Boşanma Davalarında Emsal Yargıtay Kararları
Boşanma davalarında verilen kararlar, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatları doğrultusunda şekillenmektedir. Aşağıda, boşanma sebeplerine, kusur durumuna ve nafaka-tazminat taleplerine ilişkin önemli Yargıtay kararlarından örnekler derlenmiştir.
1. Sadakat Yükümlülüğü ve Zina
Boşanma Davası Sürerken Sadakat Yükümlülüğü Devam Eder
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik kararlarına göre, boşanma davası açılmış olsa bile, karar kesinleşinceye kadar eşlerin sadakat yükümlülüğü devam eder.
Affeden Tarafın Dava Hakkı Yoktur
Eşlerden biri, diğerinin zinasını veya kusurlu davranışını öğrendikten sonra evlilik birliğini devam ettirmiş veya affettiğini beyan etmişse, artık bu sebebe dayanarak boşanma davası açamaz.
2. Kusur Durumu ve Tazminat
Eşit Kusurlu Eş Yararına Tazminat Verilemez
Maddi ve manevi tazminat talep edebilmek için, talep eden tarafın kusursuz veya diğer eşe göre daha az kusurlu olması gerekir. Eşit kusur halinde tazminata hükmedilemez.
Fiziksel Şiddet ve Hakaret Manevi Tazminat Gerektirir
Eşine fiziksel şiddet uygulayan, hakaret eden veya aşağılayıcı davranışlarda bulunan eş, diğer eşin kişilik haklarına saldırıda bulunmuş sayılır ve manevi tazminat ödemekle yükümlüdür.
3. Nafaka Kararları
Asgari Ücretle Çalışan Kadın Yararına Yoksulluk Nafakası
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, asgari ücretle çalışmak yoksulluk nafakası almaya engel değildir. Asgari ücret, kişiyi yoksulluktan kurtaracak düzeyde bir gelir olarak kabul edilmemektedir.
İştirak Nafakası Çocuğun Üstün Yararına Göre Belirlenir
İştirak nafakası, çocuğun yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları ile anne-babanın ekonomik gücü dikkate alınarak belirlenir. Taraflar talep etmese bile hakim, çocuğun menfaati için iştirak nafakasına hükmedebilir.
Özet
- Sadakat yükümlülüğü boşanma kararı kesinleşene kadar sürer.
- Affedilen olaylara dayanılarak dava açılamaz.
- Eşit kusurlu eş tazminat alamaz.
- Asgari ücretli eşe yoksulluk nafakası verilebilir.