Boşanma Davasında Aldatma Nedeniyle Tazminat
Zina (aldatma), Türk Medeni Kanunu’na göre hem boşanma sebebi hem de kişilik haklarına saldırı niteliğinde ağır bir kusurdur. Bu nedenle, aldatılan eş, boşanma davasıyla birlikte veya boşanma davası kesinleştikten sonra aldatan eşten maddi ve manevi tazminat talep etme hakkına sahiptir.
1. Maddi Tazminat Talebi
Maddi tazminat, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan talep ettiği tazminattır. Aldatma nedeniyle boşanma durumunda, aldatılan eşin evlilik birliğinin devamından beklediği maddi yararlar (örneğin; eşinin desteği, miras hakkı vb.) sona ereceğinden maddi tazminat talep edebilir.
2. Manevi Tazminat Talebi
Manevi tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu taraftan talep ettiği tazminattır. Aldatma, eşin onurunu, itibarını ve duygusal bütünlüğünü ağır şekilde zedeleyen bir eylem olduğundan, manevi tazminatın en tipik sebeplerinden biridir.
3. Tazminat Miktarının Belirlenmesi
Mahkeme, tazminat miktarını belirlerken şu hususları dikkate alır:
- Tarafların ekonomik ve sosyal durumları.
- Kusurun ağırlığı (Aldatma eyleminin süresi, şekli, aleni olup olmadığı vb.).
- Evlilik süresi.
- Aldatılan eşin yaşadığı travma ve kişilik haklarına yapılan saldırının boyutu.
- Ödeme gücü.
4. Üçüncü Kişiden Tazminat İstenebilir mi?
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, aldatılan eş, evlilik birliğinin tarafı olmayan “üçüncü kişiden” (eşinin sevgilisinden) manevi tazminat talep edemez. Tazminat sorumluluğu, sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eşe aittir. Üçüncü kişinin sadakat yükümlülüğü bulunmadığından, ona karşı tazminat davası açılamaz.