2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca sürücü belgesi alacak kişilerin yaş, öğrenim durumu, sağlık şartları ve sürücü sınavı başarı kriterlerini sağlamalarının yanı sıra adli sicil kayıtlarında maddede sayılan suçlardan hüküm giydiklerine dair kayıt bulunmaması zorunludur.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 41Kaynağı aç
41 – (Değişik: 12/7/2013-6495/17 md.)37
Sürücü belgesi alacakların;
a) Yönetmelikte belirlenen
yaş ve deneyim şartlarını taşımaları,
b) Öğrenim durumu itibarıyla
en az ilkokul düzeyinde eğitim almış olmaları,
c) İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca
müştereken çıkarılacak yönetmelikte belirlenen sağlık şartlarını taşımaları,
d) Sürücü kurslarında teorik
ve uygulamalı eğitimini tamamlayıp sürücü sınavlarını başararak, motorlu taşıt sürücüsü
sertifikası almış olmaları,
e) Adli
sicilinde, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 188, 190 ve 191
inci maddeleri, 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun
4 üncü maddesinin yedinci fıkrası, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar
ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin ikinci ve takip
eden fıkralarında belirtilen suçlardan hüküm giydiğine dair kayıt bulunmaması,
f) Önceden verilmiş aynı sınıf
bir başka sürücü belgesinin bulunmaması,
g) Başka sınıf sürücü belgesi
alabilmek için, daha önce verilmiş ancak geri alınmış olan sürücü belgesinin bu
Kanunda öngörülen şartlar yerine getirildiği için sahibine iade edilmiş olması,
zorunludur.
Sürücüler ile sürücü adaylarının
hangi şartlarda ve hangi sınıf sürücü belgesi alabilecekleri ile bunların araç kullanma
şartları, kullanılabilecek araçların niteliklerine ve sağlık şartlarına dair usul
ve esaslar İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
(Değişik fıkra: 6/12/2019-7196/40
md.) Bu maddede
aranan şartlardan herhangi biri mevcut olmadan veya hileli yollarla temin edilmiş
olduğunun anlaşılması hâlinde, sürücü belgesi vermeye yetkili kurumca iptal edilir.
Bu kişilere, bu madde hükümlerine uygun olarak yeniden sürücü sertifikası alınması
hâlinde yeniden sürücü belgesi verilir.
Sürücü belgesi alındıktan
sonra bu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen suçlardan biri ile
mahkûmiyet hâlinde bu kişilerin sürücü belgeleri, bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan
görevliler tarafından bu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen şartlar
sağlanıncaya kadar geri alınır. Bu Kanunun 48 inci madde hükümleri saklıdır.
Sürücü adaylarının sınavları ile sürücü
belgelerinin verilmesi esasları:[38]
Sürücü Belgesi Alımında Aranan Yasal Koşullar ve Sicil Denetimi
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 41. maddesinin birinci fıkrası uyarınca sürücü belgesi alacak ilgililerin yönetmelikte öngörülen yaş ve deneyim koşullarına sahip bulunması, en az ilkokul düzeyinde eğitim almış olması, yetkili birimlerce belirlenen sağlık kriterlerini taşıması ve sınavları başararak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası edinmesi şarttır. Bununla birlikte kişinin önceden verilmiş aynı sınıf bir başka sürücü belgesinin olmaması ve daha önce geri alınmış belgesi mevcutsa kanunda öngörülen yükümlülükler yerine getirilerek belgenin sahibine iade edilmiş bulunması gerekir.
Sürücü belgesi alım sürecinde ilgililerin hukuki durumu adli sicil kayıtları üzerinden kontrol edilir. İçişleri Bakanlığı Talimatnamesi'nin 14. maddesi gereğince, ilk defa sürücü belgesi alacak olanların, belge sınıfını yükseltmek isteyenlerin veya geri almak amacıyla müracaat eden kişilerin Adli Sicil Kaydı Belgesi sunması zorunludur.
Ehliyet Almaya Engel Teşkil Eden Suçlar
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 41. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, ehliyet verilmesine engel olan ceza mahkûmiyetlerini sınırlı olarak düzenlemiştir. Bu kapsamda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesinde yaptırıma bağlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, 190. maddesinde düzenlenen suçlar ile 191. maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma suçlarından hüküm giyilmesi ehliyet alımına engel teşkil eder.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 188Kaynağı aç
ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla
kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından
ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda
hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde
ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri
ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden,
başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden,
bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66
md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin
çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş
yıldan az olamaz.[79]
(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11
md.) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve
türevleri, sentetik katinon ve türevleri,
sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin
ve türevleri olması,[80]
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane
gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler
ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle
belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma
açık yerlerde işlenmesi,
hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda
gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi
hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen
reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü
madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005
– 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki
doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve
ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden,
imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden
kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.[81][82]
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner,
sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık
hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 191Kaynağı aç
(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden
veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004
tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar
aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar
verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında
kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal
ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.
(Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de
bildirilir.
(3) (Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında
şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet
savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha
uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi
hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.
Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp
kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma
sevkine karar verir.
(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine
uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul
etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya
uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu
veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve
ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci
fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci
fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen
yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde,
hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
(8) Bu Kanunun;
a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve
ticareti,
b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını kolaylaştırma,
suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde
kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri
çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi
Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi
veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi
hükümleri uygulanır.
(10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin;
okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve
sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı,
tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz
metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Etkin pişmanlık
Trafik mevzuatında yer alan adli sicil kısıtlamaları yalnızca Türk Ceza Kanunu hükümleriyle sınırlı değildir. 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 4. maddesinin yedinci fıkrası ile 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12. maddesinin ikinci ve takip eden fıkralarında tanımlanan fiillerden mahkûm olunduğuna dair kaydın adli sicilde bulunması halinde de sürücü belgesi başvuruları kabul edilmez.
Denetimli Serbestlik ve Erteleme Kararlarının Değerlendirilmesi
Denetimli serbestlik uygulaması otomatik olarak mutlak bir engel teşkil etmez; uygulanan kararın kapsamı, işlenen fiil, denetim yükümlülükleri ve mevcut adli kayıt birlikte incelenir. Suçun engelleyici kategoride bulunması veya hak yoksunluğu doğurması halinde denetimli serbestlik sürecinde dahi başvurunun reddi söz konusu olabilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan başlatılan soruşturmalarda Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Aynı Kanun'un 57. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca da alkol veya uyuşturucu madde bağımlısı kişilerin güvenlik tedbiri olarak özgü sağlık kuruluşunda bağımlılıktan kurtulmalarına kadar tedavi altına alınmasına hükmolunur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 57Kaynağı aç
koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik
tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında
koruma ve tedavi altına alınırlar.
(2) Hakkında güvenlik tedbirine
hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca
düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya
önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine infaz hâkimi kararıyla serbest
bırakılabilir. (Ek cümle:24/12/2025-7571/15
md.) Ancak, hakkında
32 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca güvenlik tedbirine hükmedilen akıl
hastaları için kurumda geçirilecek süre, ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet
hapis cezasını gerektiren suçlarda bir yıldan, üst sınırı on yıldan fazla hapis
cezasını gerektiren suçlarda ise altı aydan az olamaz.
(3) Sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin
niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbi kontrol ve takibinin gerekip
gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve aralıkları belirtilir.
(4) Tıbbi kontrol ve takip, raporda
gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu kişilerin teknik
donanımı ve yetkili uzmanı olan sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile sağlanır.
(5) Tıbbi kontrol ve takipte, kişinin
akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı
anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak, infaz hâkimliğince yeniden
koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu durumda, bir
ve devamı fıkralarda belirlenen işlemler tekrarlanır.
(6) (Mülga:24/12/2025-7571/15 md.)
(7) Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı
kişilerin, güvenlik tedbiri olarak, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde
bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına alınmasına karar verilir.
Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde
bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder. Bu kişiler, yerleştirildiği
kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek rapor üzerine infaz hâkimi kararıyla
serbest bırakılabilir.
Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular
Nitekim Danıştay 8. Dairesi'nin E. 2019/1473, K. 2023/3997 sayılı kararında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma isnadıyla hakkında sadece bir yıl süreli denetimli serbestlik tedbiri uygulanan, adli sicilinde kesinleşmiş mahkûmiyet kaydı yer almayan ve karayolunda araç kullandığına dair bir tespit bulunmayan davacının sürücü belgesinin iptal edilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/1473, K. 2023/3997Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1473
Karar No : 2023/3997
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : … Valiliği
Karşı Taraf (Davacı) : …
Vekili : Av. …
İstemin Özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İstemin gerekçeli reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının ehliyetine daimi iptal şerhi konularak el konulmasına ilişkin 24/06/2015 tarihli Çorum Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesince; idarece dava konusu işlemin tesisine gerekçe olarak gösterilen davacıya ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararı incelendiğinde; aralarında davacının da yer aldığı kişiler hakkında "Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurmak" suçundan ceza davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde … Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğunun sabit olduğu gerekçesi ile davacı hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2-2. maddesi gereğince "1 yıl Süre ile Denetimli Serbestlik Tedbirinin Uygulanmasına" karar verildiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 41. maddesinde belirtilen suçlardan hüküm giydiğine dair kayıt bulunmamasının sürücü adaylarında aranacak şartlar arasında düzenlendiği, yine aynı kanunun 48. maddesinde ise uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmelerinin yasaklandığının öngörüldüğü, somut olayda ise davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 41. maddesinde belirtilen suçlardan hüküm giydiğine dair kayıt bulunmadığı, davacı hakkında salt 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulandığı, ayrıca davacının uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olarak karayolunda araç sürdüğüne ilişkin tespitin de bulunmadığı hususları göz önüne alındığında; tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen anılan İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 119. maddesine göre; "Sürücü belgeleri, belge alındıktan sonra bu Kanunun 41 inci maddesinin (e) bendinde yazılı suçlardan biri ile mahkumiyet halinde süresiz geri alınır.
