Boşanma Davası ve Ferileri
Boşanma davası sadece evlilik birliğinin sonlandırılması anlamına gelmez; aynı zamanda mali sonuçlar ve çocukların durumu gibi “fer’i” (yan) hususların da karara bağlandığı kapsamlı bir dava türüdür. Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen bu fer’i sonuçlar, boşanmanın hukuki etkilerini oluşturur.
Boşanmanın Ferileri Nelerdir?
Boşanma davasıyla birlikte veya boşanma davasından sonra (boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde) talep edilebilecek, boşanmaya bağlı yasal sonuçlardır:
- Maddi ve Manevi Tazminat
- Yoksulluk Nafakası
- İştirak Nafakası
- Tedbir Nafakası
- Çocuğun Velayeti
- Çocukla Kişisel İlişki Kurulması
Maddi ve Manevi Tazminat
Boşanmada tazminat, kusursuz veya daha az kusurlu olan eşin, boşanma nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların karşılanmasıdır.
“Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.”
Maddi tazminat, eşin boşanma sonucu kaybettiği mevcut veya beklenen menfaatleri (örneğin miras hakkı, eşin desteği) kapsar. Manevi tazminat ise boşanmaya neden olan olayların (aldatma, şiddet, hakaret vb.) kişilik haklarına verdiği zararın karşılığıdır.
Nafaka Türleri
1. Tedbir Nafakası
Boşanma davası devam ederken, eşlerin ve çocukların barınma ve geçim giderlerini karşılamak amacıyla hakim tarafından geçici olarak hükmedilen nafakadır. Kusur durumu aranmaz.
2. Yoksulluk Nafakası
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafa, geçimi için diğer tarafça ödenen nafakadır. Talep eden tarafın kusurunun daha ağır olmaması gerekir.
3. İştirak Nafakası
Velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır.
Velayet ve Kişisel İlişki
Boşanma kararında hakim, ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler (TMK m. 182). Velayet düzenlemesinde temel kriter “çocuğun üstün yararı”dır.