Ev Aile HukukuBoşanma Davalarında İhtiyati Tedbir Kararı Verilebilir mi? | Hukuki Rehber

Boşanma Davalarında İhtiyati Tedbir Kararı Verilebilir mi? | Hukuki Rehber

tarafından Avukat Erdal Ersoy
Boşanma Davalarında İhtiyati Tedbir Kararı Verilebilir mi? | Hukuki Rehber thumbnail

Boşanma Davalarında İhtiyati Tedbir Kararı Verilebilir mi?

Boşanma davaları, sadece evlilik birliğinin sona erdirilmesi değil, aynı zamanda eşlerin ve çocukların barınma, geçim ve malvarlığı haklarının korunması gibi önemli konuları da kapsar. Bu süreçte, tarafların hak kaybına uğramaması için mahkemelerce alınabilecek en önemli önlemlerden biri “ihtiyati tedbir” kararlarıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), boşanma davası açıldığında hakime, davanın devamı süresince gerekli olan önlemleri alma yetkisi vermiştir.

Hukuki Dayanak: Türk Medeni Kanunu Madde 169

Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen (kendiliğinden) alır. Bu hüküm, Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.

TMK Madde 169: “Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.”

Hangi Konularda İhtiyati Tedbir Kararı Verilebilir?

Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi gereğince, hakim boşanma davası süresince eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakımına ilişkin konularda ihtiyati tedbir kararı verebilir. Bu tedbirler, dava sonuçlanıncaya kadar tarafların ve çocukların mağduriyetini önlemeyi amaçlar.

1. Eşlerin Barınması ve Aile Konutu

Boşanma sürecinde en önemli konulardan biri tarafların nerede yaşayacağıdır. Hakim, eşlerin barınma ihtiyacını karşılamak üzere gerekli tedbirleri alır. TMK madde 194 uyarınca, eşlerden biri diğerinin açık rızası olmaksızın aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.

  • Aile konutunun, dava süresince hangi eş tarafından kullanılacağına karar verilebilir.
  • 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında, şiddet veya şiddet tehlikesi varsa uzaklaştırma kararları alınabilir.
  • TMK m. 197 uyarınca, birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine konut ve ev eşyasından yararlanmaya ilişkin önlemleri alır.

2. Eşlerin ve Çocukların Geçimi (Tedbir Nafakası)

TMK madde 169 gereğince, boşanma davası süresince maddi zorluk yaşayacak olan eş ve ergin olmayan çocuklar için tedbir nafakasına hükmedilebilir. Tedbir nafakası, boşanma davası açılmadan önce veya açıldıktan sonra talep edilebilir:

  • Boşanma Davası Açılmadan Önce: TMK m. 197 uyarınca, birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa, hakim eşlerden birinin istemi üzerine diğerinin yapacağı parasal katkıyı belirleyebilir. Bu tedbir nafakası, bağımsız bir dava ile talep edilir.
  • Boşanma Davası Açıldıktan Sonra: TMK m. 169 uyarınca hakim, davanın devamı süresince eşlerin ve çocukların geçimine ilişkin geçici önlemleri re’sen (kendiliğinden) alır. Tedbir nafakası, dava tarihinden itibaren işlemeye başlar ve kararın kesinleşmesine kadar devam eder.

Tedbir nafakasının miktarı belirlenirken tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocukların yaşı ve eğitim durumları, yeme, giyinme, barınma gibi ihtiyaçlar dikkate alınır. Boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte tedbir nafakası sona erer; şartları varsa yoksulluk nafakası (TMK m. 175) veya iştirak nafakasına (TMK m. 182) dönüşebilir.

3. Eşlerin Mallarının Yönetimi ve Korunması

Eşlerin malvarlığının korunması için TMK m. 169 kapsamında “eşlerin mallarının yönetimine” ilişkin tedbirler alınabilir. Ayrıca HMK m. 389 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Ancak Yargıtay uygulamalarına göre, mal paylaşımı davalarında ihtiyati haciz kararı verilemez, sadece ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

  • Tasarruf Yetkisinin Sınırlanması (TMK m. 199): Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hakim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir.
  • Tapu ve Sicil Kayıtlarına Tedbir: Taşınmazların veya araçların üçüncü kişilere devrini önlemek amacıyla tapu veya trafik sicil kayıtlarına ihtiyati tedbir şerhi konulabilir.