Diğer cürümlerden mahkümiyeti halinde, mahkemece ceza süresini geçmemek üzere geçici olarak sürücü belgelerinin geri alınmasına da karar verilebilir.
Geçici olarak sürücü belgesinin geri alınması hürriyeti bağlayıcı ceza hükümlerinin infazından sonra yerine getirilir." kuralı düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun 41. maddesinde ise, Türk Ceza Kanununun 403, 404 üncü maddeleri ile 572/2-3 maddelerinden ikiden fazla ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun 28 ve 29 uncu maddeleri, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin 3 üncü ve takip eden fıkralarındaki suçlardan hüküm giymemiş olmak sürücü adayı olma şartları arasında sayılmıştır.
Öte yandan, 2918 sayılı Kanunda 6487 sayılı Kanunla yapılan ve 11.06.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklikle, Kanun'un 119. maddesinin ilk fıkrası ("Sürücü belgeleri, belge alındıktan sonra bu Kanunun 41 inci maddesinin (e) bendinde yazılı suçlardan biri ile mahkumiyet halinde süresiz geri alınır." hükmü) yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca, söz konusu değişiklikle 2918 sayılı Kanun'un 41. maddesinin (e) bendi, "Adli sicilinde, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 188, 190 ve 191 inci maddeleri, 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 4 üncü maddesinin yedinci fıkrası, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin ikinci ve takip eden fıkralarında belirtilen suçlardan hüküm giydiğine dair kayıt bulunmaması" şeklinde değiştirilmiş, 41. maddenin son fıkrasına da, "Sürücü belgesi alındıktan sonra bu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen suçlardan biri ile mahkûmiyet hâlinde bu kişilerin sürücü belgeleri, bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından bu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen şartlar sağlanıncaya kadar geri alınır. Bu Kanunun 48 inci madde hükümleri saklıdır." kuralı eklenmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde; "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği belirtilmiş; aynı Kanun'un "Genel Kanun Niteliği" başlıklı değişik 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, diğer genel hükümlerinin ise idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı düzenlemesine yer verilirken, aynı Kanun'un "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı belirtilmiş, maddede gönderme yapılan 5237 sayılı Kanun'un "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmüne yer verilmiştir.
Aktarılan yasal hükümler karşısında, idarî yaptırım niteliğinde bulunan sürücü belgesinin geri alınmasına işlemin dayanağı kuralın yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması halinde uyuşmazlığın ortaya çıkan yeni hukukî durum dikkate alınarak sonuçlandırılacağı kuşkusuzdur.
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; davacının kayıp sürücü belgesinin yenilenmesi amacıyla Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne 24/06/2015 tarihinde başvurması üzerine yapılan sakınca kaydı kontrolünde … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Türk Ceza Kanunu'nun 191/2-2. madde uyarınca hakkında bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiğinin tespiti üzerine sürücü belgesinin daimi olarak iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda izah edilen mevzuat gereği, dava konusu işlemin, 2918 saylı Kanun'un 119. maddesinin ilk fıkrasında yer alan, Kanunun 41 inci maddesinin (e) bendinde yazılı suçlardan biri ile mahkumiyet halinde süresiz geri alınacağı kuralı bulunduğu, davacının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkumiyetine karar verildiğinin tespit edildiği gerekçesiyle tesis edilmiş ise de; 2918 saylı Kanun'un 119. maddesinin ilk fıkrasının yürürlükten kaldırılması ve bu düzenleme yerine geçmek üzere anılan Kanun'un 41. maddesinin son fıkrasına eklenen kuralda, sürücü belgesi aldıktan sonra bu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen suçlardan biri ile mahkûm olanların adli sicilinde bu suçlardan hüküm giydiğine dair kayıt bulunmaması şartı sağlanıncaya kadar sürücü belgesinin geri alınacağının öngörülmesi ve bu durumun davacının lehine sonuç doğurması nedeniyle, fiilin işlenmesinden sonra yapılan bu değişiklikten davacının yararlanacağı açıktır.
