39
Boşanma Davasında Kusur ve Hukuki Etkileri
Türk Medeni Kanunu’na göre, çekişmeli boşanma davalarında “kusur” kavramı merkezi bir öneme sahiptir. Boşanma kararının verilmesi, tazminat ve nafaka gibi mali sonuçların belirlenmesi büyük ölçüde tarafların kusur oranlarına bağlıdır.
1. Kusur Belirlemesi Neden Önemlidir?
Mahkeme, boşanma davasında tarafların hangisinin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda daha fazla kusurlu olduğunu tespit eder. Bu tespit şu sonuçları doğurur:
- Boşanma Kararı: Davacı tamamen kusurlu ise ve davalı boşanmaya itiraz ederse dava reddedilebilir (TMK m. 166/2). Ancak davacı az da olsa kusurlu değilse veya davalıdan daha az kusurluysa boşanma kararı verilebilir.
- Maddi ve Manevi Tazminat: Maddi ve manevi tazminat talep edebilmek için talep eden eşin kusursuz veya diğer eşe göre daha az kusurlu olması gerekir. Tam kusurlu veya eşit kusurlu eş lehine tazminata hükmedilmez.
- Yoksulluk Nafakası: Yoksulluk nafakası alabilmek için talep eden eşin boşanmaya neden olan olaylarda “ağır kusurlu” olmaması gerekir. Eşit kusurlu eş nafaka alabilir.
“Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir.” (TMK m. 167)
“Kusurlu tarafın tazminat ödeme yükümlülüğü, kusurunun ağırlığına göre belirlenir.” (Yargıtay İçtihadı)
2. Kusur Türleri ve Oranları
Yargıtay uygulamalarında kusur durumları genellikle şu şekilde sınıflandırılır:
- Tam Kusurlu: Boşanmaya sebep olan olaylarda sadece bir eşin kusurlu olması durumu (Örn: Sadece bir eşin aldatması). Tam kusurlu eş tazminat veya yoksulluk nafakası alamaz.
- Ağır Kusurlu: Her iki eşin de kusurlu olduğu ancak birinin kusurunun diğerinden baskın ve ağır olduğu durum. Ağır kusurlu eş tazminat ve yoksulluk nafakası alamaz.
- Eşit Kusurlu: Tarafların kusurlarının birbirine denk olduğu durum (Örn: Karşılıklı hakaret, karşılıklı şiddet). Eşit kusur halinde taraflar birbirinden maddi ve manevi tazminat talep edemezler. Ancak eşit kusurlu eş, şartları varsa yoksulluk nafakası talep edebilir.
- Az Kusurlu: Diğer eşe göre daha hafif kusurlu olan taraf. Az kusurlu eş, tazminat ve nafaka talep edebilir.
Yargıtay Kararı Örneği: Yargıtay, bir boşanma davasında, evlilik birliği içerisinde eşine hakaret eden kadın ile eşiyle ilgilenmeyip zamanını kendi ailesiyle geçiren erkeği eşit kusurlu saymıştır. Bu durumda taraflardan herhangi biri lehine tazminata hükmedilmemiştir. (Benzer Yargıtay Kararları)
3. Kusur Sayılan Davranışlar
Yargıtay kararlarına göre boşanmada kusur sayılan başlıca davranışlar şunlardır:
- Zina (Aldatma)
- Fiziksel şiddet uygulamak
- Hakaret etmek, aşağılamak, küçük düşürücü sözler söylemek
- Evi terk etmek, birliğin giderlerine katılmamak
- Ekonomik şiddet uygulamak (Evin ihtiyaçlarını gidermemek)
- Cinsel şiddet veya cinsel ilişkiden kaçınmak
- Ailesine aşırı düşkünlük gösterip eşini ihmal etmek, eşini ailesiyle görüştürmemek
- Güven sarsıcı davranışlarda bulunmak (Örn: Başkalarıyla sık sık mesajlaşmak, gizli telefon görüşmeleri yapmak)
- Bağımsız konut temin etmemek
Önemli: Velayet konusunda kusur, tek başına belirleyici değildir. Mahkeme velayet kararını verirken “çocuğun üstün yararını” esas alır. Çok ağır kusurlu bir eş bile (örneğin aldatan eş), eğer çocuğun gelişimi için daha uygun bir ortam sunuyorsa velayeti alabilir. Ancak çocuğa yönelik şiddet veya ihmal gibi kusurlar velayeti doğrudan etkiler.
Dikkat: Anlaşmalı boşanma davalarında taraflar boşanma ve sonuçları üzerinde anlaştıkları için mahkemece ayrıca bir kusur araştırması ve tespiti yapılmaz. Ancak anlaşmalı boşanma davası çekişmeli boşanmaya dönüşürse kusur tespiti yapılacaktır.