Ev Aile HukukuNafaka Hesaplama Kriterleri

Nafaka Hesaplama Kriterleri

tarafından Avukat Erdal Ersoy
Nafaka Hesaplama Kriterleri thumbnail

Nafaka Hesaplama Kriterleri

Boşanma veya ayrılık davalarında en çok merak edilen konulardan biri nafaka miktarının neye göre belirlendiğidir. Türk Medeni Kanunu’nda nafaka için sabit bir oran veya miktar belirlenmemiş, bu konuda hakime geniş bir takdir yetkisi verilmiştir. Ancak hakim bu yetkisini kullanırken belirli kriterleri göz önünde bulundurmak zorundadır.

1. Tarafların Ekonomik ve Sosyal Durumları

Nafaka hesaplamasında en temel kriter, tarafların mali güçleridir. Mahkeme; tarafların maaşlarını, ek gelirlerini, üzerine kayıtlı taşınır/taşınmaz malları, kira giderlerini ve genel yaşam standartlarını araştırır.

  • Nafaka Yükümlüsü: Ödeme gücü, geliri, borçları ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler dikkate alınır.
  • Nafaka Alacaklısı: Yoksulluğa düşüp düşmeyeceği, çalışıp çalışmadığı, asgari yaşam giderleri değerlendirilir.

2. Nafaka Türüne Göre Kriterler

Hesaplama kriterleri nafaka türüne göre farklılık gösterir:

a) İştirak Nafakası (Çocuk İçin)

Çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve sosyal ihtiyaçları esas alınır. Çocuğun yaşı, gittiği okul (özel/devlet), servis ücreti, kurs giderleri gibi masraflar hesaplamada etkilidir. Velayeti almayan ebeveynin mali gücü oranında bu giderlere katılması beklenir.

b) Yoksulluk Nafakası (Eş İçin)

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eşin, evlilik birliği içindeki yaşam standardını (mümkün olduğunca) koruyabilmesi amaçlanır. Burada kusur oranı da önemlidir; talep eden eşin, diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekir.

c) Tedbir Nafakası

Dava süresince eşlerin ve çocukların barınma ve geçimini sağlamak için geçici olarak belirlenen nafakadır. Kusur incelemesi yapılmadan, acil ihtiyaçlar ve mali durum gözetilerek belirlenir.

3. Hakkaniyet İlkesi

TMK Madde 4 gereğince hakim, takdir yetkisini kullanırken hukuka ve hakkaniyete uygun karar vermelidir. Nafaka miktarı, yükümlüyü sefalete sürükleyecek kadar yüksek, alacaklının ihtiyaçlarını karşılamayacak kadar düşük olmamalıdır. Denge gözetilmelidir.

Asgari Ücretli Çalışan: Yargıtay uygulamalarına göre, asgari ücretle çalışan veya geliri çok düşük olan bir baba dahi, gücü oranında (cüzi de olsa) iştirak nafakası ödemekle yükümlüdür.

4. Enflasyon ve Artış Oranı

Nafakanın zamanla değer kaybetmemesi için hakim, nafakanın her yıl TÜİK tarafından açıklanan ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) veya TÜFE oranında artırılmasına karar verebilir. Bu sayede her yıl yeniden dava açılmasına gerek kalmaz.

Dikkat: İnternet üzerindeki “nafaka hesaplama motorları” sadece tahmini sonuçlar verir. Her davanın kendine özgü şartları (çocuğun özel durumu, eşin hastalığı vb.) olduğundan, kesin miktar ancak mahkemece belirlenir.

Bunları beğenebilirsiniz.