Ev Aile HukukuÇocuğun Velayete Sahip Olmayan Anne ya da Babasını Yeterince Tanıyamaması

Çocuğun Velayete Sahip Olmayan Anne ya da Babasını Yeterince Tanıyamaması

tarafından Avukat Erdal Ersoy
Çocuğun Velayete Sahip Olmayan Anne ya da Babasını Yeterince Tanıyamaması thumbnail

Çocuğun Velayete Sahip Olmayan Anne ya da Babasını Yeterince Tanıyamaması

Boşanma veya ayrılık durumlarında velayet hakkı genellikle ebeveynlerden birine verilir. Velayet hakkı kendisine verilmeyen ebeveynin (anne veya baba) çocukla kişisel ilişki kurması, hem ebeveyn hem de çocuğun sağlıklı gelişimi açısından hayati öneme sahiptir. Çocuğun, velayeti kendisinde olmayan ebeveynini yeterince tanıyamaması, onunla bağ kuramaması, hukuki ve psikolojik açıdan ciddi sorunlara yol açabilir.

Kişisel İlişki Kurma Hakkı

Türk Medeni Kanunu, velayet hakkı kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkını güvence altına almıştır. Bu hak, sadece ebeveynin değil, aynı zamanda çocuğun da hakkıdır.

Türk Medeni Kanunu Madde 323:
“Ana ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.”

Mahkeme, boşanma kararı verirken velayeti kime verirse versin, diğer ebeveynle çocuk arasında uygun bir kişisel ilişki düzenlemek zorundadır. Bu düzenleme yapılırken çocuğun yaşı, eğitimi, sağlığı ve üstün yararı esas alınır.

Çocuğun Ebeveynini Tanıyamamasının Hukuki Sonuçları

Eğer velayet sahibi ebeveyn, diğer ebeveynin çocukla görüşmesini engellerse veya mahkemenin belirlediği kişisel ilişki düzenine uymazsa, bu durum velayetin kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, çocuğun diğer ebeveyniyle bağ kurmasının engellenmesi, çocuğun gelişimini olumsuz etkiler ve velayetin değiştirilmesi sebebi olabilir.

Yargıtay Kararı (2. HD, 2016/10241 E.):
“Velayet hakkı sahibi olan eş, çocuk üzerindeki nüfuzunu kullanarak diğer eşin çocukla görüşmesini engellerse, bu durum velayet değişikliği talep etmek için haklı bir sebep oluşturur.”

Kişisel İlişkinin Engellenmesi Durumunda Ne Yapılabilir?

  • İcra Takibi (Çocuk Teslimi): Mahkeme kararına rağmen çocuk gösterilmiyorsa, icra yoluyla çocuk teslimi talep edilebilir (Not: Yeni düzenlemelerle bu süreç Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri tarafından yürütülmektedir).
  • Velayetin Değiştirilmesi Davası: Çocuğun diğer ebeveynle görüşmesinin sürekli engellenmesi, velayetin değiştirilmesi davasının en güçlü gerekçelerinden biridir.
  • Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi Davası: Mevcut görüşme süreleri yetersiz kalıyorsa ve çocuk ebeveynini yeterince tanıyamıyorsa, görüşme sürelerinin artırılması (yatılı kalma vb.) için dava açılabilir.

Kişisel İlişkinin Sınırlandırılması veya Kaldırılması

Kural olarak her ebeveynin çocuğuyla görüşme hakkı vardır. Ancak bu hak sınırsız değildir. Çocuğun huzuru tehlikeye girerse veya ebeveyn bu hakkı kötüye kullanırsa, mahkeme kişisel ilişkiyi sınırlandırabilir veya kaldırabilir.

Türk Medeni Kanunu Madde 324:
“Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını birinci fıkrada öngörülen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddî olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir.”

Sonuç

Çocuğun velayeti kendisinde olmayan anne veya babasını yeterince tanıyamaması, çocuğun duygusal ve psikolojik gelişimi açısından büyük bir eksikliktir. Hukuk sistemimiz, çocuğun her iki ebeveyniyle de sağlıklı bir ilişki kurmasını destekler. Velayet sahibi ebeveynin bu ilişkiyi engellemesi hukuka aykırıdır ve velayetin el değiştirmesine kadar varan sonuçlar doğurabilir. Diğer ebeveyn ise, çocuğuyla yeterince görüşemediğini düşünüyorsa, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi veya velayetin değiştirilmesi davası açma hakkına sahiptir.

Bunları beğenebilirsiniz.