Pandemi Döneminde Ücretsiz İzin ve Hukuki Etkileri
COVID-19 salgını süresince istihdamı korumak amacıyla 4857 sayılı İş Kanunu’na eklenen Geçici 10. madde ile çalışma hayatına radikal ve geçici bir düzenleme getirilmiştir. Bu dönemde işverenlere tanınan tek taraflı ücretsiz izne çıkarma yetkisi, normal hukuk düzeninden büyük bir sapma teşkil etmiştir.
1. Tek Taraflı Ücretsiz İzin Yetkisi
Nisan 2020 ile Temmuz 2021 tarihleri arasında uygulanan düzenleme ile işverenler, işçinin rızasını almadan onu ücretsiz izne çıkarabilme hakkına sahip olmuştur. Bu durum, işçiye normal şartlarda tanınan “haklı nedenle fesih” hakkını da o dönem için askıya almıştır.
2. Fesih Yasağı İle İlişkisi
Ücretsiz izin yetkisi, aynı dönemde uygulanan “işten çıkarma yasağı” ile birlikte yürütülmüştür. İşveren işçiyi kovamıyor ancak ücretsiz izne çıkararak mali yükünden kurtulabiliyordu. Bu uygulama sadece ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hallerinde (Md. 25/II) feshe izin veriyordu.
3. Güncel Durum: Düzenleme Sona Erdi
Pandemi dönemi için getirilen bu geçici düzenleme 1 Temmuz 2021 tarihi itibariyle tamamen sona ermiştir. Bugün artık hiçbir işveren “pandemiyi” veya “ekonomik krizi” gerekçe göstererek işçiyi rızası dışında ücretsiz izne çıkaramaz.
4. Geçmişe Dönük Hak Arama
Pandemi döneminde hukuka aykırı olarak (örneğin fesih yasağını delmek için) ücretsiz izne çıkarılan veya ücretsiz izindeyken fiilen çalıştırılan işçiler, bu durumları ispatlamaları halinde eksik ödenen ücretlerini ve tazminatlarını talep edebilirler. Zamanaşımı süreleri bu tür alacaklar için hala devam etmektedir.
Sonuç olarak; pandemi dönemi ücretsiz izni, olağanüstü bir dönemin olağanüstü bir aracıydı. Mevcut hukuk sistemimizde ücretsiz izin ancak ve ancak tarafların özgür iradeleriyle yapacakları yazılı bir anlaşma ile mümkündür.