Bu durumda, davalı idarece davacının adli sicilinde 2918 sayılı Kanun'un 41. maddesinin (e) bendinde yazılı suçlardan kayıt bulunması üzerine hüküm giydiğine dair kayıt bulunmaması şartı sağlanıncaya kadar sürücü belgesinin geri alınması gerekirken daimi iptal şerhi konularak ve bu hususta davacıya gereken bilgilendirme yapılmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle İdare Mahkemesince verilen karar neticesi itibarıyla usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 20/09/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sürücü Belgesinin Geri Alınması ve Daimi İptal Yasağı
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 41. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, sürücü belgesi alındıktan sonra maddedeki katalog suçlardan biriyle mahkûmiyet halinde sürücü belgeleri, 41. maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen şartlar sağlanıncaya kadar görevliler tarafından geri alınır ve bu uygulamada Kanun'un 48. maddesi hükümleri saklı tutulur. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 168. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise anılan suçlardan hüküm giyilmesi halinde, bu suçlara ilişkin kayıtlar adli sicilden silininceye kadar sürücü belgesinin geri alınacağı düzenlenmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 41. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, kanunda aranan şartlardan herhangi biri mevcut olmadan veya hileli yollarla temin edilmiş sürücü belgeleri vermeye yetkili kurumca iptal edilir; bu kişilere kanun hükümlerine uygun olarak yeniden sürücü sertifikası alınması halinde yeniden sürücü belgesi verilir. Danıştay 8. Dairesi'nin E. 2019/1473, K. 2023/3997 sayılı kararında belirtildiği üzere, 2918 sayılı Kanun'un 119. maddesinin süresiz geri alma öngören ilk fıkrası yürürlükten kaldırılmış olup adli sicilinde kanunda sayılan suçlardan mahkûmiyeti bulunan kişilerin sürücü belgeleri süresiz daimi iptal şerhiyle işlem göremez; bu kişilerin belgeleri kanuni şartlar sağlanıncaya kadar geri alınabilir.
Yasaklanmış Hakların İadesi Kararı ile Başvuru Usulü
Karayolları Trafik Kanunu'nun 41. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde sayılan katalog suçlardan kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan kişilerin sürücü belgesi alabilmesi veya geri alınan belgelerini iade alabilmesi için idari başvuru kabul şartı belirlenmiştir. İçişleri Bakanlığı Talimatnamesi'nin 16. maddesinin dördüncü fıkrasının (f) bendi uyarınca, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/A maddesi gereğince yetkili mahkemeden alınmış bir yasaklanmış hakların iadesi kararı ibraz edildiği takdirde ilgililerin başvuruları kabul edilmektedir.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla iki temel koşul aranır: Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık sürenin geçmesi ve kişinin bu süre içinde yeni bir suç işlemeyerek hayatını iyi halli sürdürdüğüne mahkemece kanaat getirilmesi zorunludur. Buradaki infazın tamamlanması kavramı kişinin hak ederek tahliye edilmesini ifade eder; denetimli serbestliğe ayrılmak veya şartlı tahliye ile salıverilmek infazın tamamlandığı anlamına gelmez.
5352 sayılı ADLİ SİCİL KANUNU m. 13/AKaynağı aç
(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı
veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının
giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir.
Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları
saklı kalmak kaydıyla,
a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç
yıllık bir sürenin geçmiş olması,
b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi
halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması,
gerekir.
(2) Mahkûm olunan cezanın infazına
genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukukî nedenle son verilmiş
olması halinde, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilmesi için,
hükmün kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi gerekir. Ancak, bu süre
kişinin mahkûm olduğu hapis cezasına üç yıl eklenmek suretiyle bulunacak
süreden az olamaz.
(3) Yasaklanmış hakların geri verilmesi için, hükümlünün veya vekilinin
talebi üzerine, hükmü veren mahkemenin veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki
aynı derecedeki mahkemenin karar vermesi gerekir.
(4) Mahkeme bu husustaki kararını, dosya üzerinde inceleme yaparak ya da
Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir.
(5) Yasaklanmış hakların geri
verilmesi talebi üzerine mahkemenin verdiği karara karşı, hükümle ilgili olarak
Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen kanun yoluna başvurulabilir.
(6) Yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi
halinde, adlî sicil arşivine kaydedilir.
