Ev Aile HukukuÇekişmeli Boşanmada Tanıklar ve Tanıklık Süreci | Hukuki Rehber

Çekişmeli Boşanmada Tanıklar ve Tanıklık Süreci | Hukuki Rehber

tarafından Avukat Erdal Ersoy
Çekişmeli Boşanmada Tanıklar ve Tanıklık Süreci | Hukuki Rehber thumbnail

Çekişmeli Boşanmada Tanıklar

Çekişmeli boşanma davasında, eşlerin kusurlu davranışlarını ve evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ispatlamak için en sık başvurulan delil tanıklardır. Tanıklar, davanın seyrini ve sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Kimler Tanık Olabilir?

Kural olarak, boşanma davasında herkes tanık olabilir. Tanıkların tarafsız olması beklenir ancak boşanma davaları mahremiyet içerdiği için genellikle en yakın tanıklar aile bireyleridir. Anne, baba, kardeşler, yakın arkadaşlar ve komşular tanık olarak dinlenebilir.

Önemli: Akrabalık ilişkisi tek başına tanıklığı geçersiz kılmaz. Ancak hakim, tanığın beyanlarını değerlendirirken akrabalık ilişkisini ve taraflı olup olmadığını göz önünde bulundurur.

Tanıkların Bildirilmesi

Tanıklar, dava dilekçesi veya cevap dilekçesinde belirtilen süre içinde mahkemeye bildirilmelidir (tanık listesi). HMK’ya göre tanık listesi bir kez verilir, ikinci bir liste verilemez. Tanık listesinde tanıkların adı, soyadı ve tebligata yarar açık adresleri yer almalıdır.

Tanıklık Yapmaktan Çekinme Hakkı

Bazı kişiler, taraflarla olan yakınlıkları nedeniyle tanıklık yapmaktan çekinebilirler. Bu kişiler şunlardır (HMK m. 248):

  • İki taraftan birinin nişanlısı.
  • Evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi iki taraftan birinin eşi.
  • Kendisi veya eşinin altsoy veya üstsoyu (çocuk, torun, anne, baba, büyükbaba).
  • Taraflardan biri ile arasında evlatlık bağı bulunanlar.
  • Üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısımları (Kardeş, amca, dayı, hala, teyze, yeğen).
Dikkat: Çekinme hakkı olan bir tanık, mahkemede “tanıklık yapmak istemiyorum” diyebilir. Ancak tanıklık yapmayı kabul ederse doğruyu söylemek zorundadır.

Tanığın Dinlenmesi

Tanıklar, mahkeme huzurunda hakim tarafından dinlenir. Taraflar ve avukatları da tanığa soru sorabilirler. Tanığın “gördüğü” ve “duyduğu” olayları anlatması istenir. Başkasından duyma (duyuma dayalı) bilgiler genellikle tek başına ispata yeterli görülmez. Tanığın yalan söylemesi suçtur (Yalan Tanıklık Suçu – TCK m. 272).

Bunları beğenebilirsiniz.