Boşanmada Mehir Alacağı Talep Edilebilir mi?
Mehir, İslam hukuku kökenli bir uygulama olmakla birlikte, Türk hukuk sisteminde doğrudan “mehir” adı altında düzenlenmemiştir. Ancak, hukukumuzdaki sözleşme serbestisi ilkesi ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, mehir senedi veya mehir anlaşması, hukuki bir “bağışlama vaadi” (TBK m. 288) veya “bağışlama” olarak nitelendirilmekte ve boşanma durumunda talep edilebilir bir alacak hakkı doğurmaktadır.
Mehirin Hukuki Niteliği ve Geçerliliği
Türk Medeni Kanunu’nda mehir ile ilgili özel bir madde bulunmamaktadır. Ancak, eşler arasında yapılan ve mehir olarak adlandırılan malvarlığı devri taahhütleri, Borçlar Hukuku çerçevesinde değerlendirilir. Hukuken mehir, kocanın evlenme akdi sırasında veya sonrasında eşine vermeyi taahhüt ettiği para, altın veya diğer malvarlığı değerleridir.
Mehir Türleri ve Boşanmadaki Durumu
Mehir, ödeme zamanına göre ikiye ayrılır ve boşanma davasındaki akıbeti buna göre belirlenir:
1. Mehr-i Muaccel (Peşin Mehir)
Nikah anında veya hemen akabinde kadına teslim edilen mehirdir (örneğin düğünde takılan takılar, peşin verilen para). Türk Medeni Kanunu’nun kişisel mallara ilişkin 220. maddesi ve yerleşik Yargıtay kararları gereği, kadına takılan veya verilen bu ziynet eşyaları ve paralar kadının kişisel malı sayılır.
- Boşanma halinde, peşin ödenmiş mehir kadında kalır; erkek bunu geri isteyemez.
- Bu mallar “bağışlanmış” kabul edilir ve edinilmiş mal paylaşımına (mal rejiminin tasfiyesine) konu edilmezler.
2. Mehr-i Müeccel (Vadeli/Ertelenmiş Mehir)
Ödenmesi ileri bir tarihe, genellikle boşanma veya ölüm olayına bağlanan mehirdir. Bu tür mehir, hukuken “geciktirici şarta bağlı bir alacak” veya “bağışlama vaadi” niteliğindedir.
- Boşanma davası açıldığında veya boşanma kararı kesinleştiğinde, vadeli mehir muaccel (istenebilir) hale gelir.
- Kadın, boşanma ile birlikte, yazılı delille (mehir senedi ile) ispatlamak koşuluyla vadeli mehir alacağını talep edebilir.
Mehir Alacağı İçin Hangi Dava Açılmalıdır?
Mehir alacağı, boşanma davasının fer’i (eki) niteliğinde bir talep değildir (nafaka veya maddi-manevi tazminat gibi değildir). Bu nedenle:
- Mehir alacağı için genellikle ayrı bir alacak davası açılması veya icra takibi yapılması gerekir.
- Ancak usul ekonomisi ilkesi gereği, boşanma davası ile birlikte (tefrik edilmek üzere) veya boşanma davasından bağımsız olarak Aile Mahkemelerinde (çeyiz ve eşya alacağı davası şeklinde) talep edilebilir.
- İspat yükü, Medeni Kanunu’nun 6. maddesi gereğince, mehir alacağı olduğunu iddia eden taraftadır (kadındadır). Bu iddianın en güçlü delili yazılı “Mehir Senedi”dir.
Zamanaşımı Süresi
Mehir alacağı, niteliği itibariyle bir sözleşme alacağı (bağışlama vaadi) olduğundan, Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesinde düzenlenen 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre, alacağın muaccel olduğu tarihten (genellikle boşanma kararının kesinleştiği veya ölüm tarihinden) itibaren işlemeye başlar.
Sonuç
Boşanmada mehir alacağı talep edilebilir. Ancak bu talebin mahkemece kabulü için:
- Mehir taahhüdünün hukuken geçerli bir yazılı belgeye (Mehir Senedi) dayanması,
- Taahhüdün şartlarının (boşanma gibi) gerçekleşmiş olması,
- Alacağın zamanaşımına uğramamış olması gerekmektedir.
Mahkemeler, mehir senedini bir borç ikrarı veya bağışlama vaadi olarak kabul ederek, kocanın taahhüt ettiği mehir bedelini ödemesine hükmedebilmektedir.