Boşanmadan Önce Satılan Mallar ve Hukuki Durumu
Boşanma sürecinde veya boşanma davası açılmadan hemen önce eşlerden birinin malvarlığını elden çıkarması, sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Bu eylemler genellikle diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılır. Türk Medeni Kanunu, bu tür kötü niyetli devirleri önlemek için belirli düzenlemeler getirmiştir.
Hukuki Düzenleme ve Eklenecek Değerler
Mal rejiminin tasfiyesinde, boşanmadan önce satılan veya devredilen mallar belirli şartlar altında “eklenecek değer” olarak kabul edilir ve mal paylaşımı hesabına dahil edilir.
TMK Madde 229: Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir:
- Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,
- Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.
1. Bir Yıl İçinde Yapılan Karşılıksız Kazandırmalar
Boşanma davasının açıldığı tarihten (mal rejiminin sona erme tarihi) geriye doğru 1 yıl içinde yapılan karşılıksız kazandırmalar (bağışlar), diğer eşin rızası yoksa hesaplamaya dahil edilir. Burada “katılma alacağını azaltma kastı” aranmaz; sadece 1 yıllık süre ve rıza eksikliği yeterlidir.
2. Katılma Alacağını Azaltmak Kastıyla Yapılan Devirler
Bu tür devirlerde herhangi bir süre sınırı yoktur. Eşlerden biri, evlilik birliği devam ederken (örneğin 5 yıl önce bile olsa), diğer eşin mal rejiminden doğan haklarını (katılma alacağını) azaltmak amacıyla mal devretmişse, bu malların değeri de tasfiye hesabına eklenir.
- Malın rayiç değerinin çok altında satılması.
- Malın yakın akrabaya veya arkadaşa devredilmesi.
- Satış bedelinin akıbetinin belirsiz olması veya hayatın olağan akışına aykırı harcanması.
İspat Yükü
Malın diğer eşin haklarını azaltmak kastıyla devredildiğini iddia eden eş (davacı), bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Ancak, boşanma davası açılmadan hemen önce yapılan şüpheli satışlar, mahkemelerce genellikle hayatın olağan akışına aykırı ve mal kaçırma amaçlı olarak değerlendirilmektedir.
Satılan Malların Değerinin Belirlenmesi
Hesaplamaya eklenecek olan malın değeri, devir tarihindeki değil, mal rejiminin tasfiyesi tarihindeki (karar tarihindeki) sürüm (rayiç) değeri esas alınarak belirlenir (TMK m. 235/2). Bu sayede mağdur olan eşin enflasyon veya değer artışları nedeniyle zarara uğraması engellenir.
Üçüncü Kişilere Karşı Dava Hakkı
Tasfiye sırasında borçlu eşin malvarlığı veya terekesi, katılma alacağını karşılamaya yetmezse, alacaklı eş, karşılıksız kazandırmadan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarı isteyebilir (TMK m. 241). Bu dava hakkı, alacaklı eşin haklarının zedelendiğini öğrendiği tarihten başlayarak 1 yıl ve her halde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden 5 yıl geçmekle düşer.
Tasarruf Yetkisinin Sınırlanması
Boşanma davası açıldığında veya evlilik birliği devam ederken eşlerden biri malları kaçırma eğilimindeyse, diğer eş TMK m. 199 uyarınca mahkemeden eşinin tasarruf yetkisinin sınırlanmasını isteyebilir. Ayrıca, aile konutu şerhi konulması veya ihtiyati tedbir talep edilmesi de mümkündür.