Fahiş Miktarda Düzenlenen İştirak Nafakası İstinaf ve Temyiz Edilebilir Mi?
Aile mahkemelerince hükmedilen iştirak nafakası miktarlarının, tarafların ekonomik durumu ile orantısız veya fahiş (aşırı yüksek) olması durumunda, bu kararlara karşı kanun yollarına (istinaf ve temyiz) başvurulması mümkündür. Ancak, bu başvuru hakkı belirli parasal sınırlara tabidir.
İştirak Nafakası Miktarının Belirlenmesi
Türk Medeni Kanunu’na göre iştirak nafakası, çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları ve ana-babanın ekonomik gücü dikkate alınarak belirlenir.
Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur.
Eğer mahkeme, nafaka yükümlüsünün ödeme gücünü aşan, hakkaniyete aykırı fahiş bir miktara hükmetmişse, bu karar hatalı sayılır ve üst mahkemeye taşınabilir.
İstinaf Yolu (Bölge Adliye Mahkemesi)
Aile mahkemesinin kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemesi’ne istinaf başvurusu yapılabilir. Nafaka davalarında istinaf sınırları her yıl yeniden değerleme oranına göre belirlenir.
Temyiz Yolu (Yargıtay)
Bölge Adliye Mahkemesi’nin (İstinaf) verdiği karara karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılabilir. Ancak temyiz başvurusu için de bir parasal sınır (temyiz kesinlik sınırı) bulunmaktadır.
Eğer nafakanın yıllık tutarı, temyiz sınırının altında kalıyorsa, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı kesindir ve Yargıtay’a gidilemez. Fahiş miktarda bir nafaka söz konusu olduğunda, bu miktar genellikle temyiz sınırını aşacağından, Yargıtay yolu açık olacaktır.
Yargıtay Uygulaması
Yargıtay, nafaka miktarının belirlenmesinde “hakkaniyet” ilkesini esas alır. Nafaka yükümlüsünün gelirinin çok üzerinde, onu yoksulluğa düşürecek veya ödeme gücünü aşacak fahiş nafakalar Yargıtay tarafından bozulma sebebidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına uygun, ölçülü bir nafaka takdir edilmesi gerektiğini yerleşik içtihatlarında vurgulamaktadır.
Sonuç
Fahiş miktarda hükmedilen iştirak nafakasına karşı, yasal süreler ve parasal sınırlar dahilinde istinaf ve temyiz yoluna başvurulabilir. Başvuruda, nafaka miktarının fahiş olduğu, ödeme gücünü aştığı ve TMK m. 4’teki hakkaniyet ilkesine aykırı olduğu delilleriyle birlikte (maaş bordrosu, fakirlik belgesi, diğer borçlar vb.) ileri sürülmelidir.