Ceza Muhakemesinde Temel Kavramlar ve Usuli Sıfatlar
Ceza muhakemesinde kişilerin taşıdığı usuli sıfatlar, yürütülen işlemlerin niteliğini ve tabi olunan güvenceleri belirler. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 2/1-a ve b bentleri uyarınca; soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişi şüpheli, kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişi ise sanık olarak adlandırılır. Yargılama makamları önünde temsil ve savunma işlevini yürüten avukatlar açısından da kanuni bir ayrım öngörülmüştür. Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukat müdafi sıfatını taşırken; katılan, suçtan zarar gören veya yargılama konusu işin hükme bağlanıp kesinleşmesinden sonra maddi ve mali sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek ya da bunlara katlanacak olan malen sorumlu kişiyi temsil eden avukat vekil sıfatını haizdir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
a) Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,
b) Sanık: Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine
kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,
c) Müdafi: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan
avukatı,
d) Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza
muhakemesinde temsil eden avukatı,
e) Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin
öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi,
f) Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine
kadar geçen evreyi,
g) İfade alma: Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı
tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,
h) Sorgu: Şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından soruşturma
veya kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,
i) Malen sorumlu: Yargılama konusu
işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddî ve malî sorumluluk
taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi,
j) Suçüstü:
1. İşlenmekte olan suçu,
2. Henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra kolluk,
suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin
işlediği suçu,
3. Fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya delille yakalanan
kimsenin işlediği suçu,
k) Toplu suç: Aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla
kişi tarafından işlenen suçu,
l) Disiplin hapsi: Kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına
alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen,
önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri
uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapsi,
İfade eder.
İKİNCİ
BÖLÜM
Görev
Görev
Muhakemenin ilerleyişi iki ana evreye ayrılmıştır. Yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin mahkemece kabulüne kadar geçen süreç soruşturma; iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar devam eden yargılama süreci ise kovuşturma evresidir. Bu evrelerde şüpheli ve sanığın beyanlarının alınması farklı merciler tarafından icra edilir. Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesi ifade alma işlemi olarak tanımlanır. Şüpheli veya sanığın soruşturma ya da kovuşturma konusu suç bakımından bizzat hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesi ise sorgu niteliğindedir.
Müdafi Görevlendirilmesi ve Zorunlu Müdafilik Halleri
Ceza muhakemesinde savunma hakkı kapsamında 5271 sayılı Kanunun 150 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. Maddenin ikinci fıkrasına göre ise müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 150Kaynağı aç
(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine
bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda
olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.
(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak
derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi
görevlendirilir.
(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan
dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.
(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin
görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Müdafi görevini yerine getirmediğinde yapılacak işlem ve müdafilik
görevinden yasaklanma[54]
5271 sayılı Kanunun 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada da şüpheli veya sanığın istemi aranmaksızın müdafi görevlendirmesi yapılır. Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Baro Tarafından Görevlendirme Usulü ve Görevin Sona Ermesi
Ceza Muhakemesi Kanununun 150 nci maddesinde düzenlenen isteme bağlı veya zorunlu hallerde müdafi, yargı mercilerinin talebi üzerine ilgili baro tarafından atanır. Kanunun 156 ncı maddesine göre görevlendirme işlemi; soruşturma evresinde ifadeyi alan merciin ya da sorguyu yapan hâkimin istemiyle, kovuşturma evresinde ise yargılamayı yapan mahkemenin istemi üzerine soruşturmanın veya kovuşturmanın yürütüldüğü yer barosunca gerçekleştirilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 156Kaynağı aç
a) Soruşturma evresinde, ifadeyi alan merciin veya sorguyu yapan hâkimin
istemi üzerine,
b) Kovuşturma evresinde, mahkemenin istemi üzerine,
Baro tarafından görevlendirilir.
(2) Yukarıda belirtilen hâllerde müdafi soruşturmanın veya kovuşturmanın
yapıldığı yer barosunca görevlendirilir.
(3) Şüpheli veya sanığın kendisinin sonradan müdafi seçmesi halinde, baro
tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer.
İKİNCİ
KİTAP
Soruşturma
BİRİNCİ
KISIM
Suçlara
İlişkin İhbarlar ve Soruşturma
BİRİNCİ
BÖLÜM
Soruşturmanın
Gizliliği, Suçların İhbarı
Soruşturmanın gizliliği
Baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sınırsız ve mutlak bir temsil ilişkisi doğurmaz. Şüpheli veya sanığın sonradan kendisinin bir müdafi seçerek vekâlet ilişkisi kurması halinde, baro tarafından görevlendirilmiş bulunan avukatın görevi kanun gereği kendiliğinden sona erer.
