Boşanma Davasında Delil Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?
Boşanma davaları, diğer hukuk davalarından farklı olarak hakimin geniş takdir yetkisine sahip olduğu ve “vicdani kanaat” ilkesinin ön planda olduğu davalardır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) genel delil kurallarını belirlese de, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 184. maddesi boşanmaya özel usul kuralları getirmiştir.
1. Vicdani Kanaat İlkesi (TMK m. 184/1)
Boşanma davalarında en temel kural, hakimin vicdanen ikna olmasıdır. Kanun, “Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz” der. Bu şu anlama gelir: Hakim, sunulan delillere rağmen olayın gerçekleştiğine inanmazsa, ispatlanmış kabul etmeyebilir.
2. İkrarın (Kabulün) Hakimi Bağlamaması (TMK m. 184/3)
Normal hukuk davalarında bir tarafın borcunu veya kusurunu kabul etmesi (ikrar), kesin delildir ve hakimi bağlar. Ancak boşanma davalarında tarafların ikrarı hakimi bağlamaz. Örne��in, koca “ben karımı aldattım” dese bile, hakim bu beyanın gerçekliğini diğer delillerle araştırmalıdır. Bu kural, anlaşmalı boşanma görünümü altında hileli boşanmaların önlenmesi ve kamu düzeninin korunması içindir.
3. Delillerin Serbestçe Takdiri
Boşanma davasında hakim, tanık beyanlarını, belgeleri, fotoğrafları, bilirkişi raporlarını ve diğer takdiri delilleri serbestçe değerlendirir. Hiçbir delil (kesin hüküm dışında) hakimi mutlak olarak bağlamaz. Hakim, bir tanığın beyanını samimi bulup diğerini bulmayabilir.
4. Hukuka Aykırı Delillerin Durumu
HMK m. 189/2 uyarınca, “Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.”
- Eşin telefonuna casus yazılım yüklenerek elde edilen kayıtlar,
- Ortam dinleme cihazıyla alınan ses kayıtları,
- Tehdit veya baskı ile alınan itiraflar,
- Kişisel verilerin ihlali suretiyle elde edilen belgeler,
boşanma davasında delil olarak kullanılamaz ve hükme esas alınamaz. Yargıtay, bu konuda çok titiz davranmaktadır.