(7) Yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna başvurulması nedeniyle
oluşan bütün masraflar hükümlü tarafından karşılanır.
Komisyon
Mahkûm olunan cezanın infazına genel af veya etkin pişmanlık haricinde başka bir hukuki sebeple son verilmiş olması halinde, Adli Sicil Kanunu m. 13/A-2 gereğince hükmün kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi gerekir ve bu süre hapis cezasına üç yıl eklenmesi suretiyle bulunacak süreden az olamaz. Yasaklanmış hakların iadesi kararı, hak yoksunluğuna sebebiyet veren ceza hükmünü veren mahkemeden veya hükümlünün yerleşim yerindeki aynı dereceli mahkemeden talep edilir ve kesinleşen karar adli sicil arşivine kaydedilir.
Katalog suçtan mahkûmiyeti bulunan ve talimatname uyarınca öngörülen hukuki şartı yerine getiremeyen kişilerin başvuruları idarece reddedilmektedir. Danıştay 8. Dairesi'nin E. 2022/4239, K. 2024/7818 sayılı kararında, Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. maddesinden mahkûmiyet kaydı bulunan ilgilinin ticari sürücü belgesini yenileme talebinin reddine yönelik işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi kararı hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/4239, K. 2024/7818Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4239
Karar No : 2024/7818
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) :…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kaymakamlığı
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi…İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ağır vasıta ticari sürücü belgesinin yenilenmesi istemiyle yapılan başvurunun, adli sicil kaydı sorgulamasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin görünmesi sebebiyle reddine ilişkin Konak İlçe Nüfus Müdürlüğü'nün …tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacı hakkında 'Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul etmek, Bulundurmak ve Kullanmak' suçundan açılan kamu davası neticesinde …Asliye Ceza Mahkemesi'nin… tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1.maddesi uyarınca mahkumiyet kararının verildiği, bunun üzerine Konak İlçe Nüfus Müdürlüğünce davacıya ait ağır vasıta sürücü belgesinin iptal edildiği, her ne kadar davacı tarafından, ağır vasıta ticari sürücü belgesinin yenilenmesi istemiyle 04.05.2021 tarihli dilekçe ile idareye başvuru yapılmış ise de, davacının…Asliye Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile TCK'nın 191/1.maddesinden mahkumiyet kaydının bulunduğu sabit olduğundan, Sürücü Belgesi İşlemlerine Dair Talimat'ın 16. maddesinin 4. fıkrasının (f) bendinde yer alan '2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 41/e bendinde belirtilen suçlardan biri ile mahkum olan şahısların başvurusunun kabul edilmeyeceğine' dair düzenleme doğrultusunda tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Anayasanın 49. maddesi ile getirilen çalışma hakkının ihlal edildiği, adli sicil kaydına işlenen mahkeme kararında sürücü belgesine el konulması yönünde bir kısıtlama olmadığı, hukuka aykırı kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının ve posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 27/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Adli sicil kaydı bulunan her kişi ehliyet almaktan menedilir mi?
Hayır, adli sicil kaydının bulunması tüm hallerde sürücü belgesi alınmasını engellemez; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 41. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca engel hal, yalnızca bu bentte açıkça sayılan suçlardan hüküm giyildiğine dair kaydın adli sicilde bulunması durumunda doğar.
Denetimli serbestlik tedbiri ehliyet alımına veya mevcut belgeye nasıl etki eder?
Denetimli serbestlik tek başına otomatik bir ret sebebi teşkil etmez; uygulanan kararın kapsamı, işlenen fiilin kanunda sayılan katalog suçlar arasında yer alıp almadığı ve adli kayıt birlikte incelenir. Kanunda belirtilen suçlardan hüküm giydiğine dair kesinleşmiş mahkûmiyet kaydı bulunmayan ve karayolunda araç kullandığına dair bir tespit yer almayan kişi hakkında salt denetimli serbestlik tedbirine dayanılarak belgenin iptal edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Engel suçlardan mahkûmiyeti olanlar sonradan sürücü belgesi alabilir mi?
Evet, cezanın hak ederek infazından itibaren üç yıl geçtikten sonra mahkemeden 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/A maddesi uyarınca yasaklanmış hakların iadesi kararı alınması halinde idari başvuru kabul edilir.
Mahkûmiyet halinde sürücü belgesi süresiz olarak iptal edilebilir mi?
Hayır, Karayolları Trafik Kanunu'nun 41. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ehliyet süresiz olarak daimi iptal şerhiyle iptal edilemez; engel mahkûmiyet kayıtları silininceye veya yasal şartlar yeniden sağlanıncaya kadar görevlilerce geri alınır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

