Ev Aile HukukuÖzel Boşanma Sebepleri 5: Akıl Hastalığı | Hukuki İnceleme

Özel Boşanma Sebepleri 5: Akıl Hastalığı | Hukuki İnceleme

tarafından Avukat Erdal Ersoy
Özel Boşanma Sebepleri 5: Akıl Hastalığı | Hukuki İnceleme thumbnail

Özel Boşanma Sebepleri 5: Akıl Hastalığı

Türk Medeni Kanunu’nda (TMK) boşanma sebepleri genel ve özel sebepler olarak ikiye ayrılmıştır. Akıl hastalığı, TMK’nın 165. maddesinde düzenlenen “özel” ve “nispi” bir boşanma sebebidir. Yani, akıl hastalığının varlığı tek başına boşanma için yeterli olmayıp, bu durumun ortak hayatı diğer eş için çekilmez hale getirmesi gerekir.

Yasal Düzenleme

TMK Madde 165:
Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.

Dava Açabilmenin Şartları

Akıl hastalığı nedeniyle boşanma kararı verilebilmesi için üç temel şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:

1. Eşlerden Birinin Akıl Hastası Olması

Eşlerden birinin evlilik birliği devam ederken akıl hastalığına yakalanmış olması gerekir. Eğer akıl hastalığı evlenmeden önce varsa ve bu durum evliliğe engel bir derece oluşturuyorsa, bu durumda boşanma davası değil, “evliliğin mutlak butlanla iptali” davası (TMK m. 145) açılmalıdır.

2. Hastalığın İyileşmesinin Mümkün Olmaması

Akıl hastalığının geçici olmaması ve tıp biliminin verilerine göre iyileşme olanağının bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporu ile tespit edilmesi zorunludur. Tek hekim raporu yeterli değildir.

3. Ortak Hayatın Çekilmez Hale Gelmesi

Sadece akıl hastalığının varlığı boşanma sebebi değildir. Bu hastalığın, diğer eş için evlilik birliğini devam ettirmeyi imkansız veya katlanılamaz (çekilmez) hale getirmesi gerekir. Örneğin, akıl hastası eşin saldırgan davranışları, sürekli korku yaratması veya evlilik yükümlülüklerini yerine getirememesi bu kapsamda değerlendirilebilir.

Akıl Hastalığı ve Kusur Durumu

Akıl hastalığı nedeniyle açılan boşanma davalarında, hasta olan eşe “kusur” yüklenemez. Çünkü akıl hastalığı, kişinin iradi hareket etme yeteneğini (ayırt etme gücünü) ortadan kaldırır. Bu nedenle akıl hastası eşten manevi tazminat talep edilemez. Ancak şartları varsa yoksulluk nafakası veya maddi tazminat (hakkaniyet gereği) gündeme gelebilir.

Önemli: Eğer akıl hastalığı iyileşebilir nitelikteyse veya ortak hayatı çekilmez hale getirmiyorsa, TMK 165’e dayalı dava reddedilir. Bu durumda şiddetli geçimsizlik (TMK 166) nedeniyle dava açılması düşünülebilir, ancak akıl hastası eşin davranışları iradi olmadığı için kusur ispatı zorlaşabilir.

Bunları beğenebilirsiniz.