Hacze İtiraz Nasıl Yapılır ve Hukuki Başvuru Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
Hacze İtiraz Nasıl Yapılır ve Hukuki Başvuru Yolları

İcra takibinde haciz işlemleri kural olarak icra dairesinin işlemi niteliğinde olduğundan, hacze karşı başvuru yolu teknik niteliği itibarıyla icra mahkemesine şikayet yoludur. Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere, icra ve iflas dairelerinin yaptığı muamelelerin kanuna aykırı olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından ötürü icra mahkemesine şikayet başvurusunda bulunulabilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 16Kaynağı aç
Madde 16 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir. Şikayet üzerine yapılacak muameleler:

Haciz İşleminin Niteliği ve İcra Mahkemesine Şikayet Usulü

Haciz işlemi hangi icra dairesi tarafından yapılmışsa, şikayet başvurusunun o dairenin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılması gerekir. İcra ve iflas dairelerinin işlemlerinin kanuna aykırı olması veya hadiseye uygun bulunmaması sebebiyle yapılacak şikayet başvuruları, kural olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde gerçekleştirilmelidir. Buna karşılık bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz yere sürüncemede bırakılmasından kaynaklanan hallerde icra mahkemesine her zaman şikayet başvurusunda bulunulabilir.

Haciz işlemi sırasında borçlunun hazır bulunması durumunda şikayet süresi haciz tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren başlar; borçlunun gıyabında yapılan işlemlerde ise bu süre haczin fiilen öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. İcra memuru haciz işlemini bizzat kendisi gerçekleştirebileceği gibi yardımcı veya katiplerinden birine de yaptırabilir. Borçlu haciz sırasında malın bulunduğu yerde hazır bulunmaz ve derhal bulundurulması da kabil olmazsa haciz gıyabında tamamlanır. Haciz mahallinde bizzat bulunan kişilerin iddia ve itirazlarını haciz tutanağına geçirtip imzadan önce bu şerhleri düşmeleri ispat kolaylığı sağlar.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 80Kaynağı aç
Madde 80 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) İcra memuru haczi kendi yapabileceği gibi yardımcı veya katiplerinden birinede yaptırabilir. Borçlu haciz sırasında malın bulunduğu yerde bulunmaz ve hemen bulundurulması mümkün olmazsa haciz, gıyabında yapılır. Talep vukuunda borçlu kilitli yerleri ve dolapları açmağa vesair eşyayı göstermeğe mecburdur. Bu yerler icabında zorla açtırılır. (Değişik: 18/2/1965-538/45 md.) Haczi yapan memur, borçlunun üzerinde para, kıymetli evrak, altın veya gümüş veya diğer kıymetli şeyleri sakladığını anlar ve borçlu bunları vermekten kaçınırsa, borçlunun şahsına karşı kuvvet istimal edilebilir. Zabıta memurlariyle muhtarların vazifeleri:

Haczedilmezlik İddiası ve Yasal Kapsamı

İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını bizzat değerlendirerek talebin kabulüne veya reddine karar verir. İcra ve İflas Kanunu'nun 82. maddesi gereğince devlet malları ile özel kanunlarında haczolunamayacağı açıkça gösterilen malvarlığı unsurları haczedilemez.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 82Kaynağı aç
Madde 82 – (Değişik: 18/2/1965-538/46 md.) Aşağıdaki şeyler haczolunamaz: 1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar, 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya, 3. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerine ait kişisel eşya ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyası,[36] 4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan alat ve edevat ve kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temin eden nakil vasıtaları, 5. Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları, 6. Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek mahsül için lazım olan tohumluğu, 7. Borçlu bağ, bahçe veya meyva veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan bağ bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan alat ve edevat, Geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları, 8. Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydı hayatla iratlar, 9. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri, Askeri malüllerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı kanun hükmüne göre verilen inhisar beyiye hisseleri, 10. Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar, 11. Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar, 12. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Borçlunun haline münasip evi, 13. (Ek: 2/7/2012-6352/16 md.) Öğrenci bursları. Medeni Kanunun 807 nci maddesi hükmü saklıdır. 2, 4, 5, 7 ve 12 numaralı bendlerdeki istisna, borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline munhasırdır.[37] (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/16 md.) Birinci fıkranın (2), (4), (7) ve (12) numaralı bentlerinde sayılan malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip bir kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/16 md.) İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir. Kısmen haczi caiz olan şeyler:

Ekonomik faaliyeti sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya haczedilemez. Borçlu ve onunla birlikte ikamet eden aile bireylerine ait kişisel eşyalar ile ailenin müşterek kullanımına tahsis edilen ev eşyaları da koruma altındadır; ancak nakit para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika niteliğindeki parçalar veya süs eşyaları bu haczedilmezlik kapsamına girmez.

