Mehir Alacağı Davası
Mehir, İslam hukukunda erkeğin evlenirken eşine verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para, altın veya malvarlığıdır. Türk Medeni Kanunu’nda doğrudan “mehir” adı altında bir düzenleme bulunmamakla birlikte, Yargıtay içtihatları doğrultusunda bu talep hukuken korunmaktadır. Mehir, hukuki niteliği itibariyle “bağışlama vaadi” olarak kabul edilir.
Mehir Türleri
- Mehr-i Muaccel: Peşin ödenen, nikah anında veya hemen sonrasında kadına verilen mehirdir.
- Mehr-i Müeccel: Ödenmesi sonraya (genellikle boşanma veya ölüm anına) bırakılan mehirdir.
Mehir Alacağının İspatı: Mehir Senedi
Mehir alacağının talep edilebilmesi için en önemli ispat aracı yazılı bir belgedir. Uygulamada buna “mehir senedi” denir. Türk Borçlar Kanunu’nun 288. maddesine göre bağışlama vaadinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Bu nedenle, mehir sözü verilmişse bunun yazılı bir senede bağlanmış olması, davanın kazanılması açısından kritiktir.
Dava Nerede ve Ne Zaman Açılır?
Görevli Mahkeme: Mehir alacağı, evlilik birliğinden kaynaklanan bir anlaşmazlık olduğu için görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.
Zamanaşımı: Mehir alacağı davaları, Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesindeki 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre, alacağın muaccel olduğu tarihten (boşanma kararının kesinleşmesi veya ölüm tarihinden) itibaren başlar.
Kişisel Mal Niteliği
Kadına mehir olarak verilen veya taahhüt edilen mallar (altın, para, taşınmaz vb.), kadının kişisel malı sayılır. Bu nedenle boşanma halinde mal paylaşımı (katılma alacağı) hesaplamasına dahil edilmezler; kadın bu malları aynen veya bedelini talep etme hakkına sahiptir.