Düğünde Takılan Ziynet Eşyaları Kime Aittir?
Boşanma sürecinde mal paylaşımı kadar önemli bir diğer konu da düğünde takılan takıların (ziynet eşyalarının) paylaşımıdır. Türk Medeni Kanunu’nda bu konuda açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatları ile uygulama kesinlik kazanmıştır.
1. Temel Kural: Kadına Bağışlanmış Sayılır
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre; düğün sırasında takılan ziynet eşyaları (altın, para, döviz, mücevher), kim tarafından takılırsa takılsın (erkeğin ailesi, kızın ailesi veya misafirler) ve kime takılırsa takılsın (geline veya damada), kadına bağışlanmış sayılır. Bu nedenle ziynet eşyaları kadının “Kişisel Malı” (TMK m. 220) kabul edilir ve boşanmada mal paylaşımına (yarı yarıya paylaşıma) dahil edilmez, tamamı kadına verilir.
2. İstisna: Erkeğe Özgü Takılar
Bu genel kuralın tek istisnası, “kadına özgü olmayan” takılardır. Sadece erkeğin kullanımına özgü olan takılar (örneğin; erkek kol saati, kol düğmesi, kravat iğnesi gibi) damada aittir. Ancak damada takılan çeyrek altın, yarım altın veya para gibi cinsiyet ayrımı olmayan değerler de kadına ait sayılır.
3. Ziynetlerin Harcanmış Olması
Boşanma davası açıldığında ziynet eşyaları fiziksel olarak mevcut değilse (bozdurulup harcanmışsa) ne olur?
- Ortak Giderler İçin Harcanma: Düğün borçları, balayı masrafı, ev eşyası alımı veya evin geçimi için bozdurulmuş olması, erkeğin iade yükümlülüğünü kaldırmaz. Erkek, bu altınların bedelini kadına ödemek zorundadır.
- İade Edilmemek Üzere Bağışlama: Eğer kadın, kendi özgür iradesiyle altınları bozdurup “bir daha geri istememek üzere” kocasına verdiğini veya evin ihtiyacına harcadığını kabul ederse (bağışlarsa), geri isteyemez. Ancak bu durumun ispat yükü kocadadır. Sadece “kadın rızasıyla verdi” savunması yeterli değildir; “hibe” edildiğinin kanıtlanması gerekir.
4. Yerel Adetler
Eskiden yerel adetlere (örneğin “erkeğe takılan erkekte kalır” gibi) bakılsa da, Yargıtay son kararlarında bu konuda birliği sağlamış ve yerel adet aksine olsa bile, aksi yönde yazılı bir anlaşma yoksa genel kuralı (kadına aittir kuralını) uygulamaktadır.