Kadın Boşanma Davası Açabilir mi?
Türk Medeni Kanunu’na göre, evlilik birliğini sona erdirmek isteyen eşlerden her biri, ister kadın ister erkek olsun, boşanma davası açma hakkına sahiptir. Kadın, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı veya kanunda sayılan özel boşanma sebeplerinden birinin gerçekleştiği durumlarda yetkili Aile Mahkemesi’ne başvurarak boşanma davası açabilir.
Boşanma Davası Açma Sebepleri
Kadın, boşanma davasını Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen “Genel” veya “Özel” sebeplere dayanarak açabilir. Hangi sebebe dayanılacağı, evlilik birliğinde yaşanan olayların niteliğine göre belirlenir.
1. Genel Boşanma Sebebi: Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (Şiddetli Geçimsizlik)
Türk Medeni Kanunu madde 166/1 uyarınca, evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Bu sebep, uygulamada en sık karşılaşılan boşanma nedenidir ve sınırsız sayıda olayı kapsayabilir.
- Fiziksel, psikolojik veya ekonomik şiddet uygulanması
- Hakaret, aşağılama ve onur kırıcı davranışlar
- Güven sarsıcı davranışlar ve sadakatsizlik (zina boyutuna varmayan)
- Evlilik yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi
2. Özel Boşanma Sebepleri
Kadın, kanunda sınırlı sayıda sayılan özel sebeplerden birinin varlığı halinde de doğrudan bu sebebe dayanarak boşanma davası açabilir. Özel sebeplerde, davacı kadın sadece ilgili olayın (örneğin zinanın veya terkin) gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür; ayrıca evlilik birliğinin sarsıldığını ispatlaması gerekmez.
- Zina (TMK m. 161): Eşin sadakatsizliği ve başka biriyle cinsel ilişkiye girmesi.
- Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış (TMK m. 162): Kadının canına kastedilmesi, eziyet görmesi veya ağır hakaretlere uğraması.
- Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme (TMK m. 163): Eşin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir yaşam sürmesi.
- Terk (TMK m. 164): Eşin haklı bir sebep olmaksızın ortak konutu terk etmesi veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesi (en az 6 ay sürmesi ve usulüne uygun ihtar çekilmesi şartıyla).
- Akıl Hastalığı (TMK m. 165): Eşin iyileşmesi imkansız bir akıl hastalığına tutulması ve bu durumun ortak hayatı çekilmez hale getirmesi.
Kadın Boşanma Davası Açarsa Erkek Kabul Etmezse Ne Olur?
Boşanma davası tek taraflı irade beyanı ile açılan bir davadır. Kadın boşanma davası açtığında, erkeğin boşanmayı kabul etmemesi davanın reddedilmesine neden olmaz. Eğer kadın, dayandığı boşanma sebebini ve erkeğin kusurlu olduğunu delillerle ispatlayabilirse, hakim erkeğin itirazına rağmen boşanmaya karar verir.
Ancak, davayı açan kadının kusuru daha ağırsa ve erkek davaya itiraz ederse, boşanma kararı verilmeyebilir. Fakat bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında erkek ve çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa, hakim yine de boşanmaya karar verebilir (TMK m. 166/2).
Boşanma Davasında Kadının Hakları
Boşanma davası açan kadın, boşanma talebinin yanı sıra aşağıdaki fer’i (bağlı) taleplerde de bulunabilir:
- Velayet: Müşterek çocukların velayetinin kendisine verilmesi.
- Tedbir Nafakası: Dava süresince kendisi ve çocukları için geçimini sağlamak amacıyla nafaka.
- İştirak Nafakası: Dava sonucunda velayeti kendisine verilen çocuklar için nafaka.
- Yoksulluk Nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse ve boşanmada daha ağır kusurlu değilse, kendisi için süresiz nafaka.
- Maddi ve Manevi Tazminat: Boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenmişse maddi tazminat; kişilik hakları saldırıya uğramışsa manevi tazminat.
- Ziynet Eşyaları: Düğünde takılan takıların ve ziynet eşyalarının iadesi.