Adres Değişikliği Bildiriminin Usulü ve Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
Adres Değişikliği Bildiriminin Usulü ve Sonuçları

Adres değişikliği, yazılı beyana dayanarak yirmi iş günü içinde bildirilir. Bildirim nüfus müdürlüğüne veya dış temsilciliğe, kişinin kendisi tarafından ya da güvenli elektronik imza kullanılarak yapılır. Hizmet almak için başvurulduğunda, Bakanlığın belirlediği ve adrese dayalı hizmet veren kuruluşlara da adres değişikliği beyan edilebilir.

5490 sayılı NÜFUS HİZMETLERİ KANUNU m. 50Kaynağı aç
MADDE 50- (Değişik: 19/10/2017-7039/13 md.) (1) Adres bildiriminde kişilerin yazılı beyanı esas alınır. Bildirim şahsen veya güvenli elektronik imza ile yapılır. (2) Adres bildirimi, nüfus müdürlüklerine veya dış temsilciliklere yapılır. Hizmet alımı ile ilgili başvuru sırasında, Bakanlıkça belirlenen adrese dayalı hizmet sunan kuruluşlara da adres değişikliğine ilişkin beyanda bulunulabilir. (3) Adres bildiriminin, yirmi işgünü içinde yapılması zorunludur. (4) Yerleşim yeri ve diğer adresi aynı olan ailenin ergin fertleri birbirlerinin yerine adres beyanında bulunabilirler. Vekâletname ibraz edenler de kişilerin adresleri ile ilgili bildirimde bulunabilirler. (5) Çocukların ve kısıtlıların adresleri veli, vasi, kayyım, bunların bulunmaması hâlinde, çocuğun büyük ana, büyük baba, ergin olan kardeşleri veya çocuğu yanında bulunduranlar tarafından bildirilir. (6) Huzurevi, yetiştirme yurdu, cezaevi, öğrenci yurdu gibi yerlerde kalanların adres bildirimleri ilgili kurum yetkililerince, bildirim yapamayacak durumda olan kimsesizlerin ise muhtarlar tarafından yapılır. (7) Beyanda şüphe duyulması hâlinde kişinin beyanını teyit eden bilgi ve belgeler istenebilir. (8) Yetkili idareler adres oluşumuna dayanak teşkil eden yapı belgelerini, belgelerin oluşturulması ile eş zamanlı olarak ulusal adres veri tabanına işlemekle yükümlüdür. Adrese dayalı hizmet sunan kuruluşların yükümlülüğü[20]

Bildirimin şekli, yeri ve süresi

Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 50. maddesinin birinci fıkrası, adres bildiriminde kişinin yazılı beyanını temel alır. Aynı fıkra, işlemin şahsen yapılabileceği gibi güvenli elektronik imza ile de yapılabileceğini düzenler.

Bildirimin yöneltileceği merciler nüfus müdürlükleri ve dış temsilciliklerdir. Bunların yanında, bir hizmet başvurusu sırasında Bakanlıkça belirlenmiş ve adrese dayalı hizmet sunan kuruluşlara da adres değişikliği bildirilebilir. Hüküm bu kuruluşları tek tek adlandırmamaktadır.

Aynı maddenin üçüncü fıkrası, adres bildiriminin yirmi iş günü içinde yapılmasını zorunlu tutar. Fıkra, bu sürenin hangi olayla işlemeye başladığını ayrıca düzenlemez.

Beyanın doğruluğundan şüphe edilirse, beyanı destekleyen bilgi ve belge istenebilir. Bu imkân şüphe bulunmasına bağlıdır ve hüküm her başvuru için zorunlu bir belge listesi oluşturmaz.

Kişinin bildirim yükümünden ayrı olarak yetkili idareler, adresin oluşmasına dayanak olan yapı belgelerini, belgeler hazırlandığı anda ulusal adres veri tabanına kaydetmekle yükümlüdür.

Bildirimi kimlerin yapabileceği

Yerleşim yeri ve diğer adresi aynı olan ailenin ergin fertleri, birbirlerinin yerine adres beyanında bulunabilir. Vekâletname gösteren kişiler de başkasının adresi hakkında bildirim yapabilir. Aile fertleri bakımından aynı yerleşim yeri ile diğer adresin birlikte bulunması gerekir.

