Boşanma Sonrası Yurtdışına Yerleşme
Boşanma sonrası velayet sahibi ebeveynin çocukla birlikte yurtdışına yerleşmek istemesi, günümüzde sıkça karşılaşılan ve hukuki açıdan karmaşık bir süreçtir. Velayet hakkı, çocuğun yerleşim yerini belirleme yetkisini kapsasa da, bu hak sınırsız değildir ve diğer ebeveynin haklarıyla dengelenmelidir.
Velayet Sahibinin Yurtdışına Yerleşme Hakkı
Velayet hakkı kendisinde olan ebeveyn, kural olarak çocuğuyla birlikte yurtdışına yerleşebilir. Ancak bu durum, diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkını zedelememelidir. Türk hukukunda, velayet sahibinin yurtdışına taşınması için diğer ebeveynin izni şart değildir, ancak kişisel ilişki düzenlemesinin değişmesi gerektiğinden mahkemeye başvurulması gerekebilir (TMK m. 183).
Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi
Yurtdışına taşınma, diğer ebeveynin çocukla olağan kişisel ilişki kurmasını (örneğin hafta sonu görüşmeleri) imkansız hale getirir. Bu durumda, kişisel ilişkinin yeni koşullara uyarlanması gerekir:
- Görüşme süreleri daha uzun ve seyrek (örneğin yaz tatilinde 1 ay, sömestr tatilinde 1 hafta) düzenlenebilir.
- Görüntülü görüşme imkanları (Skype, WhatsApp vb.) artırılabilir.
- Yol masraflarının kim tarafından karşılanacağı karara bağlanmalıdır.
Diğer Ebeveynin Muvafakati ve Pasaport İşlemleri
Çocuğun yurtdışına çıkabilmesi için pasaport ve vize işlemlerinde diğer ebeveynin muvafakati gerekebilir. Eğer diğer ebeveyn muvafakat vermezse, velayet sahibi ebeveyn Aile Mahkemesi’ne başvurarak “muvafakat yerine geçen hakim kararı” alabilir.
Velayetin Değiştirilmesi Riski
Eğer yurtdışına taşınma kararı, çocuğun üstün yararına aykırıysa (örneğin eğitimini aksatacaksa, psikolojisini bozacaksa) veya diğer ebeveynle bağını koparmak amacıyla (kötü niyetli) yapılıyorsa, diğer ebeveyn velayetin değiştirilmesi davası açabilir (TMK m. 183, 324).