Ev Aile HukukuMiras Bırakana Bakan Evlat Üzerine Geçirilen Malvarlığı Muvazaa Olarak Değerlendirilemez

Miras Bırakana Bakan Evlat Üzerine Geçirilen Malvarlığı Muvazaa Olarak Değerlendirilemez

tarafından Avukat Erdal Ersoy
Miras Bırakana Bakan Evlat Üzerine Geçirilen Malvarlığı Muvazaa Olarak Değerlendirilemez thumbnail

Miras Bırakana Bakan Evlat Üzerine Geçirilen Malvarlığı Muvazaa Olarak Değerlendirilemez

Miras hukukunda en sık karşılaşılan davalardan biri “muris muvazaası” yani mirastan mal kaçırma davalarıdır. Ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; mirasbırakanın kendisine bakan, gözetip kollayan çocuğuna duyduğu minnet duygusuyla yaptığı devirler, mirasçılardan mal kaçırma amacı taşımadığından muvazaa olarak değerlendirilmemektedir.

Muris Muvazaası Nedir?

Muris muvazaası, mirasbırakanın (murisin), mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstererek devretmesidir. Kural olarak bu tür işlemler geçersizdir ve diğer mirasçılar tapu iptal ve tescil davası açabilirler.

Bakım ve Minnet Duygusu İstisnası

Her taşınmaz devri muvazaa (mal kaçırma) değildir. Eğer mirasbırakan, yaşlılığı veya hastalığı nedeniyle kendisine bakan, maddi ve manevi desteğini esirgemeyen çocuğuna, bu bakımın karşılığı olarak veya duyduğu minnet duygusu ile bir taşınmaz devretmişse, burada “mal kaçırma kastı” bulunmadığı kabul edilir.

Yargıtay Uygulaması: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 1. Hukuk Dairesi kararlarında; kanser tedavisi gören, felçli olan veya yaşlılığı nedeniyle bakıma muhtaç olan murisin, diğer çocuklarından mal kaçırmak amacıyla değil, kendisine bakan çocuğuna minnet duygusuyla yaptığı devirlerin geçerli olduğu vurgulanmıştır.

Hangi Durumlarda Muvazaa Sayılmaz?

Bir devrin muvazaa sayılmaması ve geçerli kabul edilmesi için şu hususlar dikkate alınır:

  • Gerçek Bakım: Devralan evladın, mirasbırakana gerçekten bakıp gözetmiş olması gerekir.
  • Makul Oran: Devredilen malvarlığının, mirasbırakanın tüm malvarlığına oranla makul bir seviyede olması gerekir. Tüm malvarlığının devri genellikle kuşkuyla karşılanır.
  • Mirasbırakanın İradesi: Mirasbırakanın asıl amacının diğer mirasçıları mahrum bırakmak değil, bakım sağlayan evladını ödüllendirmek veya bakım borcunu ödemek olduğu anlaşılmalıdır.
Önemli: Mirasbırakanın yaptığı temlikin (devrin) “ivazlı” (karşılıklı) olduğu kabul edilir. Evladın anne-babasına bakması ahlaki bir görev olsa da, normal bakımın ötesinde özel bir ihtimam ve bakım söz konusu olduğunda, bu hizmetin karşılığı olarak yapılan devirler hukuken korunur.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

Mirasbırakan, taşınmazını “satış” yerine resmi şekilde düzenlenen “ölünceye kadar bakma sözleşmesi” ile devrederse, bu sözleşme daha güçlü bir hukuki koruma sağlar. Bakım borçlusu (evlat) bakım yükümlülüğünü yerine getirdiği sürece, diğer mirasçılar saklı pay kurallarını ihlal eden bir durum (tenkis) yoksa veya açık bir muvazaa ispatlanamadıkça bu devri iptal ettiremezler.

Dikkat: Bakım karşılığı yapılan devirlerde dahi, devredilen malın değeri ile bakım yükümlülüğü arasında fahiş bir oransızlık varsa veya murisin mal kaçırma kastı açıkça ispatlanabiliyorsa, dava açma hakkı doğabilir. Her somut olay kendi koşullarında değerlendirilir.

Sonuç

Mirasbırakanın, kendisine bakan evladına mal devretmesi her zaman “mal kaçırma” değildir. Bakım olgusu ve minnet duygusunun ispatlanması halinde, bu devirler hukuken geçerli sayılır ve muris muvazaası davası reddedilir.

Bunları beğenebilirsiniz.