Çocukların ve kısıtlıların adresini öncelikle veli, vasi veya kayyım bildirir. Bunların bulunmaması hâlinde bildirimi çocuğun büyük annesi, büyük babası, ergin kardeşleri veya çocuğu yanında bulunduranlar yapar.

Huzurevi, yetiştirme yurdu, cezaevi ve öğrenci yurdu gibi yerlerde kalanların adresini ilgili kurumun yetkilileri bildirir. Bildirim yapamayacak durumdaki kimsesizlerin adresini ise muhtarlar bildirir. Hükümde anılan yerler örnek olarak sayılmıştır.

Süresinde bildirmeme ve gerçeğe aykırı beyan

Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 68. maddesi, adres değişikliğini süresi içinde bildirmeyen kişi için 50 Türk lirası, gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişi için 1000 Türk lirası idari para cezası öngörür. Yurt içinde cezayı mülki idare amiri, yurt dışında ise dış temsilcilik verir.

5490 sayılı NÜFUS HİZMETLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
MADDE 68- (1) Bu Kanuna göre; a) Nüfus olaylarını bildirmekle görevli olup, bu görevlerini bu Kanunda belirtilen süreler içinde yerine getirmeyen kamu görevlilerine, fiil başka bir suç oluştursa bile, nüfus memurunun teklifi üzerine o yerin ilçe nüfus müdürünün kararı ile 25 YTL idarî para cezası verilir. b) (Mülga: 19/10/2017-7039/24 md.) c) (Değişik: 14/1/2016-6661/14 md.) Adres değişikliğini bildirme yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyenlere 50 Türk lirası, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara 1000 Türk lirası idarî para cezası, yurt içinde mülkî idare amirlerince, yurt dışında ise dış temsilciliklerce verilir. (2) Yurt dışında verilen idarî para cezaları, işlem sırasında mahallî para karşılığı verildiği ülkede konsolosluk hasılatının tahsil edildiği para birimi üzerinden tahsil edilir. (3) Bu Kanuna göre; a) (Mülga: 14/1/2016-6661/14 md.) b) (Mülga: 14/1/2016-6661/14 md.) c) (Mülga: 14/1/2016-6661/14 md.) d) (Değişik: 19/10/2017-7039/24 md.) Bu Kanunun 15 inci maddesinde belirtilen sağlık personeline ve 31 inci maddesinde belirtilen Cumhuriyet savcılıklarına, bu maddede belirtilen idarî para cezaları uygulanmaz. ONİKİNCİ KISIM Çeşitli Hükümler Yönetmelik

Nüfus olaylarını Kanundaki sürelerde bildirmekle görevli kamu görevlisi bu görevini yerine getirmezse, fiil ayrıca başka bir suç oluştursa bile farklı bir idari para cezası uygulanır. Nüfus memurunun teklifi üzerine o yerin ilçe nüfus müdürü, bu kişi hakkında 25 YTL idari para cezasına karar verir.

Yurt dışında verilen idari para cezası, işlem anındaki mahalli para karşılığı üzerinden hesaplanır. Tahsilat, cezanın verildiği ülkede konsolosluk hasılatının toplandığı para birimiyle yapılır.

Kanunun 15. maddesinde belirtilen sağlık personeli ile 31. maddesinde belirtilen Cumhuriyet savcılıklarına, 68. maddedeki idari para cezaları uygulanmaz.

Resmî belge düzenlemeye yetkili görevliye yalan beyan

Türk Ceza Kanunu’nun 206. maddesine göre, resmî belge düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 206Kaynağı aç
Madde 206- (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Özel belgede sahtecilik

İdari yaptırım kararına başvuru

Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesinin birinci fıkrasına göre, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine dair yaptırım kararına karşı sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Süre, kararın tebliğ veya tefhim edildiği tarihten itibaren en geç on beş gündür. Bu süre içinde başvurulmazsa yaptırım kararı kesinleşir.

