Ev Aile HukukuAğır Kusurlu Eş Lehine Yoksulluk Nafakası Hükmedilir mi?

Ağır Kusurlu Eş Lehine Yoksulluk Nafakası Hükmedilir mi?

tarafından Avukat Erdal Ersoy
Ağır Kusurlu Eş Lehine Yoksulluk Nafakası Hükmedilir mi? thumbnail

Ağır Kusurlu Eş Lehine Yoksulluk Nafakası Hükmedilir mi?

Boşanma davalarında en çok merak edilen konulardan biri, boşanmaya kendi kusurlu davranışlarıyla sebebiyet veren eşin nafaka alıp alamayacağıdır. Türk Medeni Kanunu, yoksulluk nafakası konusunda “kusur” unsurunu belirleyici bir kriter olarak kabul etmiştir. Bu nedenle, ağır kusurlu eşin yoksulluk nafakası alıp alamayacağı sorusunun cevabı, kanun maddesinde açıkça düzenlenmiştir.

Kanuni Düzenleme: TMK Madde 175

Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi yoksulluk nafakasını şu şekilde düzenlemektedir:

TMK Madde 175: “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”

Bu madde hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, yoksulluk nafakası talep edebilmek için iki temel şart vardır:

  1. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmak.
  2. Boşanmaya neden olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmamak.

Ağır Kusurlu Eş Nafaka Alabilir mi?

Hayır, alamaz. Kanun koyucu, “kusuru daha ağır olmamak koşuluyla” diyerek, ağır kusurlu eşin yoksulluk nafakası talebinin önünü kapatmıştır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir. Eğer mahkeme, boşanmaya sebep olan olaylarda nafaka talep eden eşin, diğer eşe göre daha ağır kusurlu olduğuna hükmederse, bu eş yoksulluğa düşecek olsa bile lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmez.

Önemli Ayrım: Eşit kusur halinde durum farklıdır. Eğer taraflar boşanmada eşit kusurlu bulunursa, yoksulluğa düşecek olan eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilebilir. Kanun sadece “daha ağır kusurlu” olmayı engel olarak görmüştür.

Hangi Davranışlar Ağır Kusur Sayılır?

Yargıtay kararlarında ağır kusur sayılan ve dolayısıyla yoksulluk nafakası almaya engel teşkil eden bazı davranışlar şunlardır:

  • Zina (aldatma).
  • Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış.
  • Eşi terk etmek.
  • Sürekli fiziksel şiddet uygulamak.
  • Eşini evden kovmak veya eve almamak.
  • Güven sarsıcı davranışlarda bulunmak.

Tedbir Nafakası ile Karıştırılmamalıdır

Boşanma davası devam ederken, eşlerin barınma ve geçimini sağlamak amacıyla verilen tedbir nafakası konusunda kusur durumu araştırılmaz. TMK Madde 169 uyarınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.

TMK Madde 169: “Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.”

Yani, dava süresince ağır kusurlu eş lehine de tedbir nafakasına hükmedilebilir. Ancak boşanma kararı kesinleştiğinde, bu nafaka yoksulluk nafakasına dönüşecekse, o aşamada kusur durumu devreye girer ve ağır kusurlu eşin nafakası kesilir.

Nafakanın Ödenme Biçimi ve Sona Ermesi

Yoksulluk nafakası toptan veya irat (aylık ödeme) biçiminde ödenebilir. İrat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, belirli hallerde kendiliğinden kalkar veya mahkeme kararıyla kaldırılır.

TMK Madde 176: “İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.”

Sonuç

Özetle; Türk hukukunda ağır kusurlu eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi mümkün değildir. Yoksulluk nafakası alabilmek için, nafaka talep eden eşin boşanmaya neden olan olaylarda ya hiç kusuru olmamalı ya da kusuru diğer eşten daha az veya ona eşit olmalıdır.

Bunları beğenebilirsiniz.