Ev Aile HukukuVasinin Görevleri ve Yetkileri Nelerdir? | Hukuki Rehber

Vasinin Görevleri ve Yetkileri Nelerdir? | Hukuki Rehber

tarafından Avukat Erdal Ersoy
Vasinin Görevleri ve Yetkileri Nelerdir? | Hukuki Rehber thumbnail

Vasinin Görevleri ve Yetkileri Nelerdir?

Vesayet, velayet altında bulunmayan küçüklerin veya kısıtlanması gereken erginlerin kişisel ve maddi menfaatlerini korumak amacıyla Türk Medeni Kanunu’nda (TMK) düzenlenmiş bir hukuki kurumdur. Bu kurumun işleyişinde en önemli rolü üstlenen kişi ise “vasi”dir.

Türk Medeni Kanunu’nun 403. maddesine göre vasi; vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür.

Vasinin Görevleri

Vasinin görevleri, göreve başlama anından itibaren vesayetin sona ermesine kadar devam eden süreçte çeşitli yükümlülükleri kapsar. Bu görevler temel olarak “kişiye özen” ve “malvarlığının yönetimi” olarak iki ana başlıkta toplanabilir.

1. Göreve Başlama ve Defter Tutma

Vasi atandıktan sonra ilk iş olarak, vesayet makamı (Sulh Hukuk Mahkemesi) ile birlikte veya mahkemenin görevlendireceği bir kişi ile birlikte, vakit kaybetmeksizin yönetilecek malvarlığının defterini tutmak zorundadır (TMK m. 438). Eğer vesayet altındaki kişi ayırt etme gücüne sahipse, defter tutulurken hazır bulundurulur.

2. Değerli Eşyaların Saklanması ve Paraların Yatırılması

Kıymetli evrak, değerli eşya ve önemli belgeler, malvarlığının yönetimi açısından bir sakınca yoksa vesayet makamının gözetimi altında güvenli bir yerde saklanır (TMK m. 439). Ayrıca, vesayet altındaki kişinin kendisi veya malvarlığının yönetimi için gerekli olmayan paraların, faiz getirmek üzere vesayet makamı tarafından belirlenen milli bir bankaya yatırılması veya Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevrilmesi zorunludur (TMK m. 441).

Dikkat: Paranın yatırılmasını bir aydan fazla geciktiren vasi, bu gecikmeden kaynaklanan faiz kaybını ödemekle yükümlü tutulur.

3. Kişiye Özen ve Temsil

Vasi, vesayet altındaki kişi küçükse onun bakımı ve eğitimi için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür (TMK m. 445). Kısıtlılar için ise vasi, kısıtlıyı korumak ve bütün kişisel işlerinde ona yardım etmekle görevlidir (TMK m. 447). Vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder (TMK m. 448).

4. Malvarlığının Yönetimi ve Hesap Verme

Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek zorundadır. Ayrıca yönetimle ilgili düzenli olarak hesap tutmak ve vesayet makamının belirlediği tarihlerde (her halükarda yılda bir defa) hesabı mahkemenin incelemesine sunmakla yükümlüdür (TMK m. 454).

Vasinin Yetkileri ve İzin Alınması Gereken Haller

Vasi, her ne kadar temsil yetkisine sahip olsa da, bazı önemli hukuki işlemleri yapabilmek için vesayet makamının (Sulh Hukuk Mahkemesi) veya denetim makamının (Asliye Hukuk Mahkemesi) iznini almak zorundadır. Bu izinler alınmadan yapılan işlemler hukuken geçerli olmayabilir veya vasinin sorumluluğunu doğurabilir.

Vesayet Makamından (Sulh Hukuk Mahkemesi) İzin Alınması Gereken Haller

Türk Medeni Kanunu’nun 462. maddesine göre, aşağıdaki işlemleri yapabilmek için vasinin vesayet makamından izin alması şarttır:

  • Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir ayni hak kurulması,
  • Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi,
  • Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri,
  • Ödünç verme ve alma,
  • Kambiyo taahhüdü altına girme (örneğin bono veya çek imzalama),
  • Bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması,
  • Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması,
  • Acele hallerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması,
  • Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri yapılması,
  • Borç ödemeden aciz beyanı,
  • Vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması,
  • Çıraklık sözleşmesi yapılması,
  • Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağl��k kurumuna yerleştirilmesi,
  • Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi.

Denetim Makamından (Asliye Hukuk Mahkemesi) İzin Alınması Gereken Haller

Türk Medeni Kanunu’nun 463. maddesine göre, vesayet makamının izninden sonra ayrıca denetim makamının da izninin gerektiği haller şunlardır:

  • Vesayet altındaki kişinin evlat edinmesi veya evlat edinilmesi,
  • Vesayet altındaki kişinin vatandaşlığa girmesi veya çıkması,
  • Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması,
  • Ömür boyu aylık veya gelir bağlama veya ölünceye kadar bakma sözleşmeleri yapılması,
  • Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması,
  • Küçüğün ergin kılınması,
  • Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması.
Önemli: Kanunen gerektiği halde yetkili makamların izni alınmadan yapılan işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir (TMK m. 465).

Vasinin Yasak İşlemleri

Türk Medeni Kanunu’nun 449. maddesi uyarınca, vasi için bazı işlemler kesinlikle yasaktır. Vesayet altındaki kişi adına:

  • Kefil olmak,
  • Vakıf kurmak,
  • Önemli bağışlarda bulunmak

mümkün değildir. Bu işlemler için mahkeme izni dahi alınamaz.

Vasinin Sorumluluğu

Vesayet organları ve vasi, görevlerini yerine getirirken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdürler (TMK m. 466). Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan doğrudan sorumludur (TMK m. 467). Devlet de vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı eylemlerinden doğan zararlardan sorumludur, ancak zararı tazmin eden devlet, kusurlu olanlara rücu eder.

Yargıtay Kararları Işığında Önemli Hususlar

Yargıtay uygulamalarına göre, vasinin görev ve yetkileri sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Özellikle taşınmaz satışı veya dava açma gibi konularda izin şartına uyulmaması, işlemin geçersizliğine veya vasinin sorumluluğuna yol açmaktadır.

  • Boşanma Davası: Vesayet altındaki kişinin (örneğin akıl hastalığı nedeniyle kısıtlı ise) boşanma davası açması durumunda, vasinin bu davaya icazet vermesi veya bizzat vasinin dava açması gerekebilir. Ancak Yargıtay kararlarına göre, hükümlü bir kişinin boşanma davası açması vasinin onayına tabi değildir, zira boşanma hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Ancak davanın takibi vasi tarafından yapılmalıdır.
  • Satış İzni: Vasi, vesayet altındaki kişinin aracını veya taşınmazını satmak istediğinde vesayet makamının iznini almalıdır. Mahkeme, satışın kısıtlının menfaatine olup olmadığını araştırarak karar verir.

Sonuç olarak, vasilik görevi büyük bir sorumluluk gerektiren, kanunla sınırları çizilmiş ve sürekli denetime tabi bir görevdir. Vasinin keyfi hareket etme yetkisi yoktur ve her adımında vesayet altındaki kişinin “üstün yararını” gözetmek zorundadır.

Bunları beğenebilirsiniz.