5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27- (1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir. (2) Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürenin geçirilmiş olması halinde bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın kesinleşmesini engellemez; ancak, mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir. (3) Başvuru, bizzat kanunî temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılır. Başvuru dilekçesi, iki nüsha olarak verilir. (4) Başvuru dilekçesinde, idarî yaptırım kararına ilişkin bilgiler, bu karara karşı ileri sürülen deliller açık bir şekilde gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilir. (5) (Değişik: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde, bu karara karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir. (6) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) Soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı başvuru da bu itiraz merciinde incelenir. (7) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) Kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir. (8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür. Başvurunun incelenmesi

On beş günlük süre mücbir sebep yüzünden kaçırılmışsa, bu sebebin ortadan kalktığı günden başlayarak en geç yedi gün içinde başvuru yapılabilir. Başvuru, kararın kesinleşmesine engel olmaz; mahkeme ise yerine getirmeyi durdurabilir.

Başvuru, bizzat kanunî temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilen dilekçeyle yapılır ve dilekçe iki nüsha düzenlenir. Dilekçede yaptırım kararına ait bilgiler ile karara karşı gösterilen deliller açıkça yer alır. Süre mücbir sebep nedeniyle kaçırılmışsa bu sebep de dayanaklarıyla açıklanır.

Yaptırım kararı mahkeme tarafından verilmişse bu karara karşı yalnızca itiraz yolu kullanılabilir. Soruşturulan fiilin suç değil kabahat sayılması nedeniyle yaptırım uygulanmış ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edilmişse, yaptırıma yönelik başvuru da aynı itiraz merciinde incelenir.

Kovuşturma konusu fiil kabahat kabul edilerek idari yaptırım verilmiş ve suç oluşmadığı gerekçesiyle kurulan beraat kararına kanun yoluna gidilmişse, yaptırıma itiraz da bu kanun yolu merciinde görülür. Aynı işlemde aynı kişi hakkında idari yargının görevine giren kararlar da bulunuyorsa, yaptırıma ilişkin hukuka aykırılık iddiaları işlemin iptali istemiyle birlikte idari yargı merciinde incelenir.