Borçlunun haline münasip evi haczedilemez; ancak bu koruma borcun evin bedelinden doğmaması haline münhasırdır. İcra ve İflas Kanunu'nun 82. maddesinin birinci fıkrasının 2, 4, 5, 7 ve 12 numaralı bentlerinde yer alan haczedilmezlik istisnaları borcun bu eşyaların bedelinden doğmaması haline münhasırdır. Ayrıca aynı fıkranın yalnızca 2, 4, 7 ve 12 numaralı bentlerinde sayılan meslek eşyası, çiftçi aletleri veya haline münasip ev gibi malların değerinin fazla olması durumunda, bedelinden ihtiyacını karşılayacak haline münasip bir kısmı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satışı yapılır. Kısmen haczedilebilen mal ve haklar ise ancak borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca takdir edilen miktar indirildikten sonra kalan kısım üzerinden haczedilebilir.

Taşınmaz Haczinin Hukuki Etkileri ve Hacze İştirak

Taşınmaz haczi borçlunun mülkiyet hakkını sona erdirmez; ancak Türk Medeni Kanunu'nun 1010. maddesi uyarınca tasarruf yetkisini sınırlandırır. Haczin tapu kütüğüne şerh verilmesinden sonra söz konusu taşınmaz üzerinde hak kazanan üçüncü kişilere karşı taşınmazın hacizli olduğu ileri sürülebilir.

Takip sürecinde birden fazla alacaklı bulunması durumunda, ilk haciz üzerine satılan malın tutarı icra veznesine girinceye kadar kanunda gösterilen belgelere dayanan diğer alacaklılar aynı derecede hacze iştirak edebilirler.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 100Kaynağı aç
Madde 100 – İlk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinciye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilecek alacaklılar: 1 – İlk haciz ilamsız takibe müstenitse takip talebinden ve ilama istinat ediyorsa dava ikamesinden mukaddem yapılmış bir takip üzerine alınan aciz vesikasına, 2 – Yukarki fıkrada yazılı tarihlerden önce açılmış bir dava üzerine alınan ilama, 3 – Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi veya tarih ve imzası tasdikli bir senede, 4 – Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileridahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya vesikaya istinat eden alacaklılardır. Bu suretle iştirak halinde icra dairesi müracaat üzerine aynı derecedeki alacaklıların bütün alacaklarına yetecek nispette ilave suretiyle hacizler yapar. Bunların haricindeki alacaklılar ancak, evvelki dereceden artacak bedeller için hacze iştirak edebilirler. Önce icrası lazım gelen merasime lüzum olmaksızın iştirak:

Haczedilen Mal Üzerinde İstihkak Prosedürü

Borçlu elindeki malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterirse ya da üçüncü bir kişi mal üzerinde hak iddia ederse icra dairesi durumu tutanağa bağlar. İcra dairesi istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir; ilgililerin sessiz kalması durumunda istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır. Malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü kişi, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmazsa aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 96Kaynağı aç
Madde 96 – (Değişik: 18/2/1965-538/53 md.) Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra tutanaklarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir. İcra dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükütları halinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar. Malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde, aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. İstihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak davasının açıldığı tarihte istihkak müddeisi ile birlikte oturan kimseler yahut bu şahısların iş ortakları, iddianın yapıldığı tarihte veya istihkak davası 97 nci maddenin 9 uncu fıkrası gereğince açılmışsa davanın açıldığı tarihte malın haczine ıttıla kesbetmiş sayılırlar. 2 – Üçüncü şahsın istihkak iddiası:

İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilmesi durumunda icra memuru dosyayı derhal icra mahkemesine sunar. Mahkeme dosya üzerinde veya gerek görürse ilgilileri davet edip duruşma açarak takibin devamına veya ertelenmesine karar verir. İstihkak davasının sırf satışı geri bırakmak gayesiyle kötüye kullanıldığını kabule elverişli ciddi sebeplerin varlığı durumunda takibin ertelenmesi talebi icra mahkemesince reddedilir. İcra mahkemesince takibin devamına dair verilen karar kesindir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 97Kaynağı aç
Madde 97 – (Değişik: 18/2/1965-538/54 md.) İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikıne karar verir. İstihkak davasının sırf satışı geri bırakmak gayesiyle kötüye kullanıldığını kabul etmek için ciddi sebepler bulunduğu takdirde icra mahkemesi takibin talikı talebini reddeder. Takibin talikıne karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan 36 ncı maddede gösterilen teminat alınır. Teminatın cins ve miktarı mevcut delillerin mahiyetine göre takdir olunur. (Değişik beşinci fıkra: 2/3/2005-5311/9 md.) Takibin devamına dair verilen icra mahkemesi kararı kesindir. Üçüncü şahıs, icra mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açmaya mecburdur. Bu müddet zarfında dava edilmediği takdirde üçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır. Kiralanan taşınmaz veya gemilerdeki hapis hakkına tabi eşya ile ilgili istihkak davaları Borçlar Kanununun 268 inci maddesinin 1 inci fıkrasında yazılı hükümlere uygun olmadıkça talik emri verilemez.[42] Dava esnasında 106 ncı maddedeki müddetler cereyan etmez. Yukardaki hükümler dairesinde kendisine istihkak talebinde bulunmak imkanı verilmemiş olan üçüncü şahıs, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında, hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde, icra mahkemesinde istihkak davası açabilir. Aksi takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. Bu halde davacının talebi üzerine icra hakimi takibin talik edilip edilmemesi hakkında yukardaki hükümler dairesinde acele karar vermeye mecburdur. Bu karar diğer taraf dinlenmeksizin de verilebilir. İstihkak davası neticelenmeden mahcuz mal paraya çevrilmiş bulunursa icra hakimi işbu bedelin yargılama neticesine kadar ödenmemesi veya teminat karşılığında veya halin icabına göre teminatsız derhal alacaklıya verilmesi hususunda ayrıca karar verir. İstihkak davasına umumi hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır. Mahcuz eşya ile ilgili olarak icra memuruna dermeyan edilen iddiada üçüncü şahıs ve borçlunun birleşmeleri alacaklıya müessir değildir. Üçüncü şahsın bu iddiasını ispat etmesi lazımdır. Ancak üçüncü şahsın mahcuz eşyanın kendisinin mülkü veya kendisine merhun olduğu hakkındaki iddiasının borçlu tarafından kabulü kendi aleyhine delil teşkil eder ve ileride bu ikrara aykırı hiçbir iddiada bulunamaz. (Değişik: 9/11/1988-3494/11 md.) İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.[43] (Değişik ondördüncü fıkra: 2/3/2005-5311/9 md.) Davanın reddi hakkındaki karara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran istihkak davacısı icra dairesinden 36 ncı maddeye göre mühlet isteyebilir. İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra gereğince istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklı veya borçlunun kötü niyeti tahakkuk ederse haczolunan malın değerinin yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur. Koca aleyhine yapılmış bir hacizde karı şahsi malları üzerindeki haklarını Medeni Kanunun 160 ıncı maddesi hükmüne tabi olmaksızın kendisi takip edebilir. İstihkak davasına karşı haczi yaptıran alacaklı bu kanunun 11 inci babı hükümlerine dayanarak ve muvakkat veya kati aciz belgesi ibrazına mecbur olmaksızın mütekabilen iptal davası açabilir. Dava ve mütekabil davada tarafların gösterecekleri bütün delilleri hakim serbestce takdir eder. İstihkak davaları süratle ve diğer davalardan önce görülerek karara bağlanır. İstihkak davalarında mülkiyet karinesi:

Takibin ertelenmesine karar verilmesi halinde davanın haksız çıkması ihtimaline binaen alacaklının muhtemel zararına karşılık davacıdan teminat alınır; teminatın cins ve miktarı mevcut delillerin niteliğine göre takdir olunur. İstihkak davası üzerine takibin ertelenmesine karar verilip de neticede dava reddolunursa, alacaklının alacağından bu dava sebebiyle tahsili geciken miktarının yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilir. Borçlunun zilyetliğindeki mala yönelik iddiada icra mahkemesince takibin devamına karar verilirse üçüncü kişi kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açmak zorundadır; bu sürede dava açılmazsa üçüncü kişi alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır. İlgili hükümler dairesinde kendisine istihkak talebinde bulunma imkanı verilmemiş olan üçüncü kişi ise haczedilen şey hakkında veya mal satılıp bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bu bedel hakkında, haczi öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açabilir.