İfade ve Sorgu Aşamasında Savunma Güvenceleri
5271 sayılı Kanunun 147 nci maddesi uyarınca şüpheliye veya sanığa isnat edilen suç anlatılır ve yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu bildirilir. Şüphelinin kendisini suçlamaya zorlanmaması esasıyla bağlantılı olan susma hakkının yanında, müdafi seçme hakkının bulunduğu ve hukuki yardımından yararlanabileceği, müdafiin ifade alma veya sorguda hazır bulunabileceği hatırlatılır. Şüpheli veya sanık müdafi seçecek durumda olmadığını beyan edip yardım talep ederse baro tarafından müdafi görevlendirilir; ayrıca şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteme imkânı verilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 147Kaynağı aç
veya sorguya çekilmesinde aşağıdaki hususlara uyulur:
a) Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Şüpheli veya sanık, kimliğine
ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür.
b) Kendisine yüklenen suç anlatılır.
c) Müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukukî yardımından
yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceği,
kendisine bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından
faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi
görevlendirilir.
d) 95 inci madde hükmü saklı kalmak
üzere, yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl
bildirilir.
e) Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu
söylenir.
f) Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği
hatırlatılır ve kendisi aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak
ve lehine olan hususları ileri sürmek olanağı tanınır.
g) İfade verenin veya sorguya
çekilenin kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır.
h) İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında, teknik imkânlardan yararlanılır.
i) İfade veya sorgu bir tutanağa
bağlanır. Bu tutanakta aşağıda belirtilen hususlar yer alır:
1. İfade alma veya sorguya çekme işleminin yapıldığı yer ve tarih.
2. İfade alma veya sorguya çekme sırasında hazır bulunan kişilerin isim
ve sıfatları ile ifade veren veya sorguya çekilen kişinin açık kimliği.
3. İfade almanın veya sorgunun yapılmasında yukarıdaki işlemlerin yerine
getirilip getirilmediği, bu işlemler yerine getirilmemiş ise nedenleri.
4. Tutanak içeriğinin ifade veren veya sorguya çekilen ile hazır olan
müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı.
5. İmzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri.
İfade alma ve sorguda yasak usuller
Duruşma Usulü, Delillerin Tartışılması ve Söz Sırası
Kovuşturma evresinde görev yapan avukatın, kişisel ve meslek onurunun zorunlu kıldığı haller saklı kalmak kaydıyla duruşmayı terk edemeyeceği meslek kurallarında yer almaktadır.
5271 sayılı Kanunun 215 inci maddesi uyarınca suç ortağının, tanığın veya bilirkişinin dinlenmesinden ve herhangi bir belgenin okunmasından sonra bunlara karşı bir diyecekleri olup olmadığı katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine sorulur. Böylelikle duruşmada dinlenen kişilerin anlatımlarına ve okunan belgelere karşı savunmanın beyanda bulunması sağlanır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 215Kaynağı aç
dinlenmesinden ve herhangi bir belgenin okunmasından sonra bunlara karşı bir
diyecekleri olup olmadığı katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa
ve müdafiine sorulur.
Delillerin tartışılması
Delillerin tartışılması aşamasında söz hakkı, 5271 sayılı Kanunun 216 ncı maddesi uyarınca sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine veya kanuni temsilcisine verilir. İddia ve savunma tarafları birbirlerinin açıklamalarına cevap verebilir. Hükümden önce son söz duruşmada hazır bulunan sanığa verilir; bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel teşkil etmez.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 216Kaynağı aç
sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine
veya kanunî temsilcisine verilir.
(2) Cumhuriyet savcısı, katılan veya
vekili, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcisinin açıklamalarına; sanık ve
müdafii ya da kanunî temsilcisi de Cumhuriyet savcısının ve katılanın veya
vekilinin açıklamalarına cevap verebilir.
(3) Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir. (Ek cümle:
15/8/2017-KHK-694/148 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/143 md.) Bu aşamada
zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel teşkil etmez.
Delilleri takdir yetkisi
Maddi Ceza Hukuku Kapsamında Savunma Nedenleri
Ceza yargılamasında savunma stratejisi kurgulanırken eylemin hukuka uygunluk veya kusurluluğu kaldıran nedenler kapsamında bulunup bulunmadığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri doğrultusunda değerlendirilir. Sanığın eylemi kendisini veya başkalarını koruma saikiyle gerçekleştirdiğini ileri sürdüğü durumlarda, fiilin zorunlu olduğu ve makul sınırlar içinde kaldığı somut delillerle ortaya konulmalıdır.
5237 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca meşru savunma halinde faile ceza verilmez. Bu hükmün uygulanabilmesi için gerek failin kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırının bulunması ve fiilin o andaki hal ve koşullara göre bu saldırıyı orantılı biçimde defetmek zorunluluğuyla işlenmiş olması şarttır. Maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen zorunluluk halinde ise, kişinin bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunma olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kendisini veya bir başkasını kurtarmak zorunluluğu altında, tehlikenin ağırlığı ile kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşuluyla hareket etmesi durumunda ceza sorumluluğu doğmaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 25Kaynağı aç
yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir
saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek
zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
(2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek
neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak
bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin
ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile
işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
Hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası
İfade alma ile sorgu arasındaki fark nedir?
İfade alma, şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili dinlenmesidir. Sorgu ise şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesini ifade eder.
Hangi hallerde talep aranmaksızın zorunlu müdafi görevlendirilir?
Şüpheli veya sanığın çocuk olması, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz bulunması ya da isnat edilen suçun alt sınırının beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi halinde istem aranmaksızın zorunlu müdafi görevlendirilir.
Duruşmada delillerin tartışılması aşamasında söz hakkı sırası nasıldır?
Delillerle ilgili tartışmada söz sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine veya kanuni temsilcisine verilir. Hükümden önce son söz duruşmada hazır bulunan sanığa verilir; bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün verilmesine engel oluşturmaz.
Baro tarafından görevlendirilen müdafi varken sanık başka bir avukat tutabilir mi?
Evet, şüpheli veya sanığın sonradan kendisinin bir müdafi seçmesi halinde baro tarafından görevlendirilmiş olan avukatın görevi kanun gereği sona erer.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