4. Çocukların Bakım ve Korunması

TMK madde 169 ve 182 gereğince, çocukların menfaati için gerekli tedbirler alınır. Hakim, ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.

  • Çocukların geçici velayetinin (himayesinin) dava süresince hangi eşe verileceğinin belirlenmesi.
  • Çocuk için tedbir nafakasının belirlenmesi.
  • Velayet (himaye) kendisinde olmayan eşle çocuk arasında kişisel ilişki kurulması. Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur.

Aile Konutu Şerhi ve İhtiyati Tedbir

Boşanma davası devam ederken, aile konutu üzerindeki hakların korunması büyük önem taşır. Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi gereğince, eşlerden biri diğerinin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili işlemler yapamaz.

TMK Madde 194: “Eşlerden biri, diğerinin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz… Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir.”

Bu madde kapsamında, tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesi doğrudan tapu müdürlüğünden istenebileceği gibi, dava aşamasında hakimden de bu yönde tedbir talep edilebilir. Aile konutu şerhi, eşlerin barınma hakkını koruyan önemli bir güvencedir.

İhtiyati Tedbir Kararının Hukuki Niteliği (HMK m. 389)

HMK Madde 389: “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.”

İhtiyati tedbir kararlarının temel özellikleri:

  • Geçicilik: Dava sonuna kadar veya kararda belirtilen süre boyunca geçerlidir.
  • Yaklaşık İspat: Tedbir talep eden taraf, haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir (HMK m. 390/3).
  • Teminat: Mahkeme, talep edenin haksız çıkması ihtimaline karşı teminat gösterilmesine karar verebilir (HMK m. 392). Ancak adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.

İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz (HMK m. 394)

Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. HMK’nın 394. maddesi uyarınca:

HMK Madde 394: “Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.”

İtiraz üzerine mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. Mahkeme itiraz üzerine tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.

Mal Rejiminin Tasfiyesi ve İhtiyati Tedbir

TMK’nın 225. maddesi gereğince, mal rejimi (edinilmiş mallara katılma rejimi) boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. Boşanma davası ile birlikte veya boşanma davasından sonra açılan mal rejimi tasfiyesi davalarında da, malların kaçırılmasını önlemek amacıyla ihtiyati tedbir talep edilebilir.

TMK Madde 229 (Eklenecek Değerler): “Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir: 1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar, 2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.”

Katılma alacağı ve değer artış payı davalarında, dava konusu malvarlığı değerleri (gayrimenkul, araç, banka hesabı vb.) üzerine ihtiyati tedbir konulabilir. Yargıtay kararlarına göre, bu davalarda “ihtiyati haciz” kararı verilmesi mümkün değildir, çünkü alacak yargılama sonucunda belirlenecektir. Ancak davacının hakkını elde etmesini zorlaştıracak durumların varlığı halinde (HMK m. 389), uyuşmazlık konusu mallar üzerine ihtiyati tedbir konulması mümkündür.

Sonuç

Boşanma davalarında ihtiyati tedbir, Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi ile hakime verilen geniş bir yetkidir. Bu yetki, eşlerin ve çocukların dava süresince mağdur olmamalarını sağlamak, barınma ve geçimlerini temin etmek ve malvarlıklarını korumak amacıyla kullanılır. Tedbir kararları geçici nitelikte olup, davanın seyrine ve değişen koşullara göre hakim tarafından değiştirilebilir veya kaldırılabilir.

Not: İhtiyati tedbir talepleri, somut olayın özelliklerine, sunulan delillere ve kanuni şartların varlığına göre mahkemece değerlendirilir. Haksız yere ihtiyati tedbir kararı alınması ve uygulanması halinde, karşı tarafın uğradığı zararlar için HMK m. 399 uyarınca tazminat davası açma hakkı saklıdır.

Bunları beğenebilirsiniz.