Eşlerden Biri Boşanmak İstemezse Ne Olur?
Boşanma, eşlerin ortak kararıyla (anlaşmalı boşanma) gerçekleşebileceği gibi, bir eşin isteyip diğerinin istememesi durumunda da (çekişmeli boşanma) mümkündür. Eşlerden birinin boşanmak istememesi, boşanmanın gerçekleşmeyeceği anlamına gelmez. Ancak süreç, anlaşmalı boşanmaya göre daha farklı ve ispat yükümlülüğü gerektiren bir yola girer.
Çekişmeli Boşanma Davası Süreci
Eğer eşlerden biri boşanmak istemiyorsa, boşanmak isteyen tarafın “Çekişmeli Boşanma Davası” açması gerekir. Bu davada hakim, tarafların boşanma konusundaki isteklerine değil, boşanma sebeplerinin varlığına ve ispatlanıp ispatlanmadığına bakar.
Boşanmak isteyen eş, Türk Medeni Kanunu’nda (TMK) sayılan boşanma sebeplerinden birinin varlığını ispatlamak zorundadır. Bu sebepler şunlardır:
- Zina (TMK m. 161)
- Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162)
- Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163)
- Terk (TMK m. 164)
- Akıl hastalığı (TMK m. 165)
- Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166 – Genel Sebep)
İspat Yükü ve Kusur Durumu
Çekişmeli boşanma davasında, davayı açan taraf, diğer eşin kusurlu olduğunu veya evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını kanıtlamalıdır. Eğer davacı, iddialarını ispatlayamazsa ve davalı eş boşanmak istemediğini belirterek davanın reddini talep ederse, mahkeme davanın reddine karar verebilir.
Davacı tarafın kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.
Yani, davayı açan eş “tam kusurlu” ise ve diğer eş boşanmak istemiyorsa, dava reddedilir. Ancak her iki tarafın da kusuru varsa veya davalı az kusurlu olsa bile evlilik birliği onarılamaz hale gelmişse hakim boşanmaya karar verebilir.
Dava Reddedilirse Ne Olur? (Fiili Ayrılık)
Eğer mahkeme, boşanma sebebinin ispatlanamadığı veya davacının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davayı reddederse ve bu karar kesinleşirse, eşlere “Fiili Ayrılık” süreci tanınır.
Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.
Sonuç
Eşlerden birinin boşanmak istememesi süreci uzatabilir ve zorlaştırabilir, ancak boşanmayı imkansız kılmaz. Boşanmak isteyen tarafın geçerli bir hukuki sebebi varsa ve bunu ispatlayabilirse, diğer tarafın rızası olmasa bile mahkeme kararıyla boşanma gerçekleşir. İspat edilemezse, 3 yıllık fiili ayrılık sürecinin sonunda boşanma sağlanabilir.