Sözleşmede kararlaştırılan adres bildirme yükümü

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2017/7388, K. 2019/3878 sayılı kararındaki uyuşmazlık, araç kira sözleşmesinde adres değişikliğinin bildirilmemesi ve temerrüt ihtarının bu nedenle tebliğ edilememesidir. Karar, sözleşmeden doğan bildirim yükümünü yerine getirmeyen kiracının, ihtarın tebliğ edilememesinin sonuçlarına katlanması gerektiğini kabul ederek ilk derece mahkemesinin ret hükmünü bozmuştur. Bu sonuç, nüfus adresinin bildirilmesine bağlanan genel idari yaptırımdan ayrı bir sözleşme uyuşmazlığına ilişkindir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/7388, K. 2019/3878Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2017/7388 E.  ,  2019/3878 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin feshi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında uzun dönemli araç kiralama sözleşmesi imzalandığını, borçlu firmanın kira bedellerini ödememesi üzerine …Noterliği'nin 19/08/2014 tarihli 25721 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini ve kira bedelleri ödenmediği takdirde sözleşmeyi feshedecekleri hususunda ihtarda bulunduklarını, buna rağmen borçlu firmanın ödeme yapmaması üzerine …İcra …nün 2014/18485 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, belirtilen tarih itibari ile davalının kira bedellerini tüm ihtarlara rağmen ödemediğini ve kira sözleşmesinin feshedilmiş olmasına rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak araçları kullanmaya devam ettiklerini, bu nedenlerle kira sözleşmesinin feshi ile dava konusu araçların iadesine karar verilmesini talep ve dava edilmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkemece, TKB 315. maddesi gereğince temerrüt sebebi ile sözleşmenin feshedilebilmesi için kiraya verenin kiracıya en az 10 gün, konut ve çatılı iş yerlerinde ise en az 30 gün yazılı süre verip bu süre içerisinde borcun ifa edilmemesi halinde sözleşmesinin feshedilebileceğinin düzenlendiği, davacı tarafça davalıya gerek icra dairesi aracılığı ile gönderilen ödeme emrinin, gerekse noter aracılığı ile gönderilen ihtarnamenin davalının adresten ayrıldığından bahisle iade edildiği ve bu nedenle davalıya 6098 sayılı TBK. 315. Maddesi gereğince gerekli sürelerin verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık araç kira sözleşmesinden kaynaklanmakla; kiracının temerrüdünü düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 315. maddesinde kiracının kiralananın tesliminin ardından muaccel olan kira bedelini ya da yan giderleri ödeme borcunu ifa etmemesi halinde kiraya veren kiracıya en az 10 günlük süre vererek ifada bulunmadığı takdirde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak bildirebilir. Somut olayda; taraflar arasında her iki araç için 36 ay süreli kira sözleşmesi yapılmış olup davacı tarafça sunulan araç teslim tutanaklarından araçların davalıya 22.04.2014 tarihinde teslim edildiği anlaşılmaktadır. Kira sözleşmesinin “bildirimler” başlıklı 12. maddesinde “Taraflardan herhangi birisinin diğer tarafa göndereceği bildirimlerde, işbu sözleşmenin başlangıç kısmında yazılı bulunan adresler geçerlidir. Bu adreslerin değiştiği diğer tarafa yazılı olarak noter vasıtasıyla bildirilmediği sürece, bu adreslere yapılcak tebligatlar tebliğ edilmiş sayılacaktır. …” ibaresi yer almaktadır. Davalı tarafın kira sözleşmesinde belirtilen adresi ile davacının temerrüt ve fesih ihbarı için ihtarname gönderdiği adres ve davalı aleyhine başlatılan… İcra dairesi 2014/8485 E sayılı dosyada ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı adres aynı adres olup, mahkemece de dava dilekçesi bu adrese tebliğe çıkartılmış, tebliğ olunmaksızın tüm bu evraklar iade edilmiştir. Mahkemece Ticaret Sicil Gazetesinden şirketin tebligata yarar adresi talep edilmiş olup aynı adresin davalının ticaret merkezi olarak …Ticaret sicil müdürlüğü nezdinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Mahkemece dava dilekçesi de bu adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme hükmü gereğince adres değişikliğinin noterde yazılı olarak bildirilmesi gerekirken davalı tarafça davacı kiraya verene böyle bir bildirim yapılmamıştır. Davacı kiraya veren tarafından davacı kiraya verene gönderilen ihtarname ise davalının adresten ayrılması nedeniyle tebliğ imkansızlığı doğrultusunda iade edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta ihtarın davalıya adres değişikliği nedeniyle tebliğ edilememesinin sonuçlarına sözleşme gereğince üzerine düşen adres değişikliğini bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen kiracı katlanmalıdır. Mahkemece buna göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, anılan gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektimiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Adres değişikliği kaç iş günü içinde bildirilir?

Adres bildiriminin yirmi iş günü içinde yapılması zorunludur. İlgili fıkra, sürenin hangi olaydan başlayacağını ayrıca düzenlemez.

Adres bildirimi nasıl yapılır?

Adres bildiriminde yazılı beyan esas alınır. Bildirim şahsen veya güvenli elektronik imza ile nüfus müdürlüğüne ya da dış temsilciliğe yapılır.

Aile bireyleri birbirinin yerine bildirim yapabilir mi?

Yerleşim yeri ve diğer adresi aynı olan ailenin ergin fertleri birbirlerinin yerine beyan verebilir. Vekâletname ibraz edenler de bildirim yapabilir.

Çocuğun veya kısıtlının adresini kim bildirir?

Çocukların ve kısıtlıların adresini veli, vasi veya kayyım bildirir. Bunlar yoksa büyük anne, büyük baba, ergin kardeşler veya çocuğu yanında bulunduranlar bildirir.

Süresinde bildirmemenin idari sonucu nedir?

Süresinde bildirmeyene 50 Türk lirası, gerçeğe aykırı beyanda bulunana 1000 Türk lirası idari para cezası verilir. Yurt içinde mülki idare amiri, yurt dışında dış temsilcilik cezayı verir.

İdari para cezası kararına hangi sürede başvurulur?

Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesine göre başvuru, tebliğ veya tefhimden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine yapılır. Mücbir sebeple süre kaçırılırsa, sebebin kalkmasından itibaren en geç yedi gün vardır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu