüphelinin belirlenen ikametinde arama ve el koyma işlemi yapılmasına yönelik kolluğun 28.08.2018 tarihli yazısı, terör örgütü propagandası yapmak suçundan Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/68080 soruşturma numarasına kayıt edilmiştir.
Hazirunlar eşliğinde yapılan ve çilingir marifeti ile girilen evde yapılan aramada bulunan iki adet flash belleğe el konulmuş, bu materyallerin incelenmesine yönelik düzenlenen 29.08.2018 tarihli inceleme ön raporunda içeriklerinde bir düğün merasimine ilişkin kayıtların bulunduğunun ve görüntülerde örgütsel işaretler ve bez parçalarının; konuşma içeriklerinde ise "gerilla, biji …, …,…" ibarelerinin geçtiği tespit edilmiştir. 21.10.2019 tarihli inceleme raporunda ise materyallerde soruşturmayla alakalı olabileceği değerlendirilen terör örgütü renklerini temsil eden renklerin bulunduğu videolara rastlanıldığı belirtilmiştir.
4. …/… terör örgütünün propagandasını yaptığı, terör örgütüne olan beğenisini ortaya koyduğu, suçu ve suçluyu yücelttiği, terör örgütünün silahlı yapılanmasına katılımı özendirdiği, eylem yapma çağrısında bulunduğu değerlendirmesini içerir ve yakalanamadığından ifadesinin temin edilemediği, firari olduğu belirtilen 04.09.2018 tarihli kolluk fezlekesi ekinde tahkikat evrakları 2018/68080 sayılı soruşturma dosyasına gönderilmiştir.
5. Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2018 tarihli talimat yazısı ile … Cumhuriyet Başsavcılığından şüpheli hakkında yeniden arama, el koyma ve inceleme kararı aldırılıp gerekli işlemlerin yapılması sureti ile ikamet ettiği belirlenen adreste yakalanıp, göz altına alınması istenilmiştir. … Sulh Ceza Hakimliğinin 29.08.2018 tarihli ve 2018/883 değişik … sayılı Kararına istinaden 29.08.2018 tarihinde annesine ait evde arama işlemi gerçekleştirilmiş ise de şüphelinin yakalaması ifa edilememiştir.
6. … Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2019 tarihli yazısı ile Sulh Ceza Hakimliğinden, tüm aramalara rağmen kendisine ulaşılamayan şüpheli hakkında, terör örgütü propagandası yapmak suçundan 5271 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi uyarınca yakalama emri düzenlenmesi talebinde bulunulmuş; … 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 29.03.2019 tarihli ve 2019/1757 değişik … sayılı kararı ile de şüpheli hakkında atılı suçtan aynı Kanun'un 94 üncü ve 98 inci maddesinin 1 ve 2 nci cümleleri gereği yakalama emri çıkartılmasına karar verilmiştir.
Yakalaması süreçte infaz edilemeyen şüphelinin nerede olduğunun yakınlarına sorulması ve ifadelerinin alınmasına yönelik Cumhuriyet savcısının 02.01.2020 tarihli talimatına istinaden, kolluğun 08.01.2020 tarihinde bilgilerine başvurduğu eşi … ile kardeşi … özet olarak beyanlarında, yaklaşık bir yıl önce evini terk eden şüpheliden haber alamadıklarını ve kayıp ilanında da bulunmadıklarını, adres ve iletişim bilgilerini bilmediklerini belirtmişlerdir.
7. Yakalaması infaz edilemeyen şüpheli … hakkında, terör örgütü propagandası yapmak suçundan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin 2 inci fıkrasının 1ve 2 inci cümleleri ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin 1 inci ve 53 üncü maddesinin 1 inci fıkrasınca mahkumiyetine karar verilmesi istemine havi olarak … Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2022 tarihli ve 2018/68080 soruşturma, 2022/10069 Esas, 2022/1265 sayılı iddianamesi tanzim edilmiştir. İddianame anlatımında şüpheli hakkında Gazinatep 2.Sulh Ceza Hakimliğinin 29.03.2018 tarihli ve 2018/1757 değişik … sayılı kararı ile yakalama kararı çıkartıldığı ancak halen yakalanamadığı; suça konu ve kullanıcısı olduğu hesaptan 22.10.2011- 24.12.2014 tarihleri arasında yaptığı paylaşımlar belirtilmek sureti ile 24.12.2014 suç tarihi itibari atılı suçu işlediği izah edilmiştir.
8. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2022 tarihli ve 20212/34 iddianame değerlendirme nolu kararı ile iddianamenin 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesi 1 inci fıkrasının b bendi gereğince iadesine, itiraz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile Karar verilmiştir. Bahse konu kararın gerekçesinde;
"…Silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak suçu bakımından özellikle sosyal medya hesapları üzerinden yapılan propaganda eylemlerinde suça konu hesap kullanıcılarının tespitinin her zaman mümkün olmadığı, hesaplara ilişkin sosyal medya kurumlarının Türkiye'de temsilciliklerinin bulunmaması yada hesaba erişimin kim tarafından yapıldığına dair kesin kanaate vardırabilecek delilleri elde etmek her zaman mümkün olmadığından, bu suç açısından toplanan deliller şüphelinin ifadesinin alınmasını suçun subutu açısından zorunlu kılmaktadır.
Somut olayda sanığın bahse konu sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımları kendisinin yapıp yapmadığı, söz konusu hesabın kendisine ait olup olmadığı, şüphelinin kastı ve savunmasına göre toplanması gereken ilave bütün delillerin toplanması suçun sübutuna etki edeceği muhakkak olan delillerden olduğundan, bu delil ya da deliller toplanmadan iddianame düzenlenmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve şüphelinin suça yönelik savunması alınmadan düzenlenen iddianamenin iadesine yönelik…" karar verildiği belirtilmiştir.
UYAP sisteminden, kararın işlem kütük bilgileri incelenememiştir.
9. 24.03.2022 tarihli yazısı ile ilgili Cumhuriyet savcısı özet olarak, 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinde iddianamenin iade nedenlerine tahdidi olarak yer verildiğini, bu nedenler arasında şüphelinin savunmasının alınmamasına yer verilmediğini, iddianame anlatımında şüphelinin atılı suçu işlediğine dair yeterli şüphe oluştuğunun ayrıntılı olarak açıklanıp hakkında yakalama kararı çıkarıldığının ve makul süre beklendikten sonra yakalanamaması üzerine, zamanaşımı süresi nazara alınıp iddianamenin düzenlendiğini, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2016/7218 Esas ve 2018/3954 sayılı Kararında da şüphelinin ifadesinin alınmaması tek başına iade nedeni sayılamayacağının vurgulandığını belirterek, mahkemeye, iade kararının düzeltilmesi ve iddianamenin kabulüne karar verilmesi hususunda itirazda bulunmuştur.
… 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli Kararı ile itiraz yerinde görülmemiş ve dosya incelenmek üzere itiraz merciine gönderilmiştir.
10. İtiraz usul ve yasaya uygun olduğundan mahkemenin iade kararının kaldırılmasına ilişkin bila tarihli Cumhuriyet savcısı mütalaasının teminine müteakip, itiraz mercii sıfatı ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2022/118 değişik … sayılı kararı ile ilgili Cumhuriyet savcısının itirazının reddine, kesin olarak, yazılı mütalaaya aykırı olarak karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde;
"…. 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24.03.2022 tarih ve 2022/34 iddianame değerlendirme sayılı İddianamenin iadesine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçelerin dosya kapsamı ve kayıtlara uygun düştüğü, mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından…" karar verildiği belirtilmiştir.
11. … Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2022 tarihli yazısı ile Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne, özetle ilgili Cumhuriyet savcısının itiraz nedenleri doğrultusunda merciinin kesin kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, itiraz merciinin kesin kararının kanun yararına bozulması hususunda ihbar ve görüşte bulunulmuştur. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 29.03.2023 … ve 94660652-105-27-14885-2022-Kyb sayılı yazısı ile … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2022/118 değişik … sayılı Kararının bozulması istenilmiştir.
C. İlgili Hukuk
12. Yasal Mevzuat şöyledir;
a) 5271 sayılı Kanun'un Kamu davasını açma görevi başlıklı 170'inci maddesi;
"…(1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.
(3) Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;
a) Şüphelinin kimliği,
b) Müdafii,
c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi,
e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği,
f) Şikâyette bulunan kişinin kimliği,
g) Şikâyetin yapıldığı tarih,
h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
j) Suçun delilleri,
k)Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri, Gösterilir.