Hacze konu mal borçlunun fiili hakimiyetinde olmayıp üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hak iddia eden üçüncü kişinin elindeyse ve ilgili şahıs yedieminliği üstlenirse eşya muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, bu üçüncü şahıs aleyhine icra mahkemesinde dava açması amacıyla alacaklıya yedi günlük süre verir. Bu mühlet zarfında icra mahkemesinde istihkak davası açılmazsa üçüncü şahsın iddiası kabul edilmiş sayılır; alacaklı tarafından süresinde dava açılması halinde ise yargılama nihayete erene kadar hacizli malın satışı yapılamaz.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 99Kaynağı aç
Madde 99 – (Değişik: 2/7/2012-6352/20 md.) Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır. Hacze iştirak derecelerinin teşkili:

Ödeme Emrine İtiraz, Menfi Tespit ve İstirdat Davaları

İlamsız icra takibinde borçlunun haciz tehdidiyle karşılaşmaması için ödeme emrine süresinde itiraz etmesi gerekir. İtiraz etmek isteyen borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine başvurmalıdır. Takibi yürüten icra dairesinden başka bir daireye itiraz yapılması halinde, ilgili daire gereken masrafı alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; masrafın tahsil edilmemesinden memur şahsen sorumludur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 62Kaynağı aç
Madde 62 – (Değişik: 18/2/1965-538/33 md.) İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (Değişik ikinci cümle: 17/7/2003-4949/13 md.) İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur. (Değişik fıkra: 17/7/2003-4949/13 md.) Takibe itiraz edildiği, 59 uncu maddeye göre alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/13 md.) Borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait yurt içinde bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca yurt içinde yeni adresi tespit edilemediği takdirde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır. Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısman cihet ve miktarını açıkca göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. Borçluya, itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir. 2 – İtiraz sebepleri:

Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun itiraz ettiği kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi zorunludur, aksi takdirde borca itiraz edilmemiş sayılır. Borçlu takibe dayanak yapılan senet altındaki imzayı reddediyorsa bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir; aksi halde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. Kanuni süresi içinde yapılan itiraz icra takibini durdurur; kısmi itiraz halinde ise borçlunun kabul ettiği miktar için takibe devam olunur. İtiraz süresinde yapılmamışsa alacaklının talebi üzerine takip işlemlerine alacağın tamamı için devam edilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66 – (Değişik: 18/2/1965-538/36 md.) Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur. Borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı derhal icra dairesinden tatbika medar imzaların celbini istiyebilir. 6 – İtirazın hükümden düşürülmesi:[26] a) İtirazın iptali:

Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat etmek için menfi tespit davası açabilir. Ancak icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez; borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini talep edebilir. Takibe itiraz etmemesi veya itirazının kaldırılması sebebiyle borçlu olmadığı parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan kişi ise, ödediği tarihten itibaren bir yıl içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak istirdat davası yoluyla paranın geri alınmasını isteyebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 72Kaynağı aç
Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur. Hususi hükümler:
Haciz işlemine karşı şikayet süresi kaç gündür?

İcra dairesinin haciz işlemlerinin kanuna aykırı olması veya olaya uygun bulunmaması sebebiyle icra mahkemesine yapılacak şikayet kural olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. Ancak bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz yere sürüncemede bırakılması hallerinde her zaman şikayet başvurusunda bulunulabilir.

Hangi ev eşyaları haczedilemez?

Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler haricinde; borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerine ait kişisel eşyalar ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyaları kanunen haczedilemez.

Üçüncü kişiye ait bir mal haczedildiğinde istihkak davası nasıl açılır?

Borçlunun elindeki mala yönelik istihkak iddiasına itiraz edilip icra mahkemesince takibin devamına karar verilirse, üçüncü kişi kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açmak zorundadır. Haczedilen mal mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişinin elindeyse, icra müdürünün alacaklıya tanıdığı yedi günlük sürede alacaklı tarafından dava açılması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu