Ev Aile HukukuBoşanma Davasında Nafaka Yükümlülüğü | Hukuki İnceleme

Boşanma Davasında Nafaka Yükümlülüğü | Hukuki İnceleme

tarafından Avukat Erdal Ersoy
Boşanma Davasında Nafaka Yükümlülüğü | Hukuki İnceleme thumbnail

Boşanma Davasında Nafaka Yükümlülüğü ve Kriterleri

Nafaka, boşanma süreci ve sonrasında, eşlerin birbirlerine ve çocuklarına karşı olan bakım ve destek yükümlülüğünün bir sonucudur. Türk Medeni Kanunu, nafaka türlerini ve yükümlülük şartlarını ayrıntılı olarak düzenlemiştir. Nafaka yükümlülüğü belirlenirken tarafların kusur oranları, sosyal ve ekonomik durumları ile çocukların ihtiyaçları dikkate alınır.

1. Tedbir Nafakası Yükümlülüğü

Boşanma davası açıldığında, hakim davanın devamı süresince eşlerin ve çocukların barınma, geçim ve bakım giderlerini karşılamak üzere geçici önlemler almak zorundadır. Bu kapsamda hükmedilen nafakaya “Tedbir Nafakası” denir.

  • Kusur Şartı Yoktur: Tedbir nafakası alabilmek için eşin haklı veya kusursuz olması gerekmez. Amaç, dava süresince eşin ve çocukların mağdur olmamasını sağlamaktır.
  • Süresi: Dava tarihinden itibaren başlar ve boşanma hükmü kesinleşinceye kadar devam eder. Dava reddedilirse tedbir nafakası sona erer; boşanma kabul edilirse duruma göre yoksulluk veya iştirak nafakasına dönüşür.
“Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.” (TMK m. 169)

2. İştirak Nafakası Yükümlülüğü (Çocuklar İçin)

İştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım, eğitim, koruma ve sağlık giderlerine “mali gücü oranında” katılmasıdır.

  • Kusur Etkilemez: Eşin boşanmada tam kusurlu olması, çocuğuna karşı nafaka yükümlülüğünü kaldırmaz. Bu nafaka, kamu düzenine ilişkindir ve çocuğun üstün yararı esastır.
  • Miktar: Çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları ve anne-babanın ekonomik gücü dikkate alınarak belirlenir (TMK m. 330).
  • Süre: Kural olarak çocuk ergin olana (18 yaş) kadar devam eder. Ancak çocuk eğitimi devam ediyorsa, eğitim sonuna kadar nafaka ödemesi sürebilir (TMK m. 328/2).

3. Yoksulluk Nafakası Yükümlülüğü (Eş İçin)

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafın, geçimi için diğer taraftan talep ettiği nafakadır. Yoksulluk nafakasının bağlanabilmesi için Kanun (TMK m. 175) iki temel şart aramıştır:

  1. Kusur Şartı: Nafaka talep eden eşin kusuru, diğer eşten daha ağır olmamalıdır. (Eşit kusurlu eş de nafaka alabilir).
  2. Yoksulluk Şartı: Boşanma sonucunda eşin yoksulluğa düşecek olması gerekir.
Önemli: Nafaka yükümlüsü olan (ödeyecek) eşin kusurlu olması şart değildir. Kusursuz olsa bile, eğer mali gücü yerindeyse ve diğer tarafın kusuru daha ağır değilse, yoksulluk nafakası ödemekle yükümlü tutulabilir (TMK m. 175 son cümle).

Nafaka Miktarı ve Artırılması

Nafaka miktarı, tarafların “mali gücü oranında” belirlenir. Hakim, nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir (TMK m. 176/4). Ayrıca değişen ekonomik koşullar veya ihtiyaçlar halinde nafaka artırım davası açılabilir.

4. Nafaka Yükümlülüğünün Sona Ermesi

Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi uyarınca nafaka şu hallerde sona erer:

  • Kendiliğinden Sona Erme: Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü halinde.
  • Mahkeme Kararıyla Kaldırma:
    • Alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evli gibi yaşaması,
    • Yoksulluğun ortadan kalkması (işe girme, miras kalması vb. suretiyle),
    • Haysiyetsiz hayat sürmesi durumlarında mahkeme kararıyla kaldırılır.
Dikkat: Yoksulluk nafakası “süresiz” olarak talep edilebilir. Ancak hakim, durumun gereklerine göre nafakanın toptan veya irat (aylık ödeme) biçiminde ödenmesine karar verebilir. Manevi tazminat ise irat şeklinde ödenemez, toptan ödenir.

Bunları beğenebilirsiniz.