Boşanma Davasında Nafaka Yükümlülüğü ve Kriterleri
Nafaka, boşanma süreci ve sonrasında, eşlerin birbirlerine ve çocuklarına karşı olan bakım ve destek yükümlülüğünün bir sonucudur. Türk Medeni Kanunu, nafaka türlerini ve yükümlülük şartlarını ayrıntılı olarak düzenlemiştir. Nafaka yükümlülüğü belirlenirken tarafların kusur oranları, sosyal ve ekonomik durumları ile çocukların ihtiyaçları dikkate alınır.
1. Tedbir Nafakası Yükümlülüğü
Boşanma davası açıldığında, hakim davanın devamı süresince eşlerin ve çocukların barınma, geçim ve bakım giderlerini karşılamak üzere geçici önlemler almak zorundadır. Bu kapsamda hükmedilen nafakaya “Tedbir Nafakası” denir.
- Kusur Şartı Yoktur: Tedbir nafakası alabilmek için eşin haklı veya kusursuz olması gerekmez. Amaç, dava süresince eşin ve çocukların mağdur olmamasını sağlamaktır.
- Süresi: Dava tarihinden itibaren başlar ve boşanma hükmü kesinleşinceye kadar devam eder. Dava reddedilirse tedbir nafakası sona erer; boşanma kabul edilirse duruma göre yoksulluk veya iştirak nafakasına dönüşür.
2. İştirak Nafakası Yükümlülüğü (Çocuklar İçin)
İştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım, eğitim, koruma ve sağlık giderlerine “mali gücü oranında” katılmasıdır.
- Kusur Etkilemez: Eşin boşanmada tam kusurlu olması, çocuğuna karşı nafaka yükümlülüğünü kaldırmaz. Bu nafaka, kamu düzenine ilişkindir ve çocuğun üstün yararı esastır.
- Miktar: Çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları ve anne-babanın ekonomik gücü dikkate alınarak belirlenir (TMK m. 330).
- Süre: Kural olarak çocuk ergin olana (18 yaş) kadar devam eder. Ancak çocuk eğitimi devam ediyorsa, eğitim sonuna kadar nafaka ödemesi sürebilir (TMK m. 328/2).
3. Yoksulluk Nafakası Yükümlülüğü (Eş İçin)
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafın, geçimi için diğer taraftan talep ettiği nafakadır. Yoksulluk nafakasının bağlanabilmesi için Kanun (TMK m. 175) iki temel şart aramıştır:
- Kusur Şartı: Nafaka talep eden eşin kusuru, diğer eşten daha ağır olmamalıdır. (Eşit kusurlu eş de nafaka alabilir).
- Yoksulluk Şartı: Boşanma sonucunda eşin yoksulluğa düşecek olması gerekir.
Nafaka Miktarı ve Artırılması
Nafaka miktarı, tarafların “mali gücü oranında” belirlenir. Hakim, nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir (TMK m. 176/4). Ayrıca değişen ekonomik koşullar veya ihtiyaçlar halinde nafaka artırım davası açılabilir.
4. Nafaka Yükümlülüğünün Sona Ermesi
Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi uyarınca nafaka şu hallerde sona erer:
- Kendiliğinden Sona Erme: Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü halinde.
- Mahkeme Kararıyla Kaldırma:
- Alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evli gibi yaşaması,
- Yoksulluğun ortadan kalkması (işe girme, miras kalması vb. suretiyle),
- Haysiyetsiz hayat sürmesi durumlarında mahkeme kararıyla kaldırılır.