Evlilikte Güven Sarsıcı Hareketler
Boşanma davalarında “Zina” (aldatma) ispatı oldukça zordur, çünkü cinsel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Ancak Yargıtay, cinsel ilişki ispatlanamasa bile, eşte sadakatsizlik şüphesi uyandıran davranışları “Güven Sarsıcı Davranış” olarak nitelendirip boşanma sebebi saymaktadır.
1. Hangi Davranışlar Güven Sarsıcıdır?
Yargıtay kararlarına göre şu eylemler güven sarsıcı davranış kabul edilir ve boşanma sebebidir:
- Gizli Telefon Görüşmeleri: Eşin, karşı cinsten biriyle hayatın olağan akışına aykırı saatlerde (gece yarısı) sık sık konuşması veya mesajlaşması.
- Sosyal Medya Kullanımı: Evli olduğu halde sosyal medyada “bekar” olduğunu belirtmek, eski sevgiliyle yazışmak.
- Gizlilik: Telefon şifresini eşinden saklamak, telefonunu sürekli yanında taşımak, gelen aramaları eşinin yanında açmamak (diğer delillerle desteklendiğinde).
- Yalan Söylemek: Bulunduğu yer veya harcamaları hakkında sürekli yalan söylemek.
- Sadakatsizlik İması: Başkalarıyla flörtöz davranışlarda bulunmak, “seni sevmiyorum, başkasını seviyorum” demek.
2. Hukuki Sonuçları (TMK m. 166)
Güven sarsıcı davranışlar, “Evlilik birliğinin temelinden sarsılması” (Şiddetli Geçimsizlik) nedeniyle açılan boşanma davasının konusudur. Bu davranışlarda bulunan eş kusurlu sayılır.
Tazminat Sorumluluğu
Güven sarsıcı davranış, diğer eşin kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Bu nedenle kusurlu eş, diğer eşe Manevi Tazminat ödemeye mahkum edilir. Ayrıca maddi tazminat ve nafaka yükümlülüğü de doğabilir.