Nafaka Miktarı Neye Göre Belirlenir?
Boşanma veya ayrılık davalarında en çok tartışılan konulardan biri nafaka miktarıdır. Türk hukukunda nafaka miktarını belirleyen sabit bir formül, tablo veya yüzde (örneğin maaşın %25’i gibi) yoktur. Hakim, Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki takdir yetkisini kullanarak her somut olaya göre hakkaniyetli bir miktar belirler.
1. Hakimin Dikkate Aldığı Kriterler
Nafaka miktarı belirlenirken şu hususlar araştırılır:
- Tarafların Ekonomik Durumu: Maaşları, ek gelirleri, kira gelirleri, üzerine kayıtlı tapu ve araçlar, banka mevduatları.
- Tarafların Sosyal Durumu: Yaşam standartları, oturdukları ev (kira mı mülk mü), sosyal çevreleri.
- Giderler: Kira, fatura, mutfak masrafı, kredi borçları.
- Çocuğun İhtiyaçları (İştirak Nafakası İçin): Çocuğun yaşı, okul masrafı, servis ücreti, kurs giderleri, sağlık durumu.
2. “Mali Güç Oranında” İlkesi
TMK m. 175 ve 327 uyarınca nafaka, ödeyecek kişinin “mali gücü oranında” olmalıdır. Yani asgari ücretle çalışan birinden 10.000 TL nafaka istenemeyeceği gibi, milyonlarca lira kazanan birinden de 500 TL nafaka bağlanması hakkaniyete aykırıdır.
3. SED Raporu (Sosyal Ekonomik Durum Araştırması)
Mahkeme, tarafların beyanlarıyla yetinmez. Kolluk kuvvetlerine (polis/jandarma) yazı yazarak tarafların evine gidilmesini, çevre araştırması yapılmasını ve gerçek yaşam standartlarının tespit edilmesini ister. Ayrıca tapu, trafik ve bankalara yazı yazılarak malvarlığı sorgulanır. Nafaka miktarı bu raporlara göre belirlenir.