60
Boşanma Sürecinde Tarafların Davranışları
Boşanma davası sürecinde, eşlerin birbirlerine karşı tutum ve davranışları, davanın sonucunu, kusur oranlarını, tazminat ve nafaka miktarlarını doğrudan etkiler. Mahkeme, tarafların evlilik birliği içindeki davranışlarını değerlendirerek boşanmaya sebep olan olaylarda kimin ne kadar kusurlu olduğunu tespit eder.
Kusur Sayılan Davranışlar
Yargıtay içtihatlarına göre boşanma davalarında kusur sayılan başlıca davranışlar şunlardır:
- Sadakatsizlik: Zina yapmak, başkasıyla duygusal ilişki kurmak veya güven sarsıcı davranışlarda bulunmak (TMK m. 161, 185).
- Şiddet ve Kötü Muamele: Fiziksel şiddet uygulamak, psikolojik baskı yapmak, hakaret etmek, aşağılamak (TMK m. 162).
- Birlik Görevlerini İhmal: Evi terk etmek, ekonomik şiddet uygulamak (evin ihtiyaçlarını karşılamamak), çocuklarla ilgilenmemek (TMK m. 164).
- Suç İşlemek ve Haysiyetsiz Hayat: Yüz kızartıcı suç işlemek veya haysiyetsiz bir yaşam sürmek (TMK m. 163).
Davranışların Hukuki Sonuçları
Tarafların kusurlu davranışları şu sonuçları doğurur:
- Boşanma Kararı: Kusurlu davranışlar evlilik birliğini temelinden sarsmışsa boşanmaya karar verilir.
- Tazminat: Kusurlu taraf, diğer tarafa maddi ve manevi tazminat ödemek zorunda kalabilir (TMK m. 174).
- Nafaka: Ağır kusurlu eş, yoksulluk nafakası talep edemez (TMK m. 175).
Önemli: Boşanma davası devam ederken de eşlerin sadakat yükümlülüğü devam eder. Dava sürecinde yaşanan sadakatsizlik, yeni bir dava konusu olabilir veya mevcut davada kusur olarak değerlendirilebilir.
Affedilen Davranışlar
Boşanma sebebini öğrendikten sonra eşini affeden veya evliliğe devam eden tarafın dava hakkı düşer (TMK m. 161/3). Hoşgörü ile karşılanan veya affedilen davranışlar, boşanma davasında kusur olarak ileri sürülemez.
Dikkat: Sosyal medya paylaşımları, mesajlar ve diğer dijital kayıtlar, kusurlu davranışların ispatında delil olarak kullanılabilir. Bu nedenle dava sürecinde dikkatli olunmalıdır.