Boşanma Davası Sonrası İddet Süresi (Bekleme Süresi)
Türk hukukunda, evliliğin boşanma veya ölüm gibi sebeplerle sona ermesinden sonra kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken yasal süreye “iddet süresi” veya “bekleme süresi” denir. Bu süre, Türk Medeni Kanunu tarafından nesebin (soybağının) karışmasını önlemek amacıyla düzenlenmiştir.
Hukuki Dayanak: Türk Medeni Kanunu Madde 132
Türk Medeni Kanunu’nun 132. maddesi, kadın için bekleme süresini açıkça düzenlemektedir. Kanun maddesine göre:
Bu hüküm, sadece kadınlar için geçerli olup, erkekler için herhangi bir bekleme süresi öngörülmemiştir. Sürenin başlangıcı, boşanma kararının kesinleştiği veya eşin ölüm tarihidir.
İddet Süresinin Sona Ermesi ve Kaldırılması
Kanun, bekleme süresinin sona ermesi veya kaldırılması için belirli durumları öngörmüştür:
- Doğum Yapmak: Kadının doğum yapmasıyla birlikte bekleme süresi kendiliğinden sona erer (TMK m. 132/2).
- Gebelik Olmadığının Anlaşılması: Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması hâlinde mahkeme bu süreyi kaldırır (TMK m. 132/3). Bunun için kadının mahkemeye başvurarak “İddet Müddetinin Kaldırılması Davası” açması ve hamile olmadığını sağlık kurulu raporu ile belgelemesi gerekir.
- Eski Eşle Yeniden Evlenme: Evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâlinde mahkeme bu süreyi kaldırır (TMK m. 132/3).
Babalık Karinesi ve İddet Süresi
İddet süresinin temel amacı, doğacak çocuğun babasının kim olduğunun belirlenmesidir. Türk Medeni Kanunu’nun 285. maddesi uyarınca:
İddet Süresinin Kaldırılması Davası
Kadın, 300 günlük süreyi beklemeden evlenmek istiyorsa, Aile Mahkemesine başvurarak iddet müddetinin kaldırılmasını talep edebilir. Bu dava çekişmesiz yargı işidir ve hasımsız olarak açılır. Mahkeme, kadını hastaneye sevk eder ve hamile olmadığına dair rapor alındığında bekleme süresinin kaldırılmasına karar verir.