Boşanma Sonrası Aile Konutu
Boşanma sürecinde ve sonrasında eşlerin birlikte yaşadıkları ve ailenin yaşam merkezi olan “aile konutu”nun durumu, Türk Medeni Kanunu’nda özel olarak düzenlenmiştir. Aile konutu sıfatı, boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer.
Aile Konutu Şerhi ve Boşanma
Evlilik devam ederken tapu kütüğüne işlenen “aile konutu şerhi”, eşlerden birinin diğerinin rızası olmadan konutu satmasını veya üzerindeki hakları sınırlamasını engeller (TMK m. 194). Ancak bu şerhin koruyuculuğu, boşanma kararının kesinleşmesiyle biter.
Boşanma Sonrası Aile Konutunun Özgülenmesi
Boşanma halinde, aile konutunda kimin kalmaya devam edeceği ve konutun mülkiyet durumu şu şekilde belirlenir:
- Kiralanan Konut: Eşler aile konutunda kiracı ise, hakim boşanma kararında kiracılık sıfatının hangi eşte kalacağına karar verebilir. Koca, kirayı ödeyen taraf olsa bile, hakim konutu kadına ve çocuklara tahsis edebilir.
- Mülkiyet Hakkı: Aile konutu eşlerden birinin mülkiyetinde ise ve mal rejiminin tasfiyesi sonucunda diğer eşin “katılma alacağı” varsa, bu alacağa mahsuben aile konutunun mülkiyetinin kendisine verilmesini talep edebilir (TMK m. 240).
İntifa veya Oturma Hakkı
Haklı sebeplerin varlığı halinde, sağ kalan eşin veya boşanma durumunda diğer eşin istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa (kullanma) veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir (TMK m. 240/3, TMK m. 652). Bu durum, özellikle konutun manevi değeri veya çocukların düzeninin bozulmaması için tercih edilebilir.