Ev Aile HukukuÇocuğun Velayeti Kaç Yaşında Babaya Verilir? | Velayet Davaları

Çocuğun Velayeti Kaç Yaşında Babaya Verilir? | Velayet Davaları

tarafından Avukat Erdal Ersoy
Çocuğun Velayeti Kaç Yaşında Babaya Verilir? | Velayet Davaları thumbnail

Çocuğun Velayeti Kaç Yaşında Babaya Verilir?

Boşanma davalarında en çok merak edilen konulardan biri velayetin kime verileceğidir. Özellikle babalar, çocuklarının velayetini alıp alamayacaklarını, bunun için çocuğun belirli bir yaşa gelmesinin gerekip gerekmediğini sıkça sormaktadır. Türk hukukunda “velayet babaya şu yaşta verilir” şeklinde kesin bir kural yoktur. Ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ve çocuk psikolojisi üzerine yapılan bilimsel çalışmalar, yaş gruıplarına göre belirli eğilimler ortaya koymaktadır.

Velayette Temel İlke: Çocuğun Üstün Yararı

Velayet düzenlemesinde hakimin gözettiği en temel ilke, “çocuğun üstün yararı”dır. Çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin en iyi hangi ebeveyn yanında sağlanacağı araştırılır. Ebeveynlerin maddi durumu, yaşam tarzları, çocuğa ayırabilecekleri zaman ve ilgi gibi faktörler bu değerlendirmede rol oynar.

Yaş Gruıplarına Göre Velayet Değerlendirmesi

1. 0-3 Yaş Grubu (Anne Bakımına Muhtaç Dönem)

Bu dönemdeki çocuklar, anne bakımına ve şefkatine mutlak derecede muhtaç kabul edilir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, annenin çocuğun sağlığına zarar verecek derecede ihmali veya kötü yaşam tarzı (haysiyetsiz hayat sürme vb.) kanıtlanmadıkça, bu yaş grubundaki çocuğun velayeti anneye verilir. Annenin maddi durumunun yetersiz olması bile tek başına velayetin babaya verilmesi için yeterli sebep sayılmayabilir.

Önemli: 0-3 yaş grubunda velayetin babaya verilmesi çok istisnai bir durumdur.

2. 3-7 Yaş Grubu (Okul Öncesi Dönem)

Bu dönemde çocuk anne bakımına daha az muhtaç olsa da, hala annenin ilgisine ve şefkatine ihtiyaç duyar. Ancak bu yaş grubunda babanın velayeti alma şansı, 0-3 yaş grubuna göre biraz daha artar. Eğer anne çocuğa bakmaktan acizse, çocuğun gelişimini olumsuz etkiliyorsa veya çocuk babayla daha iyi bir iletişim içindeyse, velayet babaya verilebilir.

3. 7-12 Yaş Grubu (Okul Çağı)

Okul çağındaki çocuklar için artık anne bakımından ziyade, çocuğun eğitimi, sosyal çevresi ve geleceği ön plana çıkar. Bu dönemde maddi imkanlar, çocuğun alıştığı düzen ve ebeveynlerin çocuğa sunabileceği eğitim olanakları daha fazla önem kazanır. Bu yaş grubunda idrak gücü gelişmeye başladığı için, uzman pedagoglar eşliğinde çocuğun görüşü de alınabilir. Babanın maddi ve manevi imkanlarının daha iyi olması durumunda velayetin babaya verilme ihtimali bu dönemde daha yüksektir.

4. 12 Yaş ve Üzeri (İdrak Çağı)

Yargıtay uygulamalarına göre 8 yaş ve üzeri, özellikle 12 yaşından büyük çocuklar “idrak çağında” kabul edilir. Bu yaştaki çocuklar kendilerini ifade edebilir ve kiminle yaşamak istediklerine dair tercihlerini belirtebilirler. Mahkeme, bu yaş grubundaki çocukların velayetini düzenlerken çocuğun tercihini dikkate almak zorundadır.

Yargıtay Kararı (2. HD, E. 2018/7798):
“…12.06.2018 tarihli duruşmada dinlenen Ali, babası ile kalmak istediğini, babası ile mutlu olduğunu ifade etmiştir. Velayetin düzenlenmesinde asıl olan çocuğun üstün yararıdır… Çocuğun beyanı ve dosya kapsamı dikkate alındığında velayetin babaya verilmesi gerekirken…”

Velayet Hangi Durumlarda Babaya Verilir?

Yaştan bağımsız olarak, aşağıdaki durumlarda velayetin babaya verilmesi mümkündür:

  • Annenin çocuğun sağlığını ve güvenliğini tehlikeye atması,
  • Annenin ahlaka aykırı bir yaşam sürmesi ve bunun çocuğu olumsuz etkilemesi,
  • Annenin akıl hastalığının bulunması,
  • Annenin çocuğu istememesi veya terk etmesi,
  • Annenin yeniden evlenmesi ve üvey babanın çocuğa kötü davranması (tek başına evlilik velayetin değişmesi için yeterli değildir, çocuğun zarar görmesi gerekir),
  • İdrak çağındaki çocuğun babayı tercih etmesi.

Sonuç

Çocuğun velayetinin babaya verilmesi için belirli bir yaş sınırı yoktur, ancak çocuğun yaşı arttıkça babanın velayeti alma ihtimali de artmaktadır. Özellikle idrak çağındaki (8-12 yaş ve üzeri) çocukların tercihleri mahkeme tarafından büyük önem taşır. Ancak her durumda asıl belirleyici olan, çocuğun bedensel ve ruhsal sağlığının en iyi şekilde korunacağı ortamın sağlanmasıdır.

Bunları beğenebilirsiniz.