(4) İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır.
(5) İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür.
(6) İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiği; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbiri açıkça belirtilir.
Aynı Kanun'un iddianamenin iadesi başlıklı 174 üncü maddesi;
"…(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş … içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) (Değişik:17.10.2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) (Değişik:17.10.2019-7188/20 md.) Ön ödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde ön ödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen,
d) (Ek:17.10.2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.
(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.
5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir…"
b) 18 Ekim 2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7418 sayılı Kanunla eklenip, 01.04.2023 tarihinde yürürlüğe giren 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun ek 4 üncü maddesinin ilgili fıkraları;
"…(1) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı; Kurum, Birlik, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereğinin yerine getirilmesi ve kişiler tarafından bu Kanun kapsamında yapılacak başvuruların cevaplandırılması ve bu Kanun kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için yetkili en az bir kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirler ve bu kişinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verir. Sosyal ağ sağlayıcı bu kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini Kuruma bildirmekle yükümlüdür. (Değişik cümle:13/10/2022-7418/34 md.) Temsilcinin gerçek kişi olması hâlinde bu kişinin Türkiye’de mukim ve Türk vatandaşı olması zorunludur. (Ek cümleler:13/10/2022-7418/34 md.) Türkiye’den günlük erişimin on milyondan fazla olması hâlinde; yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı tarafından belirlenen gerçek veya tüzel kişi temsilci, sosyal ağ sağlayıcının sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla teknik, idari, hukuki ve mali yönden tam yetkili ve sorumlu olup bu temsilcinin tüzel kişi olması hâlinde doğrudan sosyal ağ sağlayıcı tarafından sermaye şirketi şeklinde kurulan bir şube olması zorunludur.
…
(3) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, 9 uncu ve 9/A maddeleri kapsamındaki içeriklere yönelik olarak kişiler tarafından yapılacak başvurulara, başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde olumlu ya da olumsuz cevap vermekle yükümlüdür. Olumsuz cevaplar gerekçeli olarak verilir…
(5) (Ek:13/10/2022-7418/34 md.) Türk Ceza Kanununda yer alan;
a) Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
b) Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (madde 217/A),
c) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak (madde 302),
ç) Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312, 313, 314, 315, 316),
d) Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337),
suçlarına konu internet içeriklerini oluşturan veya yayan faillere ulaşmak için gerekli olan bilgiler soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında yargılamanın yürütüldüğü mahkeme tarafından talep edilmesi üzerine ilgili sosyal ağ sağlayıcının Türkiye’deki temsilcisi tarafından adli mercilere verilir. Bu bilgilerin talep eden Cumhuriyet Başsavcılığı veya mahkemeye verilmemesi durumunda, ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksan oranında daraltılması talebiyle … Sulh Ceza Hakimliğine başvurulabilir. İnternet trafiği bant genişliğinin daraltılması kararı verilmesi hâlinde, bu karar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere Kuruma gönderilir. Kararın gereği, bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir. Sosyal ağ sağlayıcının, bu fıkra kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi hâlinde yaptırımlar kaldırılır ve Kuruma bildirilir.
(6) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de barındırma yönünde gerekli tedbirleri alır…
16) (Ek:13/10/2022-7418/34 md.) Sosyal ağ sağlayıcı, kişilerin can ve mal güvenliğini tehlikeye sokan içerikleri öğrenmesi ve gecikmesinde sakınca bulunması hâlinde, bu içeriği ve içeriği oluşturana ilişkin bilgileri yetkili kolluk birimleriyle paylaşır…"
Şeklinde düzenlenmiştir.
D. Değerlendirme
11. Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeğin insan onuruna yaraşır biçimde araştırılıp bulunmasıdır. Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır.
5271 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hal” ifadesinden de anlaşılacağı üzere belli bir suç şüphesine karşı soruşturmaya başlanılabilmesinin maddi koşulu, o suça ilişkin başlangıç şüphesinin var olmasıdır. Başlangıç şüphesi, soyut bir izlenimle değil; suçun işlendiği izlenimini uyandıran somut vakıalar ile oluşur. Cumhuriyet savcısı, başlangıç şüphesinin olup olmadığını yani, suçun işlendiği izlenimini uyandıran somut vakıaların bulunup bulunmadığını değerlendirerek soruşturmaya başlayacaktır. Kısaca, başlangıç şüphesinin bulunup bulunmadığını değerlendirme yetkisi, Cumhuriyet savcısına aittir (Veli …., … …., İlker Tepe, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin Yayınlar, …, 2011, sayfa 186 ve devamı).
Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler. "Yeterli şüphe", şüphelinin müsnet suçtan yargılanması için gerekli ve yeterli olan şüphe derecesini ifade eder. Bu şüphenin, hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delile dayanması gerektiğinde kuşku yoktur. Cumhuriyet savcısı topladığı delillerin iddianame düzenlemek için yeterli olup olmadığını takdir edecek, delilleri olaylarla ilişkilendirerek yeterli şüpheyi ortaya koyacaktır. Kamu davasının açılmasında yeterli şüpheden bahsedebilmede önemli olan, suçun işlendiğine yönelik tartışılabilirlik ve mahkûmiyetin ne derecede mümkün olabilirliğidir.
Soruşturma aşamasında toplanan deliller sonucunda yeterli şüphenin oluşmaması durumunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, yargılama aşamasında hakim veya mahkemece verilen kararlar ile kanun yolu aşamalarında delillerin hukuka uygunluk denetiminin yapılacağına dair düzenlemelerin yanı sıra; iddianamenin iadesi müessesesinin de delilin denetimine olanak tanıdığının kabulü gereklidir. Ancak Anayasa'nın 38, 5271 sayılı Kanun'un 206/2 nci maddelerindeki düzenlemeler kapsamında, bu olanağın çok geniş yorumlanmaması gerektiği 5271 sayılı Kanun'un 172/1 inci maddesinin doğal sonucudur.
Şüphelinin savunmasının alınmasını zorunlu kılan açık bir hükme 5271 sayılı Kanun'un 170 ve 174 üncü maddelerinde yer verilmemiştir. Fakat bu durum her koşulda savunma alınmadan dava açılabileceği şeklinde de yorumlanmamalıdır. Ancak müsnet suçla ilgili olarak dava açmayı gerektiren yeterli şüphe oluşturacak somut delillerin ikame olunduğu ve fakat şüphelinin kaçması nedeni ile ifadesinin alınma imkanının bulunmadığı, hakkında çıkartılan yakalama emrinin üzerinden somut olaya özgü makul sürenin geçtiği anlaşılan durumlarda, özellikle "yargılamanın makul sürede tamamlanması" ilkesi kapsamında ikame olunan delillerin mahkemece de toplanmasını teminen iddianame düzenlenmesinin gerekebileceği de gözetilmelidir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; … Şube Müdürlüğünün yazısı ekinde kimlik bilgileri ile söz konusu … adlı sosyal medya sitesinde belirlenen hesabı yönlendiriyor olabileceğinden araştırma raporu tanzim edilmesi istenilen ve buna matuf tanzim olunan araştırma raporu ile tespiti ve incelemesi yapılan sosyal medya hesabında, herkese açık olarak paylaşılan iki fotoğrafa istinaden hesabın gerçek kullanıcısı olduğu, atılı suça konu paylaşımlarda bulunduğu iddia olunan, temin edilemediğinden ifadesinin alınmasına yönelik olarak 29.03.2019 tarihinde çıkartılan yakalama kararı infaz edilemediğinden ifadesi de alınamayıp, bilgilerine başvurulan eşi ile kardeşinin beyanlarından ise bir yıl öncesinde evini terk ettiği ve kendisinden haber alınmadığı anlaşılıp, hakkında 15.03.2022 tarihli iddianame düzenlenen şüphelinin, atılı suçu işlediğine yönelik yeterli şüphe oluştuğuna dair Cumhuriyet savcısınca yapılan değerlendirmede ve bahse konu resmin bilgisine başvurulanlara gösterilip, polnet kayıtlarından da resim ve bilgilerinin temini sureti ile araştırma yapılmasının kovuşturma aşamasında mümkün olması karşısında, yakalama emrinin ifası makul süre beklenildikten sonra müsnet suçun nitelik ve mahiyetine göre iddianame düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından istemin kabulüne karar verilmiştir.
III. KARAR ;
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2022/118 değişik … sayılı sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı nereye ve ne kadar sürede itiraz edilir?

Suçtan zarar gören kimse, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde kararı veren savcının bağlı olduğu ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu